• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam88
Toplam Ziyaret559998
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇHİ’nin Çıkışı Safları Netleştirdi
10/03/2013

Çerkes hareketinin geleceği, Rusya karşısında ortaya koyacağı tavırla şekillenecek.

Çerkes halkının bugünkü içler acısı halinin müsebbibi soykırım ve sürgünü uygulayan Çarlık Rusyası’dır. Aradan 150 yıl geçmiş olmasına rağmen Çerkes halkı başına gelen felaketi tanımlayamamış, uğradığı haksızlığı telafi edecek refleksi gösterememiş ve kendini selamete çıkaracak bir yol haritası belirleyememiştir.

2014 yılı hem Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nün 150. yılı; hem de Soçi Kış Olimpiyatları’nın yapılacağı yıldır. Rusya, Çerkesleri yok edişinin 150. yılında milyarlarca dolar harcayarak Soçi’nin Rus toprağı olduğunu bütün dünyaya ilan etmektedir. Eğer gerçek anlamda örgütlenmiş politik bir Çerkes Hareketi olsaydı, Rusya Soçi’de olimpiyat yapmaya cesaret edemezdi. Ancak, böyle bir politik hareketin bugüne kadar ortaya çıkarılamamış olması bundan sonra çıkarılamayacağı anlamını taşımaz. Dostlara güven veren, düşmanlara korku salan politik Çerkes hareketinin ayak sesleri duyulmaya başlamıştır.

***

ÇHİ Hareketi yola çıkarken bütün toplum kesimleri arasında asimilasyonculara ve soykırımcılara karşı mücadelede bir konsensüs oluşturma çabasına girişti. Çerkes toplumu adına oluşturulmuş birbirine zıt gibi duran bütün kurum ve oluşumların kapısını çaldı. Ancak Çerkes toplumunun bütün kurum ve  oluşumları "Anadil eğitimi”, “7/24 Çerkesce Tv" gibi son derece haklı taleplerin yanında duramadılar.

Yeni bir oluşumu rakip olarak gördükleri için destek vermemiş olmalarını anlayışla karşılayabiliriz; ancak, bu süreçte yürüttükleri karalama ve engelleme kampanyaları Çerkes Halkı tarafından hiçbir zaman affedilmeyecektir. Bu kampanyaları yürütenler zannetmesinler ki takındıkları bu tavırla Çerkes toplumu içerisinde saygın bir konumda bulunmaya devam edebileceklerdir.

***

ÇHİ'nin mitinglerini büyük bir özveri ile destekleyen ve katılan RF İnsan Hakları Örgütü Nalçik Şubesi Başkanı Hatajuko Valeri, "Sizin Türkiye devletinden istediğiniz bu hakların verilmesi Rusya’yı rahatsız eder. Çünkü bu talepleriniz anavatanda mevcut haklardan daha ileri bir düzeyde" demişti.

Enteresandır, Rusya’nın bu rahatsızlığı derhal Türkiye’deki bütün Çerkes Kurumlarına sirayet etti. Birbirine son derece zıt gibi duran kurumlar, ya menfaat ilişkisi, ya da tehditlerle aynı çizgiye getirildi.

"Rusyayla iyi geçinmek lazım”

“Orası bizim anavatanımız, sonra nasıl gider geliriz?”

“Rusya çok büyük, onunla nasıl başa çıkarız ki…”

“Türkiye’den yapılacak Rusya’nın hoşuna gitmeyen girişimler anavatandaki kardeşlerimize zarar verir”

“Nefret söylemi geliştirmeyelim”

“Canım Ruslar bizi öldürdüyse, biz de onları öldürdük" vs. gibi saçma sapan, Rusya’ya toz kondurmama üzerine inşa edilmiş sindirme ve pasifize etmenin ideolojisi ve söylemi geliştirildi. Bu konuda o kadar ileri gidildi ki, dünyanın yegâne Çerkes Şehri olan Nalçik Meydanı’na diktikleri 450. yıl heykeline "Rusya’yla sonsuza dek!" yazabildiler utanmadan.

Çerkeslerin aşması gereken en önemli mesele bu soysuz zihniyetin yıkılmasıdır.

***

ÇHİ’nin tavrı ve söylemleri toplumumuz için bir katalizör görevi görmüş, süreci hızlandırarak safları netleştirmiştir.

3 Mart 2013 tarihinde İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin düzenlediği "Soçi 2014 - Geriye Sayım ve Sonrası" konulu panelde de bunu gördük. Dernek Başkanı’nın “Konuyla ilgili bütün tarafları davet ettik” anonsu komikti. “Her ayın 21’inde, Saat 21’de…” sloganıyla yürüttüğü Soykırım ve Soçi Olimpiyatları karşıtı eylemleriyle en aktivist grup olan ÇHİ’yi görmezlikten gelmeleri aslında samimiyetlerini ve niyetlerini kristalize ediyordu.

Çerkes toplumu adına konuştuğunu söyleyen Çerkes kurum ve oluşumlarının gelecekle ilgili hiç bir öngörülerinin ve umutlarının olmadığını böylece görmüş olduk.

***

Çerkes toplumu önce kendi iç hesaplaşmasını tamamlayacak, sonra da asimilasyoncularla ve soykırımcılarla hesaplaşmanın peşine düşecektir.
Muhataplarımız ne kadar güçlü ve büyük olursa olsunlar, haksızdırlar.

Mücadele eden haklılar, bir gün mutlaka kazanırlar.

Çerkes halkı haklıdır ve mutlaka kazanacaktır!



Paylaş | | Yorum Yaz
3100 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi