• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret780878
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇHİ’nin Çıkışı Safları Netleştirdi
10/03/2013

Çerkes hareketinin geleceği, Rusya karşısında ortaya koyacağı tavırla şekillenecek.

Çerkes halkının bugünkü içler acısı halinin müsebbibi soykırım ve sürgünü uygulayan Çarlık Rusyası’dır. Aradan 150 yıl geçmiş olmasına rağmen Çerkes halkı başına gelen felaketi tanımlayamamış, uğradığı haksızlığı telafi edecek refleksi gösterememiş ve kendini selamete çıkaracak bir yol haritası belirleyememiştir.

2014 yılı hem Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nün 150. yılı; hem de Soçi Kış Olimpiyatları’nın yapılacağı yıldır. Rusya, Çerkesleri yok edişinin 150. yılında milyarlarca dolar harcayarak Soçi’nin Rus toprağı olduğunu bütün dünyaya ilan etmektedir. Eğer gerçek anlamda örgütlenmiş politik bir Çerkes Hareketi olsaydı, Rusya Soçi’de olimpiyat yapmaya cesaret edemezdi. Ancak, böyle bir politik hareketin bugüne kadar ortaya çıkarılamamış olması bundan sonra çıkarılamayacağı anlamını taşımaz. Dostlara güven veren, düşmanlara korku salan politik Çerkes hareketinin ayak sesleri duyulmaya başlamıştır.

***

ÇHİ Hareketi yola çıkarken bütün toplum kesimleri arasında asimilasyonculara ve soykırımcılara karşı mücadelede bir konsensüs oluşturma çabasına girişti. Çerkes toplumu adına oluşturulmuş birbirine zıt gibi duran bütün kurum ve oluşumların kapısını çaldı. Ancak Çerkes toplumunun bütün kurum ve  oluşumları "Anadil eğitimi”, “7/24 Çerkesce Tv" gibi son derece haklı taleplerin yanında duramadılar.

Yeni bir oluşumu rakip olarak gördükleri için destek vermemiş olmalarını anlayışla karşılayabiliriz; ancak, bu süreçte yürüttükleri karalama ve engelleme kampanyaları Çerkes Halkı tarafından hiçbir zaman affedilmeyecektir. Bu kampanyaları yürütenler zannetmesinler ki takındıkları bu tavırla Çerkes toplumu içerisinde saygın bir konumda bulunmaya devam edebileceklerdir.

***

ÇHİ'nin mitinglerini büyük bir özveri ile destekleyen ve katılan RF İnsan Hakları Örgütü Nalçik Şubesi Başkanı Hatajuko Valeri, "Sizin Türkiye devletinden istediğiniz bu hakların verilmesi Rusya’yı rahatsız eder. Çünkü bu talepleriniz anavatanda mevcut haklardan daha ileri bir düzeyde" demişti.

Enteresandır, Rusya’nın bu rahatsızlığı derhal Türkiye’deki bütün Çerkes Kurumlarına sirayet etti. Birbirine son derece zıt gibi duran kurumlar, ya menfaat ilişkisi, ya da tehditlerle aynı çizgiye getirildi.

"Rusyayla iyi geçinmek lazım”

“Orası bizim anavatanımız, sonra nasıl gider geliriz?”

“Rusya çok büyük, onunla nasıl başa çıkarız ki…”

“Türkiye’den yapılacak Rusya’nın hoşuna gitmeyen girişimler anavatandaki kardeşlerimize zarar verir”

“Nefret söylemi geliştirmeyelim”

“Canım Ruslar bizi öldürdüyse, biz de onları öldürdük" vs. gibi saçma sapan, Rusya’ya toz kondurmama üzerine inşa edilmiş sindirme ve pasifize etmenin ideolojisi ve söylemi geliştirildi. Bu konuda o kadar ileri gidildi ki, dünyanın yegâne Çerkes Şehri olan Nalçik Meydanı’na diktikleri 450. yıl heykeline "Rusya’yla sonsuza dek!" yazabildiler utanmadan.

Çerkeslerin aşması gereken en önemli mesele bu soysuz zihniyetin yıkılmasıdır.

***

ÇHİ’nin tavrı ve söylemleri toplumumuz için bir katalizör görevi görmüş, süreci hızlandırarak safları netleştirmiştir.

3 Mart 2013 tarihinde İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin düzenlediği "Soçi 2014 - Geriye Sayım ve Sonrası" konulu panelde de bunu gördük. Dernek Başkanı’nın “Konuyla ilgili bütün tarafları davet ettik” anonsu komikti. “Her ayın 21’inde, Saat 21’de…” sloganıyla yürüttüğü Soykırım ve Soçi Olimpiyatları karşıtı eylemleriyle en aktivist grup olan ÇHİ’yi görmezlikten gelmeleri aslında samimiyetlerini ve niyetlerini kristalize ediyordu.

Çerkes toplumu adına konuştuğunu söyleyen Çerkes kurum ve oluşumlarının gelecekle ilgili hiç bir öngörülerinin ve umutlarının olmadığını böylece görmüş olduk.

***

Çerkes toplumu önce kendi iç hesaplaşmasını tamamlayacak, sonra da asimilasyoncularla ve soykırımcılarla hesaplaşmanın peşine düşecektir.
Muhataplarımız ne kadar güçlü ve büyük olursa olsunlar, haksızdırlar.

Mücadele eden haklılar, bir gün mutlaka kazanırlar.

Çerkes halkı haklıdır ve mutlaka kazanacaktır!



3373 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi