• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam231
Toplam Ziyaret732589
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.36577.3952
Euro8.93578.9715
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Yollar Teke İnerken…
28/05/2012

Çerkes toplumundaki hareketliliği takip etmekte zorlanmaya başladık.

Neredeyse her gün Türkiye’den veya dünyanın herhangi bir yerinden Çerkeslerle ilgili bir etkinlik haberi alıyoruz.

Bu son derece  sevindirici ve olumlu bir gelişme.
Yıllar yılı birlikte yaşadığı toplumlardan kendini izole ederek varlığını sürdürebileceğini zannetmişti Çerkesler. Veya öyle zannettirilmişti.

Ancak gelinen nokta belli: Yok olmanın son dönemeci…

***

Çerkesler, geçmişte verilen Türkiye’nin demokratikleşmesi mücadelesine maalesef etnik kimliklerinden soyunarak müdahil oldular. Onun için demokrasi cephesine yaptıkları katkı pek görünür değildir.

Ama devlet bürokrasisinde ve sağ cenahta yer alan Çerkesler böyle olmadı. Onlar Çerkesliklerini öne çıkarmasalar dahi birileri tarafından Çerkes oldukları hep fısıldandı ve “devlete sadakat “noktasında topluma zımnen örnek gösterildiler.

Bu devletten yana görünümleri sebebiyledir ki Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engellerden biri olarak algılandı hep bazı çevreler tarafından Çerkesler.
***

Bürokraside, askeriyede, poliste ve istihbarat birimlerinde bir yerlere gelip topluma sürekli “devlete sadakati” empoze eden bu bizden kişilerin aslında toplumu kontrol etmekle görevli oldukları ve Çerkesler’in kendi değerlerini koruyarak bir toplumsal dönüşüm yaşamasını engelledikleri artık daha bir ortaya çıkmıştır.

Çerkesler, sürgün ve soykırım için Kefken’de anıt mezar yapmaya çalışırken onlar buna karşıydılar.
Salacak’ta denize karanfil atılmasına da karşı çıktılar,
Şimdi Rus Konsolosluğunun önüne gidilmesine de karşı çıkıyorlar.
Ancak bu kişilerin empoze ettikleri tavır ve ördükleri korku duvarı bu yıl yerle bir oldu.
Çerkesler artık korkuyu yendi.
Sokakları tanıdı ve hak istemeyi öğrendi.

Artık hiçbir güç önlerinde duramaz.
Her 21 mayısta biraz daha büyüyen kalabalıklarla, daha fazla yerde ortaya çıkıyor ve muhataplarının yüreğine korku salıyorlar.
Gittikçe, Türkiye için “24 Nisan” neyi ifade ediyorsa, Rusya için de “21 Mayıs” aynı anlamı kazanıyor.

Nitekim her yıl biraz daha büyüyen Taksim ve Rus Konsolosluğu önündeki eylemler bu yıl zirve yaptı. Oluşturduğu heyecanla umutları arttırdı.
Gerçek muhatap Rusya’nın kapısına giderek, işlediği cürümü yüzüne haykıran, hesap soran ve toplumsal haklarının peşine düşen herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
***
Ben bu 21 Mayıs’ta yeni inşa edilen Çerkes Soykırımı Anıtı’nın açılışı için arkadaşlarımla birlikte Gürcistan’ın Anaklia şehrinde idim.
Çerkes diasporasının tüm bileşenleri Anaklia’da yekvücut olup, soykırım heykelini açtılar.
Türkiye’den, Suriye’den, Ürdün’den, İsrail’den, Amerika’dan, Avrupa’dan ve anavatandan gelen Çerkes halkının yürekli evlatları tüm manüplasyonları ve tehditleri aşıp bir araya gelebileceklerini gösterdiler. Uluslararası bir sorun olan “Çerkes meselesi” için uluslararası bir irade ortaya koydular.
Gürcistan devleti, Çerkes Soykırımını tanıyan ve soykırım anıtı açan ilk ülke olma payesini kazandı.

Bu Çerkesler için “elde var bir” demektir.

Şimdi, Çerkes halkının yiğit evlatlarına, bu “elde var bir”e yeni ilaveler yapmak için Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerin parlamentoları nezdinde yoğun bir çalışma yapmak düşüyor.

***

Çerkes halkı için siyasi mücadele dışında bir yol olmadığı da net bir şekilde ortaya çıkmış, yollar teke inmiştir.
Şimdi sıra, Çerkes Halkının yaptırım gücü olan uluslararası siyasi çatı örgütünü kurmaya gelmiştir.

Bu konuda kendini taraf ve sorumlu gören herkese çağrı yapıyor, böyle bir  yapının oluşturulması için harekete geçmeye davet ediyorum.

Vites, araba ideal hıza ulaştığında değiştirilir.

Şimdi tam zamanı.



3879 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi