• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam116
Toplam Ziyaret710569
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.91157.9432
Euro9.38909.4266
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Yollar Teke İnerken…
28/05/2012

Çerkes toplumundaki hareketliliği takip etmekte zorlanmaya başladık.

Neredeyse her gün Türkiye’den veya dünyanın herhangi bir yerinden Çerkeslerle ilgili bir etkinlik haberi alıyoruz.

Bu son derece  sevindirici ve olumlu bir gelişme.
Yıllar yılı birlikte yaşadığı toplumlardan kendini izole ederek varlığını sürdürebileceğini zannetmişti Çerkesler. Veya öyle zannettirilmişti.

Ancak gelinen nokta belli: Yok olmanın son dönemeci…

***

Çerkesler, geçmişte verilen Türkiye’nin demokratikleşmesi mücadelesine maalesef etnik kimliklerinden soyunarak müdahil oldular. Onun için demokrasi cephesine yaptıkları katkı pek görünür değildir.

Ama devlet bürokrasisinde ve sağ cenahta yer alan Çerkesler böyle olmadı. Onlar Çerkesliklerini öne çıkarmasalar dahi birileri tarafından Çerkes oldukları hep fısıldandı ve “devlete sadakat “noktasında topluma zımnen örnek gösterildiler.

Bu devletten yana görünümleri sebebiyledir ki Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engellerden biri olarak algılandı hep bazı çevreler tarafından Çerkesler.
***

Bürokraside, askeriyede, poliste ve istihbarat birimlerinde bir yerlere gelip topluma sürekli “devlete sadakati” empoze eden bu bizden kişilerin aslında toplumu kontrol etmekle görevli oldukları ve Çerkesler’in kendi değerlerini koruyarak bir toplumsal dönüşüm yaşamasını engelledikleri artık daha bir ortaya çıkmıştır.

Çerkesler, sürgün ve soykırım için Kefken’de anıt mezar yapmaya çalışırken onlar buna karşıydılar.
Salacak’ta denize karanfil atılmasına da karşı çıktılar,
Şimdi Rus Konsolosluğunun önüne gidilmesine de karşı çıkıyorlar.
Ancak bu kişilerin empoze ettikleri tavır ve ördükleri korku duvarı bu yıl yerle bir oldu.
Çerkesler artık korkuyu yendi.
Sokakları tanıdı ve hak istemeyi öğrendi.

Artık hiçbir güç önlerinde duramaz.
Her 21 mayısta biraz daha büyüyen kalabalıklarla, daha fazla yerde ortaya çıkıyor ve muhataplarının yüreğine korku salıyorlar.
Gittikçe, Türkiye için “24 Nisan” neyi ifade ediyorsa, Rusya için de “21 Mayıs” aynı anlamı kazanıyor.

Nitekim her yıl biraz daha büyüyen Taksim ve Rus Konsolosluğu önündeki eylemler bu yıl zirve yaptı. Oluşturduğu heyecanla umutları arttırdı.
Gerçek muhatap Rusya’nın kapısına giderek, işlediği cürümü yüzüne haykıran, hesap soran ve toplumsal haklarının peşine düşen herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
***
Ben bu 21 Mayıs’ta yeni inşa edilen Çerkes Soykırımı Anıtı’nın açılışı için arkadaşlarımla birlikte Gürcistan’ın Anaklia şehrinde idim.
Çerkes diasporasının tüm bileşenleri Anaklia’da yekvücut olup, soykırım heykelini açtılar.
Türkiye’den, Suriye’den, Ürdün’den, İsrail’den, Amerika’dan, Avrupa’dan ve anavatandan gelen Çerkes halkının yürekli evlatları tüm manüplasyonları ve tehditleri aşıp bir araya gelebileceklerini gösterdiler. Uluslararası bir sorun olan “Çerkes meselesi” için uluslararası bir irade ortaya koydular.
Gürcistan devleti, Çerkes Soykırımını tanıyan ve soykırım anıtı açan ilk ülke olma payesini kazandı.

Bu Çerkesler için “elde var bir” demektir.

Şimdi, Çerkes halkının yiğit evlatlarına, bu “elde var bir”e yeni ilaveler yapmak için Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerin parlamentoları nezdinde yoğun bir çalışma yapmak düşüyor.

***

Çerkes halkı için siyasi mücadele dışında bir yol olmadığı da net bir şekilde ortaya çıkmış, yollar teke inmiştir.
Şimdi sıra, Çerkes Halkının yaptırım gücü olan uluslararası siyasi çatı örgütünü kurmaya gelmiştir.

Bu konuda kendini taraf ve sorumlu gören herkese çağrı yapıyor, böyle bir  yapının oluşturulması için harekete geçmeye davet ediyorum.

Vites, araba ideal hıza ulaştığında değiştirilir.

Şimdi tam zamanı.



3840 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi