• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam117
Toplam Ziyaret710570
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.91157.9432
Euro9.38909.4266
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
“Ya Akılları Yok, Ya da Yürekleri...”
31/08/2012

Değerli insan hakları savunucusu, Nalçik İnsan Hakları Derneği  Başkanı büyük vatansever Hatajuko Valeri ÇHİ’nin Kayseri Mitingi’ni desteklemek için Türkiye’ye gelmeden önce, yakın tarihte kaybettiğimiz büyük yazar ve şair Nalo Zavur’u  ziyaret ediyor. Türkiye Çerkesleri’nce miting düzenlediğini, kendisinin de destek vermek için Türkiye’ye gideceğini söylüyor ve mitingin amaçlarını açıkladıkatan sonra ekliyor: "Ancak Türkiye’de bazı çevreler bu mitinglerin yapılmasına  karşı çıkıyor" diyor.
Bunun üzerine büyük yazar, "O karşı çıkanların ya akılları yok, ya da yürekleri. Eğer sağlığım elverseydi ben de seninle mitinge destek olmak için Türkiye’ye gelirdim. Selamlarımı ve başarı dileklerimi ilet lütfen" diyor.
Nalo Zavur’un bu sözleri, ÇHİ mitinglerine katılan herkesin göğsünde bir şeref madalyası olarak asılı durmaktadır. Ama ÇHİ’nin bu eylemlerine karşı çıkanlar için söyledikleri de onların kuyruklarında birer teneke olarak bağlı durmaktadır. Ne kadar boş ve gereksiz gürültü çıkardıklarını bu büyük yazar iki cümleyle özetlemiş ve hepsinin kaydını tarihe geçmiştir.

 ***
İşte bu yüreksiz, korkak ve tırsık zihniyet her yerde sinsice karşımıza çıkmaya devam ediyor. ÇHİ mitingleri süresince bazı kesimlerin el altında ve bel altından yapmaya çalıştıkları vuruşlar maalesef bazı kesimler üzerinde etkili oldu. Ama çok büyük bir kesim üzerinde tam tersi etki yaparak iftiracıların itibarsızlaşmasına sonucunu doğurdu.

***
Geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nın birinci günü Kayseri Pınarbaşı’nın Kılıçmehmet (Kılişbi Hable)
Köyü’nde bir silahlı saldırı gerçekleşti. Bu saldırının kınanması, saldırıya uğrayanlara sahip çıkılması ve olayın kamuoyuna mal edilmesi konusunda Uzunyayla gençleri ve ÇHİ aktivistlerinin çabasına karşı, bu yüreksiz zihniyet devreye girip eylemliliğin önünü kesmeye çalıştı. Saldırganları tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakan yargıyı ve zihniyeti kınamak üzere Pınarbaşı Adliyesi’nin önünde yapılacak basın açıklaması thamate geçinen bazı kişiler tarafından engellendi.
Oysa bir Çerkes atasözünde thamate şöyle tarif edilir:


Zavom yi çate,
xasem yi uate
pzivubşırer
ti thamate.

Savaşta kılıcı
mecliste sözü
keskin olan
Thamatemizdir. (Önderimizdir)

Bu atasözünde belirtildiği gibi thamate olarak kesinlikle yaşlı olanlar tarif edilmemektedir. Yürekli  olan, bilgili olan, yetenekli olan thamate olarak tarif edilmektedir.
Kayseri Pınarbaşı’nda uğranılan saldırıyı örtbas etmek ve mülki otoritelerin karşısına çıkarak haklarını savunmayıp risk almaktan korkanlar, kesinlikle thamate unvanını hak etmemektedirler.
Bu anlamda, mülki amirlerle ve belediye başkanıyla görüşüp, saldırganların köyden çıkarılması için
her türlü girişimi yapan ve mağdur olan köylülerimize sahip çıkan aralarında ÇHİ aktivistlerinin de  bulunduğu o yiğit Çerkesler Kayserinin gerçek thamateleridir.
Bu menfur saldırının üzerinden tam on iki gün geçmiş bulunuyor. Ancak şu ana kadar hiçbir Çerkes
kurumunun, kuruluşun, oluşumunun, sitesinin bu olayı görememiş olmasını, iki kelam edecek
duyarlılığı ve yürekliliği gösterememiş olması da ayrıca ele alınması gereken bir durumdur.

ÇHİ olarak Kılışbi Hableliler’in acısını paylaşıyor, maddi ve manevi olarak yanlarında olduğumuzu deklare ediyoruz.
Halkımıza geçmiş olsun.



3449 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi