• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam66
Toplam Ziyaret560104
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
7 Haziran Seçimlerinin Gerçek Galibi Ermenilerdir
06/07/2015

Sevgili okuyucularım,

Yazının başlığına bakıp da, Murat Özden şimdi bu Ermenilere giydirecek, ya da saydıracak gibi bir sonucu asla çıkarmayın.

Bu yazı, bir durum tespiti ve kıssadan hisse çıkarma makalesidir.

Öncelikle belirteyim ki,kendisi de soykırıma uğramış Çerkes Halkının bir evladı olarak, Ermeni halkının yaşadığı tüm acıları paylaşan ve onlarla dayanışma duyguları içerisinde olan bir kişiyim.

 Televizyonlar ve gazeteler Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en renkli meclisi diye manşetler attılar 7 Haziran sonrası. Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Romanlar, Süryaniler, Yezidiler sıralandı renklerin bazıları diye. Ama o renklerin içerisinde Çerkesler, Lazlar, Pomaklar, Boşnaklar, Arnavutlar, Gürcüler yoktular. Biyolojik olarak bir etnisiteye mensup ama etnik kimlik olarak kendini ifade edemeyen seçilmişler asla temsilcilerimiz değildirler ve olamazlar. Yine de Türkiye’nin bugüne kadarki en renkli meclisi olmakla birlikte, bir hayli renkleri eksik olduğu için, bizce soluk kalmış bir meclistir 7 Haziran’da oluşan meclis.

Bu mecliste çok sayıda Kürt ve Alevi, bir roman, bir Süryani, bir Yezidi, üç de Ermeni vekil etnik ve dini kimlikleri ile seçilmişlerdir.

Sayıları son derece az olan Ermeniler nasıl üç ayrı partiden, üç ayrı vekil seçtirebilmişlerdir? Biraz bunun üstüne kafa yorarak ders çıkaralım istiyorum.

Bildiğiniz gibi HDP'den Garo Paylan, CHP'den Selina Doğan, AKP'den Markar Eseyan Ermeni kimliği ile vekil seçilmişlerdir. Seçilen her üç vekili de kutluyor ve Ermeni Halkının sorunlarıyla birlikte Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sunmalarını bekliyoruz.

Bildiğiniz gibi Türkiye’de 60 bin civarında Ermeni kalmıştır. Bu 60 bin kişinin üçte biri 18 yaş altındadır. Geriye 40 bin seçmeni kalıyor Ermenilerin. Bu 40 bin seçmenin yüzde 15’inin çeşitli nedenlerle sandığa gitmediğini varsayarsak, geriye 33 bin seçmen kalıyor. Yani her 11 bin oyla 1 milletvekili seçtirmeyi başarmışlardır Ermeniler. Bu gerçekten Ermeni Halkı adına büyük bir başarıdır. Seçilmiş olan her üç Ermeni Milletvekili, Ermeni Kimliği bilincine sahip ve Ermeni mücadelesinin içinden gelmektedirler. HDP'den seçilmiş olan Garo Paylan Ermeni okulları vakfının mütevelli heyeti başkanıdır ve Agos Gazetesinden yetişmiştir. CHP'den seçilmiş olan Selina Doğan Hrant Dink'in avukatıdır ve Agos Gazetesinden yetişmiştir. AKP'den seçilmiş olan Yazar Markar Eseyan'da yine Agos Gazetesinden yetişmiştir.

Bu sonuçlara en çok sevinen ve gurur duyan herhalde rahmetli Hrant Dink olmuştur. Bu değerli mücadele adamını rahmetle bir kez daha anıyorum.

***

Elli yıl arayla soykırıma uğramış olan Çerkesler ve Ermeniler arasında kıyaslamalar yaparak, 7 Haziranda Ermenilerin başarmasının, Çerkeslerin başaramamasının nedenlerine çok kısa bir projeksiyon tutmaya çalışacağız.

Ermeniler kentli ve bilinçli bir toplumdur.

Çerkesler köylü ve bilinçsiz bir toplumdur.

Kentlerde rekabet, başarı ve mücadele esastır. Başaran kimseler ve yetenekli olanlar takdir ve kabul görür etraflarında birleşilir.

Köyler ise herkesin birbirini tanıdığı, üretim yerine dedikodu üretiminin esas olduğu yapılardır. Üretime ve başarıya odaklanmak yerine, dedikodu yapmak, farklı olanı çekiştirmek aşağıya çekmek esastır.

Kentler üst düzeyde entellektüel üretimin, sanatın, mimarinin alıcı bulduğu alanlardır.

Köyler ise ilkel üretimin olduğu, sanatın ve estetiğin kabul görmediği yerlerdir.

Ermeniler Türkiye ve dünya Çapında entellektüeller, yazarlar, mimarlar, ressamlar, sinemacılar, şarkıcılar yetiştirmişlerdir.

Çerkeslerin ne ulusal bazda, ne de evrensel bazda üretebildikleri tek bir entellektüeli ve sanatçısı yoktur maalesef.

Ermeniler ilk siyasi partileri olan Hınçaksyun'u 1887 yılında kurdular.

Çerkesler ise tarihlerinde ilk siyasi partileri olan Çoğulcu Demokrasi Partisi-ÇDP'yi 2014 yılında kurdular.

 Ermenilerin siyasi parti ve siyaset tecrübeleri 128 yıla ulaşmıştır.

Çerkeslerin siyasi parti ve siyaset tecrübeleri henüz bir yılını doldurmamıştır.

Ermeni kurumları adaylarının arkasında son derece saygın biçimde durmuş ve bu başarıda pay sahibi olmuşlardır.

Çerkes kurumları Çerkes adayların arkasında durma cesaretini gösterememiş, köylülerin yaptığı gibi, dedikodu üretme ve farklı birşeyler yapmaya çalışanları aşağıya çekmeye çalışmak dışında birşey yapmamıştır.

Türkiye'de  6 milyon Çerkes var diye şişinerek gezen Çerkes Kurumlarının yöneticileri, 60 bin nüfuslu bir halkın başardığını başaramamış olmanın utancını acaba içlerinde hissediyorlar mı?

Hiç sanmıyorum.

Çerkes Halkı, başkalarının kümesine yumurtlama yarışı yapan, başkaları için gıdaklayan, başkaları için kendilerini heder edenlerin yanında durmak yerine, kendi halkının politikalarını üretmeye çalışan evlatlarının yanında durmayı ve desteklemeyi öğrenmelidir.

 7 Haziran seçimlerinden Çerkes Halkının çıkarması gereken hisse budur.



Paylaş | | Yorum Yaz
988 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi