• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret733103
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.30657.3358
Euro8.77948.8145
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
7 Haziran Seçimlerinin Gerçek Galibi Ermenilerdir
06/07/2015

Sevgili okuyucularım,

Yazının başlığına bakıp da, Murat Özden şimdi bu Ermenilere giydirecek, ya da saydıracak gibi bir sonucu asla çıkarmayın.

Bu yazı, bir durum tespiti ve kıssadan hisse çıkarma makalesidir.

Öncelikle belirteyim ki,kendisi de soykırıma uğramış Çerkes Halkının bir evladı olarak, Ermeni halkının yaşadığı tüm acıları paylaşan ve onlarla dayanışma duyguları içerisinde olan bir kişiyim.

 Televizyonlar ve gazeteler Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en renkli meclisi diye manşetler attılar 7 Haziran sonrası. Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Romanlar, Süryaniler, Yezidiler sıralandı renklerin bazıları diye. Ama o renklerin içerisinde Çerkesler, Lazlar, Pomaklar, Boşnaklar, Arnavutlar, Gürcüler yoktular. Biyolojik olarak bir etnisiteye mensup ama etnik kimlik olarak kendini ifade edemeyen seçilmişler asla temsilcilerimiz değildirler ve olamazlar. Yine de Türkiye’nin bugüne kadarki en renkli meclisi olmakla birlikte, bir hayli renkleri eksik olduğu için, bizce soluk kalmış bir meclistir 7 Haziran’da oluşan meclis.

Bu mecliste çok sayıda Kürt ve Alevi, bir roman, bir Süryani, bir Yezidi, üç de Ermeni vekil etnik ve dini kimlikleri ile seçilmişlerdir.

Sayıları son derece az olan Ermeniler nasıl üç ayrı partiden, üç ayrı vekil seçtirebilmişlerdir? Biraz bunun üstüne kafa yorarak ders çıkaralım istiyorum.

Bildiğiniz gibi HDP'den Garo Paylan, CHP'den Selina Doğan, AKP'den Markar Eseyan Ermeni kimliği ile vekil seçilmişlerdir. Seçilen her üç vekili de kutluyor ve Ermeni Halkının sorunlarıyla birlikte Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sunmalarını bekliyoruz.

Bildiğiniz gibi Türkiye’de 60 bin civarında Ermeni kalmıştır. Bu 60 bin kişinin üçte biri 18 yaş altındadır. Geriye 40 bin seçmeni kalıyor Ermenilerin. Bu 40 bin seçmenin yüzde 15’inin çeşitli nedenlerle sandığa gitmediğini varsayarsak, geriye 33 bin seçmen kalıyor. Yani her 11 bin oyla 1 milletvekili seçtirmeyi başarmışlardır Ermeniler. Bu gerçekten Ermeni Halkı adına büyük bir başarıdır. Seçilmiş olan her üç Ermeni Milletvekili, Ermeni Kimliği bilincine sahip ve Ermeni mücadelesinin içinden gelmektedirler. HDP'den seçilmiş olan Garo Paylan Ermeni okulları vakfının mütevelli heyeti başkanıdır ve Agos Gazetesinden yetişmiştir. CHP'den seçilmiş olan Selina Doğan Hrant Dink'in avukatıdır ve Agos Gazetesinden yetişmiştir. AKP'den seçilmiş olan Yazar Markar Eseyan'da yine Agos Gazetesinden yetişmiştir.

Bu sonuçlara en çok sevinen ve gurur duyan herhalde rahmetli Hrant Dink olmuştur. Bu değerli mücadele adamını rahmetle bir kez daha anıyorum.

***

Elli yıl arayla soykırıma uğramış olan Çerkesler ve Ermeniler arasında kıyaslamalar yaparak, 7 Haziranda Ermenilerin başarmasının, Çerkeslerin başaramamasının nedenlerine çok kısa bir projeksiyon tutmaya çalışacağız.

Ermeniler kentli ve bilinçli bir toplumdur.

Çerkesler köylü ve bilinçsiz bir toplumdur.

Kentlerde rekabet, başarı ve mücadele esastır. Başaran kimseler ve yetenekli olanlar takdir ve kabul görür etraflarında birleşilir.

Köyler ise herkesin birbirini tanıdığı, üretim yerine dedikodu üretiminin esas olduğu yapılardır. Üretime ve başarıya odaklanmak yerine, dedikodu yapmak, farklı olanı çekiştirmek aşağıya çekmek esastır.

Kentler üst düzeyde entellektüel üretimin, sanatın, mimarinin alıcı bulduğu alanlardır.

Köyler ise ilkel üretimin olduğu, sanatın ve estetiğin kabul görmediği yerlerdir.

Ermeniler Türkiye ve dünya Çapında entellektüeller, yazarlar, mimarlar, ressamlar, sinemacılar, şarkıcılar yetiştirmişlerdir.

Çerkeslerin ne ulusal bazda, ne de evrensel bazda üretebildikleri tek bir entellektüeli ve sanatçısı yoktur maalesef.

Ermeniler ilk siyasi partileri olan Hınçaksyun'u 1887 yılında kurdular.

Çerkesler ise tarihlerinde ilk siyasi partileri olan Çoğulcu Demokrasi Partisi-ÇDP'yi 2014 yılında kurdular.

 Ermenilerin siyasi parti ve siyaset tecrübeleri 128 yıla ulaşmıştır.

Çerkeslerin siyasi parti ve siyaset tecrübeleri henüz bir yılını doldurmamıştır.

Ermeni kurumları adaylarının arkasında son derece saygın biçimde durmuş ve bu başarıda pay sahibi olmuşlardır.

Çerkes kurumları Çerkes adayların arkasında durma cesaretini gösterememiş, köylülerin yaptığı gibi, dedikodu üretme ve farklı birşeyler yapmaya çalışanları aşağıya çekmeye çalışmak dışında birşey yapmamıştır.

Türkiye'de  6 milyon Çerkes var diye şişinerek gezen Çerkes Kurumlarının yöneticileri, 60 bin nüfuslu bir halkın başardığını başaramamış olmanın utancını acaba içlerinde hissediyorlar mı?

Hiç sanmıyorum.

Çerkes Halkı, başkalarının kümesine yumurtlama yarışı yapan, başkaları için gıdaklayan, başkaları için kendilerini heder edenlerin yanında durmak yerine, kendi halkının politikalarını üretmeye çalışan evlatlarının yanında durmayı ve desteklemeyi öğrenmelidir.

 7 Haziran seçimlerinden Çerkes Halkının çıkarması gereken hisse budur.



1148 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi