• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam94
Toplam Ziyaret823936
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.607316.6738
Euro17.573517.6439
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR?
07/05/2022

Değerli Okuyucularım,

Çerkes Ethem Bey ile ilgili, Türkiye’de yayınlanmış 25 kitaba ulaştım. Yakın tarih ile ilgili çalışma yapmış iki yüz civarında eserde Çerkes Ethem meselesi geçmektedir. Tabii ki bu eserlerin tamamına yakını Ethem’in ihaneti konusunda birleşmektedir.

Bir kimseye iftira atmak, karalamak, hakaret etmek nasıl bugün suç oluşturup tazminat ve ceza davalarının konusu oluyorsa, Ethem Bey gibi bir halk kahramanını haine dönüştürecek yalanları atmak, karalamak ve iftira atmak da tarihsel bir suç olarak mahkum edilmelidir.

Çerkes Ethem’in şahsına vurulmuş hain damgasından yola çıkan T.C. aslında tüm Çerkeslere hain damgası vurmuştur. Vurulmuş olan bu ihanet damgası, Çerkesleri aşağılayan, ötekileştiren, kimlik inkarına yönelten asimilasyon sopasının en önemli araçlarından biridir.

Türkiye Halklarını aşağılayan, her şeyi tek bir kurtarıcının yaptığını yazan yalancı tarih anlayışını mahkum edip, her şeyi yerli yerine oturtmak tarihi ve insani bir görevdir.

Bu meseleyi düzeltebilmek için, önce bilmek gerekiyor. Çerkes Ethem meselesinden mağdur olmuş bir Çerkes olarak, önce öğrenmeyi, sonra yazmayı ve Çerkeslere ihanet damgasını vuranları yargılayacak mahkemenin savcısı olmayı bir görev olarak üstlendim.

***

Türkiye’de yayınlanmış 25 adet Çerkes Ethem kitabının iki tanesi Çerkesler tarafından yayınlanmıştır. ”Bir Vatan Aşkına” Güner Kuban, ”Uçan Süvari” Muhittin İzzet Kandur’a aittir. Bir de kendini Çerkes Ethem’in ailesinden sayan Emrah Celasun’un yazdığı “Baki İlk Selam” kitabı mevcuttur. Emrah Celasun Reşit Beyin eşi Seher Hanımın kızkardeşinin torunu. Ethem Beyin ailesiyle bir hısımlık durumu söz konusudur. Yirmibeş kitap içerisinde gerçeğe en yakın ve en namuslu olanı,Emrah Celasun’un yazdığı “Baki ilk Selam”kitabıdır.

Güner Kuban’ın kitabı “Bir Vatan Aşkına” ilk çıktığı zaman Özgür Çerkes web sitesinde uzun bir eleştiri yazısı yayınlamıştım. Güner Kuban’ın kitabının Çerkes Ethem’le ilgili olan kısmı,Turgut Türksoy’un “Apoletsiz General” kitabının kötü bir intihalidir. ”Bir Vatan Aşkına” kitabının ana karakteri, Reşit Bey’in eşi Seher Hanım ve ailenin Yunanistan’da yaşadıkları üzerinedir. Seher Hanımın Mustafa Kemal’e yazdığı mektup sonucu Yunanistan’dan çıkmalarını sağlayan Mustafa Kemal’e güzelleme yapılırken, bütün suç İnönü’ye atılmış. Böylece Ethem Meselesinin asıl suçlusu gizlenmiştir.

Muhittin İzzet Kandur’u tanıyıp sohbet etmiş biri olarak, onun çalışkanlığına, üretkenliğine ve çok çeşitli alanlardaki renkli kişiliğine ve entelektüel birikimine hayranlık duyduğumu belirtmek zorundayım. Çerkeslerle ilgili yazdığı onlarca Roman ve kitap bir sinemacı anlatımıyla adeta okurken insana bir film seyrettirir.

Kendimi yavaş yavaş bir Çerkes Ethem uzmanı olarak görmeye başlıyorum. Muhittin İzzet Kandur’un, Çerkes Ethem’le ilgili olarak yazdığı “Uçan Süvari” kitabınızdan diğer eserlerinden aldığım keyfi almadığımı söylemek zorundayım. Tarihi romanlarda tabii ki kurgular olur. Ama Anzavur İsyanını Ali Fuat Cebesoy’la birlikte bastırdıklarını yazmak gibi maddi bir hata kabul edilemez. Anzavur İsyanını bastıran Ethem, Ankara’dan gelen bir Telgraf üzerine Geyve Boğazında isyancılar tarafından sıkıştırılmış Ali Fuat Cebesoy’un kurtarmaya koşar. Yine Ethem’e Mustafa Kemal’in Eskişehir’de kurmak istediği suikast kumpasının Ankara’da geçmiş gibi anlatılması da maddi bir hatadır.

Bir film senaryosu olarak bu kitaba başladığını ve sonra romanlaştırdığını belirtmiş önsözünde Muhittin Kandur. Ayrıca önsözünde Ethem ile Mustafa Kemal arasında bir sorun olmadığını, işleri karıştıranın İnönü olduğunu belirterek romanını bu tema üzerine kurmuş.

Bu ülkede Mustafa Kemal’e laf söyleyemeyenlerin, İnönü’yü döverek rahatladıklarını herkes biliyor. Muhittin Kandur’un böyle kolay bir yolu niçin seçtiğini bilmiyoruz. Ancak,ister istemez Çerkes Ethem filminin finansmanı İçin kültür Bakanlığına başvurmuş olması bize böyle bir yola girmiş olabileceğini düşündürüyor.

Ethem anılarında ve diğer bir çok eserde görüldüğü gibi Mustafa Kemal’e hiç bir zaman hayranlık duymamış, hep kuşku ile yaklaşmıştır. Yozgat İsyanını bastırmaya gitmeden önce Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ı Ankara’da küçük çocuk gibi azarlamıştır. Mustafa Kemal iktidarının önündeki en büyük engel olarak Ethem Bey’i gördüğü İçin ona kumpas kurdurtmuştur.

İnönü gibi korkak bir tilkinin sözünün Mustafa Kemal nezdinde bir hükmü yoktu. Ama onun emirlerini korkuyla karışık bir biçimde en iyi yerine getiren kişi İnönü idi. Onun için ayrılmaz bir ikili oluşturdular ve iktidarı paylaştılar.

Ethem Bey’i hain ilan eden, T.C. tarihine hain olarak geçmesini emreden kişi Mustafa Kemal’dir.

T.C. tarihinin temel taşı kabul edilen Nutuk’ta Mustafa Kemal, Ethem Bey için neler demiş:

“Efendiler, askeri harekatı çapulculuktan ve devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun masum çocuklarını kurtuluş fidyesi dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret sanan, şarlatanlıklarıyla yaygaralarıyla bütün bir Türk vatanını bezdiren ve Türk ulusunun Büyük Meclisi’ni kendileriyle uğraştıran utanmaz, haddini bilmez, küstah ve herhangi bir düşmanın boğaz tokluğuna casusluğunu, uşaklığını yapacak kadar aşağılık ve rezil yaratılışta olan bu kardeşleri, ellerindeki bütün kuvvetler ve dayandıkları düşmanlarıyla birlikte yola getirmek ve cezalandırmak suretiyle, inkilap tarihimizde etkili bir ibret örneği vermek zorunlu görüldü. (Nutuk,İş Bankası Yayınları,shf . 369)

Bizden olan yazarların bile toz kondurmadıkları Mustafa Kemal, Ethem Bey’e bunları söylüyor ve Ethem Bey, Çerkes Ethem oluyor tabii beraberinde bütün Çerkesler de hain oluyor.

İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.

Buna Türkiye’nin ve Türkiye Halklarının çok ihtiyacı var.



537 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
ÇERKESLER, ETHEM, KEMALİZM VE NUTUK ÜZERİNE - 11/12/2021
”Asimilasyon yoktur“ diyen Çerkesler ya dilini ve kimliğini kaybetmiş zavallılardır, ya da sistemin işbirlikçileridir. O kesimi ya dönüştürüp Çerkes Kimlik bilincini savunur hale getireceğiz ya da Çerkes dünyasından tasfiye edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi