• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam362
Toplam Ziyaret724203
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.38257.4121
Euro8.95728.9931
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
11 Mayıs Bağımsızlık Bayramı Kutlu Olsun!
14/04/2016

"Bil ki, önemli değildir kaç kez yenildiğin;

çünkü asıl önemli olan,

kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin."

S. FREUD

 

Geçmişinde hep yenilgi, acı, zorluk, kan ve gözyaşı olan Çerkesler her şeye rağmen yok edilemediler. Her şeye inat yeniden doğrulup bağımsız siyaset üretebilmenin yollarını aramaya başladılar.

Ancak, girilmiş olan siyaset yolu, çok sisli, karartılmış, engebeli ve tuzaklarla doludur. En büyük sorun, soykırımcıların ve kültürel soykırımcıların, Çerkes Halkına ve tüm Kuzey Kafkasya Halklarına karşı yürüttükleri psikolojik savaş ve hafıza yok etme teknikleridir.

İnsanların uğradıkları fiziksel travmaların ve yaraların bir iyileşme süresi vardır. Ancak asıl zor iyileşen yaralar, psikolojik travmalardır. Toplumlarda insanlar gibidir. Maddi kayıplar telafi edilebilir şeylerdir. Ama yaşanan toplumsal travmalar kolay atlatılamaz. Toplumsal travma yaşayan halklar hafızalarını kaybederler. Çerkes Halkının ve Kuzey Kafkasya Halklarının yakın dönemde yaşayıp unutturulan en önemli olayı, 11 Mayıs 1918'de kurulmuş olan "Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti"dir.

Çerkeslerin ve Kuzey Kafkasya Halklarının en önemli zihin berraklaşması olan 11 Mayıs 1918 tarihi neden ve nasıl unutturulmuştur? Bu konunun analizlerini ileriki yazılarımızda daha ayrıntılı olarak yazacağız. 11 Mayıs 1918'in üzerine indirilmiş derin sis perdesini aralamaya çalışacağız.

***

Çok şükür, toplumsal travmalarını atlatmış olan Çerkes Halkı, bütün sis perdelerine ve karartmalara inat, isabetli kararlar almaya başladı. Bu isabetli ve tarihi kararlardan biri de, Çerkes-Fed (Çerkes Dernekleri Federasyonu)’in 11 Mayıs 1918 tarihinde ilan edilmiş olan Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin kuruluş gününü Bağımsızlık Bayramı olarak ilan etmiş olmasıdır.

Ulusların, en üst siyasi yapılanması devlettir. Devletin bağımsızlığının ilan edildiği günün Bağımsızlık Bayramı olarak ilan edilmiş olması son derece isabetli bir karardır.

Siyasi mücadelelerde kazanılmış zaferler toplumsal gururu ve güveni arttırır. Muhatap soykırımcının sinirlerini bozup saldırılarını başlatmasına neden olacaktır. Ne onlardan, ne de onların işbirlikçilerinin saldırılarından korkmuyoruz. Onları ideolojik anlamda tarih önünde mahkum edeceğiz.

Rusya'nın birinci dünya savaşında yenilerek dağılması ile ortaya çıkan boşluğu değerlendiren Kuzey Kafkasya Halk Önderleri, adım adım 11 Mayıs 1918 sürecini oluşturdular. Bu sürecin oluşumunu özetlemeye çalışacağız.

Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin hukuki dayanağı 1917'de yapılan Terekkale ve Andi Kurultayları ile oluşturulmuştur. Tüm Adğeleri, Abhazları, Karaçayları, Balkarları, Çeçenleri ve Dağıstan Halklarını kapsıyordu. Kuzey Kafkasya cumhuriyetinin kuruluşuna ve savunmasına tüm anavatan halkları yanında, diasporada bulunan tüm Kuzey Kafkasyalılar aktif bir şekilde katıldılar.

Çarlığın yıkılışını takip eden günlerde, Terekkale'de  5-6 Mart 1917  tarihlerinde Kuzey Kafkasya'nın geleceği üzerine yapılan değerlendirme toplantıları bu devletin ilanına gidecek süreci oluşturdu. Bu toplantılarda başkanlığını bir sosyalist devrimci olan hukukçu Basiat Şahan'ın yaptığı Birleşik Kafkas Dağlıları Birliği geçici yönetimi oluşturuldu. Kuzey Kafkasya Kongresinin "eyalet komiteleri"nin oluşturulması ve kamuoyunun eğilimlerini belirlemek üzere 1. Genel Kuzey Kafkasya kongresinin toplanması kararlaştırıldı.

1-9 Mayıs 1917 tarihlerinde Terekkale'de, Hazar'dan Karadeniz'e kadar bütün Kuzey Kafkasya Halklarından temsilcilerin katıldığı, tarihe Terekkale Kurultayı olarak geçen 1. Kuzey Kafkasya Kongresinde çeşitli komisyonlar oluşturularak ülkenin geleceğine ilişkin görüşler sistematize edildi. Yönetsel-politik yetkilerle donatılan "Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi" olarak adlandırılan icra organı teşkil edildi. Siyasi programın başına, o dönem Rusya'nın diğer halklarının da tercihine benzer şekilde, Kuzey Kafkasya’nın ayrı devlet statüsünde katılacağı, Rusya’da yeni bir federal cumhuriyetin kurulması talebi kondu. Bu kongrenin sonuç bildirgesi, devrimin getirdiği özgürlükleri güçlendirmeyi, demokrasi ilkelerini hayata geçirmeyi, politik, milli, kültürel kazanımları korumayı ve Kuzey Kafkasya Halklarının birliğini ön plana almaktaydı.

Kuzey Kafkasya’da oluşan her türlü karışıklığa müdahil olan komite, ülkenin değişik yerlerinde toplantılar yaparak, 18 Eylül 1917 tarihinde 2. Genel Kuzey Kafkasya Kongresi’ni topladı. Kalabalık bir izleyici kitlesinin önünde 1500 delegenin katılımıyla başlayan Andi Kurultayında geçici bir anayasa hazırlandı. Kuzey Kafkasya Merkez komitesine "ulusal ordu kurma", "temel tüketim mallarının ihracını yasaklama", "uygun zamanda Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin bağımsızlığını ilan etme" gibi olağanüstü yetkiler verildi.

25 Ekim 1917 tarihinde Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi sonucu, Rusya'dan ayrılacağını kesin hatlarla ortaya koyan Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi’nin kararı, komşu Trans Kafkasya’da Bolşevik iktidarı reddeden milliyetçi partilerin tavrı ile büyük ölçüde çakışıyordu. Bölgesel gelişmelerin meydana getireceği sıkıntıları dikkate alan Merkez Komite, Transkafkasya ile güç birliğine girdi. Mart 1918'de Bakü ve Tiflis'te girişimlerde bulundu. Trabzon Konferansına gözlemci olarak katıldı. İstanbul'da Osmanlı yetkilileriyle siyasi temaslar  gerçekleştirildi. Kuzey Kafkasya parlamentosunda ülkenin bağımsızlığı yönünde karar alınması üzerine 11 Mayıs 1918 günü yayınlanan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirgesi ile Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edildi.

Kısaca özetlemeye çalıştığımız,bize unutturulmaya çalışılan,11 Mayıs 1918'de kurulan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti, Çerkeslerle birlikte tüm Kuzey Kafkasya Halklarının Bağımsızlık Bayramıdır.

Tıpkı 29 Ekimin Türkiye’nin milli bayramı olduğu gibi.

Tıpkı 30 Eylül Ayayra’nın Abhazların milli bayramı olduğu gibi.

       11 Mayıs tarihini bir bayram günü ilan eden Çerkes-Fed yönetimini tebrik ediyor, şimdiden tüm Kuzey Kafkasya Halklarının 11 Mayıs bağımsızlık bayramını kutluyorum.


1435 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi