• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam144
Toplam Ziyaret781164
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ANADİLİNDE DUA ETMEK
12/07/2019

Sevgili Okuyucularım,

Bir çoğunuzun bildiği gibi, benim işim mali müşavirliktir. Yıllardan beri ekmeğimi Mali Müşavirlikten kazanırım, arttırdığımı da  halkımız için sarf etmeye çalışırım. Bir kurum oluştuktan sonra, sürekli olarak bir mali müşavire ihtiyaç duyar. Onun için müşavirlik anlamında ilişki kurduğumuz müesseselerle on yıllara varan ilişkiler geliştiririz.

Bu yüzden Türkiye'de bulunan bütün halklarla neredeyse tanışmamı sağladı bana mesleğim. Türkler, Kürtler, Yahudiler, Ermeniler, Süryaniler, Araplar mükellefim oldu. Uzun vadeli yürütülen bu ilişkilerden dolayı Türkiye'nin değişik şehirlerinden insanları, kültürleri ve davranış biçimlerini gözleme şansım oldu.

Son yıllarda bazı yollardan Iğdır Kürtlerinin muhasebe ve müşavirlik işleri ofisimize geldi. Iğdır Kürtleri son derece saygılı, borcuna alacağına sağlam insanlardır. Genellikle bina dış cephe giydirme ve izolasyon işlerinde işveren ve işçi olarak çalışmaktadırlar. Son derece riskli olan binaların dış cephelerinde iş kazaları ve insan kayıpları olmaktadır. Davet  edildiğim düğünlerinin baştan sona Kürtçe müzik eşliğinde icra edilmesi hep çok hoşuma gitmiştir.

Boya imalatı yapan Iğdırlı bir mükellefimiz "Abi Dernek kuruluşu hakkında bilgin var mıdır? Biz bir dernek kurmak istiyoruz. Bu konuda bize yardımcı olabilir misin?" diye sordu. Kırk yıldan beri dernek üyesi, dernek yöneticisi, dernek başkanı sıfatlarını taşıyan ve bir çok Çerkes Derneğinin tüzüğünü yazıp mazbatasını almış biri olarak "tam da doktoruna denk geldin" dedim.

Dernek tüzüğünü, kurucularını, adresini düzenleyip, Ağrı Dağı’nın eteklerinde bulunan Korhan Yaylası’ndan ismini alan "Korhan Yaylası Çevre Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği"ni kurduk. Ayrıca bu derneğin kuruluşu ile ilgili yüklü bir danışmanlık ücreti ve her ay ücretini düzenli ödedikleri bir mükellefim oldu kurduğumuz dernek. Yıllardır Çerkes Derneklerine hizmet etmiş, hep derneklere maddi ve manevi bir şeyler vermiş biri olmak, dernekten para almak ve kazanmak çok şaşırtmıştı beni. Ancak ilk genel kurulda yönetimin değişmesi ile dernekle ilişkim kesilmişti. Yönetimi devralanlar Derneği yürütemeyip kapanmasına neden olmuşlardı. Bu durum, iyi niyetle derneği kuran ve giderlerini karşılayanlarla bir araya geldiğimizde üzülmemize neden olur. Zaman zaman "Abi bize önderlik et de , derneğimizi tekrar kuralım" diye belirttiler. Başımda yeterince dernek olmasından ve yazı yazmaya zaman ayıramamaktan dolayı, şimdilik Kürt kardeşlerimin bu isteklerini duymazdan geliyorum.

***

Onbeş gün önce, artık sıkı bir dostluk bağı içerisinde olduğumuz, Iğdır Kürtlerinin Nesim Ailesinden Murat Nesim'in öldürüldüğü haberi ulaştığında muhasebe ofisimizde bulunan herkes derin bir üzüntüye boğuldu. 

Murat Nesim 29 yaşındaydı. İlkokul mezunuydu. Ama kabına sığmayan, son derece gözü kara ve cesur biriydi. Risk almaktan korkmuyordu. Birçok binanın dış cephe kaplama işini almış, onları başarıyla tamamlamıştı. İşini Ankara'ya taşımış, Ankara Ostim'de Söve fabrikası (söve dış cephe kaplamasında hazır monte edilecek parça) kurmuştu. Onlarca kişiyi çalıştırır hale gelmiş, para kazanmış ve pahalı arabalar almıştı. 

Bir takım karanlık kişiler onunla dostluk kurup, tuzağa düşürmüşler, parasını alabilmek için, özellikle de bankadaki parasını alabilmek için, işkence ederek ölümüne neden olmuşlardı. Cesedini boş bir araziye bırakmışlardı. 

Olay emniyet güçlerince faili meçhul bir cinayet olarak kapatılacaktı. Ancak çok geniş olan aile jandarma karakolunu kuşatıp " Ya bu meseleyi çözün; ya da siz karışmayın biz kendi yöntemlerimizle çözeceğiz" diye tehdit ettikten sonra aydınlatıldı. Şu anda bu cinayetle ilgili altı kişi cezaevinde tutuklu olarak bulunuyor.

***

Geçtiğimiz Cuma günü, Rahmetli Murat Nesim için Ataşehir Esatpaşa Mahallesi’ndeki belediye taziye evinde, taziye ve duasının yapılacağı haberi ulaştı.

Cenazesi Iğdır'a, köyüne götürüldüğü için rahmetliye son görevimizi yerine getirmek için taziye evine gittik. 

İlk defa bir belediyenin inşa ettiği bir taziye evine gittim. Şehir merkezlerinde insanların acılı gününde, büyük kalabalıkları, kimseyi rahatsız etmeden acılarını paylaşabilecekleri kalıcı mekanların oluşması çok önemli bir eksiği gidermiş. İstanbul'da daha çok CHP'li belediyelerin olduğu ilçelerde oluşturulmuş olan taziye evlerinin sayısının giderek daha fazla artacağını düşünüyorum. 

Taziye evinin bahçesinde acılı aile fertlerine baş sağlığı dileyip, duanın yapılacağı binaya giriyoruz. Kürt Mellelerin yönettiği duada, binadan her içeri giren kişi ve grup için salavat çekiliyor ve fatiha okunuyordu.

Duaların, ilahilerin, mevlit'in Kürtçe okunduğu bu taziye beni ziyadesiyle duygulandırdı. Allah'ın Arapça ve Türkçe dualar dışında, Kürtçe ve bütün dillerdeki duaları kabul ettiğini bir kez daha öğrenmiş olduk.

Kimliğine sahip çıkan onurlu insanlar, kentte kimliklerine böyle sahip çıkıyorlardı. Acı günlerinde de, tatlı günlerinde de kendi yarattıkları dili ve kültürü büyük bir onurla taşıyor ve kullanıyorlardı.

  Bu kıssadan Çerkes Halkına düşen hisse: Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız. Bu konuda Çerkes din adamlarına çok önemli görevler düşüyor.


1740 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi