• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam68
Toplam Ziyaret824445
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.703816.7707
Euro17.458117.5281
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor
24/09/2018

Emperyal devletlerin tarih hafızaları çok güçlüdür. Geçmişte yaşananlardan ders almak için güçlü arşivleri ve güçlü tarihçileri vardır. Tarihsel olayların yazılması, kayıtlarının tutulması ve saklanması için hiç bir masraftan kaçınmazlar. Bunun için yüzyıllara dayanan bir gelenekle milli arşivler oluştururlar ve onları titizlikle muhafaza ederler. 

Ama bu emperyal güçler ülkelerini işgal ettikleri ve tahakküm altına aldıkları halkların hafıza kayıtlarının silinmesi, o halkların kendilerine olan özgüvenlerinin yitirilmesi, kendilerini güçsüz ve aciz görmeleri için de her şeyi yaparlar. Bunun en önemli iki örneği Çarlık Rusyası’nın bugünkü mirasçısı Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’dir.

İşgal ettikleri ülkeleri ve tahakküm altına aldıkları halkları aşağılamada, tarih ve kimlik bilincini yok etmede birbirinden kopyalanmış yöntemleri başarıyla uygularlar. Ülke rejimleri değişse de bu yöntemler değişiklik göstermez. Rusya'nın Çarlık döneminde de, sosyalist döneminde de, diktatoryal Putin döneminde de uyguladığı tarih bilincini yok etme, halkların hafıza kayıtlarını silme yöntemleri bir değişiklik göstermez.

Geçtiğimiz birkaç günlük sıcak gelişmeler Çerkesler'de uyanan tarih ve kimlik bilincinin Rusya'yı ve Türkiye'nin Kafkasya coğrafyasındaki Turani unsurları nasıl rahatsız ettiğini hep beraber gördük. 

***

Kanjal Savaşı 1708 tarihinde Kırım Hanı Kaplan Giray'a karşı Çerkeslerin kazandıkları olağanüstü bir zaferdir. Toplarla tahkim edilmiş çok üstün Kırım - Osmanlı Ordusu’nun cesaret ve akılla nasıl yenilip perişan edildiğine dair çok önemli bir örnektir. Vatanlarını işgal etmeye cesaret edenlere Çerkeslerin nasıl dersini verdiğinin bir numunesidir. 

Kanjal Savaşı, Çerkeslerin Rusya ile yaptığı bir savaş değildir. Kanjal Savaşı, Kırım Hanlığı’yla ve arkasındaki güç olan Osmanlı ile yapılmış bir savaştır.

Peki Rusya, üzerinden 310 yıl geçmiş, kendisini ilgilendirmeyen böyle bir savaşın yıldönümünün anılmasından neden rahatsız olur ve anmaya katılan insanların üzerine acımasızca güvenlik güçlerini sürerek yüzlerce kişiyi tutuklar?

Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı. 300 yıl savaşarak işgal ettiği Çerkesya'nın kitlesel bir direnişe geçtiğinde elinden kayıp gideceğini bilecek bir devlet aklı da vardır Rusya'nın. 

Onun için, Çerkeslerle ilgili her şeyden korkuyor Rusya devleti.

21 Mayıs'tan korkuyor. 

11 Mayıs'tan korkuyor.

Çerkes Bayrak Gününden korkuyor.

Çerkes Kıyafetlerinden korkuyor.

Çerkes Bayrağından korkuyor.

Kanjal Savaşının anmasından korkuyor.

Çerkeslerin, tarih bilincini harekete geçirecek her şeyden korkuyor.

Tabii ki korkmakta haklı. Ama korkunun ecele faydası yok. Çerkeslerin kimlik ve tarih bilinci hızla yükselmeye devam ediyor. 

Sosyalist dönemde Kaberdey'in Rusya'ya gönüllü katılımının 400. yılı dolayısıyla Nalçık Meydanı’na Goşenay-Maria'nın heykelinin dikilmesi, Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır. 

11 Mayıs 1918 tarihinde kurulmuş olan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin hiç olmamış hükmüne sokulması üstelik bunun Çerkeslere yaptırılması da Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır.

Çerkes ülkesini işgal eden katil sürülerinin başında bulunan general bozuntularının heykellerinin  Çerkesyanın her tarafına dikilmesi de Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır. 

2014 Soçi Olimpiyatları’nda, Soçi'nin tarihinden bahsedilirken, Çerkeslerin Soçi'den silinip yok kabul edilmesi de Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır. 

Kanjal savaşının yıl dönümünde anma yapan aktivistlere saldırılması da, Rusya'nın Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır.

Toplumsal dönüşümler zor, kanlı, acılı ve gözyaşlı olur. Hiçbir şey bedel ödemeden elde edilemez, Kanjal direnişçilerine saldıranlar tarihsel ve geleneksel yöntemlerini uyguluyorlar ama çabaları nafiledir. Baskıların ve zulümlerin, toplumsal uyanışı bastırmak yerine, benzin işlevi görüp alevlendirmek gibi bir görevleri vardır.

Onun için hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Direniş varsa, umut da var demektir. 

Ancak bu olaylar karşısında, Çerkes diasporasının ölü gözleriyle olayı izlemesi, tepki verememesi, ibretlik bir meseledir.

Gönlümüz, Kanjal direnişçileriyle beraberdir. Umudu olanlar ve direnenler mutlaka bir gün kazanırlar.


1463 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi