• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam109
Toplam Ziyaret613537
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor
24/09/2018

Emperyal devletlerin tarih hafızaları çok güçlüdür. Geçmişte yaşananlardan ders almak için güçlü arşivleri ve güçlü tarihçileri vardır. Tarihsel olayların yazılması, kayıtlarının tutulması ve saklanması için hiç bir masraftan kaçınmazlar. Bunun için yüzyıllara dayanan bir gelenekle milli arşivler oluştururlar ve onları titizlikle muhafaza ederler. 

Ama bu emperyal güçler ülkelerini işgal ettikleri ve tahakküm altına aldıkları halkların hafıza kayıtlarının silinmesi, o halkların kendilerine olan özgüvenlerinin yitirilmesi, kendilerini güçsüz ve aciz görmeleri için de her şeyi yaparlar. Bunun en önemli iki örneği Çarlık Rusyası’nın bugünkü mirasçısı Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’dir.

İşgal ettikleri ülkeleri ve tahakküm altına aldıkları halkları aşağılamada, tarih ve kimlik bilincini yok etmede birbirinden kopyalanmış yöntemleri başarıyla uygularlar. Ülke rejimleri değişse de bu yöntemler değişiklik göstermez. Rusya'nın Çarlık döneminde de, sosyalist döneminde de, diktatoryal Putin döneminde de uyguladığı tarih bilincini yok etme, halkların hafıza kayıtlarını silme yöntemleri bir değişiklik göstermez.

Geçtiğimiz birkaç günlük sıcak gelişmeler Çerkesler'de uyanan tarih ve kimlik bilincinin Rusya'yı ve Türkiye'nin Kafkasya coğrafyasındaki Turani unsurları nasıl rahatsız ettiğini hep beraber gördük. 

***

Kanjal Savaşı 1708 tarihinde Kırım Hanı Kaplan Giray'a karşı Çerkeslerin kazandıkları olağanüstü bir zaferdir. Toplarla tahkim edilmiş çok üstün Kırım - Osmanlı Ordusu’nun cesaret ve akılla nasıl yenilip perişan edildiğine dair çok önemli bir örnektir. Vatanlarını işgal etmeye cesaret edenlere Çerkeslerin nasıl dersini verdiğinin bir numunesidir. 

Kanjal Savaşı, Çerkeslerin Rusya ile yaptığı bir savaş değildir. Kanjal Savaşı, Kırım Hanlığı’yla ve arkasındaki güç olan Osmanlı ile yapılmış bir savaştır.

Peki Rusya, üzerinden 310 yıl geçmiş, kendisini ilgilendirmeyen böyle bir savaşın yıldönümünün anılmasından neden rahatsız olur ve anmaya katılan insanların üzerine acımasızca güvenlik güçlerini sürerek yüzlerce kişiyi tutuklar?

Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı. 300 yıl savaşarak işgal ettiği Çerkesya'nın kitlesel bir direnişe geçtiğinde elinden kayıp gideceğini bilecek bir devlet aklı da vardır Rusya'nın. 

Onun için, Çerkeslerle ilgili her şeyden korkuyor Rusya devleti.

21 Mayıs'tan korkuyor. 

11 Mayıs'tan korkuyor.

Çerkes Bayrak Gününden korkuyor.

Çerkes Kıyafetlerinden korkuyor.

Çerkes Bayrağından korkuyor.

Kanjal Savaşının anmasından korkuyor.

Çerkeslerin, tarih bilincini harekete geçirecek her şeyden korkuyor.

Tabii ki korkmakta haklı. Ama korkunun ecele faydası yok. Çerkeslerin kimlik ve tarih bilinci hızla yükselmeye devam ediyor. 

Sosyalist dönemde Kaberdey'in Rusya'ya gönüllü katılımının 400. yılı dolayısıyla Nalçık Meydanı’na Goşenay-Maria'nın heykelinin dikilmesi, Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır. 

11 Mayıs 1918 tarihinde kurulmuş olan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin hiç olmamış hükmüne sokulması üstelik bunun Çerkeslere yaptırılması da Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır.

Çerkes ülkesini işgal eden katil sürülerinin başında bulunan general bozuntularının heykellerinin  Çerkesyanın her tarafına dikilmesi de Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır. 

2014 Soçi Olimpiyatları’nda, Soçi'nin tarihinden bahsedilirken, Çerkeslerin Soçi'den silinip yok kabul edilmesi de Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır. 

Kanjal savaşının yıl dönümünde anma yapan aktivistlere saldırılması da, Rusya'nın Çerkeslerin tarih hafızasının silinmesi operasyonunun bir parçasıdır.

Toplumsal dönüşümler zor, kanlı, acılı ve gözyaşlı olur. Hiçbir şey bedel ödemeden elde edilemez, Kanjal direnişçilerine saldıranlar tarihsel ve geleneksel yöntemlerini uyguluyorlar ama çabaları nafiledir. Baskıların ve zulümlerin, toplumsal uyanışı bastırmak yerine, benzin işlevi görüp alevlendirmek gibi bir görevleri vardır.

Onun için hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Direniş varsa, umut da var demektir. 

Ancak bu olaylar karşısında, Çerkes diasporasının ölü gözleriyle olayı izlemesi, tepki verememesi, ibretlik bir meseledir.

Gönlümüz, Kanjal direnişçileriyle beraberdir. Umudu olanlar ve direnenler mutlaka bir gün kazanırlar.


881 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi