• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam140
Toplam Ziyaret686096
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.98237.0103
Euro8.26608.2991
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR
30/03/2020

Dünya ile birlikte.ülkemiz de olağanüstü günlerden geçiyor. Koronavirüs bütün dünyayı esir aldığı için hiç kimse başka bir şey düşünemiyor ve konuşamıyor. Konuşulanlar da duyulmak ve görülmek istenmiyor. Ama tüm bunlar yaşanırken sorunlar da, sorumluluklarımız da devam ediyor. Bir çok salgında olduğu gibi insanlık bu salgını da yenecek ve yoluna devam edecektir. Tedbirlerimizi alarak hayata asılmaya ve mücadeleye devam edeceğiz.

“Cifiğer adğeğer ari / Çerkeslik insanlıktır” diyen insanlık ailesinin fertlerinden biri olan Çerkeslerin varlık-yokluk mücadelesi devam ediyor. Soykırımcıların ve kültürel soykırımcıların saldırıları ile yok edilememiş olan Çerkes halkı bugünlerde de  yeni bir saldırı ile karşı karşıyadır.

Hep diktatöryal yönetimler tarafından yönetilmiş olan Rusya’da tarihsel bir paradoks olarak sosyalizm yaşandı. 70 yılı biraz aşan bu süreç gerek insanlık tarihi, gerekse Rusya Tarihi açısından çok kısa bir zaman dilimine tekabül etmektedir.

“Ulusların kaderlerini tayin ilkesi” çerçevesinde, Sovyetler Birliği birlik cumhuriyetleri ve özerk cumhuriyet ve bölgelerle federal bir devlet olarak birliğini sağladı.

1917 Ekim Devrimi sürecinde, 11 Mayıs 1918 de kurulan “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti” etle tırnak gibi birbirinin akrabası olan kültürel entegrasyonunu sağlamış olan, Çerkeslerle birlikte tüm Kuzey Kafkasya Halklarının umudu oldu. Ancak bu sürece müsaade edilmedi. Bu cumhuriyetimiz yıkılarak adı bile unutturulmak istendi.

Lenin’in Çarlık yönetimine karşı, Rus olmayan halkları yanına çekebilmek ve Rusça bilmeyen Kafkasya ve Orta Asya Halklarını sisteme entegre edebilmek için,kendi anadillerinde eğitim yapabilmeleri,kültürel kurumlarını oluşturmaları, özerk yönetimlerini bir kazanç olarak görmemiz, vatanımızın işgal edilip ilhak edilmiş olmasını kabul ettiğimiz anlamına gelmez.

Rusya’nın gasp ettiği anavatanımız bizim hakkımızdır. Vatanımızın karşılığında bizlere bir sadaka gibi verdikleri anadil eğitimi, seçmeli ders haline getirilirken, şimdi de cumhuriyetlerimizde ikinci resmî dil olarak kabul edilen anadillerimizi resmî dil olmaktan çıkaracak olan yasa tasarısı anavatanımızda.dilimizin kaynağını kurutacak ve asimilasyonu hızlandıracaktır.

22 Nisan’da oylanacaktı (koronavirüs salgını nedeniyle ertelendi), Rusları kurucu halk ve Rusçayı tek resmî dil kabul eden yasaya karşı çıkmak, Çerkes Halkıyla birlikte, Rusya’da yaşayan Rus olmayan tüm halkların varlığını savunmaktır.

***

Siyasallaşamamış, devleti olmayan halklar için, onları devletsiz bırakmış olan devletler düşünür. Onları yokoluş girdabına doğru sessiz ve sakin bir biçimde yönlendirir. Çerkeslerle Rusya arasında yaşanan süreç tam da böyledir.

1991 yılında Sovyetler Birliği dağıtılırken büyük bir kargaşa ile birlikte heyecan ve fırsatlar da doğdu. Abhazya bu dönemde bağımsızlık savaşından başarıyla çıktı. Çeçenistan bu dönemde mahvedildi. Adığey Özerk Bölgesi bu dönemde özerk cumhuriyet oldu. Bu dönemde Dünya Çerkes Birliği DÇB (Duneypsov ADĞEY Xase) kuruldu.

Bu dönem tüm Kuzey Kafkasya Halkları için,1917 Ekim devrimi dönemini andırıyordu. Dağlı Halkları Konfederasyonu bu dönemde yeniden toplandı ve Abhazya Savaşı Kafkasya Kardeşliği sayesinde kazanıldı.

DÇB tüm kuzey Kafkasya Halklarının saygısını kazanmış yöneticileri ile hem Anavatan için bende diasporalar İçin bir umut kaynağı olmaya başlamıştı. Ama bunun böyle olmasına müsamaha edilemezdi ve öyle de oldu.

2000 yılında Nalçık’ta yapılan DÇB kongresinde, Rus Devleti kongreye FSB öncülüğünde operasyon çekerek, DÇB’nin yurtsever kurucu kadrolarını dışarı attı. DÇB 20 yıldan bu yana Çerkeslerin taleplerini önlemek ve bastırmakla görevli bir Rus devlet dairesidir.

Bu haliyle DÇB Çerkes Halkının düşmanı bir kurumdur. Onun yönetimine destek veren, yanında, önünde, sağında, solunda bulunan her kişi ve kurum bu ihanetin ortağıdır.

2000 yılında yapılan kongreye baskın yapan FSB ekibinin başında HAUTİ SOHROKOV bulunuyordu. Duruma şahitlik eden Ruslan Gvaşev, Hauti’nin kendi soydaşlarına silah doğrultup, başlarına bizzat silah dayadığını söylemiştir. Bu operasyonu yapan Rus Devlet güvenlik birimleri elemanı, şimdiki DÇB Başkanı Hauti Sohrokov‘dur.

Gördüğü bu üstün hizmetlerinden dolayı, Putin tarafından Çerkes Halkıyla birlikte, Rus olmayan tüm halkların idam fermanı olacak yasa değişikliğinin komisyon üyesi yapılmıştır.

Siyaseti ve devleti olmayan halklara hainler toplum önderi olarak gösterilir. Hauti Sohrokov bunun en bariz örneğidir.

14 Mart’ta Nalçık’a gidip DÇB toplantısına katılıp, suyuna tirit konuları görüşüp, altı yönetim üyeliği alan KAFFED Başkanı, DÇB yönetim kurulu Başkanı Hauti Sohrokov ‘a idam fermanımız olan anayasa değişikliği komisyonu üyeliğinde ne işin var diyememişti. Dolayısıyla Kaffed ‘in yayınladığı bildirinin ne bir anlamı, ne de ciddiyeti vardır.

***

Kuruluşunda emeğim olan ve iyi ki kurmuşuz diyerek kıvanç duyduğum kurumlarımızdan biri de Çerkes-Fed’dir. Gösterdiği Çerkes milli duruşu nedeniyle Rusya’nın zaman zaman ele geçirmek için hamleler yaptığı, başaramadığı için de hedefe koyduğu bir kurumumuzdur Çerkes-Fed.

21 Mayısları muhatap Rusya’nın karşısına taşıyıp soykırım mücadelesinden bir milim taviz vermeyen kurumumuzfur Çerkes-Fed.

11 Mayıs’ı sadece mezar ziyareti olmaktan çıkarıp, Kıvanç duymamız ve onu tekrarlayabileceğimiz bir gün olarak “Bağımsızlık Bayramı” olarak ilan eden kurumumuzdur Çerkes-Fed.

Anavatandaki tüm hak ihlallerinin karşısına kaya gibi dikilip basın açıklamalarını ve protestoları gerçekleştiren kurumumuzdur Çerkes-Fed.

Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı. Toplantı sonucu kayıtsız şartsız bu yasaya karşı olduğunu beyan etti. Bu konuyla ilgili kitlesel basın açıklaması ve protesto gösterisini de gündemine aldı. Ancak Korona salgını nedeniyle 30 Nisan‘a kadar tüm toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmış olması nedeniyle bu konunun ilerleyen tarihlerde değerlendirilmesine karar verildi.

Bir metin hazırlayarak dünyadaki ve Rusya’daki bazı kurum ve kuruluşlara Türkçe, Rusça ve İngilizce olarak gönderilmesini karara bağladı. Ve bu metni tüm kurumlarımıza göndererek işbirliği önerisi götürdü. Bu öneriye Türkiye içinden ve dışından bir çok kurumumuz destek ve imza koyma sözü verdi.

Çerkes-fed’in hazırladığı metne imza atmaktan imtina eden bazı kurum ve kuruluşlar da yeni metinler hazırlamaya mecbur kalmışlardır.

Çerkes-Fed’in hazırladığı metinler; Avrupa Birliği Parlamenterler Meclis’ine, Avrupa İnsani Kurum ve Kuruluşlarına, Rus sivil toplum örgütlerine ve tüm insan hakları kurumlarına gönderilecektir.

Liderlik gösteren Çerkes-Fed’i bir kez daha kutluyorum.


745 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi