• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam151
Toplam Ziyaret781171
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Birleştiren Neydi Ellerimizi?
02/06/2013

Artık;

Gezi,bir park değil,

Taksim,bir meydan değil,

İstiklal de,bir cadde değildir.

Taksim tüm Türkiye’de ve dünyada insanların kendilerini ifade ettikleri kutsal bir mabede dönüşmüştür. Kim ki bir mabette ibadet eden bir insana müdahale etmeye kalkar ve çok büyük bir tepkiyle karşılaşırsa, bundan sonra Taksim’de kendini ifade edenlere dokunanlar da yanacaktır.

Onbir yıldır girdiği her seçimi kazanan, her geçen gün oyunu arttıran zafer sarhoşu AKP İktidarı Taksim Gezi Parkı eylemiyle ilk yenilginin acısını tatmıştır.

Bu aşamaya nasıl gelinmiştir?

2001 krizinin ardından yapılan erken seçim, AKP'yi iktidara getirmiştir.

Yani AKP'yi yaratan ve iktidara getiren 2001 krizidir. 2002 seçimlerinde iktidara gelen Tayyip Erdoğan kimsenin özel hayatına müdahale edilmeyeceğini, Avrupa Birliğinin ipine sarılacağını, her kesimin iktidarı olacakları sözünü vermişti. Çok geniş kesimler AKP iktidarına kredi açmıştır. Liberaller, bazı sol kesimler, dini cemaatler, Kürtler, Çerkesler
ve bazı sosyal demokrat çevreler de dahil.

İktidar olanlar yıpranıp oy kaybederken nasıl olmuştu da AKP üç seçimi üst üste, hem de oyunu arttırarak kazanmıştı?

AKP, iktidar olup hükümeti de kurmasına rağmen, sisteme muhalefetini sürdürdüğü için üst üste seçim kazanmıştır.

Avrupa Birliği müktesabatı çerçevesinde yapılan demokratikleşmeye yönelik kanun değişiklileri, askeri vesayete karşı verilen mücadele, sağlık sistemindeki iyileştirmeler, imar hareketleri, ekonominin ve sistemin iyi işletiliyor olması,… AKP'yi üst üste iktidar yapmıştır.

2011 seçimleriyle birlikte AKP'nin demokrasi konusundaki samimiyetsizliği ortaya çıkarmıştır. Demokrasi diye bir sorunlarının olmadığı görülmüştür. Demokrasinin çoğunluk diktası değil, çoğulculuk olduğunu anlamadıkları ve anlamaya niyetleri olmadığını göstermişlerdir.
İleri demokrasi diyerek halkı yanıltmışlardır. Demokrasinin geliştirilmesi için birçok yasa inatla değiştirilmemektedir.

Seçim barajı, YÖK, Siyasi Partiler Kanunu, en temel demokratikleşme ile ilgili kanunlar, “devlet biziz, artık ihtiyaç kalmadı” mantığı ile rafa kaldırılmıştır. AB üyeliği hedefi ise tamamen askıya alınmıştır.

Her şeyi rant, imar ve çıkar olarak gören AKP kadroları mütedeyyin kesimlerde ve AKP'ye oy vermiş kesimlerde bile ciddi bir rahatsızlık yaratmıştır. Kendi yandaşlarını kollayan, kendi zenginlerini yaratan, karşıtlarını devlet gücü ile ezen, vergi memurları ile hizaya getiren, medyayı sindiren AKP iktidarı, tüm toplum kesimleri tarafından içten içe eleştiriliyordu.

Yeşili sadece  dolar olarak anlayan iktidardaki anlayış, Taksim-Şişli arasındaki son yeşil alan olan Taksim Gezi parkına gözünü dikti. Bu olay AKP İktidarının bugüne kadar yarattığı illüzyonu bozdu ve suçüstü yakalandılar. Ve insanlar “hayır” dediler. “İstanbul’un daha çok AVM'ye değil, daha çok yeşil alana ihtiyacı var” dediler.

Ömründe gezi parkını görmemiş milyonlarca insan Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden milyonlarca insan ellerini birleştirerek bu talana dur dedi. İktidar geri adım atmak zorunda kaldı, idare mahkemesi yürütmeyi durdurdu, polisin halka saldırısı durdurulunca tansiyon düştü. Hiç kimse halkın bu tepkisini Ergenekon vs. gibi karalamaya  kalkmasın. Bu Hrant Dink öldürüldüğünde olduğu gibi halkın tepkisinin sel olup akmasıdır.
Umarız AKP İktidarı bu yaşananlardan ders çıkarır ve demokrasinin ne olduğunu anlamaya çalışır.

Eğer iktidar demokrasiyi anlama konusunda bir çaba içerisine girmezse, Türkiyenin içine girdiği barış sürecini de götürebilmesi mümkün olamaz. Bunu hiç kimsenin isteyeceğini düşünmüyoruz.

Demokrasi iktidara karşı direnenlerin varlığıyla gelişir. Çerkes Halkının da demokrasinin gelişimine katkı için direnenlerin yanında yer alması
gerekir. Buna hem Çerkes halkının çıkarları açısından, hem de demokrasinin gelişimi için çok ihtiyaç var.



4467 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi