• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam141
Toplam Ziyaret779832
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.27809.3151
Euro10.816110.8594
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Anavatan da Artık Diasporadır!
20/08/2018

"Diaspora; kopuntu çok uzun zamandan beri bir kavim veya inanç mensuplarının anavatanlarından koparak başka yerlerde azınlık olarak yaşamaları. Sözcük hem kopma eylemini hem de kopup azınlık olarak yaşayan kimseleri ifade eder." -Wikipedia

Wikipedia'nın bu tanımında bir anavatan bir de ondan ayrılan yavrular var diye tarif ediliyor. Ama Çerkeslerin durumunda bunu aşan bir şeyin olduğunu düşünüyorum.  Bu tarife göre anavatanın büyük yavruların küçük olması gerekiyor. Ama biz anamızdan, yani anavatanımızdan soykırıma uğrayıp sürüldüğümüzde neredeyse geride anavatan diye bir şey kalmamıştı. % 95'i sürülmüş Çerkes halkının anavatanı bir yangın yerine dönmüş, içerisinde ise neredeyse Çerkes namına bir şey bırakılmamıştı.

Ama zaman yaraları saran en iyi ilaçmış derler. Anavatandakiler de diasporadakiler de yeniden küllerinden doğdular. Haberleşme, yardımlaşma, akrabalarını bulma ve yeniden anavatana dönmenin yollarını aradılar.  Osmanlı askeriyesinde ve siyasetinde önemli yerler işgal edip, örgütlenme yollarını buldular. Anavatandakiler de yaralarını sarıp toparlandılar. Anavatan ve diaspora birlikte ilk defa siyasi bir tavır göstererek, 11 Mayıs 1918 tarihinde federal bağımsız Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’ni kurdular.

Ama birinci dünya savaşı Rusya'yı da, Osmanlı'yı da yerle bir ederken ortaya yeni yapılar çıkıyordu. Osmanlı’dan ortaya çıkan Türkiye cumhuriyeti ırkçı bir diktatörlüktü. Orada her şey tek tip olacaktı. Tek dil, tek millet, tek din, tek mezhep. Bu faşist anlayış Çerkeslerin yarattığı her şeyi yok ederken Çerkeslerle birlikte tüm halkları yok edebileceğini düşünüyordu. Halklar büyük acılar çekerek, büyük bedeller ödeyerek bugünlere geldiler. Çerkesler de diğer halklar da tüm faşist baskılara inat yok edilemediler.

Anavatanda oluşan sosyalist nizam ise, hem "ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı" ilkesi çerçevesinde, hem de çoğu Rusça bilmeyen Kafkasya halklarını sisteme entegre etme anlamında bir takım kültürel ve yerel özerklikler tanıdılar.

Verilen bu haklardan ve sağlanan maddi pozitif ayrımcılıktan dolayı anavatanımızda kendi diliyle yazan söyleyen bir çok sanatçı ve yazar yetişti. Bir külliyat oluştu. Bunu çok değerli buluyorum. Ama bizden zorla alınmış vatanımızın yanında verilmiş hakların büyüklüğünün bir toz zerresi kadar olduğunu düşünüyorum. Eğer vatanımız bizden zorla çalınmamış olsaydı, bugün anavatanımız da en az 20 milyonluk nüfusumuzla bugüne kadar üretilmiş kültür sanat ve bilim ürünlerinin en az 100.000 katını üretirdik.

Sosyalist sistemi yıkan Rusya yönetimi aslında rücu etti. Federal bir devlet olan Rusya üniterleşmeye doğru dümenini çevirdi. Rus olmayan halkların eğitim ve sanat kurumlarının ödenekleri azaltılıp üretim yapamaz hale getirildi. Artık maalesef anavatanımızda da yeni yazarlar ve sanatçılar yetişmiyor. Çünkü asimilasyon anavatanımızda da çok üst boyutlarda. 

En son faşist Rus yönetimi peşpeşe yaptığı iki ayrı hamleyle anavatanımızdan Çerkes ismini Çerkes varlığını, Çerkes dilini silip yok etmek istiyor. Ama bunu asla başaramayacaklar. Çünkü sessiz gibi duran toplumumuzda her an patlamaya hazır bir gaz sıkışmasının olduğunu anlamaktan aciz, hantal bir Rus devlet yapısı var karşımızda.

 Rusya, Rusça dışındaki dilleri seçmeli ders haline getirerek, hatta anadil olarak Rusçayı da seçmeli ders olarak seçebileceklerini belirterek, dilimizi yok ederek Çerkesleri bitirebileceğini sanıyor. Buna ilaveten, Krasnodar valisi, Veniyamin Kondratiev ile Adige cumhuriyetinin başı Murat Kumpilov biraraya gelerek, Adige Cumhuriyeti’nin Krasnodar'a bir ilçe gibi bağlanmasına Putin'in emriyle onay vermişler, adına da aglomerasyon demişler. Yolların, köprülerin yapılabilmesi, kalkınmanın olması için bunun böyle olması gerekiyormuşmuş. Bu birleşmeyle birlikte Adige Cumhuriyeti’nin adı da tarihe karışmış olacak. Oysa Adige Cumhuriyeti’ni birleştirmek istedikleri Krasnodar da zaten bizimdi. Karadeniz’den Hazar'a kadar olan tüm topraklar da zaten bizimdi.

Biz kendimizden eminiz. Çerkesler değil, Ruslar yok olacak Kafkasya coğrafyasından. Karadeniz’den Hazar'a kadar tüm Kafkasya "özgür, demokratik, federal bir devlet" çatısı altında birleşecektir.

Şimdilik anavatanı da diaspora gibi yaptık diye sevinenler, boşuna ellerini ovuşturmasınlar.



1820 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi