• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam73
Toplam Ziyaret725137
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.37847.4080
Euro8.95348.9893
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
‘Çünkü Bizim Muhatabımız Karadeniz Değil, Rusya’dır’
03/02/2013

1951 ve 1952’de İstanbul’da kurulan Kafkas derneklerindenin ardından, 1961 yılında Türkiye’deki üçüncü dernek olarak kuruldu Ankara Çerkes Derneği.

Üçüncü dernek olarak kuruldu ama birçok ilke imza atanda o oldu hep. Tıpkı 21 Ocak 2013’te yayınladığı bildiride kurduğu cümlede olduğu gibi: "Çünkü bizim muhatabımız Karadeniz değil, Rusya’dır."

Böylece sürekli korkutulan, narkozlanan, bin bir yalanla önü kesilen Çerkes Halkı’nın önünü açma konusunda öncü bir işlev üstlenmiş oldu Ankara Çerkes Derneği.

Rahmetli İzzet Aydemir, Ankara’da da bir dernek kurulması gerektiğini düşünüyordu. 1960’ın başında, zamanın thamate geçinen büyüklerine dernek kurma konusunda müracaatlarda bulundu. Ama thamate geçinen büyükler dernek kurma girişimini savsaklayıp, sumen altı ettiler.
Bunun üzerine İzzet Aydemir hazırladığı tüzüğü ve kurucu listesini, içişleri bakanlığına vererek Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği’nin kurucu başkanı oldu. İzzet Aydemir bir küçük memur ve Çerkeslik faaliyetleri nedeniyle devlet tarafından mimlenmiş biriydi. Bu meseleler devletin güvenmeyeceği kimselere bırakılamazdı. Sonra elde ettikleri bürokratik
ve ekonomik çıkarlarına bir zarar geliverirdi maazallah. Hemen Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği usta bir manevrayla İzzet Aydemir’in elinden alınıverdi malum zevat tarafından.

İzzet Aydemir 1964 yılında "Kafkasya Kültürel Dergi"yi çıkarmaya başladı. Aradan üç dört sene geçmiş olmasına rağmen malum zevat, İzzet Aydemir’in yayımladığı "Kafkasya Kültürel Dergi" ve kitapları kendi kurduğu derneğe sokmayacaktı.

Ama İzzet Aydemir'in başlattığı yayın geleneği Ankara’da hep devam edecekti. "Kafkasya Kültürel Dergi" kapanırken, peşinden "Yamçı", onun ardından "Nartların Sesi" geldi. 12 Eylülden sonra "Kafdağı" ve "Marje" ile devam eden yayın organı geleneğini "Nart" dergisi ile devam ettiriyor Ankara’nın fedakar ve yürekli kadroları.

Soykırımın 125. yılı anma etkinliğini düzenleyen Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Çerkeslerin göç olarak tanımladıkları büyük felaketi, zorunlu sürgün olarak tanımlayarak Çerkeslerin yanlış oluşturulmuş paradigmasını yerle bir etti. Tartışma peşinden devam ederek soykırıma ulaşacaktı.

Yine Çerkeslerin birlikte hareket edebilme çalışmaları hep Ankara merkezli olarak yürüdü diasporada. Kaf-Der oluşumunun dik ve onurlu duruşuna karşı Konsey oluşumu ortaya sürüldü. “Önemli(!) ve büyük(!) adamlar Konsey’de, Kaf-Der ise önemsiz…” görüntüsü verilerek Çerkes Hareketi itibarsızlaştırılmak isteniyordu.

1989 yılında İnsan Hakları Haftası’nda yaptığım konuşma metninin Kafdağı Dergisi’nde yayınlanması dolayısıyla Ankara DGM’de yargılanmamız nedeniyle Ankara Kuzey Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sayın Aslan Arı’nın gerçek Çerkes duruşunu unutmam asla mümkün değildir.

Çerkes Halkı içerisinde uç veren, bürokratik ve ekonomik çıkarlar elde etmiş olanlar birbirinin kopyası gibidirler. Türkiye’de Türkçü, Rusya’da Rusçu, Arap yarımadasında Arapçı’dırlar. Ama Çerkes Halkının uyanışını önleme konusunda uluslararası bir dayanışma içerisindedirler.

1993 yılından itibaren Çerkesler Kefken’e gitmeye başlamışlardı. Orada bir sürgün anıtı oluşturmayı düşünüyorlardı. Ama malum zevat buna karşı çıkıyordu. Fakat Kefken’de bir gelenek oluşmaya başlayınca hemen buna el atıp içini boşaltma yoluna gidiyorlardı.

Demokratik Çerkes Platformu’nun Kızkulesi’nin karşısından denize karanfil atıp, gazetelere ilan vermesine de karşı çıkıyordu bu işbirlikçi malum zevat.

Soykırım sözünü telaffuz etmeme, fail Rusya’nın karşısına çıkmama ve çıkanların önünü kesme konusunda çok ince taktikler uyguluyor işbirlikçi zihniyet. Ama buna gücü yetmiyor ve yetmeyecek.

Taksim’den yükselen soykırım muhalefetinin içini boşaltmak için İstanbul Beşiktaş’a geldi malum zihniyet ama çabasının beyhude olduğunu görmüş olacak ki, bu yıl 21 Mayıs’ta Samsun’da toplayacak bağlılarını.
Ama bu bardağı taşıran son damla oldu. Kiracısı olduğu ve alt katında bulunan derneği bile ikna edemeyen Kaf-Fed yönetimi gereksizliğini ve Çerkes halkının temsilcisi olamadığını deklare etmiştir. Kaf-Fed Samsun’a bir Allahın kulunu bile götürmeyi başaramayacaktır.

Çerkes Halkı, enerjisini toprağa vererek zayi edenlerin peşinden değil, soykırımı uygulayan Rusya’nın karşısına dikilip yiğitçe haykıranların peşinden gidecektir!

21 Ocak 2013 tarihinde yayınladığı bildiride, "Çünkü bizim muhatabımız Karadeniz değil, Rusyadır." diyerek onurlu bir duruş sergileyen Ankara Çerkes Derneği’ni selamlıyoruz!



3118 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi