• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam188
Toplam Ziyaret680030
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83746.8648
Euro7.68057.7113
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
‘Çünkü Bizim Muhatabımız Karadeniz Değil, Rusya’dır’
03/02/2013

1951 ve 1952’de İstanbul’da kurulan Kafkas derneklerindenin ardından, 1961 yılında Türkiye’deki üçüncü dernek olarak kuruldu Ankara Çerkes Derneği.

Üçüncü dernek olarak kuruldu ama birçok ilke imza atanda o oldu hep. Tıpkı 21 Ocak 2013’te yayınladığı bildiride kurduğu cümlede olduğu gibi: "Çünkü bizim muhatabımız Karadeniz değil, Rusya’dır."

Böylece sürekli korkutulan, narkozlanan, bin bir yalanla önü kesilen Çerkes Halkı’nın önünü açma konusunda öncü bir işlev üstlenmiş oldu Ankara Çerkes Derneği.

Rahmetli İzzet Aydemir, Ankara’da da bir dernek kurulması gerektiğini düşünüyordu. 1960’ın başında, zamanın thamate geçinen büyüklerine dernek kurma konusunda müracaatlarda bulundu. Ama thamate geçinen büyükler dernek kurma girişimini savsaklayıp, sumen altı ettiler.
Bunun üzerine İzzet Aydemir hazırladığı tüzüğü ve kurucu listesini, içişleri bakanlığına vererek Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği’nin kurucu başkanı oldu. İzzet Aydemir bir küçük memur ve Çerkeslik faaliyetleri nedeniyle devlet tarafından mimlenmiş biriydi. Bu meseleler devletin güvenmeyeceği kimselere bırakılamazdı. Sonra elde ettikleri bürokratik
ve ekonomik çıkarlarına bir zarar geliverirdi maazallah. Hemen Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği usta bir manevrayla İzzet Aydemir’in elinden alınıverdi malum zevat tarafından.

İzzet Aydemir 1964 yılında "Kafkasya Kültürel Dergi"yi çıkarmaya başladı. Aradan üç dört sene geçmiş olmasına rağmen malum zevat, İzzet Aydemir’in yayımladığı "Kafkasya Kültürel Dergi" ve kitapları kendi kurduğu derneğe sokmayacaktı.

Ama İzzet Aydemir'in başlattığı yayın geleneği Ankara’da hep devam edecekti. "Kafkasya Kültürel Dergi" kapanırken, peşinden "Yamçı", onun ardından "Nartların Sesi" geldi. 12 Eylülden sonra "Kafdağı" ve "Marje" ile devam eden yayın organı geleneğini "Nart" dergisi ile devam ettiriyor Ankara’nın fedakar ve yürekli kadroları.

Soykırımın 125. yılı anma etkinliğini düzenleyen Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Çerkeslerin göç olarak tanımladıkları büyük felaketi, zorunlu sürgün olarak tanımlayarak Çerkeslerin yanlış oluşturulmuş paradigmasını yerle bir etti. Tartışma peşinden devam ederek soykırıma ulaşacaktı.

Yine Çerkeslerin birlikte hareket edebilme çalışmaları hep Ankara merkezli olarak yürüdü diasporada. Kaf-Der oluşumunun dik ve onurlu duruşuna karşı Konsey oluşumu ortaya sürüldü. “Önemli(!) ve büyük(!) adamlar Konsey’de, Kaf-Der ise önemsiz…” görüntüsü verilerek Çerkes Hareketi itibarsızlaştırılmak isteniyordu.

1989 yılında İnsan Hakları Haftası’nda yaptığım konuşma metninin Kafdağı Dergisi’nde yayınlanması dolayısıyla Ankara DGM’de yargılanmamız nedeniyle Ankara Kuzey Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sayın Aslan Arı’nın gerçek Çerkes duruşunu unutmam asla mümkün değildir.

Çerkes Halkı içerisinde uç veren, bürokratik ve ekonomik çıkarlar elde etmiş olanlar birbirinin kopyası gibidirler. Türkiye’de Türkçü, Rusya’da Rusçu, Arap yarımadasında Arapçı’dırlar. Ama Çerkes Halkının uyanışını önleme konusunda uluslararası bir dayanışma içerisindedirler.

1993 yılından itibaren Çerkesler Kefken’e gitmeye başlamışlardı. Orada bir sürgün anıtı oluşturmayı düşünüyorlardı. Ama malum zevat buna karşı çıkıyordu. Fakat Kefken’de bir gelenek oluşmaya başlayınca hemen buna el atıp içini boşaltma yoluna gidiyorlardı.

Demokratik Çerkes Platformu’nun Kızkulesi’nin karşısından denize karanfil atıp, gazetelere ilan vermesine de karşı çıkıyordu bu işbirlikçi malum zevat.

Soykırım sözünü telaffuz etmeme, fail Rusya’nın karşısına çıkmama ve çıkanların önünü kesme konusunda çok ince taktikler uyguluyor işbirlikçi zihniyet. Ama buna gücü yetmiyor ve yetmeyecek.

Taksim’den yükselen soykırım muhalefetinin içini boşaltmak için İstanbul Beşiktaş’a geldi malum zihniyet ama çabasının beyhude olduğunu görmüş olacak ki, bu yıl 21 Mayıs’ta Samsun’da toplayacak bağlılarını.
Ama bu bardağı taşıran son damla oldu. Kiracısı olduğu ve alt katında bulunan derneği bile ikna edemeyen Kaf-Fed yönetimi gereksizliğini ve Çerkes halkının temsilcisi olamadığını deklare etmiştir. Kaf-Fed Samsun’a bir Allahın kulunu bile götürmeyi başaramayacaktır.

Çerkes Halkı, enerjisini toprağa vererek zayi edenlerin peşinden değil, soykırımı uygulayan Rusya’nın karşısına dikilip yiğitçe haykıranların peşinden gidecektir!

21 Ocak 2013 tarihinde yayınladığı bildiride, "Çünkü bizim muhatabımız Karadeniz değil, Rusyadır." diyerek onurlu bir duruş sergileyen Ankara Çerkes Derneği’ni selamlıyoruz!



3038 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi