• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam66
Toplam Ziyaret560104
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Kişinin Ayinesi İştir, Lafa Bakılmaz
26/10/2017

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi, farklı olanların yok edilmesinin tarihidir. Resmi tarihin övünerek anlattığı, yapılan yollar, köprüler, fabrikalar, okullar, üniversiteler, televizyonlar, gazeteler, radyolar aslında farklı olanları yok edip asimile etmenin birer aracıdır.

İttihat Terakki Partisi’nin B takımı tarafında kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti'nin model olarak aldığı Fransız Burjuva devrimi, feodaliteyi tasfiye edip, kapitalizmi inşa etti; pazarın bütünleştirilip, sınırların korunması için ulus yaratma (Nationalism) fikrini ideoloji olarak benimsedi. Osmanlı Devleti’nin de yıkılmasının en büyük nedeni, Osmanlı halklarının milliyetçilik fikrini benimseyerek, bağımsızlıklarını ilan ederek ayrılmalarıdır.

İttihat Terakki’nin "Anadolu’daki gayr-ı müslimleri yok etme, Türk olmayan müslüman unsurları Türkleştirerek Anadoluyu yurt edinme" politikası Cumhuriyet döneminde de kesintisiz olarak devam etmiştir. Onun için Çerkesler, Kürtler, Lazlar, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Süryaniler, Pomaklar, Çingeneler, Aleviler vd. tüm farklı kesimler için bir eritme kazanı olmuştur Cumhuriyet dönemi. Bu sancılı süreç sonucu, kendini inkar eden, kişiliksiz ve psikolojik yönden sorunlu bir toplum yaratılmıştır.

Türkiye'nin bu asimilasyoncu tarihinde, ilk defa AB süreci ile birlikte, 2000'li yıllarda bir yumuşama gözlenmiştir. Devlet ilk defa Türk olmayan etnik toplulukların varlığını da kabullenmek zorunda kalmıştır. Tüm Türkiye Halkları ile birlikte, Çerkesler de bu süreçten etkilendiler. Kimlik bilinci oluşmaya ve sorunlarının çözümünün siyasallaşarak ve taleplerin demokratik yollardan dile getirilerek elde edileceğine inanmaya başladılar.

Demokratik Çerkes Platformu, Kafkasya Forumu, Çerkesya Yurtseverleri, DİÇEG (Demokrasi için Çerkes Girişimi), ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) gibi oluşumlar bu dönemde ortaya çıkabildiler. Bu süreçte ortaya çıkan oluşumlardan ÇHİ dışında kalanlar, kurumsallaşmayı beceremedikleri için, mücadeleyi sürdüremediler ve teker teker tasfiye oldular.

Çerkes meselesini "görünür kılmak", Türkiye ve dünya kamuoyuna mal etmeyi amaçlayan  ÇHİ, Çerkes mitigleri ve Çerkes Çalıştayı’nı gerçekleştirerek yola çıktı. Ancak o zaman mevcut olan Çerkes kurumları, Çerkeslerin taleplerini dile getirmesine ve Çerkes meselesinin siyasallaşmasına karşı çıkarak, yeni kurumların oluşmasını zorunlu hale getirdiler.

ÇER-KAD (Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti), DÇDK (Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi), ÇERKES-FED (Çerkes Dernekleri Federasyonu) ve ÇDP (Çoğulcu Demokrasi Partisi) bağımsız Çerkes siyasetini oluşturmayı merkeze alarak kuruldular.

Adiğe Dil Derneği de bu süreçte ortaya çıkmış bağımsız Çerkes kurumlarından biridir. Adiğe Dil Derneği tarafsız kalmak için gösterdiği tüm çabalara rağmen, Rusya'nın manuple ettiği kişi ve kurumların hedefi olmuştur. Adiğe Dil Derneği ve Ali İhsan Tarı'nın yaptıklarını burada tekrar anlatacak değilim. Zira onun yaptıklarını dost da, düşman da biliyor. Adiğe Dil Derneği , federasyonumuz Çerkes-FED'in üyesi olmasa da, biz onu kardeş derneğimiz olarak görüyor ve her türlü dayanışma içerisinde olacağımızı belirtiyoruz.

***

Adiğe Dil Derneği, geçtiğimiz yıl bu günlerde çok amaçlı bir kültür merkezi inşaatının temelini attığında, Ali İhsan Tarı acaba bu projenin altından kalkabilecek mi diye endişelendik. Ali İhsan Tarı'nın dünya üzerindeki tüm Çerkeslere, hem sanal dünya üzerinden, hem de fiilen ulaşmışlığı vardı. Dolayısıyla Çerkes Halkının tüm sağduyu sahibi insanlarının maddi ve manevi desteğini hem yurt içinden hem yurt dışından aldı. 65 kişilik konaklama kapasitesiyle, dünyadaki tüm Çerkes çocuklarının yaz tatillerinde buluşup anadillerini öğrenmelerini hedefliyor bu proje. Ayrıca televizyon stüdyoları ve çok amaçlı toplantı salonlarıyla, bugüne kadar Çerkeslerin gerçekleştirdikleri en büyük ve en kapsamlı projedir ADDER Kültür Merkezi.

Bu projenin ekonomik anlamda tıkanıldığı döneminde, Çerkes-Fed Başkanı Dr. Nusret Baş'ın devreye girerek Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz'ı bu projeye inandırması ve ikna etmesi her şeyi çok kolaylaştırdı. Yusuf Ziya Yılmaz'ın ricası ile Konya Büyükşehir Belediyesi’nin imkanları da devreye sokularak, Çerkes halkının gurur duyabileceği bir eser ortaya çıkarıldı.

Biz de bu projenin gelişimini İstanbul’dan yakından takip ediyor ve bu projede Ali İhsan Tarı'ya en büyük desteği veren arkadaşımız Saim Sezgin'den ayrıntılı olarak bilgi alıyorduk. 21-22 Ekim tarihlerindeki bu projenin açılış törenine İstanbul'dan kitlesel bir katılım sağlamayı planladık. Maltepe Çerkes Derneği olarak, CHP'li Maltepe Belediyesine başvurarak bu törenin ulaşımı için 45 kişilik bir otobüs temin ettik. Otobüs, hızlı tren ve özel araçlarla yüzden fazla sağduyulu Çerkes bu törene İstanbul'dan katıldı.

Gaziosmanpaşa Adğe Xase'nin Tijin Kam ekibi, Yılmaz Dönmez'in muhteşem Çerkesce şiirleri, ÇER-KAD Korosunun otantik şarkıları, Kenexejiğe Voredxer albümünden okuduğum şarkılar ve Mehmet Yıldız'ın mızıka şovu mükemmeldi. Sunucumuz İshak Akbay ise, sadece Çerkeslerin değil, tartışmasız Türkiye'nin en iyi sunucu ve şovmenidir. Bu ekiplerin tamamı İstanbul'dan giderek, dünyanın her yanından gelmiş olan Çerkeslere, Çerkes dünyasının kalbinin artık İstanbulda attığını göstermişlerdir.

Bu törenden en fazla etkilenen iki kişi; Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek olmuştur. Çerkeslerin Samsun2da gerçekleştirmeyi planladıkları kültür merkezi artık çok daha çabuk bitecektir. Ve bahar aylarında büyük bir Çerkes Festivali Samsun’da gerçekleşecektir.

Konya Büyüşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, sunucumuz İshak Akbay'ın, hem Çerkes kültürünü, hem de Konya ve Mevlana’yı anlatan sunumuna hayran kaldı. Tahir Akyürek, başvurmaları halinde Ilgın İhsaniye Köyü’nün ismini Natırbiy Hable olarak değiştireceklerinin sözünü de verdi. Konya'da bulunan tüm Çerkes köylerine pozitif ayrımcılık yapılması talimatını konuşma kürsüsünden verdi. Konya Büyükşehir Belediyesiyle yapılacak protokolle kültür merkezine personel desteği verileceğini belirtti.

Bu yapılanları yandaşlık ve yalakalık olarak görenler ise, dünyaya formatlandıkları pencereden bakan zavallılardır.

Şimdi acaba biz onlara göre neyiz?

CHP'li bir belediyenin tahsis ettiği bir otobüsle, AKP'li bir belediyenin desteklediği bir kültür merkezinin açılışına gidiyoruz. Bizler ne yandaş ne de yalakayız. Bizler verdiğimiz vergilerdeki payımızı isteyen ve alan Çerkesleriz. Devletten ve yerel yönetimlerden Çerkes halkının payını isteyen, Çerkes Halkının bağımsız siyasetçileriyiz. Merkeze, formatlandıkları siyasi düşüncelerini koyanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Çerkes halkının yükselen siyasi mücadelesi o formatları kırıp parçalayarak tarihin çöp sepetine gönderecektir.

Konyada yapılan bu kültür merkezinin açılış törenine,Türkiye'nin ve dünyanın her yanından sağduyulu Çerkesler katıldılar. Amerikadan, Avrupadan, Anavatandan, İsrail'den gelen kurum temsilcileri, yapılanları ve yapılacak olanları hayranlıkla izlediler.

Ancak en büyük(!) olma iddiasındaki Ankara'daki kurumumuz davetli olmasına rağmen iki saatlik Ankara-Konya yolunu aşıp gelemedi. Demek ki Çerkes dilinden çok daha mühim(!) işleri varmış. Oysa öğrenebilecekleri ve örnek alabilecekleri ne kadar çok şey oldu Konya'da. Ama onlar ağababaları Rusya'nın hoşuna gitmeyecek şeylerin yanına yaklaşamazlar. Onun için gelip bir şeyler öğrenip, ufuklarının genişlemesi için zahmet etmediler bile. Gelmek şöyle dursun, tetikçilerine karalama yazıları kaleme aldırarak daha da küçüldüler.

Artık insanların boş lafa ve oyalamaya karnı doydu. Mesele sen ben kavgası yapmaktan çok daha fazla aciliyet arz ediyor. Ortaya somut eserler koyanlar ve halkı için mücadele edenler Çerkes davasının gerçek sahibidirler.

"Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz,

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde"

Çerkes Halkına kazandırdığın bu eserden dolayı, hem şahsım, hemde Çerkes halkı adına sana ve Adığe Dil Derneği'ne şükranlarımı sunuyorum Sevgili Naje Ali İhsan Tarı. 



Paylaş | | Yorum Yaz
1525 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi