• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam137
Toplam Ziyaret615851
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.82625.8496
Euro6.49246.5184
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Üç Maymunu Oynamak doğru mu?
05/03/2016

Bir Çeçen atasözü "Avcı ya da av ol, ama sakın avı getiren köpek olma" der.Yani taraf olmayı değil, doğru tarafta olmayı önerir. Bir yerde çelişki ve çatışma varsa ilgisiz kalmayı değil, doğru tarafı ayırıp, haklıdan yana tavır koymanın gerekliliğine işaret eder.

İçinde yaşadığımız coğrafya fokur fokur kaynıyor ve bizi de doğrudan etkiliyor. Hiçbir yerde huzur, güven ve mutluluk yok. En uzun sınırımızın olduğu Suriye fiilen üçe bölünmüş durumda ve savaşın hiç de bitmeye niyeti yok gibi görünüyor.

Irak da fiilen üçe bölünmüş durumda. Barzani bağımsız Kürt devletinin hazırlıklarını yapıyor.

İran yirmi yıldır kendisine uygulanan ambargoyu kaldırtarak, Suriye'de başat bir oyuncu olarak sahneye çıkmış durumda.

Rusya Ukrayna'yı parça parça yutarak hazmetmeye çalışırken, güneyden de komşumuz olmaya hazırlanıyor.

Mısır, Yemen, Filistin, tüm Ortadoğu ve Afrika kaynamaya devam ediyor…

Savaşlar, ölüm, açlık, yıkım, salgın hastalıklar ve göçleri de beraberinde getirir. Mülteci akımları Avrupa ile birlikte tüm gelişmiş batı dünyasının da çok fena halde rahatını ve huzurunu bozmuş durumda. Batı Dünyası Türkiye'ye Rüşvet önererek, tüm Türkiye'yi mülteci akımlarının önünün kesildiği bir tampon bölgeye çevirmek istiyor.

Bölgemizde ve ülkemizde tüm bunlar yaşanırken, Çerkes Halkının yazabilen, çizebilen takımı, STK yöneticileri, siyaset yaptığını zannedenleri sus pus oturmak dışında hiç bir şey yapmıyor.

Adeta üç maymunu oynuyorlar.

Görmedim, duymadım, bilmiyorum dışında bir şey yapmıyorlar.

Görmeyen, duymayan, bilmeyen bir toplumun varabileceği bir yer var mıdır?

Düşünce üretemeyen, proje üretemeyen, örgütlü bir biçimde bir araya gelemeyen bir halk varlığını geleceğe taşıyabilir mi?

Düşünce üreten, emek harcayan insanlarına duyarsız davranan bir toplumun varabileceği bir yer var mıdır?

Elbette bu davranış kalıplarıyla ne varlığımızı geleceğe taşıyabiliriz, ne de bir yere varabiliriz.

Ama önce insan olarak, sonra da bir Çerkes olarak, çevremizde olan biten her şeyden etkileniriz. Çevremizde olan biten her şeyden biz de sorumluyuz; ilgilensek de, ilgilenmesek de...

Suriye Savaşı bizi ilgilendirmez diyebilir miyiz?

Diyemeyiz; çünkü orada bir insanlık dramı yaşanıyor.

Ayrıca Suriye’de iki yüz bin de Çerkes yaşıyor. Oluşturduğumuz komitelerle soydaşlarımız için kıt kanaat bir şeyler yapmaya çalışmıştık. Ama merhem bile olamadık.

Irak’taki gelişmeler de bizi ilgilendirir. Çünkü Irak'ta da altmış bin soydaşımız yaşıyor. Ama onlarla olan iletişimimiz adeta yok denecek düzeyde.

Ürdün’de yaşanacak gelişmeler de bizi ilgilendirir. Ürdün’de çıkabilecek bir iç savaştan en fazla etkilenecek olan Çerkeslerdir.

Rusya'daki gelişmeler de bizi çok yakından ilgilendiriyor. Anavatanımız Rusların işgali altında. Rusya’daki gelişmeleri çok yakından takip etmek ve oluşabilecek durumlara karşı örgütlü bir biçimde tetikte olmak zorundayız. Ama Ruslar Kırım'ı ilhak ettiğinde, Kırım'lılarla dayanışma gösterdiğimizde “Türkçü mü oldunuz?” diye dil uzatmıştı bazı çevreler.

***

Türkiye'nin çevresinde bunlar olurken, Türkiye çok mu rahat durumda?

Türkiye'nin rahat olduğu bir dönemi hatırlamıyorum. Ama en sıkıntılı dönemlerinden birini daha yaşıyor Türkiye.

Türkiye’de görülen manzara içler acısı. Aylarca sokaklarına çıkılamayan şehirler, her gün gelen şehit cenazeleri, boşu boşuna  ölen Türk ve Kürt çocukları… Türkiye asla bu manzaraları hak etmiyor.

2009 yılında başlatılmış olan çözüm süreci, toplumda bir umut yaratmıştı. İnsanlar konuşmayı başarabildiklerinde gencecik çocukların ölmediğini hep birlikte yaşayarak görmüştük. Bu sürecin getirdiği rahatlıkla, kurumlarımızın isimlerini, Kafkas'tan Çerkes'e çevirebilmiştik. 2014 yılının Nevroz'unda ziyaret ettiğim Diyarbakır nasıl da umutlu, nasıl da kıpır kıpır ve coşkuluydu.

Ama şimdi ülkenin güneydoğusunda şehirlerden dumanlar yükseliyor, patlamalarda insan cesetleri havalara saçılıyor. Şehirlerden yansıyan manzaralar, Halep'i ve Beyrut'u aratmıyor.

Dileğim bu ateş tüm ülkeyi sarmadan, barışın tesis edilip, tüm halkların kardeşçe yaşadığı, her dilde barış şarkılarının söylendiği demokratik bir Türkiye'yi yaratmamızdır.

Çerkeslerin de üç maymunu oynamadan çözüme katkı sunma görevleri olduğu hiç akıldan çıkarılmamalıdır.



1548 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi