• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam39
Toplam Ziyaret780880
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
DEVLET, GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ İÇİN ÖZÜR DİLEMELİDİR
09/04/2021

“Men-i Şekavet (eşkiyalığı önleme) Kanunu’na dayandırılarak yapılan Gönen-Manyas Sürgünü bölgede sadece Çerkesler’e uygulanmış olup, bir etnik temizlik (genocide) uygulamasının kısmi başlangıcıdır.

Halbuki o dönemde eşkiyalığa karışmamış Türk, Laz, Çerkes, Pomak, Arnavut, Kürt,… hiç bir etnik topluluk yoktur.

Birleşmiş Milletler soykırım suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına ilişkin çerçeve sözleşme şöyle demektedir :

Madde 1-) Sözleşmeci devletler ister barış zamanında, isterse savaş zamanında işlensin önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder.

Madde 2-) Bu sözleşme bakımından ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir gurubu kısmen ya da tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fillerden herhangi biri soykırım suçunu oluşturur.

A-) Guruba mensup olanların öldürülmesi

B-) Gurubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi

Ç-) Gurubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek

D-) Gurup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak

 

E-) Guruba mensup çocukları zorla başka bir guruba nakletmek.
BM “Soykırım suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına dair sözleşme”nin ikinci maddesinin C bendinde, “gurubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek” maddesi, “biz soykırım yapmadık, tehcir yaptık, sürgün yaptık, zorunlu göç yaptık” gibi sözleri, soykırım suçunu gizleme çabalarını çürütmektedir. ”Savaş zamanıydı, ne yapılabilirdi’ gibi sözlerle soykırım suçunu örtmeye çalışanlar da, BM Soykırım Önleme Sözleşmesi’nin 1. Maddesindeki ‘sözleşmeci devletler ister barış zamanında, isterse savaş zamanında işlensin, önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder” diyerek soykırım suçunun hiçbir şart altında işlenemeyeceği ve cezalandırılması gerektiğini belirtir.

 

Daha devletin şekli ilan edilmeden, ırkçı ittihatçıların Çerkeslere yönelik kısmi soykırım denemesi ve peşinden gelen kültürel soykırım ve asimilasyoncu politikalar Cumhuriyet tarihi boyunca devam etti. İttihatçılığın değişen yeni versiyonu olan Kemalizm, Çerkeslerden sonra 1925 yılında başlayan Şeyh Sait isyanından günümüze kadar kesintisiz olarak inkar, imha ve asimilasyon politikalarını sürdürdü.” (Üçüncü Sürgün, Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü, Murat Özden, s: 114,115,116)

Özeleştri yapmak, günah çıkarmak veya tövbe etmek, bütün dinlerde ve tüm düşünce biçimlerinde insanı yücelten ve rahatlatıp geliştiren son derece gelişkin araçlardır. Aynı şey toplumlar içinde geçerlidir. Toplumlar yaptıkları hatalar ya da kötülüklerle yüzleşerek kendilerini düzeltebilir ve tedavi edebilirler. Türkiye Cumhuriyetinin resmî tarihi her şeyi inkar etse de gerçeğimiz acılarla doludur. Bir daha bu acıların yaşanmaması için devletin ve toplumun acılarıyla yüzleşip birbirinden özür dilemesi toplumun ruh sağlığını düzeltip gelişmeyi sağlar.

Gönen-Manyas Çerkeslerine sürgün tebligatının yapıldığı 2 Mayıs 1923 tarihinin yıldönümüne yaklaşırken, Devletin kuruluşunda kanı, teri  ve emeği olan Çerkeslere bir özür borcunun olduğuna inanıyoruz.

Böyle bir özür, devleti yüceltirken Türkiye’nin toplumsal barışına son derece olumlu katkılar sağlayacaktır.



655 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi