• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam122
Toplam Ziyaret627812
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.78355.8067
Euro6.43886.4646
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkesler Gündemlerini de,Geleceklerini de Kendileri Belirleyecek
30/01/2012
Aslında herşey 14 Eylül 1829 da başlamıştı.
Osmanlı Devleti bu tarihte Rusya ile Edirne Antlaşmasını imzalıyordu.
Bu antlaşmadan beş ay sonra Bağımsız Yunanistan devleti kuruluyordu.
Bu antlaşmanın Osmanlı için önemsiz, Çerkesler için hayati önem taşıyan bir maddesi vardı ve şöyle diyordu o madde; "Osmanlı Devleti, Çerkesya üzerindeki tüm haklarını Rusya’ya  devredecektir."
Sonun başladığı  nokta burasıydı. Osmanlının Çerkesya üzerinde hiçbir zaman hakkı
olmamıştı. Osmanlı hiçbir zaman Çerkesya’yı işgal etmemişti. Çerkesler de hiçbir zaman Osmanlıya vergi vermemişti.
Ama Rusya Edirne Antlaşmasına böyle bir madde koydurtmuştu. Osmanlı içinse Çerkesya zerindeki haklarından vazgeçmek, daldaki kuşu bağışlamak kadar kolaydı. Çünkü Çerkesya hiçbir zaman Osmanlının olmamıştı.
 Ama Rusya bu antlaşma ile Çerkesya’yı  işgalin yasal dayanağını elde etmişti. Kendisine göre de tapusunu ele geçirmişti Çerkesya’nın.
 Sıra Çerkesya’nın kendisini de ele geçirmeye gelmişti. Çerkes tarihinin en kanlı ve acımasız dönemi başlamıştı.
Çerkesler’in gündemi de kaderi de hep başkalarının iradesine tabi oldu bu tarihten sonra.
Ruslar önce Karadeniz kıyılarına kaleler inşa ettiler. Çerkeslerin denizle ve dünya ile ilişkisini kestiler. Adım adım tüm Çerkesya’yı işgal ettiler. Yüzyıllardır devam eden Çerkes-Rus savaşları ve münasebetleri son 35 yıl içerisinde Çerkesler’in acı yenilgisiyle sonuçlandı.
Çerkeslerin yaşadığı bir Çerkesya’ya hiçbir zaman hakim olamayacağını biliyordu Rusya. Onun için Çerkesya Çerkesler’den arındırılmalıydı. Bu durumda Rusya’ya Çerkesya’yı işgal etmesi yetmeyecekti. Tarihin en büyük soykırımlarından birine imza atacaktı. Çerkesya’da yaşayan Çerkeslerin yüzde doksanından fazlası zorla ülkelerinden sürülerek köklerinden koparılacaktı.
 Sürüldükleri Osmanlı Devleti de yok olmaya hizmet eden bir iskan politikası izledi. Yugoslavya’dan, Balkanlar’dan, Anadolu’dan Ürdün’e, Suriye’ye ve Irak’a kadar geniş bir coğrafyaya dağıtıldılar. Bu kadar geniş bir coğrafyaya dağıtılan bir halkın yok olacağını hesapladılar. Ama hesaplarda her zaman tutmuyordu.
Anavatanlarından sürüldükten 44 yıl sonra, Çerkesler  İstanbulda  Çerkes Teavün Cemiyetini kurdular.
Osmanlı’nın sivil ve askeri bürokrasisinde etkin olan büyüklerimiz halkımıza sahip çıktı. Çerkes halkının ileri gidebilmesinin ilk şartının eğitim olduğunu tespit ederek eğitime ağırlık verdiler. Hem Osmanlı coğrafyasında, hem de anavatanda okullar açılmasına öncülük ettiler.  Anavatanın kurtarılması içinde Şimali Kafkas Cemiyeti’ni kurdular.
Fakat ikinci vatan belledikleri Osmanlı Devleti hızla çökmekteydi. Birinci Dünya savaşı ile birlikte Osmanlı da tarih olmuştu.
Çerkesler Osmanlı’nın enkazından yaratılan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna da var güçleriyle destek oldular.
Tek ulus yaratma projesi olan Türkiye Cumhuriyeti Çerkesler için de, diğer etnik topluluklar için de bir eritme kazanı oldu.
Ama bu proje artık iflas etmiş durumda.
Uyguladığı bu politikalar yüzünden  Türkiye çok büyük yaptırımlarla karşılaşabilir.
Bu yüzden toplumun çok büyük bir kesimi ittihatçı ve Kemalist politikalardan  uzaklaşmaktadır. Daha fazla demokrasi ve daha güzel bir dünya talep etmektedir kitleler. Çerkesler de bu sürecin dışında kalmamaktadırlar. Kendileri ve ülkeleri için güzel ve doğru olanı istemektedirler.
Devletin manüplasyonu  dışında kalan sivil toplum kuruluşları her fırsatta meydanlara çıkmakta ve taleplerini dile getirmektedirler.
Aradan geçen yüzelli yıl Çerkesler’i yok edememiştir.
Dipten gelen dalga tüm barikatları yıkıp geçecektir.
Eğitim odaklı olarak yeniden kurulan "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" tüm toplumumuzda umut çiçeklerinin açmasına vesile olmuştur.
 Eğitim hakkı için, Çerkesce televizyon ve radyo hakkı için, Murat Bardakçı’yı protesto için, İbrahim Yağan için, Suriye’deki soydaşlarımız için meydanlara çıkıp tepki verenler toplumumuzun sağlık işaretidirler.
Bu gelen ses Çerkeslerin ayak sesleridir !
Çerkesler,  gündemlerini de geleceklerini de kendileri belirleyecekler artık !
Dostlara da, düşmanlara da duyurulur !


2817 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS… - 25/11/2019
Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor.
ÇERKES DAVASI, RUSYA ve RUSYA VESAYETİ ALTINA GİRENLERİN AYAK OYUNLARINA FEDA EDİLEMEZ! - 13/11/2019
Abhazya'nın ve Abhazya adına konuşanların Rusya'nın vesayeti altında olduklarını düşünemeyenlerle bizim de yürüyecek yolumuz olamaz zaten.
"KAFFED DEĞİŞİM HAREKETİ" ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 04/11/2019
Kaffed bunun gibi onlarca Çerkeslerin aşağılandığı ve hak ihlaline uğradığı bir çok olayda ses çıkarmamış ve meseleleri ört bas etmeyi tercih etmiştir .
YANLIŞ TEŞHİSLE, DOĞRU TEDAVİ YAPILAMAZ - 28/10/2019
Yüz yıldan bu yana ortaya koyulan tekçi politikalarla toplum hasta edildi. Doğru olan, çoğulcu politikalarla toplumu barışa ve refaha kavuşturup tedavi etmektir.
SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi