• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret591689
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.78635.8095
Euro6.58896.6153
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkesler Gündemlerini de,Geleceklerini de Kendileri Belirleyecek
30/01/2012
Aslında herşey 14 Eylül 1829 da başlamıştı.
Osmanlı Devleti bu tarihte Rusya ile Edirne Antlaşmasını imzalıyordu.
Bu antlaşmadan beş ay sonra Bağımsız Yunanistan devleti kuruluyordu.
Bu antlaşmanın Osmanlı için önemsiz, Çerkesler için hayati önem taşıyan bir maddesi vardı ve şöyle diyordu o madde; "Osmanlı Devleti, Çerkesya üzerindeki tüm haklarını Rusya’ya  devredecektir."
Sonun başladığı  nokta burasıydı. Osmanlının Çerkesya üzerinde hiçbir zaman hakkı
olmamıştı. Osmanlı hiçbir zaman Çerkesya’yı işgal etmemişti. Çerkesler de hiçbir zaman Osmanlıya vergi vermemişti.
Ama Rusya Edirne Antlaşmasına böyle bir madde koydurtmuştu. Osmanlı içinse Çerkesya zerindeki haklarından vazgeçmek, daldaki kuşu bağışlamak kadar kolaydı. Çünkü Çerkesya hiçbir zaman Osmanlının olmamıştı.
 Ama Rusya bu antlaşma ile Çerkesya’yı  işgalin yasal dayanağını elde etmişti. Kendisine göre de tapusunu ele geçirmişti Çerkesya’nın.
 Sıra Çerkesya’nın kendisini de ele geçirmeye gelmişti. Çerkes tarihinin en kanlı ve acımasız dönemi başlamıştı.
Çerkesler’in gündemi de kaderi de hep başkalarının iradesine tabi oldu bu tarihten sonra.
Ruslar önce Karadeniz kıyılarına kaleler inşa ettiler. Çerkeslerin denizle ve dünya ile ilişkisini kestiler. Adım adım tüm Çerkesya’yı işgal ettiler. Yüzyıllardır devam eden Çerkes-Rus savaşları ve münasebetleri son 35 yıl içerisinde Çerkesler’in acı yenilgisiyle sonuçlandı.
Çerkeslerin yaşadığı bir Çerkesya’ya hiçbir zaman hakim olamayacağını biliyordu Rusya. Onun için Çerkesya Çerkesler’den arındırılmalıydı. Bu durumda Rusya’ya Çerkesya’yı işgal etmesi yetmeyecekti. Tarihin en büyük soykırımlarından birine imza atacaktı. Çerkesya’da yaşayan Çerkeslerin yüzde doksanından fazlası zorla ülkelerinden sürülerek köklerinden koparılacaktı.
 Sürüldükleri Osmanlı Devleti de yok olmaya hizmet eden bir iskan politikası izledi. Yugoslavya’dan, Balkanlar’dan, Anadolu’dan Ürdün’e, Suriye’ye ve Irak’a kadar geniş bir coğrafyaya dağıtıldılar. Bu kadar geniş bir coğrafyaya dağıtılan bir halkın yok olacağını hesapladılar. Ama hesaplarda her zaman tutmuyordu.
Anavatanlarından sürüldükten 44 yıl sonra, Çerkesler  İstanbulda  Çerkes Teavün Cemiyetini kurdular.
Osmanlı’nın sivil ve askeri bürokrasisinde etkin olan büyüklerimiz halkımıza sahip çıktı. Çerkes halkının ileri gidebilmesinin ilk şartının eğitim olduğunu tespit ederek eğitime ağırlık verdiler. Hem Osmanlı coğrafyasında, hem de anavatanda okullar açılmasına öncülük ettiler.  Anavatanın kurtarılması içinde Şimali Kafkas Cemiyeti’ni kurdular.
Fakat ikinci vatan belledikleri Osmanlı Devleti hızla çökmekteydi. Birinci Dünya savaşı ile birlikte Osmanlı da tarih olmuştu.
Çerkesler Osmanlı’nın enkazından yaratılan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna da var güçleriyle destek oldular.
Tek ulus yaratma projesi olan Türkiye Cumhuriyeti Çerkesler için de, diğer etnik topluluklar için de bir eritme kazanı oldu.
Ama bu proje artık iflas etmiş durumda.
Uyguladığı bu politikalar yüzünden  Türkiye çok büyük yaptırımlarla karşılaşabilir.
Bu yüzden toplumun çok büyük bir kesimi ittihatçı ve Kemalist politikalardan  uzaklaşmaktadır. Daha fazla demokrasi ve daha güzel bir dünya talep etmektedir kitleler. Çerkesler de bu sürecin dışında kalmamaktadırlar. Kendileri ve ülkeleri için güzel ve doğru olanı istemektedirler.
Devletin manüplasyonu  dışında kalan sivil toplum kuruluşları her fırsatta meydanlara çıkmakta ve taleplerini dile getirmektedirler.
Aradan geçen yüzelli yıl Çerkesler’i yok edememiştir.
Dipten gelen dalga tüm barikatları yıkıp geçecektir.
Eğitim odaklı olarak yeniden kurulan "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" tüm toplumumuzda umut çiçeklerinin açmasına vesile olmuştur.
 Eğitim hakkı için, Çerkesce televizyon ve radyo hakkı için, Murat Bardakçı’yı protesto için, İbrahim Yağan için, Suriye’deki soydaşlarımız için meydanlara çıkıp tepki verenler toplumumuzun sağlık işaretidirler.
Bu gelen ses Çerkeslerin ayak sesleridir !
Çerkesler,  gündemlerini de geleceklerini de kendileri belirleyecekler artık !
Dostlara da, düşmanlara da duyurulur !


2778 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
SOYKIRIMCIDAN KORKANLAR, İNKARA YÖNELİRLER! - 27/05/2019
Soykırımcıdan korkarsanız, bir müddet sonra onun söylediklerini söylemeye başlar ve soykırım inkârcısı olursunuz.
Xabze ve Xase İle Bir Yere Varılır mı? - 17/04/2019
Çerkes halkının varlığını geleceğe taşıyacak olan xase, çelik bir irade ve yaptırım gücü olan siyasi partidir! Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek siyasi partiyi ise sizler biliyorsunuz…
Seçimlerden Türkiye'ye ve Çerkeslere Kalan… - 07/04/2019
Yani, Çerkes halkının siyasallaşması mücadelesinde önemli bir basamak teşkil eden 31 Mart yerel seçimlerinde iftihar listesine geçenler de, sınıfta kalanlar da var. Hepsi artık tarihin hafızasına emanet ve günü gelince tarih değerlendirecektir.
İktidar Partisinin Çerkes Açılımı Üzerine - 04/03/2019
Şimdi de 31 Mart yerel seçimlerinde Çerkeslerin eline çok önemli bir fırsat geçmiştir.
Çerkes Halkının Siyasi Aklı ÇDP'dir - 11/02/2019
Çerkes halkının hayırlı ve fedakâr evlatları, varlıklarını geleceğe taşımak için Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin fiziksel, maddi ve ideolojik anlamda içini mutlaka dolduracaklardır.
Çerkes Diaspora Tarihinin Fenomeni ÇDP'dir - 15/01/2019
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ÇDP ve Çerkes halkı bir kez daha çok önemli bir sınava hazırlanıyor. 31 Martta bir kez daha “bu ülkede Çerkeslerde yaşıyor! Onları görmek ve tanımak zorundasınız" diyecekler.
2018, Çerkes Diaspora Örgütlenmesinin 110. Yılıdır - 31/12/2018
1908 yılında yaratılan demokratik ortamda ortaya çıkan Çerkes örgütlenmesi 110 yıllık çok değerli bir tecrübedir. Bu değerli tecrübe günümüz kuşaklarınca bilinmemektedir.
Çerkeslerin Dinle ve Müslümanlıkla İmtihanı - 16/12/2018
Rusya'nın asimilasyona hizmet eden bu tür dini oluşumları el altından desteklediğini biliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi