• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret628166
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
21 Eylemcileri, Cumartesi Annelerini Selamlıyor
29/10/2014

İstiklal Caddesi’nin hayatımda ne kadar önemli bir yer tuttuğunu düşündüm bu yazıya başlarken. Geçmişten bugüne, bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti İstiklal Caddesiyle yaşadıklarım.

1974-1975 eğitim döneminde Üniversite sınavlarına girmek için ilk defa İstanbul'a geldim. Sınavlar sonucu İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi İşletme Yüksek Okulunu kazandım. Okulumuz İstiklal Caddesi’ndeki tarihi Mısır Apartmanı’ndaydı. Mısır Apartmanı’nın 5-6-7. katları okulumuzdu. Tünelden Taksime doğru giderken, Saint Antuan Kilisesi’nin bitişiğinde, Galatasaray Meydanına 40-50 metre mesafedeydi okulumuz.

1975 yılında Galatasaray meydanında ilk defa korsan mitinge katılmıştım. Devlet Güvenlik Mahkemelerini protesto eylemiydi yaptığımız. İlk defa devletle karşı karşıya gelip, korkmamayı Galatasaray Meydanı’nda öğrendim. Paralı eğitime karşı çadır kurup, açlık grevi yapan arkadaşlarımı da ilk defa Galatasaray Meydanı’nda ziyaret ettim.

Sonra 1976 yılında Taksimde ilk defa 1 Mayıs’a katıldım. 1976 1 Mayısı tam bir şenlik havası içerisinde geçmişti.

Ömrümde ilk defa bu kadar çok insanı bir arada görmüştüm. 1977 1 Mayısı’nda devletin provokasyon yapıp 38 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına sebep olduğunda da Taksim’deydim. Devlet, insanların bir araya gelip, birbirlerinden enerji almasından çok korkmuştu.

1978 1 Mayısı’nda iktidarda olan Ecevit sokağa çıkma yasağı ilan etmişti. 1978 1 Mayısını Ağa Camii Sokağındaki öğrenci evinde karşılamıştık. 1978 yılında 24 saat İstiklal Caddesi’nde yaşayan biri olmuştum. İşyerim şimdi kapanan Tünele yakın Fransızlara ait Hachette Kitabevi idi. Okulum Mısır Apartmanı’nda, evim Ağa Camii sokağındaydı.

Hemen dünyayı değiştirerek, Türkiye Halkları ile birlikte Çerkes halkını da kurtaracağımıza can-ı gönülden inanıyorduk.

Ama biz yerinde duramayan, birbirini boğazlayan gençler olarak, 12 Eylül askeri darbesinin yolunun taşlarını döşüyorduk.

12 Eylül geldiğinde de İstiklal Caddesi’ndeydim. Ancak Türkiye’nin üzerine çöreklenmiş olan 12 Eylül bugün de bütün kurumları ile devam ediyor. Anayasası, toplum üzerinde yarattığı kişiliksizlik, ahlaksızlık ve korku iklimi ile 12 Eylül kesintisiz olarak varlığını sürdürüyor.

12 Eylül’ün yarattığı devlet terörü, işkenceler, insan hakları ihlalleri ve faili bulunamamış on yedi bin cinayetle hayaleti hala toplumun üzerinde geziyor ve insanları korkutmaya devam ediyor.

"Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz" türküsünün söylediği gibi, zalimlerin yaptıkları zulümlerin hesabını verdikleri bir düzen kurulacaktır elbet. Bugüne kadar bu hesabın sorulmamış olması, sorulmayacağı anlamına gelmiyor.

İnsanlar adaleti ararlar.

Israrla ararlar.

Bu ısrar, zalimleri önce vicdanlarda mahkum eder.

Cumartesi anneleri, ısrarlı adalet arayışının çelikleşmiş sembolüdür.

Fark etmiyor "Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Gürcü, Pomak, Arnavut" olmaları.

Onlar çocuklarını arıyor.

Üzerlerine toz konmasına razı olmadıkları çocuklarını.

Onlar dirisini bulamayacaklarını bildikleri çocuklarının, ölüsünü bulup, mezara sarılmak istiyorlar.

Ama birçoğu çocuklarının ne ölüsüne, ne de dirisine sarılamadan göçüp gitti bu dünyadan.

Tıpkı Bigalı bir Çerkes olan Hayrettin Eren'in annesi Elmas Ana gibi.

Tıpkı Karslı bir Kürt olan Cemil Kırbayır'ın annesi Berfo Ana gibi.

Onlar her cumartesi günü Galatasaray Meydanına gittiklerinde, işkenceciler, işkence ederek öldürdükleri o gencecik çocuklardan çok daha fazla korkuyorlar.

Onuruyla ölenler bir defa ölürler.

Ama işkenceciler beş yüz defa öldüler,

Ve her hafta korkudan ve utançtan ölmeye devam edecekler.

Vicdanların adaletinin tecellisini sağlayan Cumartesi Annelerinin kararlılığı, gerçek adaletin tecellisini de sağlayacaktır.

***

Çerkesler de ilk defa kendilerini İstiklal Caddesinde ifade etmeye başladılar.

İstiklal Caddesinin enerjisi ve hoşgörüsü Çerkeslere de cesaret verdi.

İlk defa "soykırım"ı yüksek sesle burada dile getirdiler.

Kendi kimlikleriyle ilk defa burada sokağa çıktılar.

Rus Konsolosluğunun burada olması bir etken ama İstiklal dinamizmidir asıl tetikleyici olan.

2007,  2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 21 Mayıs anma ve protestoları ses getirdi.

Israrla birileri 21 Mayısları İstiklal’den kaçırmaya çalışıyor ama nafile.

Artık Çerkesler için her gün 21 Mayıs.

Artık en azından her ay 21 Mayıs.

***

Hiç aramızda bugüne kadar konuşmadık.

Acaba 21 eylemlerini başlatırken biz bilinç altı olarak Cumartesi Annelerinden etkilenmiş miydik?

Yılda bir kez sokağa çıkarak böylesine büyük bir soykırımı anlatabilmenin mümkün olmadığını düşündük.

Onun için tıpkı Cumartesi Anneleri gibi, adaletin arandığı Galatasaray Meydanı’nda her ayın 21'inde toplanarak adalet arıyoruz.

Türkiye’nin ve dünyanın bütün vicdanlı yüreklerine dokunuyoruz ve dokunmaya devam edeceğiz.

Çerkes Halkının onurlu evlatları 26 kez bir araya gelerek adalet aradılar.

Belki yüzüncü kez, belki bininci kez bir araya gelip adalet arayışını sürdürecekler.

Aynı meydanı paylaştığımız, Cumartesi annelerinin onurlu mücadelesini selamlarken, tüm vicdanlı insanları Çerkeslerin 21 eylemlerindeki "Çerkes Soykırımı" ile ilgili adalet arayışına omuz vermeye çağırıyoruz.



1678 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS… - 25/11/2019
Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor.
ÇERKES DAVASI, RUSYA ve RUSYA VESAYETİ ALTINA GİRENLERİN AYAK OYUNLARINA FEDA EDİLEMEZ! - 13/11/2019
Abhazya'nın ve Abhazya adına konuşanların Rusya'nın vesayeti altında olduklarını düşünemeyenlerle bizim de yürüyecek yolumuz olamaz zaten.
"KAFFED DEĞİŞİM HAREKETİ" ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 04/11/2019
Kaffed bunun gibi onlarca Çerkeslerin aşağılandığı ve hak ihlaline uğradığı bir çok olayda ses çıkarmamış ve meseleleri ört bas etmeyi tercih etmiştir .
YANLIŞ TEŞHİSLE, DOĞRU TEDAVİ YAPILAMAZ - 28/10/2019
Yüz yıldan bu yana ortaya koyulan tekçi politikalarla toplum hasta edildi. Doğru olan, çoğulcu politikalarla toplumu barışa ve refaha kavuşturup tedavi etmektir.
SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi