• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam136
Toplam Ziyaret568765
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.31035.3316
Euro6.02216.0462
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Gönüllü Köleler, Özgür Olmak İsteyenlerden Nefret Eder!
19/06/2016

Sevgili okuyucularım,

Bildiğiniz gibi yazılarımda kendimden bahsetmeyi pek sevmem. Mümükünse yazılarımın öznesi olmak istemem. Fazla öne çıkmayı da sevmem. Ama öne çıkacak birisi yoksa geride de kalmam. Olur olmaz yerlerde resim çektirmek, özelimi başkalarıyla paylaşmak gibi şeyleri yapmamaya özen gösteririm. Bunu davamızın önüne geçmeme adına yaparım. Dolayısıyla bu tavrım ilkesel bir nitelik de taşımaktadır.

Ancak gençliğimizde geleceğini hayal bile etmediğimiz yaşlara geldiğimizi farkediyorum şaşırarak. İstesek de istemesek de altmış bir yaşına ulaşmış bulunuyoruz maalesef. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ömrünün üçte ikisini, Çerkeslerin diaspora yaşamının beşte ikisini fiilen yaşamış bulunuyoruz. Göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş olan bu zaman diliminde hep merak eden, hep soru soran ve hep bir şeylere müdahale etmeye çalışan bir yaşamım olduğunu düşünüyorum geriye dönüp baktığımda. Bu tavrım başıma sık sık işler açmış olsa da yaptıklarımdan asla pişmanlık duymadım. Bütün pişmanlığım yaptıklarım için değil, yapamadıklarım içindir.

1970 yılında köyümüze rahmetli İzzet Aydemir'in yayınladığı "Kafkasya Kültürel Dergi" gelmeye başlamıştı. O dergiyi okuduğum günden beri Çerkes Meselesinin içindeyim. Ömrümün her döneminde Çerkes meselesinin bir yerinde olmaya çalıştım. Anlamaya çalışarak ve müdahil olarak Çerkes meselesinin içinde oluşumuz neredeyse yarım asra yaklaşmaya başladı.

Bu süreçte birçok olaya şahit oldum. Ancak bende ve Çerkes Halkında  en büyük kırılmayı yaratan olay, Türkiye'de Demokratik açılım süreci ile başlayan dönemle birlikte yaşamış olduğumuz iç mücadeledir. 2009 yılında Türkiye iç baskılar ve Avrupa Birliğinin dayatmaları sonucu Demokratik Açılım Sürecini başlatmak zorunda kaldı. Bu süreçte devlet 24 saat Kürtçe yayın yapan televizyon açtı. Kürt, Alevi, Roman Çalıştayları yapıldı. Yapılan bu çalışmalar Çerkes Halkı tarafından da ilgiyle izleniyordu. Sıranın ne zaman Çerkeslere geleceği ve Çerkes Televizyonunun ne zaman açılacağı merakla bekleniyordu. Ancak zaman geçtikçe ne devlette, ne de Çerkes STK'larında bir hareket görülmüyordu. Bunun üzerine devlet nezdinde yaptığımız yoklamalarda "Haklar talep edenlere verilir, Çerkeslerin bir talebi yok" cevabını aldık.

3 Şubat 2011 tarihinde ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi)ni oluşturup, Çerkes meselesini "görünür kılmak" ve Çerkeslerin taleplerini dile getirmek amacıyla mitingler serisini başlattığımızda, yaşadıklarımızı gerçekten izah etmekte zorlandığım zamanlar oldu. "Çerkesce anadil eğitimi, Çerkes Televizyonunun açılması, Ethem Beyin hain sıfatının kaldırılması, Çerkes Köy isimlerinin iadesi" gibi taleplere ve mitinglere en büyük karşı çıkış Çerkes Kurumlarından gelmişti.

O zamanki Çerkes kurumları bu mitinglerin yapılmasını engellemek, bunu başaramayınca katılımı engellemek için ellerinden geleni ardlarına koymamışlardı. Bazıları talepler doğru olsa da düzenleyiciler yanlış diyerek karalama ve itibarsızlaştırma kampanyaları başlatmışlardı.

Önce bu yapılanlara çok üzülmüştüm. Ama üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğleyerek, biz de karşı saldırıya geçmiş, analarından emdikleri sütü burunlarından getirmiş ve onları ideolojik anlamda da mahkum etmiştik. Bu suçlamaları yapanların ve işbirlikçilerin toplum nezdinde asla eski itibarlarının olmayacağı "yeni bir Çerkes Dünyası" yarattığımızı düşünüyorum.

Ancak yine de Çerkes Kurumlarının, Çerkeslerin taleplerine karşı çıkışını anlamakta zorlanırken imdadıma Alman Devrimci Ulrike Meinhof yetişti. Yazımızın başlığı "Gönüllü köleler, özgür olmak isteyenlerden nefret ederler" sözü ona ait.

Kendisinden vazgeçip, gönüllü köleliği kabul etmiş olan Çerkes Halkı ve kurumları efendilerinin hoşuna gitmeyecek şeyleri yapanlardan nefret ediyordu. Bunun için varlığını görünür kılan, özgürlük talebini dile getirenlerden de nefret ediyorlardı. Ama özgürlükten yana tavır koyanların sayısının her geçen gün artarak devam etmesi umut ışığımızı büyütüyor.

Bu gönüllü köleler kendi özgürlük taleplerinden çoktan vazgeçtiler. Gönüllü köleler efendilerine yaranmak için, Türklerden fazla Kürt düşmanlığı yapar ve nefreti taşırlar. Ürdün’de Araplardan fazla Filistinli düşmanlığı yaparlar. Rusya’da Ruslardan fazla Tatar düşmanlığı yaparlar. İşte böylesine zavallı bir durumdadır bu zavallı gönüllü köleler.

Bu köleci anlayışın yok edilmesinin ilacı, özgürlük talebinin yükseltilmesi ve bağımsız Çerkes Siyasetinin büyütülmesidir.

Not:Yazımızda geçen kölelik kavramının Çerkeslerin geleneksel pşi-vuneut kavramları ile bir ilgisi yoktur.



Paylaş | | Yorum Yaz
2290 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkes Halkının Siyasi Aklı ÇDP'dir - 11/02/2019
Çerkes halkının hayırlı ve fedakâr evlatları, varlıklarını geleceğe taşımak için Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin fiziksel, maddi ve ideolojik anlamda içini mutlaka dolduracaklardır.
Çerkes Diaspora Tarihinin Fenomeni ÇDP'dir - 15/01/2019
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ÇDP ve Çerkes halkı bir kez daha çok önemli bir sınava hazırlanıyor. 31 Martta bir kez daha “bu ülkede Çerkeslerde yaşıyor! Onları görmek ve tanımak zorundasınız" diyecekler.
2018, Çerkes Diaspora Örgütlenmesinin 110. Yılıdır - 31/12/2018
1908 yılında yaratılan demokratik ortamda ortaya çıkan Çerkes örgütlenmesi 110 yıllık çok değerli bir tecrübedir. Bu değerli tecrübe günümüz kuşaklarınca bilinmemektedir.
Çerkeslerin Dinle ve Müslümanlıkla İmtihanı - 16/12/2018
Rusya'nın asimilasyona hizmet eden bu tür dini oluşumları el altından desteklediğini biliyoruz.
Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi