• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret711102
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.79217.8233
Euro9.29239.3296
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Gönüllü Köleler, Özgür Olmak İsteyenlerden Nefret Eder!
19/06/2016

Sevgili okuyucularım,

Bildiğiniz gibi yazılarımda kendimden bahsetmeyi pek sevmem. Mümükünse yazılarımın öznesi olmak istemem. Fazla öne çıkmayı da sevmem. Ama öne çıkacak birisi yoksa geride de kalmam. Olur olmaz yerlerde resim çektirmek, özelimi başkalarıyla paylaşmak gibi şeyleri yapmamaya özen gösteririm. Bunu davamızın önüne geçmeme adına yaparım. Dolayısıyla bu tavrım ilkesel bir nitelik de taşımaktadır.

Ancak gençliğimizde geleceğini hayal bile etmediğimiz yaşlara geldiğimizi farkediyorum şaşırarak. İstesek de istemesek de altmış bir yaşına ulaşmış bulunuyoruz maalesef. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ömrünün üçte ikisini, Çerkeslerin diaspora yaşamının beşte ikisini fiilen yaşamış bulunuyoruz. Göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş olan bu zaman diliminde hep merak eden, hep soru soran ve hep bir şeylere müdahale etmeye çalışan bir yaşamım olduğunu düşünüyorum geriye dönüp baktığımda. Bu tavrım başıma sık sık işler açmış olsa da yaptıklarımdan asla pişmanlık duymadım. Bütün pişmanlığım yaptıklarım için değil, yapamadıklarım içindir.

1970 yılında köyümüze rahmetli İzzet Aydemir'in yayınladığı "Kafkasya Kültürel Dergi" gelmeye başlamıştı. O dergiyi okuduğum günden beri Çerkes Meselesinin içindeyim. Ömrümün her döneminde Çerkes meselesinin bir yerinde olmaya çalıştım. Anlamaya çalışarak ve müdahil olarak Çerkes meselesinin içinde oluşumuz neredeyse yarım asra yaklaşmaya başladı.

Bu süreçte birçok olaya şahit oldum. Ancak bende ve Çerkes Halkında  en büyük kırılmayı yaratan olay, Türkiye'de Demokratik açılım süreci ile başlayan dönemle birlikte yaşamış olduğumuz iç mücadeledir. 2009 yılında Türkiye iç baskılar ve Avrupa Birliğinin dayatmaları sonucu Demokratik Açılım Sürecini başlatmak zorunda kaldı. Bu süreçte devlet 24 saat Kürtçe yayın yapan televizyon açtı. Kürt, Alevi, Roman Çalıştayları yapıldı. Yapılan bu çalışmalar Çerkes Halkı tarafından da ilgiyle izleniyordu. Sıranın ne zaman Çerkeslere geleceği ve Çerkes Televizyonunun ne zaman açılacağı merakla bekleniyordu. Ancak zaman geçtikçe ne devlette, ne de Çerkes STK'larında bir hareket görülmüyordu. Bunun üzerine devlet nezdinde yaptığımız yoklamalarda "Haklar talep edenlere verilir, Çerkeslerin bir talebi yok" cevabını aldık.

3 Şubat 2011 tarihinde ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi)ni oluşturup, Çerkes meselesini "görünür kılmak" ve Çerkeslerin taleplerini dile getirmek amacıyla mitingler serisini başlattığımızda, yaşadıklarımızı gerçekten izah etmekte zorlandığım zamanlar oldu. "Çerkesce anadil eğitimi, Çerkes Televizyonunun açılması, Ethem Beyin hain sıfatının kaldırılması, Çerkes Köy isimlerinin iadesi" gibi taleplere ve mitinglere en büyük karşı çıkış Çerkes Kurumlarından gelmişti.

O zamanki Çerkes kurumları bu mitinglerin yapılmasını engellemek, bunu başaramayınca katılımı engellemek için ellerinden geleni ardlarına koymamışlardı. Bazıları talepler doğru olsa da düzenleyiciler yanlış diyerek karalama ve itibarsızlaştırma kampanyaları başlatmışlardı.

Önce bu yapılanlara çok üzülmüştüm. Ama üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğleyerek, biz de karşı saldırıya geçmiş, analarından emdikleri sütü burunlarından getirmiş ve onları ideolojik anlamda da mahkum etmiştik. Bu suçlamaları yapanların ve işbirlikçilerin toplum nezdinde asla eski itibarlarının olmayacağı "yeni bir Çerkes Dünyası" yarattığımızı düşünüyorum.

Ancak yine de Çerkes Kurumlarının, Çerkeslerin taleplerine karşı çıkışını anlamakta zorlanırken imdadıma Alman Devrimci Ulrike Meinhof yetişti. Yazımızın başlığı "Gönüllü köleler, özgür olmak isteyenlerden nefret ederler" sözü ona ait.

Kendisinden vazgeçip, gönüllü köleliği kabul etmiş olan Çerkes Halkı ve kurumları efendilerinin hoşuna gitmeyecek şeyleri yapanlardan nefret ediyordu. Bunun için varlığını görünür kılan, özgürlük talebini dile getirenlerden de nefret ediyorlardı. Ama özgürlükten yana tavır koyanların sayısının her geçen gün artarak devam etmesi umut ışığımızı büyütüyor.

Bu gönüllü köleler kendi özgürlük taleplerinden çoktan vazgeçtiler. Gönüllü köleler efendilerine yaranmak için, Türklerden fazla Kürt düşmanlığı yapar ve nefreti taşırlar. Ürdün’de Araplardan fazla Filistinli düşmanlığı yaparlar. Rusya’da Ruslardan fazla Tatar düşmanlığı yaparlar. İşte böylesine zavallı bir durumdadır bu zavallı gönüllü köleler.

Bu köleci anlayışın yok edilmesinin ilacı, özgürlük talebinin yükseltilmesi ve bağımsız Çerkes Siyasetinin büyütülmesidir.

Not:Yazımızda geçen kölelik kavramının Çerkeslerin geleneksel pşi-vuneut kavramları ile bir ilgisi yoktur.



2923 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi