• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam142
Toplam Ziyaret559578
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Hasret Ne Yana Düşer Usta, Vatan Ne Yana?
07/08/2013

"Hasret yaşanmışlıkların çağrısıdır" derler.

Benim anavatanımız Çerkesya ile yaşanmışlığım 58 yıllık ömrümde sadece 15 gündür. Ama anavatanımıza hasretim hep artarak devam ediyor.

"Ayrılık olursa aşk olur" derler. Benimkisi de aşk olmaya devam ediyor….

***

İki yıl önce tam da Ağustos ayıydı; sevgilisiyle buluşma heyecanı taşıyan bir gencin heyecanıyla anavatanımızla buluşmuştum. Onun bağrında rüya gibi bir on beş gün geçirmiştim.  Hiç düşünmeden elli altı yıllık ömrümden geriye kalanını da onun güzel bağrında geçirebilirdim. Hiç düşünmeden kalabilirdim onun sıcak kollarında.

Ama verilecek bir savaş vardı.

Verilecek bir mücadele vardı.

Bağrından kovulan, sürülen, yok edilenlerin geri getirilmesi, bilincini kaybedenlere bilinç taşınması, o toprakların halkının ayağa dikilmesi, yeniden sahip olmanın mücadelesinin verilmesi gerekiyordu.

***

ÇHİ’yi oluşturmamızın  üzerinden henüz altı ay geçmişti. Ankara ve İstanbul’da iki miting gerçekleştirmiş, devlete ve kamuoyuna “Çerkesler de var ve gasp edilen haklarını geri istiyorlar” mesajını vermiştik. 

Mitingler, gerek anavatanda, gerekse diyasporalarda bir heyecan dalgası yaratmıştı.

Sorumluluklarımız vardı.

Mücadele bayrağını yükseltmemiz gerekiyordu.

Sevgilisinin koynundan çıkıp cepheye giden gençlerin burukluğu içerisinde, gözlerimiz yaşlı, "en kısa zamanda sana tekrar döneceğiz" sözüyle ayrılmıştık sevgili vatanımızdan 10 Eylül 2011 tarihinde.

Arkadaşlarım on binlerce kare fotoğraf çekmişlerdi bu buluşmada. Bense tek kare fotoğraf çekmedim. Ama vatanımın her santimetrekaresini hafızama kaydettim. Ağacını, çiçeğini, kuşunu, böceğini, insanını, toprağını, ırmağını, yolunu, yordamını, vatanıma dair her şeyi hafızama kaydettim.

En çok da “ulusal varlığımız adına ne var ve ne olabilir?”in peşinde olduk. Anavatanımızla ilgili anılarımı on üç bölüm halinde "Kafkasevi” web sitesinde yayınladık.

***

Anavatandan döner dönmez kendimizi müthiş bir mücadele temposunun içinde bulduk. ÇHİ’nin görüşlerini ve haberlerini paylaşabileceğimiz bir web sitesi yoktu. ÇHİ yönetimi günlerce kafa yorarak bir web sitesi oluşturdu. 20.08.2011 tarihinde ilk yazım yayınlanmış "Özgür Çerkes" sitesinde. Yazarlarıyla tek tek görüşerek yazmaya davet ettik. Bugün artık "Özgür Çerkes" diyasporada en fazla izlenen, gündem yaratan, toplumu sarsan ve en fazla fikir üretilen web sitesi olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kürtlere, Alevilere, Romanlara yapıp, Çerkeslerden esirgediği çalıştayı ÇHİ hayata geçirdi. Müthiş uyumlu bir ekibin olağanüstü bir çabayla hayata geçirdiği "Çerkes Çalıştayı" en az Çerkes mitingleri kadar ses getirdi 2012’nin Şubat ayında.

2012’nin Nisan ayının sonunda Kayseri mitingi ile ÇHİ Çerkeslerin taleplerini haykırdı bir kez daha bütün dünyaya. Kayseri mitingine katılımı engellemek ve karalamak için "Rusya Muhibleri"nin gösterdiği çabalar tarih kitaplarında şimdiden yerini aldı.

Gürcistan’ın "Çerkes Soykırımı"nı tanımış olmasını destekledik. 21 Mayıs 2012’de Anaklia’da "Çerkes Soykırım Anıtı"nın açılışına katıldık.

Sadece 21 Mayıslarda meydanlara çıkıp, 364 gün yatarak Çerkes Soykırımının dünyaya kabul ettirilmesi mümkün olamazdı. Onun için "her ayın 21’inde, saat 21de, Rusya Konsolosluğu önünde" sloganıyla seri protesto eylemleri başlattık. Bu ay Ağustosun 21’inde bu eylemlerin 12’ncisi gerçekleştirilecek. Bu eylemlerin durdurulması için aracılar haber taşıyorlar Rusya Konsolosluğundan. Konsolos Bey, "Burada atılan sloganlar, Kremlin’de top mermisi etkisi yaratıyor" diyormuş. Anlaşılan Kremlinin duvarları daha çook top ateşine maruz kalacak. 21 eylemleri, yükselen Çerkes Hareketinden Rusya ve İşbirlikçilerinin ne kadar çok korktuklarını öğretiyor bize.

2012nin Kasım ayında oluşumuna büyük emek harcadığımız DÇDK (Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi) Suriyeli soydaşlarımızla dayanışma ve yardımlaşma konusunda bir destan yazmıştır. Beyrut-Antep arasında oluşturulan hava hattı ile Nizip’te soydaşlarımıza güvenli bir liman oluşturuldu. Bu çalışmaya karşı yürütülen çabalar ve karalamalar da şimdiden tarih kitaplarında yerini aldı.

Yine 2012’nin Kasım ayında Rusya Devlet Başkanı Putin'e karşı Dolmabahçe’de Başbakanlık Çalışma Ofisi önünde gerçekleştirdiğimiz protesto eylemiyle, Çerkes meselesinin gündeme girmesini sağladık.

2013'ün Mayıs ayında Türkiye’nin en doğusunda, Bitlis’in Ahlat ilçesinde, Van Gölünün Kenarında Çerkes Mitinglerinin dördüncüsünü gerçekleştirdik. Kürt Coğrafyasında yaşayan Çerkeslerin yüreğinde umut ışığı oluşturup, Çerkes Kültürüne tutunma iradelerine destek olduk.

Defalarca Ankara’ya gidilerek siyasi parti temsilcileri ve devlet yetkilileriyle görüşülerek Çerkeslerin meseleleriyle ilgili dosyalar sunuldu.

Yazı yazma konusunda bir disiplin oluşturup, her hafta bir siyasi makale yazabilmenin telaşında olduk. Birçok toplantıya temsilci olarak katılıyoruz…

***

… derken günlerin ve gecelerin nasıl geçtiğini fark edemedik bile.

Oysa bizim anavatanımıza verilmiş sözümüz vardı. "En kısa zamanda tekrar geleceğiz sana" demiştik. Gidip Leğenake'nin yeşil derinliğini kana kana içecektik. Dombay’da eriyen karların oluşturduğu derelerin çağıltısını dinleyecektik bitmeyen senfoni gibi. Çegem şelalesinin muhteşem görüntüsü karşısında yine mest olacaktık. Oşhamefeye tırmanıp Tha'ya yaklaşıp yücelecektik.

Arkadaşlarım, “Reyhaniyeli Huaj Davut'un Ramazan Bayramında düğünü var, biz orada olacağız” deyince hiç düşünmeden bana da bilet ayırtın dedim. Çünkü Sevgili Davut her yönüyle yanında durulması gereken yürekli bir Çerkes delikanlısı idi.

Ama bu arada vatanımızı kurtarmak için mücadele ettiğimiz Rusya’nın boş durmayıp, etrafımızda bazı oyunlar ve tuzaklar peşinde olduğunu tespit ettik.

Geçen yıl Kuban Kural'a yapılan tehdidi Türkiye devleti ve İstihbaratı ciddiye aldığı için, Kuban Kural yakın koruma ile dolaşıyor artık.

Yine Fuat Uğur'a vasıtalı olarak tehdit mesajı yollanmıştı geçtiğimiz aylarda.

Medet Ünlü'ye yapılan suikast ise bardağı taşıran son damla olmuştu.

Kenan Kaplan arkadaşımızın işyeri çevresinde dolaşan ve kapısına dayanan bazı karanlık kişileri polise ve savcılığa şikayet etmesinden sonra yapılan araştırma sonucu koruma altına alındı.

Yine Kadirov ve Çeçenistan bağlantılı bazı kişilerin milyon dolarlık yardım vaatleri ile ÇHİ üzerine kurmaya çalıştıkları bir tuzak boşa çıkarıldı. Hazırlanan tezgah rahmetli Medet Ünlü'ye kurulan tuzağa çok benziyordu.

Etrafımızda dönen daha birçok şey, düşmanın boş durmadığını ve hala en kaba yollardan “susturma hesapları” yapmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu gelişmeler üzerine 9-12 Ağustos tarihlerinde anavatana sevgili Davut'un düğününe gitmemin uygun olmadığını söyledi arkadaşlarım. Ve uçak biletlerimi iptal ettirdim.

En içten duygularımla sevgili Davut'u kucaklıyor ve kutluyorum. Mutlu bir yaşam sürerek, milletimize hizmete devam etmesini diliyorum.

Özgür vatanımızda gelecekte çok güzel düğünler yapıp, güzel günler göreceğimize olan inancımız tamdır.

Çerkes Halkının ve tüm inananların bayramını en içten duygularla kutlarken, sizleri Refik Durbaş’ın dizeleri ile baş başa bırakıyorum.

Elim sanata düşer usta

Yüreğim acıya,

Ölüm hep bana…

Bana mı düşer usta?

 

Sevda ne yana düşer usta

Hicran ne yana,

Yalnızlık hep bana…

Bana mı düşer usta?

 

Gurbet ne yana düşer usta

Sıla ne yana,

Hasret hep bana…

Bana mı düşer usta?



Paylaş | | Yorum Yaz
4012 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi