• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam122
Toplam Ziyaret622781
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.71135.7342
Euro6.32346.3488
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK?
03/06/2019

Sevgili Okuyucularım,

Sizlerle sürdürdüğüm yazı yolculuğumda, Çerkes Halkına yönelik eleştiriler, tespitler, karşılaştırmalar yapmaya çalışırım. Çerkes kimliğini muhafaza ederek, dünya insanı olmayı başarmamız gerektiğine inanırım. Çerkes Meselesinin tüm insanlığa mal edilerek, insanlıkla birlikte bir çözüm bulunması için çalışırım. Ülkemizde yaşayan tüm halklarla birlikte, çoğulcu bir iklim yaratılarak Çerkeslerin de varlığını sürdürebileceği demokratik ve mutlu bir ülke yaratılmasının mücadelesini veririm.

Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım. Bu yüzden hiç kimsenin dokunmak istemediği konulara dokunurum. Herkesin gördüğünü değil, kimsenin görmediğini veya görmek istemediğini görmeye çalışırım. Bu yüzden, sevenim kadar sövenim de çoktur. Bir hareketlenme ve tartışma ortamı yaratmak beni mutlu eder. "Nerede hareket varsa, orada bereket vardır" sözünden hareket ederek, toplumumuzun hareketlendirilmesinden yana eylemliliklerin içerisinde bulunur ve tetikleyicisi olurum. Yılların okumaları ve araştırmalarının sonucu olarak yeni tespitler, sentezler ve güncellemeler yaparım.

17 Nisan 2019 tarihinde Özgür Çerkes web sitesinde yayınlanan "Xabze ve Xase ile bir yere varılır mı?" isimli makalemden tek bir cümleyi alan Nail Sönmez kardeşimiz, yazıda isimleri dahi geçmeyen 11 Mayıs 1918’de kurulan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti kurucu liderlerine çamur atmakla itham etmiştir şahsımı.

Bu anlayış, “tespit” ile “itham” arasındaki farkı anlayamamaktır.

Bu ithamları, 11 Mayıs’ın sadece bir mezar ziyareti ile sınırlı kalmayıp, tüm Kuzey Kafkasyalıların Bağımsızlık Bayramı olmasını önermiş ve bu fikri de Çerkes-Fed'e kabul ettirmiş birine yapılmış haksızlık olarak görürüm.

"Hiç kimse doğduğu köye peygamber olamazmış" sözünden yola çıkarak, benim tespitimi değersiz bulan Nail Sönmez kardeşime, Aleksandr Toumarkine'nin tespitleri ile cevap vererek sözlerimi noktalayacağım.

 

“DERNEK KURMA FAALİYETLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI, İDEOLOJİK ÇERÇEVESİ VE SİYASAL OLARAK ARAÇSALLAŞTIRILMASI.

Türkiye'de göçmenlerin yardımlaşma dernekleri 1946'dan itibaren ortaya çıkmaya başlasa da, devlet ancak 1954'ten itibaren 7 dernek tarafından 'Türk Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu'nun kurulması ile birlikte bu dernekleri sultası altına alır. Bu derneklerden biri Kuzey Kafkas Türk Kültür ve Yardımlaşma Derneği'dir. Diğerleri ise 'Batı Trakya Göçmenleri Derneği' (Bulgaristan Türklerini kapsayan), Göçmenlere Yardım Derneği ve Yugoslavya göçmenlerinin toplandığı önceleri adı Vardarlılar Dayanışma Derneği olan, daha sonra Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği'ne 3 tane Balkan göçmen derneği, 70'li yılların başında Rodop Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği adı altında kurulan, birkaç yıl sonra da bir başka Bulgaristan göçmen derneğiyle birleşerek, Rodop-Tuna Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği adını alan bir Balkan Derneği’dir.

Bu federasyonun çizgisi, pantürkizmin ve komünist ve Yunan egemenliği altındaki bölgelere karşı Türkiye'nin devlet politikasının bir benzeriydi. 1962'den itibaren finasmanını devlet sağladı. Bu dernekler soğuk savaşın ideolojik çerçevesinde (sadece Türk kökenli üyelerden oluşmadıkları halde) Türk kimliğini öne çıkartıyorlar ve sözkonusu ülkelerde yaşayan soydaşlarını yani esir milletleri gündeme getirerek komünist sistemi bir çeşit "milletlerin esareti" olarak ilan ediyorlardı. Bu derneklerin bayraktarlığını yapanlar genellikle derneklerin ortaya çıkmasından önce komünizme karşı aktif mücadele yürütmüş olan insanlardı. Basit bir göçmen olmaktan daha çok siyasi mülteci olarak nitelendirilebilirler. Dernekleri aynı çatı altında toplama faaliyeti, bu bayraktarlar arasında sadece bölgeleriyle ilgili sorunları değil, bir çeşit milletlerarası pantürkizmi canlandıran diğer kardeş derneklerin sorunlarını da duyurabilecek bir bağlantı kurulmasına katkıda bulunuyordu. Sözcülüğünü yaptıkları göçmen topluluklara özgü meseleler ise sümen altı edilmediği takdirde arka plana atılıyordu.

TÜRKÇÜLÜKTEN KOPUŞ VE ÇERKES HAREKETİNDE DEVLET TARAFINDAN KULLANILMANIN REDDİ.

İlk "Çerkes" yardımlaşma derneği, "Dost Eli Yardımlaşma Derneği" adıyla 1946'da kurulmuştur. Eleştrilerden korunmak için Türk görüntüsü veriyorlar ve aralarında birkaç Azeri'de bulunuyordu. Dernek eski savaş esirlerine yardım ediyordu. 1953'te Azeri unsurlardan arınarak Kafkas Derneği'ne dönüşmüştür. Dernek her ne kadar antikomünist ve Sovyet karşıtı olsa da Çerkeslerin kendi geleneklerini, isimlerini, tarihlerini, göçten önceki Kuzey Kafkasya Kültürünü unutmamaları ve iyice öğrenmeleri için canla başla çalışıyordu. Türk kültürü, tarihi ve kimliği içinde kaybolmayacak bir kültüre yöneliyorlardı."

(ALINTI: ‘Türkiye'de Sivil Toplum ve Milliyetçilik,  Aleksander Toumarkine, İletişim Yayınları-2001, s. 426, 427)

                                       ***

Ramazan Bayramınızı kutluyorum.


661 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKES DAVASI, RUSYA ve RUSYA VESAYETİ ALTINA GİRENLERİN AYAK OYUNLARINA FEDA EDİLEMEZ! - 13/11/2019
Abhazya'nın ve Abhazya adına konuşanların Rusya'nın vesayeti altında olduklarını düşünemeyenlerle bizim de yürüyecek yolumuz olamaz zaten.
"KAFFED DEĞİŞİM HAREKETİ" ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 04/11/2019
Kaffed bunun gibi onlarca Çerkeslerin aşağılandığı ve hak ihlaline uğradığı bir çok olayda ses çıkarmamış ve meseleleri ört bas etmeyi tercih etmiştir .
YANLIŞ TEŞHİSLE, DOĞRU TEDAVİ YAPILAMAZ - 28/10/2019
Yüz yıldan bu yana ortaya koyulan tekçi politikalarla toplum hasta edildi. Doğru olan, çoğulcu politikalarla toplumu barışa ve refaha kavuşturup tedavi etmektir.
SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi