• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam293
Toplam Ziyaret710156
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Özgüveni Olanlarla, Başkasının Gölgesinde Var Olanlar
24/02/2014

21 Şubat Cumartesi günü akşamı, saat 20.00'de, Galatasaray Lisesi önünde toplanarak 21 x 21.00 eylemlerinin 18.’sini gerçekleştirdik.

Bu ay gerçekleştirdiğimiz 21 eylemi, hoş bir tesadüfle Dünya Anadil Günü’ne denk geldi. Çeşitli halklardan sivil toplum kuruluşları saat 19.30'da Galatasaray Lisesi önünde anadil günü etkinliği düzenleyip, basın açıklaması yaptılar.

Anadil günü etkinliğinin katılımcıları arasında üç Çerkes grubunun temsilcileri de bulunuyordu. Bugüne kadar ÇHİ'nin gerçekleştirdiği 21 eylemlerini ısrarla es geçenler, bu güzel tesadüfün iki eylemin yer ve saatini kesiştirmesiyle artık yan çizemez ve mahcubiyet hissiyle de olsa bu kere 21 eylemine katılma ihtiyacı hissederler diye düşündük…

Ancak hiç de öyle olmadı.

21 eylemleri Çerkes Soykırımının 150. yılında devam eden uzun soluklu ve orijinal tek Çerkes eylemi. Bu sebeple o gün orada bulunan bazılarını ilgilendirmese de, Çerkes soykırımının protesto ediliyor olması nedeniyle Çerkes kökenli dostlarımızı(!) ilgilendirir diye düşünmüştük. Ama yanılmışız. Bazı insanların, küçük egoları dışında hiçbir kaygılarının olmadığını üzülerek gördük. “Benim yapmadığım eylem, eylem değildir”, “Benim söylemediğim söz, söz değildir”, “Benim düşünmediğim düşünce, düşünce değildir” yaklaşımı hepsini esir almış.

Evet, kendi aktiviteleri bitince, hemen yanlarında ellerinde Çerkesya bayraklarıyla bekleyen kardeşlerinin yüzüne bile bakmadan sırtlarını dönüp gittiler. Doğal olarak, “Demek ki onların Çerkes Soykırımı diye bir problemleri yokmuş” diye düşündük.

Anadil günü etkinliğinden sonra Galatasaray Lisesi’nin önü ÇHİ ve dostlarına kaldı. Buradan, onurlu bir biçimde yanımızda duran Kürt, Türk, Pomak ve Alevi dostlarımıza da en içten şükranlarımızı sunuyoruz.

***

Bunları yazarken kimseyle polemiğe girmek, ya da kimseyi eleştirmek gibi bir amaç taşımıyorum; yani eleştirdiğim kişiler sözlerimin muhatabı değil. Ben bunları anlatarak, halkımızın; kendi özüne ve halkına güvenenlerle, başkasının gölgesine sığınarak var olmaya çalışanlar arasındaki farkı görmesini sağlamaya çalışıyorum.

ÇHİ ilk çıktığı günden bu yana hem kendi özgücüne, hem de Çerkes Halkına sonuna kadar inandı ve güvendi. Artık sayısını bile hatırlayamadığımız kadar eylem gerçekleştirdi. Mitingler, protestolar, basın açıklamaları, toplantılar, ulusal ve uluslararası siyasi ilişkiler, raporlar, Çalıştay…

Toplumdan izole edilip ayrıştırılmaya çalışılan ÇHİ bugün 4. yaşını sürüyor ve bu eylemlilik atmosferinde doğan kardeş kurumlarıyla kararlı yolculuğunu sürdürüyor. Bu kurumlarımıza mensup yeni ve genç kitle artık Rusya'nın ve Türkiye’nin manuple ettiği kurumlara inanmıyor, güvenmiyor ve yanlarına gitmiyor. Bu genç ve yeni kitle Çerkeslerin kendi politikalarının oluşturulması gerektiğine inanıyor, sokağı ve eylemliliği önemsiyor.

21 Şubat’ta 21 eylemlerinin 18.’si yapılırken gözden kaybolup Beyoğlu barlarına dağılarak dedikoduyla siyaset yapılabileceğini zannedenler, halkın gözünden düştüğü gibi gönlünden de silinecek ve tasfiye olmaktan kurtulamayacaklardır.

Bu gerçeği saygıdeğer halkımızla paylaşıyoruz.



2588 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi