• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam161
Toplam Ziyaret741299
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.16248.1951
Euro9.70819.7470
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ?
01/08/2020

Siyaseti olmayan halkların tarihsel bir başarı ortaya koyup, siyaset kurumunun en üst noktası devleti yaratabildikleri görülmemiştir. Siyaseti olan halklar devletlerini zaman zaman kaybetseler de yeniden ortaya bir irade koyup, yeni durumlarına uygun mücadele yöntemleri yaratarak organize olabilmektedirler.

Kadim bir dili ve kültürü olan Çerkeslerin Sind, Meot, Hatti, Memlük gibi tecrübeleri olsa da, modern devlet diyebileceğimiz anlamda bir organizasyonları ve tahayyülleri olamamıştır.

“Coğrafya Kaderdir” diyen İbn-i Haldun haklı olabilir ama kaderi değiştirecek iradeyi ortaya koyabilmek kişilerin ve milletlerin bazen elinde olabilmiştir.

Kuzeyinde Rusların, Güneyinde İran ve Osmanlı’nın yerleşik olduğu Kafkasya Coğrafyasında Çerkesler, Gürcistan’ın, Azerbeycan’ın, Ermenistan’ın başarabildiğini neden başaramadılar?

Çünkü birliği sağlayıp, devletleşmeyi yaratacak siyasi öngörüleri yoktu. Atalarımız ”siyasetin dünyayı okuma, anlama ve ona yön verme sanatı” olduğundan habersizdiler. 1861 Çerkesya Özgürlük Meclisi ise çok geç kalmış nafile bir çabaydı.

***

Bugün Çerkeslerin dünyadaki tek siyasi oluşumu olarak çok şükür ÇDP var. Ama ÇDP’nin tüm iyi niyetine rağmen, Çerkeslerin desteğini almaktan uzak olmasını nasıl izah edeceğiz?

Kayseri’de ya da Balıkesir’de festival, eğlence var denildiğinde oralara koşan onbinleri, demokratik taleplerimizi dile getireceğiz, devletten pozitif ayrımcılık talep ederek yok oluş girdabından kurtarmaya çalışacağız dediğimizde neden göremiyoruz?

Bunun bir çok nedeni var. Ama en önemli iki nedeninin altını çizeceğiz.

Birincisi dış etken. Yani içine girdiğin toplum seni olduğun gibi kabul etmiyor. Ona benzeyerek, onun gibi olmanı, onun gibi düşünmeni ve hareket etmeni sağlayarak seni tehlike olmaktan çıkardığı gibi, kullanabileceği bir güç haline getiriyor. Bunun adına asimilasyon diyorlar. Gönüllü olarak asimile olmayı kabul etmezsen devletin acımasız Demir yumruğu ile tanışarak hizaya getirilirsin. Bununla ilgili olarak devlet sürgün, imha, aşağılama, cezalandırma gibi araçları devreye sokarak aykırılık yapanları yola getirir.

İkincisi iç etkendir. Yani gönüllü asimilasyon. Dış baskılara karşı direnmeyip işbirliği yapanlara ödüller verilir. Askeri ve sivil bürokraside makamlar verilerek işbirlikçilik özendirilir.

Malesef Çerkesler bu konuda hep çok kullanışlı olmuşlardır. İttihat Terakki’nin dört kurucusundan biri olan Dr. Mehmet Reşit buna tipik bir örnektir. Askeri Tıbbiye’nin bahçesinde yemin ederek İttihat Terakkiyi’yi kuran ilk dört kişiden biriydi. Diğer yemin edenler İbrahim Temo Arnavut, İshak Sükuti ve Abdullah Cevdet de Kürt’tüler.

Askeri doktor ve paşa olma yolu önünde açık olan Mehmet Reşit hiç bir zaman Çerkes toplumunun sorunlarına ilgi duymadı. Osmanlıyı kurtararak Paşa olmasının başına bir kaza gelmesinin önüne geçme savaşını verdi. Ermeni katliamındaki rolü nedeniyle intihar etmek zorunda kaldı. Osmanlı Askeri bürokrasisi içerisinde Mehmet Reşit örnekleri çoktur.

Çerkes Teavün Cemiyeti’ni kuran ekip, Osmanlı Askeri Bürokrasisi içinden çıkmıştır. Ancak onların Osmanlı’ya bağlılığı daha sonra da Ankara’ya bağlılık göstermeleri ne onları, ne de Çerkesleri kurtarmamıştır.

Cumhuriyet’le başlayan Türk’ten başka unsurları yok kabul edip, yok etmeyi politika haline getiren anlayış, daha Cumhuriyeti ilan etmeden ilk darbesini Çerkeslere vurdu  ve Gönen-Manyas Çerkes sürgününü yürürlüğe koydu. Devamında tüm etnik topluluklara karşı her türlü inkar, imha ve asimilasyon politikalarını beraberinde getirdi.

Bu korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.

Oysa bizim kültürümüz Türklerin, Arapların ve Rusların kültüründen çok daha köklü bir kültür ve gelenektir. Onun için bırakın Türkleşmeyi, Araplaşmayı, Ruslaşmayı, gelin hep birlikte Çerkes kalmanın mücadelesini verelim.

Ama bunu yapabilmenin yolunun Çerkeslerin kendi ulusal politikalarını oluşturmaktan geçtiğine inanalım.

Ha Marje !

 

Herkese iyi Bayramlar

 



903 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DEVLET, GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ İÇİN ÖZÜR DİLEMELİDİR - 09/04/2021
Gönen-Manyas Çerkeslerine sürgün tebligatının yapıldığı 2 Mayıs 1923 tarihinin yıldönümüne yaklaşırken, Devletin kuruluşunda kanı, teri ve emeği olan Çerkeslere bir özür borcunun olduğuna inanıyoruz.
NEDİM ŞENERLERİ YARATAN KEMALİST TARİH ANLAYIŞIDIR - 18/03/2021
Malesef bugüne kadar Ethem Beyle ilgili olarak onlarca kitap yazılırken, Çerkeslerden bu konuyu yazabilmiş bir tek kişinin çıkmamış olması acı vericidir.
İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi