• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam93
Toplam Ziyaret710310
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Fatih Akın, Neden Çerkes Soykırımı Filmi Çekmez?
08/09/2014

Şimdi hemen başlığa bakıp, Ermenileri kıskandığımı düşünmeyin. Benimkisi Ermenilerin mücadelelerini taşıdıkları seviyeye imrenmektir sadece.

2014 Çerkes soykırımının 150. yılı.

2015 ise Ermeni soykırımının 100. yılı.

Ermeniler ve Çerkesler aynı coğrafyanın iki mazlum halkı. Aynı acıyı, soykırım acısını 50 yıl arayla yaşamış iki halk Çerkesler ve Ermeniler.

Hepimizin bildiği gibi, dünyaca ünlü Alman vatandaşı Türk yönetmen Fatih Akın, Ermeni soykırımının 100. yılına denk gelecek şekilde The Cut (Kesik) filmini çekti. Film daha gösterime girmeden gerekli etkiyi sağlamış oldu. Kendini bilmez Türk faşistlerinin tehditleri de filme ilgiyi arttırdı.

Film 21 milyon dolar bütçe ile gerçekleştirilmiş. Fatih Akın bu proje üzerinde tam yedi yıl çalışmış.

Venedik film festivalinde yarışmaya da katılmış. Ve mutlaka ödül alacak. Ermeni soykırımının 100. yılında Oscar ödülünü de alarak, soykırımın dünya çapında sinema yoluyla da tescillenmesi sağlanacak.

Bu filmi, bir Amerikalı, bir İngiliz, bir İtalyan ya da bir Ermeni yönetmen çekseydi böyle bir etki asla yaratamazdı. Bu filmi dünya çapında ünlü bir Türk yönetmenin çekmiş olması ilgi ve etkiyi daha da arttırmaktadır.

Ermenilerin, soykırımın yüzüncü yılında, soykırımın dünya çapında kabulünü sağlamak için yaptıkları müthiş bir hamledir bu film. Ermenileri de soykırımı kabul ettirmek için gösterdikleri müthiş performans için kutlamak gerekir.

Çerkeslerin soykırımının 150. yılı ise, Çerkesler cephesinde kahreden bir sessizlik içerisinde geçip gidiyor.

Çerkeslerin ortaya koyabildikleri tek periyodik eylemlilik her ayın 21inde gerçekleştirilen eylemler. Bir avuç insan Çerkes Bayrakları ve soykırımı protesto eden pankartları ile istiklal Caddesinde bekleyip iki saate yakın bir süre protestolarını gerçekleştiriyor. Bu süre zarfında istiklal Caddesi’nde bulunan yüz bine yakın insan Çerkes soykırımı ile yüzleşiyor. En az bin kişiye yakın insan Çerkes soykırımı eyleminin fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşıyor. Her  dilde, İngilizce, Arapça, Rusça, İspanyolca, Japonca, Azerice Çerkes soykırımına dair sorulara cevaplar veriliyor. Çerkes Kurumları ise bu eylemi uzaktan ölü gözleri ile seyrediyor.

Böylesine davasına ve sorunlarına sahip çıkamayan bir halk, Fatih Akın gibi bir yönetmene tabii ki film yaptıramaz.

Yine Soykırımın yüz ellinci yılında kaderin garip bir cilvesi ile, bir yapımcı Çerkes Kadın çıkarak "Ağlatan Dans" isimli bir dizi ortaya koydu.

“Vay sen misin böyle bir şey yapan?” diyerek taşlamaya kalktı bir takım Çerkesler. Eksiği fazlası olabilir ama önemli olan ortaya böyle bir yapım konabilmiş olmasıdır. Ortaya bir iş, bir eser koyabilmiş insanlara utanmazca saldırıp karalamaya çalışılmasını anlamak mümkün değildir.
Ömründe profesyonel bir fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekmemiş kişilerin, hemen yönetmen kesilip akıl vermeye kalkmalarını ayrı bir psikolojik vaka olarak incelemek gerekir.
Dizide hata aramak yerine, böyle bir diziyi ortaya koyabilecek insanlarımız yetişmiş diye sevinebilmektir önemli olan.

"Ağlatan Dans" dizisinin yapımcısı Sayın Yasemin Nak şimdi de TRT Kurumuna Çerkes Soykırımı ile ilgili 120 dakikalık sinema filmi yapımı için teklif götürdü. Ancak TRT kurumunun bu yapım için ödeyeceği para bir dizinin bir haftalık ücreti olan Dört yüz elli bin TL imiş. Bu para o dönemi anlatan platoyu kurmaya yetmez.Bu para filmde yer alacak ekibin kostümlerinin hazırlanmasına yetmez. Bu para filmde yer alacak atların yem parasına yetmez.

Şimdi Çerkes Halkına düşen görev, böyle bir projeye sahip çıkmaktır. Eleştirmek değil, yüke yani yapılacak işe sahip çıkıp destek vermektir yapılması gereken. İnşaatçılarımız o platoyu parasız yapabilirler, tekstilcilerimiz kostümleri bedelsiz dikebilirler, figürasyonu için gerekli insan kaynağını derneklerimiz bedelsiz temin edebilirler, Çerkes oyuncular bu projede bedelsiz yer alabilirler.

The Cut gibi bir film için, 21 milyon dolar ayıracak bir bütçeleri yok Çerkeslerin. Onun için Fatih Akın gibi bir yönetmene film yaptıramazlar ama Yasemin Nak gibi bir evlatlarına sahip çıkarak, onurlu bir duruşun ilk adımını atabilirler.

Bir gün Çerkesler de dünya çapında ünlü bir Rus Yönetmene "Çerkes Soykırımı"nın filmini yaptırabilirlerse, Ermenilerle aynı klasmana gelmiş olacaklardır.

Bunun yolu ise Çerkeslerin, "Çerkes Kimliği" ile "dünya vatandaşı" olabilmelerinden geçmektedir.



1733 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi