• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam70
Toplam Ziyaret709933
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS…
25/11/2019

Urfalı rahmetli Kazancı Bedih'in şarkısının sözleri ile yazıma başlamak istiyorum.

"Ağzım yandı artık benden sevda pas,

Çekilir mi bunca elem bunca naz,

Bu sözümü kalbinin üstüne yaz,

Zira dünya eski hamam eski tas"

Kaffed Genel Kurulu 23-24 Kasım tarihlerinde Ankara'da yapıldı. Mevcut yönetim göreve devam konusunda delegelerden onay aldı. Seçilen yönetimin halkımız yararına çalışmalar yapmasına temenni ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.

Yönetime talip olan "Kaffed Değişim Hareketi"ni de bu göreve talip olarak topluma bir dinamizm ve hareket getirdikleri için kutluyorum. Ancak küsmeden, yılmadan söylemlerinin takipçisi olmalarını ve yapıcı muhalefetlerini sürdürerek iki yıl sonraki genel kurula şimdiden hazırlanmaya başlamalarını tavsiye ediyorum.

Bu Genel Kurulun en büyük ayıbı ve eksiği ise, Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait diğer kurumların görülmemesi ve yok farz edilmesidir. Tabii, yok farz ettiklerinize de bir davetiye gönderme zahmetine katlanmazsınız. Ancak Kaffed yok farz etti diye o kurumlar yok olmayacak ve sahanın güçlü ve dinamik aktörleri olarak yollarına devam edeceklerdir. Bu genel kurula mevcut federasyonlarımız olan Çerkes-fed, Abhaz-fed ve Bir-Kaf’ın davet edilmemiş olması tarihi bir ayıp olarak kayıtlara girecektir.

Şunun altını önemle çizmek isterim; şu anda Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor. En büyük olma iddiasında olan  büyüklüğüne uygun olarak hareket eder ve toparlayıcı, birleştirici, yol gösterici olur. Ancak görünen odur ki Kaffed toplumun bölünmüş olmasından istifade ederek, toplumun önünde tıkaç olmaya devam edecek.

Şu anda federasyonlardan çok daha fazla sayıya sahip olan kurumlar bağımsız olanlardır. Yani şu anda hiç bir federasyondan memnun olmayan çok büyük bir kitle var. Herkesin şapkasını önüne koyup, birbiriyle uğraşmayı bırakıp, çok ağır bir yok oluş girdabına doğru sürüklenen halkımızın problemlerine odaklanma zamanının geldiğini anlamamız gerekmektedir.

***

Diaspora Çerkes örgütlülüğü 2019 yılında 111. yılını doldurmuş olacak. Osmanlı Devleti döneminde kurulan örgütlerimiz de birer  dernektiler. 1908 Yılında kurulan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti’nin kurucuları Osmanlı askeri ve sivil bürokrasisinden geldikleri için devletle bütünleşmiş gibiydiler. Bugün Çerkeslerin muhalif olmamayı öğrendikleri ve vazgeçmedikleri zeminin Çerkes Teavün Cemiyeti olduğunu düşünüyorum.

Osmanlı Devlet hiyerarşisinde iyi konumda olan askeri ve sivil bürokratların, sürülmüş olan zor durumdaki soydaşlarına yardım çabası içerisinde olmaları insani bir durumdur. Soğukkanlı bir değerlendirme yaptığımızda Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti’nin kapsamlı bir siyasi hedefinin olmadığını görüyoruz.

1918 yılında Çerkes Teavün Cemiyeti tarafından kurdurulan "Şimali Kafkas Cemiyeti Siyasiyesi" isminden de anlaşılacağı üzere siyasi hedefi olan bir cemiyetti. Cemiyet Kafkasya'nın bağımsızlığını hedef olarak ortaya koymuş ve bunun için savaşmıştı. Bu siyasi hedef bugün için de geçerlidir. Ancak cemiyet İngilizler tarafından kapatılmış ve ömrü kısa olmuştur.

Osmanlı otoritesinin kaybolup devletin belirsizliğe sürüklendiği dönemde, 1921 yılının Ekim ayında kurulan ve dünyaya bir beyanname yayınlayan "Şark-i Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti" Çerkesler adına siyasi talep dile getiren tek kurumumuzdur. Ancak bu talebi dile getirmenin bedelini çok ağır ödemişler ve tamamı 150'likler listesine alınarak sürülmüşlerdir. Bugünün Çerkesleri ırkçı T.C.'nin saldırılarına uğramaktan korktukları için bu derneği yok farz etmekte ve görmezden gelmektedirler.

***

Soğuk savaş koşullarında oluştulabilmiş cumhuriyet dönemi kurumlarımız, 70 yıla yakın bir süreyi geride bırakıyor. O günün zor koşullarında oluşturulan kurumların siyasi bir talep dile getirebilmesi mümkün değildi. Ancak o günden bu güne çok şey değişmiş olmasına rağmen, Çerkes kurumlarının siyasi talep dile getirmeyi öğrenememiş olması halkımız adına ızdırap verici bir şeydir.

Çerkes Halkının başına gelen şey tamamen siyasi bir olaydır. Rus Çarlığının emperyalist yayılmacı siyasetinin kurbanı olarak anavatanımızı kaybettik ve sürüldük. Osmanlı Devleti’nde Yugoslavya'dan Irak'a kadar son derece geniş bir coğrafyaya dağıtılmamız da tamamen siyasi bir tercihti. Cumhuriyet döneminin asimilasyoncu politikaları da Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tercihiydi.

Yaşanan bu siyasi süreçlere karşı, siyasi bir mücadele verilmesi gerektiğine inanan bir grup Çerkesin bir araya gelerek kurdukları ÇDP (Çoğulcu Demokrasi Partisi) beş yaşını geride bıraktı. Kurulduğu günden bu yana, Türkiye'nin geçirdiği beş seçimden dördüne müdahil olarak Çerkesler adına farkındalık yaratmıştır.

Genel Başkan Faruk Arslandok liderliğinde bir çok siyasi ve sosyal platformda son derece saygın bir biçimde Çerkes Halkını temsil etmekte, Çerkes Halkının haklarıyla birlikte, tüm Türkiye Halklarının haklarına çoğulcu bir iklimde ulaşılacağına inanarak mücadele vermektedir.

Ancak kaderin garip bir cilvesidir, en eski, en büyük, en köklü Çerkes kurumu olduğunu iddia eden Kaffed, Çerkeslerin kendi ulusal siyasetlerini üretmek yerine, Çerkesleri başka siyasi partilere eklemlemeyi siyaset zannetmektedir.

23-24 Kasım tarihlerinde yapılan genel kurulunda, Çerkeslere cumhuriyetin kuruluş yıllarında en büyük eziyeti yapan, bu konuda özür dileyip bir açılım yapmayan CHP'yi ağırlamıştır. 17 yıldır iktidarda olmasına rağmen Çerkeslerin taleplerine kulaklarını tıkayıp hiçbir şey yapmayan AKP'yi de genel kurulunda ağırlamıştır. Eski Genel Başkan yardımcıları Hasan Seymen'i Çerkes olduğu ve bir zamanlar Çerkeslerin haklarını savunduğu için partilerinden kovan İyi Parti'yi ağırlamaya utanmamıştır. Bölücüleri ağırladınız diye kendilerine saldırılacağından çekinmeden (ben öyle düşünmüyorum) HDP'yi ağırlamıştır.

Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek parti olan ÇDP'yi görmezden gelen Kaffed tarihi bir ayıp işlemiştir. Bu yazıyı tarihe not düşmek ve ayıpları işleyenleri deşifre etmeye devam edeceğimizi belirtmek için yazdım.

Öyle görünüyor ki Kaffed anavatanda Rusya Politikalarının baş eğicisi, Türkiye'nin asimilasyon politikalarının destekçisi olmaya devam edecektir. Buradaki baş eğme ve destekleme sözleri yapılan haksızlıklara karşı çıkmama ve susarak onay verme anlamında anlaşılmalıdır.

Yani sizin anlayacağınız, "Kaffed, yine eski hamam, eski tas."



1746 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi