• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret779692
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.27809.3151
Euro10.816110.8594
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Sözün Bittiği Yere Doğru
26/07/2015

20 Temmuz Pazartesi günü Suruç'ta bir canlı bombanın, SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) üyelerinin Kobani'ye geçmek için Amara Kültür Merkezi’nde toplanması esnasında kendini patlatmasıyla Türkiye’de yeni bir süreç başlamıştır.

Bu toplantıda Türkiye’nin her tarafından gelmiş insanlar vardı. Bursa'dan soydaşımız HDP milletvekili adayı Metin Kılıç'ın eşi Ferdane Kılıç, Oğlu Nartan Kılıç ve Kızı Sinem Kılıç da bulunuyordu. Bu patlamada maalesef Ferdane Kılıç ile Nartan Kılıç'ı kaybettik.Sinem Kılıç ise yaralı olarak kurtuldu.

Öncelikle bu patlamada hayatını kaybedenlerin tümüne Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Özellikle soydaşımız Metin Kılıç'a ve ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum. Tüm Türkiye Halklarının başı sağ olsun.

Bu tür felaketler gelişmiş toplumlarda toplumsal sağduyuyu arttırır. Fransada'ki Charlie Hebdo saldırısında 16 kişi hayatını kaybetmişti. Başta Fransa olmak üzere tüm dünya ayağa kalkmıştı. Yapılan barış ve terörü lanet yürüyüşüne dünyanın her yerinden insanlar, hükümet ve devlet başkanları katılmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da bu yürüyüşe katılanlar arasındaydı. Bizde ise bu karanlık saldırıyı kınayanlar gözaltına alınıyor, yapılmak istenen barış yürüyüşüne yasak getiriliyor.

Ama maalesef Türkiye artık vicdanların karardığı bir ülke haline geldi. Ölen gencecik insanlara üzülmek yerine, zil takıp oynayabilen insanlar da çıkabiliyor bu topraklardan.

Ne kadar yürek burkan bir durum.

Bir ülke vicdanlar öldüğü zaman ölür.

Suruç’ta maalesef insanlık ölmüştür.

Türkiye ölmüştür.

Yazık, çok yazık...



1645 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi