• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret836984
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.545918.6202
Euro18.341418.4149
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Sözün Bittiği Yere Doğru
26/07/2015

20 Temmuz Pazartesi günü Suruç'ta bir canlı bombanın, SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) üyelerinin Kobani'ye geçmek için Amara Kültür Merkezi’nde toplanması esnasında kendini patlatmasıyla Türkiye’de yeni bir süreç başlamıştır.

Bu toplantıda Türkiye’nin her tarafından gelmiş insanlar vardı. Bursa'dan soydaşımız HDP milletvekili adayı Metin Kılıç'ın eşi Ferdane Kılıç, Oğlu Nartan Kılıç ve Kızı Sinem Kılıç da bulunuyordu. Bu patlamada maalesef Ferdane Kılıç ile Nartan Kılıç'ı kaybettik.Sinem Kılıç ise yaralı olarak kurtuldu.

Öncelikle bu patlamada hayatını kaybedenlerin tümüne Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Özellikle soydaşımız Metin Kılıç'a ve ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum. Tüm Türkiye Halklarının başı sağ olsun.

Bu tür felaketler gelişmiş toplumlarda toplumsal sağduyuyu arttırır. Fransada'ki Charlie Hebdo saldırısında 16 kişi hayatını kaybetmişti. Başta Fransa olmak üzere tüm dünya ayağa kalkmıştı. Yapılan barış ve terörü lanet yürüyüşüne dünyanın her yerinden insanlar, hükümet ve devlet başkanları katılmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da bu yürüyüşe katılanlar arasındaydı. Bizde ise bu karanlık saldırıyı kınayanlar gözaltına alınıyor, yapılmak istenen barış yürüyüşüne yasak getiriliyor.

Ama maalesef Türkiye artık vicdanların karardığı bir ülke haline geldi. Ölen gencecik insanlara üzülmek yerine, zil takıp oynayabilen insanlar da çıkabiliyor bu topraklardan.

Ne kadar yürek burkan bir durum.

Bir ülke vicdanlar öldüğü zaman ölür.

Suruç’ta maalesef insanlık ölmüştür.

Türkiye ölmüştür.

Yazık, çok yazık...



1788 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi