• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam89
Toplam Ziyaret559999
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Sözün Bittiği Yere Doğru
26/07/2015

20 Temmuz Pazartesi günü Suruç'ta bir canlı bombanın, SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) üyelerinin Kobani'ye geçmek için Amara Kültür Merkezi’nde toplanması esnasında kendini patlatmasıyla Türkiye’de yeni bir süreç başlamıştır.

Bu toplantıda Türkiye’nin her tarafından gelmiş insanlar vardı. Bursa'dan soydaşımız HDP milletvekili adayı Metin Kılıç'ın eşi Ferdane Kılıç, Oğlu Nartan Kılıç ve Kızı Sinem Kılıç da bulunuyordu. Bu patlamada maalesef Ferdane Kılıç ile Nartan Kılıç'ı kaybettik.Sinem Kılıç ise yaralı olarak kurtuldu.

Öncelikle bu patlamada hayatını kaybedenlerin tümüne Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Özellikle soydaşımız Metin Kılıç'a ve ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum. Tüm Türkiye Halklarının başı sağ olsun.

Bu tür felaketler gelişmiş toplumlarda toplumsal sağduyuyu arttırır. Fransada'ki Charlie Hebdo saldırısında 16 kişi hayatını kaybetmişti. Başta Fransa olmak üzere tüm dünya ayağa kalkmıştı. Yapılan barış ve terörü lanet yürüyüşüne dünyanın her yerinden insanlar, hükümet ve devlet başkanları katılmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da bu yürüyüşe katılanlar arasındaydı. Bizde ise bu karanlık saldırıyı kınayanlar gözaltına alınıyor, yapılmak istenen barış yürüyüşüne yasak getiriliyor.

Ama maalesef Türkiye artık vicdanların karardığı bir ülke haline geldi. Ölen gencecik insanlara üzülmek yerine, zil takıp oynayabilen insanlar da çıkabiliyor bu topraklardan.

Ne kadar yürek burkan bir durum.

Bir ülke vicdanlar öldüğü zaman ölür.

Suruç’ta maalesef insanlık ölmüştür.

Türkiye ölmüştür.

Yazık, çok yazık...



Paylaş | | Yorum Yaz
1202 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi