• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam245
Toplam Ziyaret656731
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.51146.5375
Euro7.21007.2389
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Barış, İnsan Aklının Yarattığı En Önemli Erdemdir
22/10/2011
Murat Özden 

"Ölümsüz birey yoktur, ama bireyler tarafından yaratılmış ölümsüz eserler
vardır. Barış sadece ölümsüz bir eser değil, insan aklının yarattığı en önemli,
erdemli iştir."

Yukarıdaki sözler 2007 yılında yitirdiğimiz Kürt yazar Mehmet Uzun'a ait.
İnsanı insan yapan en önemli özellik, düşünebilmesi ve erdemli işler
yapabilmesidir.
Ancak içinde yaşadığımız coğrafya insan onuruna, insanın düşünen bir varlık
olmasına ve insan erdemine yakışmayan işlerin döndüğü bir yerdir.
Türkiye ve Ortadoğu Coğrafyası hep kan, gözyaşı, yoksulluk, yolsuzluk, entrika, baskıların ve diktatörlüklerin yarıştığı bir dünya parçasıdır.
Neden Türkiye'de hiç sorunlar bitmez ?
Neden hep milli birlik ve beraberliğe hep en fazla ihtiyaç duyulur ?
Neden hep sorunlar ertelenir ?
Çünkü Türkiye Cumhuriyetini kuran anlayış yanlıştır ve sakattır.
Koskoca bir imparatorluğun bakiyesi olan bir devlet, imparatorluk geleneğinin
hoşgörü anlayışını terkederek ülkeyi tektipleştirmeye kalktı.
Bütün sorunların kaynağı budur.
İttihatçı  anlayış önce 1914-15'te  Ermenileri Anadolu Coğrafyası'ndan arındırdı.
Daha Cumhuriyet ilan edilmeden Lozan'da yapılan mübadele anlaşmasıyla Rumlar ve Hıristiyanlar Yunanistan'a gönderildi. 1milyon 250 bin Hristiyan Türkiye'yi terk etmek zorunda kaldı.
1923 Haziran'ında Marmara Bölgesi Çerkesleri'nin sürülmesi gündeme alındı ve hayata geçirildi. Çerkes Numune Mektebi ve Çerkes Teavün Cemiyeti kapatıldı. Yüzelliliklerin üçte ikisi Çerkesler tarafından dolduruldu. Çerkes Ethem'in şahsında bütün Çerkesler hain ilan edilerek itibarsız ve etkisiz hale getirildiler.
Aleviler her daim aşağılanan ve kendini gizlemek zorunda olan bir dini cemaat olarak varlıklarını sürdürdüler.
Dindar kesimler ve tarikatlar yeraltına inerek ve takiyye yaparak yaşadılar.
Kürtler ise Şeyh Sait, Ağrı, Dersim isyanı bilinenler, ama bilinmeyenleri ile 25 kez isyan etmişler Cumhuriyet tarihi boyunca.
30 yıldır devam eden PKK hareketi Türkiye Cumhuriyetinin bir türlü bastırmayı başaramadığı bir isyan olarak devam ediyor.
Gündemde sadece Kürt meselesi tartışılıyor. 7 gün 24 saat bütün televizyonlar gazeteler sadece Kürt sorununu pişiriyorlar. Türkiye'de yaşayan diğer etnik toplulukların sorunları ise ısrarla gözden kaçırılıyor. Ancak hiç kimse meselenin özünü tartışmıyor. Çünkü çözümü istemiyorlar. PKK yok edilirse
Kürt meselesi ve diğer etnik sorunları uykuya yatırabileceklerini sanıyorlar.
Devletin inkar, imha ve asimilasyon politikalarını hayata geçirmek için uyguladığı şiddet, karşı şiddeti doğurmuştur. Bunun adına terör diyorlar. Oysa terör dedikleri şey bir sonuçtur. Kimse bu ortamı yaratan nedenleri sorgulamıyor. Dolayısıyla  çözüme, barışa ve kardeşçe bir arada yaşamaya doğru yol alamıyoruz.
Türkiyenin kendi içindeki yangını söndürmeden, Filistin'le, Mısır'la, Libya'yla, İsrail'le, Suriye'yle, İran'la, Somali'yle uğraşması beyhude çabalardır.
Bu ateş sarmalından çıkmanın yolu müzakeredir.

Konuşmaktır.
Görüşmektir.
Anlaşmaktır.
Başka bir yolu da bulanabilmiş değil bu güne kadar.
ÇHİ olarak Eskişehir mitingi için müracaat ettiğimizde Silvan'da 13 asker öldürüldüğü için mitingimiz yasaklanmıştı. Üzerine daha kaç kişinin öldüğünü artık sayamıyoruz. Mitinglerimiz sonsuza dek mi yasaklanacak
doğrusu çok merak ediyoruz.
Bizler Çerkeslerin haklarını demokratik ve barışçı yollardan talep ediyoruz. Ancak devlet, entelejansiya ve medya bizleri duymamakta inat ediyor. Zaman zaman "acaba yöntem hatası mı yapıyoruz?" diye düşünmemize neden oluyor
bu sağırlık ve körlük.
Ama herşeye inat taleplerimizi demokratik yollardan dile getirmeye devam edeceğiz.
Mitinglerimiz devam edecek.
İnsanların en temel haklarının, dillerinin, kültürlerinin yaşatılması için bu kadar kan, bu kadar gözyaşı, bu kadar üzüntüye gerek var mı?
Bu ülkenin insanları herşeye rağmen erdemli olduklarını gösterecek ve barışı tesis edeceklerdir. 



2388 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
BÜYÜKELÇİ ERKHOV'UN ÇERKES DÜNYASINA ETKİLERİ ÜZERİNE - 24/02/2020
Büyükelçi Erkhov küllenmeye yüz tutmuş közün üzerine benzin dökerek bir yangına sebebiyet vermiştir. Rusya’nın yalanlarına vicdan sahibi kamuoyu asla inanmıyordu.Ama Erkhov Rusya yancısı ve kafası karışık Çerkelerin işini biraz daha zorlaştırmıştır.
MUSTAFA KEMAL'İN ÇERKESLERE GÜVENMEDİĞİNE DAİR ÜÇ TELGRAF - 15/02/2020
Bu tarihi belgeleri, son dönemde Çerkes Ethem ile Atatürk’ün yan yana çekilmiş resimlerini çokça paylaşıp, Atatürk Çerkeslere çok güvenirdi diyenlerin, ne kadar öngörüden ve bilgiden uzak olduklarını anlatmak için paylaştım.
TÜRKİYE’NİN GEÇMİŞ 25 YILI VE GELECEĞİMİZ - 04/01/2020
Gelecek Partisi geçmişteki hatalarından ders çıkarmış, geleceğe bakan ve geleceği planlayan yeni bir Türkiye inşa etmelidir.
YEL KAYADAN TOZ ALIR - 22/12/2019
Çerkes Halkı dışında hiç kimseye karşı kendimi borçlu hissetmiyorum. Türkiye sağcılığı ve solculuğu içinde asimile olmuş, Çerkes kimliğinden önce sağcı ya da solcu kimliği ile bize sataşanların söylediklerinin nezdimizde hiç bir hükmü yoktur.
NEDEN "GELECEK PARTİSİ" KURUCU ÜYESİ OLDUM? - 15/12/2019
Bir heyet halinde Davutoğlu ile yapılan görüşmede eğer fırsat doğarsa Çerkes Televizyonu, Anadil Eğitimi ve Çerkes Kültür Merkezlerinin mutlaka yerine getirileceğinin sözünü aldık.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi