• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam50
Toplam Ziyaret601781
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Türkiye Çerkesler Lehine Taraf Olmalıdır
04/05/2013

Çerkeslerin kaderi çarlık Rusyası ile Osmanlı Devleti arasında belirlenmiştir. Bu kaderin oluşumunda asıl fail emperyalist Çarlık Rusyası; tali fail de Osmanlı Devleti’dir. O dönemde biri yükselen güçtü, diğeri çökmekte olan. Birinin çıkarına olan, diğerinin zararınaydı. İşte bu iki komşu emperyal devletin çıkar çekişmesine kurban gitti Çerkesler. Yükselen güç Rusya’nın dünyaya açılabilmesi için sıcak denizlere ulaşması gerekiyordu. Rusya’ya en yakın deniz Karadeniz’in çok önemli bir bölümü ise Çerkeslerin ve Tatarların elindeydi. Rusların emperyal heveslerine kurban giden bu iki halk şimdi kendi vatanlarında azınlık durumunda, varlık mücadelesi veriyorlar.

Çerkes Cephesi’nde Ruslar amaçlarına hiç de kolay ulaşamadılar. Yıllar süren kuşatma ile  adım adım ele geçirebildiler Çerkesya’yı. Orantısız güç ve silaha yenik düştü Çerkesler. Sadece alt edilmekle kalınmadı; sağ kalanların Ruslar’a rahat vermeyeceğini bildiklerinden vatanlarından atılmalarına karar verildi.

Çerkes halkının % 95'i vatanından ve köklerinden koparıldı. Yıllarca süren savaşta yüz binlerce Çerkesin katledilmesi ve Çerkes Halkının geleceğini tehlikeye atacak sürgün kararı, bugün uluslararası hukuk metinlerinde yer alan soykırım tanımlamasına bire bir uymaktadır.

Ana vatanında azınlık konumuna düşürülmüş olan Çerkesler, gittikleri ülkelerin iskan politikaları sonucu dışarıda hiçbir yerde de çoğunluk oluşturamayacak şekilde yerleştirildiler. Böylece yeryüzünde Çerkes Halkının varlığını teminat altında gördüğü hiç bir güvenli alan kalmadı.

***

Birinci Dünya Savaşı sonrası Çerkesler’in kaderinde etkili olmuş her iki imparatorluk da dağıldı gitti. Osmanlının mirasından Türkiye ulus devleti ve Baasçı Arap rejimleri doğdu.
Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ve Baasçı Arap Cumhuriyetleri azınlıkları inkar edip, yok etmeyi hedefleyen yapılardı. Bu yapılar Çerkes kimliğini ve bilincini yok etti.

1917 Ekim devrimi  ile oluşan Sovyetler Birliği, kısmi anlamda azınlıklara bazı haklar tanımıştı. Verilen bu haklar sayesinde Çerkesler bir ulusal edebiyat ve sanat oluşturabilmiş, ulusal kimliklerini nispeten ayakta tutulabilmişlerdir.

Çarlık Rusyası’nın ve Sovyetler Birliği’nin günümüzdeki mirasçısı olan Rusya Federasyonu ise mevcut “federal” yapısını hızla terk ederek üniter yapıya dönüşmektedir. Bu dönüşüm hem Çerkeslerin, hem de Rusya’da yaşayan tüm azınlıkların haklarının budanarak asimile edilmeleri anlamına gelmektedir.

Rusya Federasyonu’nda Çerkesler aleyhine gelişen bütün antidemokratik uygulamalara karşı bir direniş geliştirebilmeliyiz.

Uluslararası bir boyut kazanmakta olan “Çerkes Meselesi”ne katkı sağlayabilecek tüm kurum ve devletlerin Çerkeslere taraf haline getirilmesi aciliyet kazanmaktadır.

***

Türkiye ise ulus devlet modelinden daha demokratik bir yapıya doğru evrilmektedir. Tartışılan başkanlık sistemi, eyalet sistemi azınlıkların kendilerini daha rahat ifade edebildikleri modellerdir.

Türkiye’de yaşadığımız bu süreç, etnik kimliklerin kendilerini ifade edebildikleri, devletten hak talep edebildikleri bir sürece doğru gitmektedir.

Yaşanan bu süreçte demokratik eylemler, mitingler, çalıştaylar, basın açıklamaları yolu ile Çerkes Meselesi bütün yönleri ile görünür kılınıp kamuoyu yaratılırken, kimlik bilincinin inşa edilmesine de çalışılıyor. Sokağın dilini de, diplomasinin dilini de en iyi biçimde kullanan ÇHİ kadroları Çerkeslerin meselelerini tüm siyasi partilere taşırken, Türkiye devleti nezdinde de en üst düzeyde temas arıyordu. Yapılan girişimler Çerkeslerin taleplerini dinleme, verilen dosyaları kabul etme ve iyi niyet dilekleri ile uğurlama şeklinde geçiyordu.
Ancak Suriye olaylarından sonra, DÇDK aracılığıyla geliştirilen ilişkiler Türkiye Devleti nezdinde karşılığını buldu. Çerkeslere tahsis edilen özel kamp bunun ilk adımı oldu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın ortaya koyduğu özel koruyucu şemsiye olmasaydı, soydaşlarımızın tahliyesi zor gerçekleşirdi.

Bu aşamada Dışişleri bürokrasisinin ve Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu’nun yaklaşımını son derece sıcak ve samimi bulduğumuzu belirtmeliyiz. “Çerkesleri hiçbir zaman, hiçbir yerde yalnız bırakılmayacaklarının” altını çizen Sayın Davutoğlu’nun, “Çerkeslerin, Suriye Savaşının bitmesinden sonra isterlerse Suriye’ye dönebileceklerini, isterlerse Türkiye’de kalabileceklerini, isterlerse de anavatanları Kafkasya’ya dönebileceklerini, Türkiye’nin her durumda yanlarında olup kendilerine destek vereceğini” söylemesi son derece önemlidir.

Bu söylenenlerin sadece bir iyi niyet ifadesi olarak kalmamasının yanı sıra, Türkiye, Rusya’ya karşı uluslararası kuruluşlar nezdinde Çerkesler lehine taraf haline de getirilmelidir.

İsrail ve Amerika’ya rağmen Filistin lehine tavır geliştirebilen Türkiye, neden Rusya’ya rağmen Çerkesler lehine tavır geliştiremesin ki?



3541 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
SOYKIRIMCIDAN KORKANLAR, İNKARA YÖNELİRLER! - 27/05/2019
Soykırımcıdan korkarsanız, bir müddet sonra onun söylediklerini söylemeye başlar ve soykırım inkârcısı olursunuz.
Xabze ve Xase İle Bir Yere Varılır mı? - 17/04/2019
Çerkes halkının varlığını geleceğe taşıyacak olan xase, çelik bir irade ve yaptırım gücü olan siyasi partidir! Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek siyasi partiyi ise sizler biliyorsunuz…
Seçimlerden Türkiye'ye ve Çerkeslere Kalan… - 07/04/2019
Yani, Çerkes halkının siyasallaşması mücadelesinde önemli bir basamak teşkil eden 31 Mart yerel seçimlerinde iftihar listesine geçenler de, sınıfta kalanlar da var. Hepsi artık tarihin hafızasına emanet ve günü gelince tarih değerlendirecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi