• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret560102
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Türkiye ayak diremeye devam etsin, Gürcistan Çerkes açılımını yaptı
05/12/2011
Türkiyede başlatılan Demokratik Açılım Süreci gerilemeye devam ediyor.
Kürt açılımında TRT Şeş ve bazı kitapların Kürtçe basılabiliyor olması dışında, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen alınabilmiş bir yol yoktur.
Tam tersine, Başbakan "Kürt sorunu yoktur" noktasına gelmiştir. Yani sorunu çözmek yerine ezmek noktasına gelinmiştir.
Alevilerle yapılan onlarca çalıştay, toplantı ve raporlardan sonra gelinen nokta sıfırdır. Ne cemevleri ibadethane olarak kabul edilmiş, ne de Alevi dedelerine devlet bütçesinden maaş bağlanabilmiştir.
Yapılan Roman açılımından sonra, Romanların durumu daha da kötüleşmiştir.
Kentsel dönüşüm adı altında, Romanların kent içlerinde kalan evlerine ve arsalarına el konmuş, sokaklarda kalmışlardır.
Tabi bu açılım sürecinde Çerkeslerin, Lazların, Gürcülerin, Pomakların ve Türkiye mozaiğini oluşturan onlarca etnik topluluğun adı bile geçmemiştir.
*** 
Çerkesler bu açılım sürecinde "Acaba sıra bize de gelecek mi?" diye sabırla beklediler. Hükümetten bir ses çıkmayınca kurumlarının harekete geçmesini istediler. Ama ne hükümetten, ne de Çerkes kurumlarından bir ses çıkmadı ve çıkmayacaktı.
Bunun üzerine Çerkeslerin sivil insiyatifleri harekete geçti. DİÇEG ile başlayan süreç ÇHİ ile devam etti. ÇH öncülüğünde Çerkesler meydanlara çıktılar ve taleplerini dile getirdiler. 12 Mart Ankara ve 17 Nisan İstanbul mitingleri hem Çerkes Kurumlarında, hem de devlette deprem etkisi yarattı. Ama onlar hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ettiler.
Başbakan "Şimdi de Çerkesler başladı" dedi.
Çerkes kurumları ise ÇHİ'ye her türlü karalama ve psikolojik savaş yöntemini uyguladılar.
*** 
2011 yılı Çerkesler için iki yönden tarihe geçecek bir yıl olacaktır.
Birincisi; 150 yıllık Diaspora tarihinde Çerkesler ilk defa meydanlara çıkıp taleplerini dile getirdiler. Bu çerkesler için bir dönüm noktasıdır. Ve cin şişeden çıkmıştır. Artık Çerkesler her platformda taleplerini dile getireceklerdir.
İkincisi; 20 Mayıs 2011 tarihinde  Gürcistan Parlamentosu'nun Çerkes Soykırımını kabul etmiş olmasıdır.
Bu iki olay Çerkeslere  yeni mücadele yöntemlerinin ve platformlarının kapılarını açacaktır.
*** 
Türkiye'de Kaf-Fed tarihinde ilk defa iki listeyle seçime giderken, biz de Gürcistana doğru uçuyorduk.
Rusya tarafından manüple edilen kişi ve kurumların saldırılarını göze alarak, Gürcistanın Çerkes soykırımını tanımasını siyasi bir kazanç olarak gördüğümüz için bu kararın arkasında durduk. Destekledik ve görüşlerimizi kamuoyuna açıkladık. Spekülasyonlara sebebiyet vermemek için ne konuşulup görüşülmüşse kamuoyuyla paylaşacağız.
*** 
Öncelikle Gürcistan'da yaşadıklarımızı sizinle paylaşmak istiyoruz.
Ben gecikmeli olarak Tiflis'e gittim. 2 Aralık Cuma gecesi yola çıktım ve Cumartesi sabahı Tiflis'te oldum. Cumartesi sabahı Gürcistan Devletinin Anaklia'da İnşa etmeyi planladığı "Çerkes Köyü"nün proje eskizleri üzerinde tartıştık. Projenin srumluluğu Çerkes Kültür merkezi başkanı Profsör Mirab' da. Bu projeden haberim yoktu ve benim için sürpriz oldu. Son derece kararlı bir biçimde projenin hayata geçirileceği konusunda güvence verdiler.
Daha sonra Çerkes Soykırım Anıtı Proje Yarışması'na katılan eserlerin sergilendiği sergi salonuna gittik. Son derece kalabalık bir kitlenin katıldığı bir kokteyl düzenlendi. Gürcistan'ın sanatçı ve entelektüel camiasının büyük ilgi göstediği bir sergi oldu.
Toplantıda Gürcistan Diyaspora Bakanı Mirza Davitia, Gürcistan Parlamentosu Diyaspora Komitesi Başkanı Gürcüce, Türkiyeden Eski milletvekili Dr. Şeref Birinç Türkçe, Amerikadan Khase Başkanı İyad Yugor İngilizce, Almanyadan Hatko Shamis İngilizce ve ben Adığece birer konuşma yaptık. Yarışmaya katılan eserlerle ilgili dosyaları aldık ve eserler üzerine bilgiler edindik.
Öğleden sonra seçiciler kurulu olarak yarışmaya katılan eserlerin  değerlendirilmesine geçtik. Türkiye'den, Gürcistan'dan, Kaberdey-Balkar'dan, Ürdün'den ve dünyanın değişik ülkelerinden tam 29 eser yarışmaya
katılmıştı. Uzun tartışmalardan sonra jüri tarafından Kaberdey-Balkır'dan Khusen Kocheskov birinci, Ürdün'den Prof. Ali Maher ikinci, Gürcistan'dan Guram Nikoladze üçüncü seçildi.
Soykırım anıtı 2012'nin 21 Mayısına yetiştirilecek.
*** 
Çerkes Kültür Merkezine tahsis edilen binayı da gördük. Tiflis Özgürlük meydanında 4 katlı tarihi bir bina. Türkiye'deki bütün Çerkes derneklerinin tümünü içine alacak kadar büyük bir bina. Tadilatta olduğu için
gezemedik. Bu binanın bir bölümü de Çerkes soykırım müzesi olarak düzenlenecekmiş.
Gürcistan arşivlerindeki Çerkes soykırım belgelerini araştıracak araştırmacılara da burs verileceğini öğrendik.
Yarışmaya katılan eserlerin Türkiye, Ürdün, İsrail ve Almanya'da sergileneceğini de öğrendik.
Gürcistan devletinin umduğumdan çok daha ciddi ve uzun vadeli bir çalışma içinde olduğunu gördüm.
Çerkesler için bir çok pozitif ayrımcılığın yapılacağı izlenimini aldım.
Bizler Türkiye'den demokrasinin gelişmesi için Çerkesler ve tüm etnik topluluklar için pozitif ayrımcılıklar istiyoruz.
Kamu kaynaklarından pay ayrılmasını istiyoruz. Ancak mevcut iktidar yaparmış gibi yaparak hiç bir şey yapmıyor.
Uyan Ey Türkiye Devleti, senin yapamadığını Gürcistan Devleti yapıyor haberin olsun!


Paylaş | | Yorum Yaz
2305 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi