• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret560107
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Gerçekler Gizlenemiyor; Rusya Soykırım Gerçeğinden Korkuyor!
28/05/2018

Sevgili okuyucularım,

21 Mayıs, çok değil bundan 30 yıl öncesine kadar büyük bir sevinçle, danslarla, büyük bir zafer bayramı olarak kutlanıyordu.

Peki kim tarafından?

Çerkeslere büyük bir soykırım uygulamış, sonra da vatanından zorla sürmüş olan Ruslar ve Kozaklar için bir büyük zafer bayramı ve şölen günüydü 21 Mayıs tarihi. O gün Ruslar ve kazaklar içip içip kendilerine göre zafer şarkıları böğürüyorlardı.

Sonra doğru ve yürekli insanlar bir araya geldi. Başlarında Nalo Zaur gibi bir büyük vatansever, milliyetçi, şair, yazar ve aktivist vardı. Bu insanlar Nalçik'te Aşemez xase'yi kurdular. 21 Mayıs’ın, Çerkes Sürgünü’nün yıldönümü ve yas günü olmasını kararlaştırıp harekete geçtiler. Aynı yıl, yani 1989 yılında, sürgünün 125. yılını anma etkinliğinin Türkiye'de de organizasyonunu sağladılar. Çerkesler arasında göç, ya da büyük göç diye anılan kavramlarda tarihin çöp sepetine atılıp, kavramları yerli yerine oturtmaya başladılar. Çerkeslerin başına gelenin göç değil sürgün ve soykırım olduğu gerçeği toplumun tüm kesimleri tarafından kabul edildi. Cahiller, korkaklar ve işbirlikçilerden Çerkeslerin başına geleni karartmaya yönelik çıkışlar olsa da, artık onların toplum nezdinde bir değeri kalmamıştır.

Emperyal devletlerin tarih hafızaları çok güçlüdür. Rusya'nın tarih hafızası da hiç bir dönemde değişiklik göstermez. Çarlık dönemindeki emelleri, sosyalizm döneminde de aynı biçimde devam etmiştir. Putin döneminde de Rusya'nın emperyal emellerinde en ufak bir değişiklik olmamıştır.

Lenin döneminde, Orta Asya ve Kafkasya Halklarını sisteme entegre etmek için verilmiş bir takım haklar, Stalin döneminde hızla budanmaya başlanmıştır. 1953 yılında Stalin'in yerine geçen Kruşçef döneminde, 1957 yılında Temruko İdar'ın kızı Goşenay'ın Rus Çarı ile evlenmesinin 400. yılında, Nalçik'te bir meydana dikilen Mariya (vaftiz edilip Hıristiyan yapılan Goşenay)’nın heykelini diken zihniyet şüphesiz ki bugünleri görüyordu. İşledikleri suçu örtme çabası kesintisiz olarak her dönemde devam ediyor.

1989 yılından sonra, Rusların 21 Mayıs’la ilgili düzenledikleri zafer kutlamaları sona erdirildi. Çünkü o kutlamaları devam ettirseydiler, suçlarını ikrar edip yakalanmış olacaklardı. Ama Rus devlet aklı, 21 Mayıs ve Çerkeslerin başına gelen soykırımı "Kafkas savaşlarında ölenleri anma günü" gibi saçma bir forma getirip geçiştirmak istiyor. Yalancı tarihçiler, anlı şanlı Çerkes yazarlar ve işbirlikçiler, anavatanlarından zorla sürülmüş Çerkesleri, anavatanlarını gönüllü olarak terk etmiş gibi göstermeye çalışarak, bir de suçluyorlar.

Ne kadar eğip bükmeye çalışırsanız çalışın, gerçek gerçekliğini zamanı geldiğinde mutlaka kabul ettirir. Hele bir de davasına inanmış insanlar o gerçeğin peşine düşmüşse,yapılacak her şey nafiledir.

1989 yılından bu yana atılan özgürlük kıvılcımları yer yer mevzi yangınlar çıkarmaya başlamıştır. Her geçen yıl 21 Mayıs daha geniş, daha kitlesel, daha anlamlı ve daha içi doldurulmuş olarak anılmakta  ve protesto edilmektedir. Türkiye'de yapılan 21 Mayıs anma, protesto, dua ve mevlitleri otuzdan fazla noktada gerçekleşmiştir. Anavatanda gerçekleşen anma gösterileri her geçen yıl daha kitleselleşmekte ve daha anlamlı hale gelmektedir.

Suçluluk telaşı içerisinde olan Rusya'nın bu yıl 21 Mayısla ilgili geldiği nokta yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Bu yıl Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklama bunun kanıtıdır. 20 Mayıs tarihli Rusya Dışişleri Bakanlığı açıklaması,  "21.05.2018 tarihinde başta İstanbul olmak üzere, anti-rus, terörist gruplar mitingler tertipleyeceklerdir. Rusya vatandaşlarının temkinli olup, şehir merkezlerine uzak durmaları önerilir."

Bu açıklama, Rusya'nın Bağımsız siyasi Çerkes özgürlük hareketinden korktuğınun ve çekindiğinin açık itirafıdır. Ayrıca bugüne kadar, Rusya temsilciliklerine tek bir yumurta bile atmamış olan, sadece demokratik protesto hakkını kullanan soykırım eylemcilerini teröristlikle suçlamak, Rusya cephesinden yeni bir aşamadır. Bundan sonra Çerkes Soykırımını dile getirenlere karşı, Rusya devleti terörist muamelesi yapacağını deklere etmiştir.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, kendi yurttaşalarına uyarı gönderirken, Çerkes soykırımı eylemcilerini de terörist ilan etmiştir. Kendisi terörist bir devlet olan Rusya'nın bu tavrı, Çerkes soykırımı eylemcilerini korkutmak şöyle dursun, daha da bileyecek ve cesaretlendirecektir.

21 Mayıs anma ve protestosu ile ilgili olarak Türkiye güvenlik güçleri ile yürütülen görüşmelerde, Rusya'nın yükselen Çerkes mücadelesinden ne denli rahatsız olup, Türkiye üzerinde nasıl bir baskı uyguladığını çok iyi anladık. Bu yıl ilk defa Rusya Konsolosluğu önüne kadar yürümemize izin verilmedi. Bunu da bir yere not ettik. Çerkes soykırımını tanımasını beklediğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti, soykırım inkarcılığı konusunda Rusya ile işbirliği yapmaktadır.

    Rusya, ne yaparsa yapsın, Çerkes Soykırımı gerçeğini gizlemeye gücü yetmeyecektir. Korkunun ecele bir faydası olmadığı gibi...


Paylaş | | Yorum Yaz
585 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi