• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam95
Toplam Ziyaret823937
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.607316.6738
Euro17.573517.6439
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ
22/04/2022

Sanırım 1971 yılıydı. 16 yaşında, Çerkes kimlik bilinci yeni yeni oturmaya başlamış bir gençtim. Gönen’in Üçpınar Köyüne gelen rahmeti İzzet Aydemir’in yayınladığı “Kafkasya Kültürel Dergi”yi ve Çerkeslikle ilgili bir kaç kitabı okuyarak Çerkes Milliyetçisi olmuştum. Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde Kafkas Kültür Derneklerinin  olduğunu biliyor ve bunun Gönen’de olup olamayacağını da tartışıyorduk. Ama böyle bir şeyin konuşulması bile büyüklerimizi sinirlendiriyor ve “Bizi yeniden mi sürdüreceksiniz?“ itirazı ile  karşılaşıyordu. Küçük bir kasabada yaşayan bir Çerkes genci için dernekler meclis, dernek başkanları başbakan, dernek yönetim kurulu üyeleri de bakan gibi görünüyordu gözümüze.

İşte böylesi bir zamanda ve iklimde komşu kasabamız Bandırma’ya Ankara’dan Kafkas Ekibi geleceği haberi ulaştı. Biz çok heyecanlandık. Ne yapıp edip o ekibi görecektik. Köyümüzden bir minibüs kaldırarak ekibi izlemeye gittik. İlk defa bir Çerkes elbisesi ve kalpak görmek, sahnede kızların süzülerek akmaları, erkeklerin uçar gibi artistik hareketler yapmalarını ellerimiz patlayıncaya kadar alkışlamıştık.

Ancak gösteriyi bizimle birlikte izleyen köyümüzün ve bölgenin en iyi ve ünlü pşinevosi Rahmeti Şinax Ramazan ile yine düğünlerin aranan pşinevolerinden olan babam Nanuv müziği hiç beğenmemişlerdi. ”Ne o öyle, davul mu, dümbelek mi belli olamayan şey” diyerek doliye takmışlardı. Akordeona ise dudak bükmüşlerdi. Mikrofona dayayarak çalınan akordiyon kulakları tırmalamış, daha önce hiç duymadıkları melodileri tutmamışlardı.

“Ama onları Kafkasya’dan gelen ünlü bir hoca çalıştırıyor”diye itiraz etmemiz de fayda etmemişti. ”Adığelikte dümbelek yoktur” diye kestirip atmışlar ve bize de xabze gereği susmak düşmüştü.

Çerkesliği gerçekten içselleştirmiş o güzel insanların dünyası ve ömrü otuz kırk kilometrelik bir alan içinde geçmişti. Bildikleri onunla sınırlıydı. Okuma yazma bilmedikleri için gazete okuyamadıkları gibi bugünkü gibi cep telefonları da yoktu.

Belki onlar itirazlarında haklı idiler. Hepsine rahmet diliyorum.
***

Sevgili okuyucularım,

Aradan elli yıl geçmiş. 16 Nisan 2022 tarihinde Maltepe Çerkes Derneği’nin İstanbul’da düzenlediği, oluşturulmakta olan “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”nın tanıtım gecesi ile ilgili yürütülen tartışmalar bize ne kadar tanıdık geliyor.

Bu linç, taşlama ve karalama kampanyası iki cenahtan ilerletiliyor. Birinci cenah cehalet, ikinci cenah ise ihanetten oluşuyor.

Birinci cenahta olanlar, her şeyin en doğrusunun kendi bildikleri olduğunu sananlardır. Onlar masum sayılabilir. Çünkü cehalet eğitimle giderilebilir bir şeydir.

Ama ihanet cephesinde yer alıp karalama kampanyası yapanları biz çok iyi tanıyoruz.

Bir gece düzenleniyor. Gecenin teması “Çerkes Soykırımı” ve bunu bilimsel anlamda araştıracak yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs verecek bir kurum oluşturmak.

Böyle bir oluşum en çok kimi rahatsız eder ?

Tabiki soykırımcı Rusya’yı ve onun işbirlikçilerini rahatsız eder.

Düzenlenen bu geceye karşı başlatılan saldırının amacı ne sazdır, ne de türküdür. Soykırımcı Rusya’nın işlediği soykırım suçunu perdelemeye yönelik operasyonun bir parçasıdır yürütülen tartışmalar.

Neredeyse tamamı Çerkesce şarkılarla  yürütülen, okunan Çerkesce şiirde insanların gözyaşlarını tutamadığı dört saat süren bir gecenin onbeş dakikalık bir bölümünü alıp servis ederek üzerinden tepinenleri biz çok iyi tanıyoruz.

Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı,

Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı,

Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,

Onlar Rusya’nın soykırımı gizleme politikalarına alet olarak Çerkes Halkına ihanet etmişlerdi.

Biz onları çok iyi tanıyoruz.

***

Bu tartışmayı başlatan ve katılan herkese çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bir haftadır bizim yapamadığımız derneğimizin ve oluşturmakta olduğumuz vakfımızın tanıtımına olağanüstü katkıda bulundular.

    Kendilerine müteşekkiriz.


564 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
ÇERKESLER, ETHEM, KEMALİZM VE NUTUK ÜZERİNE - 11/12/2021
”Asimilasyon yoktur“ diyen Çerkesler ya dilini ve kimliğini kaybetmiş zavallılardır, ya da sistemin işbirlikçileridir. O kesimi ya dönüştürüp Çerkes Kimlik bilincini savunur hale getireceğiz ya da Çerkes dünyasından tasfiye edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi