• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam49
Toplam Ziyaret601780
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
21 Mayıs Bir Semboldür, İçini Boşalttırmayacağız.
13/05/2015

Halkların kederlerini, sevinçlerini, zaferlerini andıkları sembol günler vardır. O günlerde halklar tüm diğer meselelerini bir kenara itip, o günde sadece o meseleye yoğunlaşırlar.

21 Mayıs’ta Çerkes Halkının en önemli sembol günlerinden biridir.

Çerkes Halkının geç bulduğu, henüz anlamını tam olarak kavrayamadığı, anlamını kavrayamadan elinden alınıp karartılmaya çalışılan sembol bir gündür 21 Mayıs.

Birçok meseleyi ıskalamış olan Çerkes Halkı, sembol günü olan 21 Mayıs’ı elinden alıp karartmak isteyenlerin suratına gerekli tokadı atmayı ıskalamayacaktır.

21 Mayıs’ı gezdirenler, saklayanlar, gerçek muhatabından kaçırarak perde olmaya çalışanlar, soykırımı anma ve protesto günü olmaktan çıkarmaya çalışanlar, Çerkes Halkının gazabından kurtulamayacaklardır.

***

Çerkesler için sonun başlangıcı Osmanlı-Rus Savaşı sonucu 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca anlaşması ile başladı. Bu anlaşmaya göre Kırım Osmanlı’dan ayrılarak bağımsızlığına kavuşuyordu. Ayrıca Kılburnu, Kerç, Yenikale, Azak Kalesi ile Büyük ve Küçük Kabartay ülkeleri de Rusya’ya bırakılıyordu.

Kırım Hanlığının bağımsızlığı ise, Hanların iktidar mücadelesinde Rusya'nın hamiliğine sığınmaları neticesinde hızla sona eriyor ve Rusya hakimiyetine giriyordu.

Çerkesler tarafı olmadıkları bir savaşta, Küçük Kaynarca  anlaşması neticesinde Kabartay ülkesinin Rusya'ya bırakılmasına tanık oluyorlardı.

Kırım Hanlığını ele geçirip, Azak Denizini ve Karadeniz’in kuzeyini işgal eden Rusya, Karadenizin güneyini ve Çerkesya'yı yutmak için harekete geçiyordu. Ancak bu operasyon Rusya gibi dev bir devlete çok pahalıya ve uzun zamana mal oluyordu. Dünyanın pek çok büyük ordusunu dize getiren Rus Ordusu, Çerkesya'yı bir türlü kontrol altına alamıyordu.

Yine 1828 Osmanlı-Rus savaşında yenilen Osmanlı Devleti, 1829 yılında imzalanan Edirne anlaşmasında, Çerkesya'daki tüm haklarını Rusya'ya devrediyordu.

Bize kucak açtı diye minnet duyduğumuz Osmanlı Devleti, üzerinde hiçbir hakkı olmayan Çerkesya'yı iki defa uluslararası anlaşma ile Rusya'ya satmıştı.

Böylesine orantısız insan gücü ve silaha karşı yürütülen mücadeleye savaş demek mümkün değildir. Çerkeslerin yaptığı, işgalci zorbalara karşı vatanlarını savunmak ve direnmektir.

Ruslar devleti olmayan, ordusu olmayan, dünyanın hiçbir yerinden yardım alamayan sivil bir halkı ve direnmeye çalışan milis güçleri katlederek Çerkesya'yı işgal ediyordu.

Çerkeslerle Ruslar arasında geçen tarihi mesele bir savaş değil, bir katliam ve soykırım neticesi zorla bir sürgündür.

***

Bütün soykırımcılar ve katiller suçlarını gizlerler. Bir tek insanı da, bir halkı da öldürmek bir insanlık suçudur. Bütün dinler, ideolojiler ve sistemler insanların tek başına veya toplu olarak öldürülmelerini suç, günah ve büyük bir insanlık ayıbı olarak sayar.

Hukuk ve adaletin olduğu sistemlerde tek bir kişiyi öldürmek bile, ömür boyu hapis, ya da idam cezalarıyla cezalandırılır. Milyonlarca insanı öldürüp ülkesinden sürenler nasıl cezasız kalabilir?

Bu katliamlardan kurtulanların çocukları ve torunları nasıl adaleti aramaz ?

Bu anlaşılabilir bir şey değildir.

Ama artık Çerkes Halkı da adaletin peşine düşmüştür.

Soykırımcılardan hesap soracak, gaspedilen tüm hakları ile birlikte vatanını geri alacaktır!

Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

***

Rus Çarlığının bugünkü mirasçısı, Rusya Federasyonu da tüm soykırımcılarla aynı refleksleri gösteriyor. Soykırımların en büyüğünü gerçekleştirmiş olan Rusya da soykırım suçunu gizlemek için her şeyi yapıyor.

Şimdi uydurdukları yalan ise "Kafkas-Rus Savaşlarında ölenleri anma günü" oldu.

Ey benim güzel halkım!

Ey Dünya Kamuoyu!

Kafkas-Rus Savaşı diye bir şey olmadı.

Olan Rusya'nın sivil bir halk olan Çerkesleri çoluk, çocuk, kadın, yaşlı demeden katledip vatanından zorla sürmesidir.

Kafkas-Rus savaşı diye uydurulan şey, savaşta insanların öldürülmüş olmasının daha makul ve izah edilebilir bir şey olmasındandır. Soykırım suçundan kurtulabilmek için son dönemde "Kafkas-Rus savaşlarında ölenleri anma" yalanını geliştirdiler.

Rusya'nın soykırım suçunu gizlemek için bu tür yalanları uydurması normaldir.

Peki Rusya'nın bu yalanını sahiplenen Çerkes Kurumlarına ve kişilere ne diyeceğiz?

Tabi ki hain diyeceğiz!

Onları insan içerisine çıkamayacak hale getireceğiz!

21 Mayıs'ın içeriğinin boşaltılmasına asla müsade etmeyeceğiz!

21 Mayıs Perşembe günü, saat 20.00'de Galatasay Lisesi önünde toplanacak olan Çerkes halkının onurlu evlatları bir kez daha gerçek için biraraya geleceklerdir.

Saat 21.00'de gerçek muhatabın yüzüne soykırım gerçeğini haykırarak, Rusya'yı diz çökmeye ve Çerkes Soykırımını kabul etmeye çağıracaklardır.

Yaşasın Çerkes Halkının onurlu mücadelesi!

Yaşasın 21 Mayıs'ın direniş ruhu!



1418 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
SOYKIRIMCIDAN KORKANLAR, İNKARA YÖNELİRLER! - 27/05/2019
Soykırımcıdan korkarsanız, bir müddet sonra onun söylediklerini söylemeye başlar ve soykırım inkârcısı olursunuz.
Xabze ve Xase İle Bir Yere Varılır mı? - 17/04/2019
Çerkes halkının varlığını geleceğe taşıyacak olan xase, çelik bir irade ve yaptırım gücü olan siyasi partidir! Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek siyasi partiyi ise sizler biliyorsunuz…
Seçimlerden Türkiye'ye ve Çerkeslere Kalan… - 07/04/2019
Yani, Çerkes halkının siyasallaşması mücadelesinde önemli bir basamak teşkil eden 31 Mart yerel seçimlerinde iftihar listesine geçenler de, sınıfta kalanlar da var. Hepsi artık tarihin hafızasına emanet ve günü gelince tarih değerlendirecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi