• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam278
Toplam Ziyaret710141
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
21 Mayıs Bir Semboldür, İçini Boşalttırmayacağız.
13/05/2015

Halkların kederlerini, sevinçlerini, zaferlerini andıkları sembol günler vardır. O günlerde halklar tüm diğer meselelerini bir kenara itip, o günde sadece o meseleye yoğunlaşırlar.

21 Mayıs’ta Çerkes Halkının en önemli sembol günlerinden biridir.

Çerkes Halkının geç bulduğu, henüz anlamını tam olarak kavrayamadığı, anlamını kavrayamadan elinden alınıp karartılmaya çalışılan sembol bir gündür 21 Mayıs.

Birçok meseleyi ıskalamış olan Çerkes Halkı, sembol günü olan 21 Mayıs’ı elinden alıp karartmak isteyenlerin suratına gerekli tokadı atmayı ıskalamayacaktır.

21 Mayıs’ı gezdirenler, saklayanlar, gerçek muhatabından kaçırarak perde olmaya çalışanlar, soykırımı anma ve protesto günü olmaktan çıkarmaya çalışanlar, Çerkes Halkının gazabından kurtulamayacaklardır.

***

Çerkesler için sonun başlangıcı Osmanlı-Rus Savaşı sonucu 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca anlaşması ile başladı. Bu anlaşmaya göre Kırım Osmanlı’dan ayrılarak bağımsızlığına kavuşuyordu. Ayrıca Kılburnu, Kerç, Yenikale, Azak Kalesi ile Büyük ve Küçük Kabartay ülkeleri de Rusya’ya bırakılıyordu.

Kırım Hanlığının bağımsızlığı ise, Hanların iktidar mücadelesinde Rusya'nın hamiliğine sığınmaları neticesinde hızla sona eriyor ve Rusya hakimiyetine giriyordu.

Çerkesler tarafı olmadıkları bir savaşta, Küçük Kaynarca  anlaşması neticesinde Kabartay ülkesinin Rusya'ya bırakılmasına tanık oluyorlardı.

Kırım Hanlığını ele geçirip, Azak Denizini ve Karadeniz’in kuzeyini işgal eden Rusya, Karadenizin güneyini ve Çerkesya'yı yutmak için harekete geçiyordu. Ancak bu operasyon Rusya gibi dev bir devlete çok pahalıya ve uzun zamana mal oluyordu. Dünyanın pek çok büyük ordusunu dize getiren Rus Ordusu, Çerkesya'yı bir türlü kontrol altına alamıyordu.

Yine 1828 Osmanlı-Rus savaşında yenilen Osmanlı Devleti, 1829 yılında imzalanan Edirne anlaşmasında, Çerkesya'daki tüm haklarını Rusya'ya devrediyordu.

Bize kucak açtı diye minnet duyduğumuz Osmanlı Devleti, üzerinde hiçbir hakkı olmayan Çerkesya'yı iki defa uluslararası anlaşma ile Rusya'ya satmıştı.

Böylesine orantısız insan gücü ve silaha karşı yürütülen mücadeleye savaş demek mümkün değildir. Çerkeslerin yaptığı, işgalci zorbalara karşı vatanlarını savunmak ve direnmektir.

Ruslar devleti olmayan, ordusu olmayan, dünyanın hiçbir yerinden yardım alamayan sivil bir halkı ve direnmeye çalışan milis güçleri katlederek Çerkesya'yı işgal ediyordu.

Çerkeslerle Ruslar arasında geçen tarihi mesele bir savaş değil, bir katliam ve soykırım neticesi zorla bir sürgündür.

***

Bütün soykırımcılar ve katiller suçlarını gizlerler. Bir tek insanı da, bir halkı da öldürmek bir insanlık suçudur. Bütün dinler, ideolojiler ve sistemler insanların tek başına veya toplu olarak öldürülmelerini suç, günah ve büyük bir insanlık ayıbı olarak sayar.

Hukuk ve adaletin olduğu sistemlerde tek bir kişiyi öldürmek bile, ömür boyu hapis, ya da idam cezalarıyla cezalandırılır. Milyonlarca insanı öldürüp ülkesinden sürenler nasıl cezasız kalabilir?

Bu katliamlardan kurtulanların çocukları ve torunları nasıl adaleti aramaz ?

Bu anlaşılabilir bir şey değildir.

Ama artık Çerkes Halkı da adaletin peşine düşmüştür.

Soykırımcılardan hesap soracak, gaspedilen tüm hakları ile birlikte vatanını geri alacaktır!

Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

***

Rus Çarlığının bugünkü mirasçısı, Rusya Federasyonu da tüm soykırımcılarla aynı refleksleri gösteriyor. Soykırımların en büyüğünü gerçekleştirmiş olan Rusya da soykırım suçunu gizlemek için her şeyi yapıyor.

Şimdi uydurdukları yalan ise "Kafkas-Rus Savaşlarında ölenleri anma günü" oldu.

Ey benim güzel halkım!

Ey Dünya Kamuoyu!

Kafkas-Rus Savaşı diye bir şey olmadı.

Olan Rusya'nın sivil bir halk olan Çerkesleri çoluk, çocuk, kadın, yaşlı demeden katledip vatanından zorla sürmesidir.

Kafkas-Rus savaşı diye uydurulan şey, savaşta insanların öldürülmüş olmasının daha makul ve izah edilebilir bir şey olmasındandır. Soykırım suçundan kurtulabilmek için son dönemde "Kafkas-Rus savaşlarında ölenleri anma" yalanını geliştirdiler.

Rusya'nın soykırım suçunu gizlemek için bu tür yalanları uydurması normaldir.

Peki Rusya'nın bu yalanını sahiplenen Çerkes Kurumlarına ve kişilere ne diyeceğiz?

Tabi ki hain diyeceğiz!

Onları insan içerisine çıkamayacak hale getireceğiz!

21 Mayıs'ın içeriğinin boşaltılmasına asla müsade etmeyeceğiz!

21 Mayıs Perşembe günü, saat 20.00'de Galatasay Lisesi önünde toplanacak olan Çerkes halkının onurlu evlatları bir kez daha gerçek için biraraya geleceklerdir.

Saat 21.00'de gerçek muhatabın yüzüne soykırım gerçeğini haykırarak, Rusya'yı diz çökmeye ve Çerkes Soykırımını kabul etmeye çağıracaklardır.

Yaşasın Çerkes Halkının onurlu mücadelesi!

Yaşasın 21 Mayıs'ın direniş ruhu!



1513 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi