• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam102
Toplam Ziyaret695746
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Nartların Meşalesi Nisan Ayında Kayseri’de Yakılacak
15/01/2012
Dünya ve Türkiye 21. yüzyılda köhnemiş baskıcı zihniyetleri, diktatörlükleri devirerek yol alıyor. İnsanlar daha fazla haklar, daha fazla refah ve barış istiyorlar. Bu yolda verilen mücadeleler her gün daha fazla yükseliyor.
Yaşadığımız bu süreçten iç ve dış dinamiklerin etkisiyle Türkiye de hızla etkileniyor. Gerek Avrupa birliği sürecinin getirdiği demokratikleşme adımları, gerekse içeride yükselen muhalefetin mücadelesiyle Türkiye’de de hızla bir dönüşüm yaşanmaktadır. Artık söylenemeyenler söylenebilmekte, yapılamayanlar yapılabilmektedir.
***

Anadolunun Hristiyanlardan arındırılması ve Türk olmayanların Türkleştirilmesi bir İttihat ve Terakki projesiydi. Türkiye Cumhuriyeti de bu düşüncenin hayata geçirilmesi sürecidir. Bu süreç tüm farklı etnik topluluklar, dini cemaatler ve farklı siyasal kesimlere bir cehennem azabı gibi yaşatılmıştır.
Rumlar ve Ermeniler sürülmüş, Yahudilerin ve Hristiyanların malları varlık vergileri ve yağmalarla talan edilmiştir. Çerkeslerin, Kürtlerin, Lazların, Gürcülerin, Arapların, Arnavutların, Süryanilerin, Pomakların, Arnavutların ve bütün farklı etnik toplulukların yok edilmeleri için her türlü baskı, inkar, imha ve asimilasyon politikaları uygulanmıştır.
Bu süreç içte ve dışta Türkiye’ye telafisi mümkün olmayan yaralar açmıştır. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını gören Türkiye devletinin bazı kesimleri bir yumuşama havasına girmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti devleti “Demokratik Açılım” sürecini başlatmak zorunda kalmıştır.
Bu süreçte Kürtler ve Aleviler başat unsur olarak ön planda oldular. Romanlar da Avrupa Birliği'nin baskısı ile sürece dahil edildiler. Diğer etnik topluluklar talebi olmayan unsurlar olarak, gerek Türkiye, gerekse Avrupa Birliği tarafından kaale alınmadılar.
Oysa gerçek böyle değidi.
Çerkesler, uygulanan inkar, imha ve asimilasyon politikalarının sonucu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını biliyorlardı. Ve talepleri vardı.
Haliyle Çerkesler de kendi kurumlarının harekete geçmesini beklediler. Ancak sıcak ve güvenli salonlarının dışına çıkmayı pek tercih etmedi nedense Çerkes kurumları. Kendini Çerkesler adına politika üreticisi olarak gören grupçuklar da klavye kahramanlığı yapmaktan öteye gidemediler. Meydanlara çıkabilme yürekliliğini gösteremediler.
Bu durumda Çerkes Halkı geleceğine el koydu ve bağrından ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ (ÇHİ)’ni çıkardı.
ÇHİ önderliğinde meydanları doldurdu.
"Biz de varız ve var olmaya devam edeceğiz" dedi Çerkes Halkı.
"Bizlerden gasp ettiğiniz haklarımızı verin" diyerek bütün ezberleri bozdu.
12 Mart 2011 Ankara, 17 Nisan 2011 İstanbul mitingleri Çerkeslerin miladıdır artık.
Temmuz ayında Eskişehir’de önlenmeye çalışılan süreç devam etmektedir.
ÇHİ, Çerkeslerin siyaseten amiral gemisidir artık. Çerkesler adına politikaları ve projeleri ÇHİ belirlemekte, kurumlar ve siyasi gruplar onun söylemlerini tekrarlamaktadır.
2011 yılı aynı zamanda Çerkes Baharı yılıydı da.

2012 yılında da Çerkesler yine görünür olmaya devam edeceklerdir.
Projelerin ve taleplerin çıtası daha da yükseklere taşınacaktır.
Çerkesler adına Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na müdahil olup dosya veren tek siyasi oluşum ÇHİ’dir.
Tarihi bir eğitim projesi olan "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" fikrini oluşturup kadınlarımıza sunan ÇHİ’dir.
Çerkesler adına "ÇERKES ÇALIŞTAYI" projesini Şubat ayının sonunda hayata geçirecek olan ÇHİ’dir.
Nisan ayı sonunda Kayseri’de düzenlenecek olan KAYSERİ ÇERKES HAKLARI MİTİNGİ de, Kayseride duyarlı ve sorumluluk sahibi Çerkesler tarafından oluşturulan "ÇHİ Kayseri Mitingi Komitesi" organizasyonunda yürütülürken, Ç.H.İ. Yürütme Kurulu da Komite’ye maddi, manevi, lojistik ve tanıtımla ilgili her türlü desteği verecektir.

***

Bu süreçte de Çerkesler üzerinde her türlü psikolojik savaş yöntemleri denenecektir. Engelleme, karalama, çelme takma ve oluşan olumlu ortamı zehirleme çalışmaları tüm hızıyla devam edecektir. Bunun yanında hiç emek vermeden bu mitingden istifade edip ön alma, ÇHİ’yi saf dışı bırakma girişimleri de olacaktır.
Biz bunlara alışığız.
Ama güneş balçıkla sıvanmaz.
İş yapanla, gevezelik yapanların farkını artık halkımız öğrenmiştir!
Laf ebelerine prim vermeyecek ve pabuç bırakmayacaktır artık !
Halkımız Nisan ayında on binler olup Kayseri’ye akacak ve Nartların meşalesini Kayseri’de yakacaktır !
Çerkes Halkının sonsuza dek var olacağını dosta da düşmana da haykıracaktır!
Anadilimiz için,
Kültürümüz için,
Varlığımızı geleceğe taşımak için,
7 gün 24 saat Çerkesce televizyon yayını için,
Anadil eğitimi ve öğretimi için,
Nisan ayında Kayseri’deyiz !
 
Y aşasın Onurumuz !
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz !



3234 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi