• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam98
Toplam Ziyaret733110
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.33407.3634
Euro8.86178.8972
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Bayram Küslerin Barışma Günüdür
06/11/2011
Bayramlar sadece çocukların sevindiği ve sevindirildiği günler midir acaba?
Yoksa, büyüklerin de bayramlardan öğrenmesi gereken çok şey yok mu?
Bayramlar ve günler var içtenlikli ve coşkulu; adı bayram olan günler var
ruhsuz ve içeriksiz.
Mesela hıdırellez günü. Nasıl da erkenden kalkıp dileklerini yazıp gül dallarına asarlar insanlar.
Romanlar hıdırellez gününe kakava diyorlar. Nasıl da coşkulu eğlenceler
tertip ediyorlar. Çocukluğumda köyümüzde hıdırellez gününde koyunlar kesilip, yemekler yenirdi. Önce dualar edilip, sonra da eğlenceler düzenlenirdi. Yaşlısı, genci herkes hıdırellezi büyük bir içtenlikle kutlardı.
Ya nevruz günleri?
Yüzbinlerce insan hertürlü baskıya rağmen nasıl da meydanlara akıp, büyük bir heyecanla ateşlerin üzerinden atlarlar.
1 mayısta, emeğin bayramında milyonlarca insan meydanları doldurup nasıl da içten haykırırlar, "yaşasın halkların kardeşliği, tüm dünyanın emekçileri birleşin" diye. Büyük bir coşku seli olur meydanlarda.
Adı bayram olan ama içinde sevinç ve coşku olmayan günler de var. Cumhuriyet, milli egemenlik, zafer gibi. Adı bayram bu günlerin ama içinde halk yok. Öğrencilerin, sadece tatil olduğu ve okulları kaynadığı için sevindiği günler.
İslam Dünyasında bayramlar, halkın gerçek anlamda katıldığı günlerdir. İslam aleminin iki büyük bayramı var: Ramazan ve Kurban Bayramı.
Ramazan ayında, insanlar açlıkta eşitlenip, zengin fakir farkı ortadan kaldırılır. Açlığın ve yokluğun ne demek olduğu ve paylaşmanın anlamı sindirilir. Ve ayın sonunda bayram edilir.
Kurban bayramı ise, insanın yerine hayvanın kurban edilmesinin bayramıdır. Kurban bayramında yapılan hac ibadeti 1400 yıldır devam eden dünyanın en büyük ve en coşkulu mitingidir aynı zamanda.
Ve bayramlar hoşgörü, bağış, dayanışma ve sevgi günleridir.
Ama bayramların en önemli özelliği de küslerin barışmasıdır.
Küs olan iki kişi nasıl barışır ?
Hatalı olan taraf hatasını kabul edip, karşı tarafın zararını tazmin etmeyi kabul eder ve karşı tarafta onu affederse, küslük biter ve barış olur.
Peki ülkemizde devletle halklar arasındaki küslük bitirilip barış nasıl sağlanır?
İki kişi arasındaki küslükte işleyen sistem, devletle halklar arasında işletilirse barışın sağlanmaması için hiçbir neden yoktur.
Barışın sağlanabilmesi için özeleştiri yapıp, adım atması gereken öncelikle devlettir.
Devletin, "Ey Kürtler, Çerkesler, Lazlar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Yahudiler, Romanlar, Araplar, Pomaklar, Boşnaklar, Aleviler, solcular, dindarlar biz sizi bugüne kadar yok farz ettik. Sizi yok etmek için ne gerekiyorsa yaptık ve büyük acılara neden olduk. Öncelikle bu güne kadar yapılanlar için içtenlikle özür diliyoruz. Yaşanan acıları telafi edemeyiz. Ama sizin varlığınızın devamı için pozitif ayrımcılıklar yapabiliriz. Bizim yaptığımız hatalar için bizi affedin ve barışalım" derse, ülkemizde gerçek bir bayram yaşanır.
Bu çok zor birşey değil aslında.
Devlet bu adımı ya atacak, ya da attıracaklar.
Sadece bu adımın daha fazla kan dökülmeden atılmasını diliyoruz.
Bu Kurban bayramı vesilesiyle devlette akl-ı selimin üstün gelmesini temenni ediyoruz 
Devletin toplumla barıştığı dönemdeki bayramların çok daha bayram gibi olacağına inanıyoruz.
ÇHİ (Çerkes Hakları İnisiyatifi) olarak öncelikle Çerkes halkının, kardeş halkların ve tüm müslüman aleminim  kurban bayramını kutluyoruz.
Nice gerçek bayramlara.


3255 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi