• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam122
Toplam Ziyaret710575
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.91157.9432
Euro9.38909.4266
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Bayram Küslerin Barışma Günüdür
06/11/2011
Bayramlar sadece çocukların sevindiği ve sevindirildiği günler midir acaba?
Yoksa, büyüklerin de bayramlardan öğrenmesi gereken çok şey yok mu?
Bayramlar ve günler var içtenlikli ve coşkulu; adı bayram olan günler var
ruhsuz ve içeriksiz.
Mesela hıdırellez günü. Nasıl da erkenden kalkıp dileklerini yazıp gül dallarına asarlar insanlar.
Romanlar hıdırellez gününe kakava diyorlar. Nasıl da coşkulu eğlenceler
tertip ediyorlar. Çocukluğumda köyümüzde hıdırellez gününde koyunlar kesilip, yemekler yenirdi. Önce dualar edilip, sonra da eğlenceler düzenlenirdi. Yaşlısı, genci herkes hıdırellezi büyük bir içtenlikle kutlardı.
Ya nevruz günleri?
Yüzbinlerce insan hertürlü baskıya rağmen nasıl da meydanlara akıp, büyük bir heyecanla ateşlerin üzerinden atlarlar.
1 mayısta, emeğin bayramında milyonlarca insan meydanları doldurup nasıl da içten haykırırlar, "yaşasın halkların kardeşliği, tüm dünyanın emekçileri birleşin" diye. Büyük bir coşku seli olur meydanlarda.
Adı bayram olan ama içinde sevinç ve coşku olmayan günler de var. Cumhuriyet, milli egemenlik, zafer gibi. Adı bayram bu günlerin ama içinde halk yok. Öğrencilerin, sadece tatil olduğu ve okulları kaynadığı için sevindiği günler.
İslam Dünyasında bayramlar, halkın gerçek anlamda katıldığı günlerdir. İslam aleminin iki büyük bayramı var: Ramazan ve Kurban Bayramı.
Ramazan ayında, insanlar açlıkta eşitlenip, zengin fakir farkı ortadan kaldırılır. Açlığın ve yokluğun ne demek olduğu ve paylaşmanın anlamı sindirilir. Ve ayın sonunda bayram edilir.
Kurban bayramı ise, insanın yerine hayvanın kurban edilmesinin bayramıdır. Kurban bayramında yapılan hac ibadeti 1400 yıldır devam eden dünyanın en büyük ve en coşkulu mitingidir aynı zamanda.
Ve bayramlar hoşgörü, bağış, dayanışma ve sevgi günleridir.
Ama bayramların en önemli özelliği de küslerin barışmasıdır.
Küs olan iki kişi nasıl barışır ?
Hatalı olan taraf hatasını kabul edip, karşı tarafın zararını tazmin etmeyi kabul eder ve karşı tarafta onu affederse, küslük biter ve barış olur.
Peki ülkemizde devletle halklar arasındaki küslük bitirilip barış nasıl sağlanır?
İki kişi arasındaki küslükte işleyen sistem, devletle halklar arasında işletilirse barışın sağlanmaması için hiçbir neden yoktur.
Barışın sağlanabilmesi için özeleştiri yapıp, adım atması gereken öncelikle devlettir.
Devletin, "Ey Kürtler, Çerkesler, Lazlar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Yahudiler, Romanlar, Araplar, Pomaklar, Boşnaklar, Aleviler, solcular, dindarlar biz sizi bugüne kadar yok farz ettik. Sizi yok etmek için ne gerekiyorsa yaptık ve büyük acılara neden olduk. Öncelikle bu güne kadar yapılanlar için içtenlikle özür diliyoruz. Yaşanan acıları telafi edemeyiz. Ama sizin varlığınızın devamı için pozitif ayrımcılıklar yapabiliriz. Bizim yaptığımız hatalar için bizi affedin ve barışalım" derse, ülkemizde gerçek bir bayram yaşanır.
Bu çok zor birşey değil aslında.
Devlet bu adımı ya atacak, ya da attıracaklar.
Sadece bu adımın daha fazla kan dökülmeden atılmasını diliyoruz.
Bu Kurban bayramı vesilesiyle devlette akl-ı selimin üstün gelmesini temenni ediyoruz 
Devletin toplumla barıştığı dönemdeki bayramların çok daha bayram gibi olacağına inanıyoruz.
ÇHİ (Çerkes Hakları İnisiyatifi) olarak öncelikle Çerkes halkının, kardeş halkların ve tüm müslüman aleminim  kurban bayramını kutluyoruz.
Nice gerçek bayramlara.


3156 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi