• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret560107
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Newrozda Diyarbakır’da Olmak...
24/03/2014

ÇHİ'yi oluştururken yola çıkış amacımız "özgürlükçü muhalif" bir çizgide Çerkes meselesini "görünür" kılarak, sorunun çözüm yollarını aramaktı.

Bu anlamda "reel politika" yapma konusundaki tavrımız netti.

Yola çıkarken Çerkes meselesinin siyasi bir mesele olduğunu çok net olarak biliyorduk. Çözüm yollarının da siyasi olduğu konusunda hemfikirdik.

Çok net hedeflerle yola çıktık: Anadil eğitimi ve devlet destekli 7/24 Çerkesce yayın yapacak bir televizyon talebi. Bu taleplerle yapılan mitingler devlet ve Çerkes kurumlarının görmeme ve engel olma konusundaki tüm tavırlarına rağmen, gerek Türkiye toplumunda,gerekse Çerkes Toplumunda oluşmuş tüm algıları altüst etti.

Artık Çerkes meselesinde, Çerkes Halkından yana siyasi tavır almayanların, Çerkes halkı nezdindeki kredileri de, itibarları da bitmiştir.

***

Devlet ve Çerkes Kurumları ÇHİ.'nin çabalarını ve yürüttüğü mücadeleyi görmüyordu ama ülkede bu çabaları gören kurum ve kuruluşlar da vardı. İşte bu gören kuruluşlardan biri de Diyarbakır’dan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) oldu. Demokratik Toplum kongresi ÇHİ'yi 2014 Diyarbakır Newroz'una davet etti.

ÇHİ yürütme kurulu Newroz’da Çerkes Halkını temsil etme görevini bana verdi. Tabii Çerkeslerin bir kısmının, anadil eğitimi ve Çerkesce televizyon talebi ile ilgili mitinglerimize bile "bizi PKK ile, Kürtlerle aynı kefeye mi koyduracaksınız?" türü saldırılarından sonra, şimdi nasıl bir histeriye tutulacaklarını da gayet iyi biliyoruz.

Bizler ne PKK'lı, ne AKP'li ne de başka bir siyasi hareketin mensubu olmak zorunda değiliz. Bizler ÇHİ'liyiz. Ve Çerkes Halkının politikalarını oluşturup "yeniden bir ulus inşa edebilmenin" davası peşindeyiz.

Biz eşit koşullarda tüm siyasi partilerle, devletlerle, uluslararası kuruluşlarla ilişkiler kurduk ve bundan sonra da kurmaya devam edeceğiz.

***

Ben fotoğraf ve görsel malzeme yönünden özürlü bir insanım. Fotoğraf çekmem ve kolay kolay da fotoğraf çektirmem. Bu yüzden bir facebook hesabım bile yok (Bazılarının bir kedisinin bile olmadığı gibi). Sanırım ben de 1980 öncesinden kalan bir refleks. Üniversite yıllarımdan arkadaşlarımla çekilmiş tek kare fotoğrafım yoktur. Birlikte çektireceğimiz fotoğraflar sonra poliste delil olur diye fotoğraf çektirmezdik.

 2011 yılında anavatanımızı ziyaret ettiğimde de, arkadaşlarım binlerce kare fotoğraf çekmişlerdi. Ben bir kare bile fotoğraf çekmemiştim. Ama Kafkasya gezisi anılarımı 13 bölüm halinde Kafkasevi web sitesinde yayınlamıştım.

Tam bir görsel şölen olan 2014 Diyarbakır Newrozunda da malesef tek kare fotoğraf çekmedim. Ama bu Newrozda yaşadıklarımı ve hissettiklerimi sizlerle paylaşacağım. Newroza katıldığımın tek belgesi Demokratik Toplum Kongresi’nin

adıma düzenlediği protokol davetiyesidir.

***

Diyarbakır'a daha önce hiç gitmemiştim. İstanbul'da birçok Kürt dostum olmasına rağmen Diyarbakır’da tanıştığım dostlarım yoktu. Ama ben Diyarbakır’da yeni dostlar ve dostluklar geliştireceğimden emindim. Demokratik Toplum Kongresi’nden bizimle

ilgilenen Evren Bey Otel rezervasyonumuzu yaptırıp, bir araba göndererek beni havaalanından aldıracağını söyledi. Bu arada Mardin Kızıltepe’den 20 yıldır görmediğim dostum Çeçen Adil Güler de arayıp beni Diyarbakır Havaalanı’ndan alacağını söyledi.

Uçağımız 20 Mart günü saat 12.30 da Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalkıyordu. İstanbul’da havaalanında tanıştığımız Halkın Nabzı gazetesinin sahibi Diyarbakırlı İshak Karakaş ve Gazeteci Ahmet Tulgar'la birlikte hemen bir ekip oluşturduk. İshak Karakaş otele gitmeden önce, beni Diyarbakırın en ünlü ciğercisine götüreceğine söz verdi.

Sabiha Gökçen Havaalanı’nda rastladığım Düzceli sinemacı kızımız HDP Kadıköy Belediye Meclis üyesi adayı Sinef Gönül Aslan’la kucaklaşıyoruz. Onlar da Newroz'a gidiyorlarmış. Dostların arasında olduğumuza şüphe yok.

Diyarbakır Havaalanı’nda bir anda paylaşılamayan misafir olduk.DTK'dan Evren Bey'in gönderdiği şoför, Evren Bey talimat verdi misafiri benim götürmem lazım diyor; Çeçen Adil kardeşim de ben götüreceğim diyordu.  İshak Karakaş dostumuz da "Murat Başkanıma söz vermişim ciğerciye gideceğiz" diyor. DTK'nın gönderdiği şoförü ikna edip geri gönderiyoruz. İshak Karakaş’la, Ahmet Tulgar'ı Adillerin arabaya alıp ciğercinin yolunu tutuyoruz. Nefis bir ciğer ziyafeti çekiyoruz. İstanbulda 40 yıl ciğer yemek aklıma bile gelmez. Ancak Diyarbakır’da yaşasam her gün ciğer yerim. Öyle güzel, öyle leziz yapıyorlar ciğeri.

Diyarbakır 8000 yıllık tarihi olan bir kent. İki milyonluk nüfusuyla  Kürdistan'ın başşehri. Resmi dairelerde, özellikle belediyeye bağlı kurumlarda tabelalar Kürtçe ve Türkçe olarak yazılmış. Şehirde BDP'nin varlığı çok bariz olarak hissediliyor. Seçim yarışı bütün hızıyla burada da devam ediyor. Seçimin galibi şimdiden belli. BDP açık ara önde, ikinci partinin Ak-partimi, Hüda-par mı olacağı tartışılıyor. MHP'nin seçim bayraklarını görünce sordum, batıda HDP'ye tahammül edemiyorlar, siz batıdan daha fazla demokrasiyi sindirmişsiniz diyorum. Koskoca Diyarbakır’da CHP'ye ait ne bir seçim çalışması, ne de bir bayrak görebildik.

Halk başlamış olan çatışmasızlık sürecinden son derece memnun. Kimse yeniden eski günlere dönmek istemiyor. Şehre huzur ve özgürlük havası hakim. Diyarbakır'ın tarihi surlarına mutlaka rastlıyorsunuz bir yerden bir yere giderken.

Protokol davetiyelerimizi almak üzere DTK'ya gidiyoruz. Dört katlı tarihi bir binada faaliyet gösteriyor DTK. Parlamento gibi bir işlevi var DTK'nın. Kapıda görevliler son derece nazik ve ilgili bir biçimde tüm misafirleri karşılıyorlar. Newroz Bayramının tüm ayrıntıları buradan planlanıyor. Yurt içinden ve yurtdışından gelmiş birçok misafirle burada buluşuyoruz. Özellikle yurt dışından gelmiş birçok misafiri var bu Newroz'un. Irak Kürdistanı’nın tüm siyasi parti temsilcileri tam kadro Diyarbakır Newrozunda buluşmuş. First Lady Irak Cumhurbaşkanı Talabani’nin eşi törenle karşılandı biz DTK da iken. Tek törenle karşılanan kişide oymuş.

Türkiye basınının çok önemli bir bölümü Diyarbakırdaydı. Dünya çapındaki önemli ajanslar ve dünya medyası da Diyarbakırda olan biteni dünyaya duyururken, anlamaya da çalışıyordu.

Milletvekilleri Aysel Tuğluk, Altan Tan, Özdal Uçar ve Ertuğrul Kürkçü ile sohbetler ediyoruz. Bir Çerkes'i Newroz'da görmek onları hem memnun ediyor, hem de şaşırtıyor. Çerkeslerin vermek istediği mesajı anlatıyoruz ve dayanışma duygularımızı belirtiyoruz.

Görevlilerin kendi aralarında Kürtçe konuştuklarını görüyoruz. DTK'daki hakim dil Kürtçe. Ancak sokaktaki hakim dil halen Türkçe.

Sabah saat 8'de otobüslerle Newroz meydanına götürüleceğimiz söyleniyor. Davetiyelerimizi alarak otelimize geçiyoruz. Tüm oteller full dolu.

21 Mart sabahı DTK'ya bir taksi ile gidiyorum. Tam bir bayram sabahı yaşıyoruz ."Newroz Piroz be" Newroz  bayramınız kutlu olsun sözünü bizde yüzlerce kez tekrarlıyoruz.

Belediyenin tahsis ettiği otobüslerimize biniyoruz. Şoförümüz milli kıyafetlerini giyinmiş genç bir Kürt kadını. Neredeyse otobüse binen herkes şoförümüzün ya resmini çekti, ya da birlikte resim çektirdi.

Kürt hareketi gerçekten bir kadın hareketine dönüşmüş. Başarısının sırrı da burada yatıyor zaten.

Bu kadar dindar, aşiretçi ve feodal halkın içinden, kadınların bu kadar öne çıktığı bir toplumsal dönüşüm, sosyolojik ve bilimsel olarak incelenmesi gereken bir konudur.

Tüm konuklar toplu olarak Newroz Meydanı’na götürülüyoruz. Biraz sıkışarak da olsa Newroz meydanına girip, protokol bölümünde yerimizi aldık.

Newroz Meydanındaki havayı kelimelerle anlatmak mümkün değil. Buradaki hava ancak yaşanarak anlaşılabilir. Adeta bir insan denizi burası, hatta bir insan okyanusu. Gözün alabildiği her yer dalgalanan bir insan okyanusu. Rakamların iki milyonun üzerinde olduğu söyleniyor.

Dalgalı bir deniz gibi insanlar kıpır kıpır, hiç durmadan slogan atıyorlar, halaylar çekiliyor ve durmadan şarkılara eşlik ediyorlar. Ve bu coşku durmaksızın sürüyor.

Bu coşku ve dinamizm tüm Ortadoğu coğrafyasını ve Türkiye’yi değiştirip dönüştürmeye aday. Tüm dünya medyası bu olguyu anlamaya çalışıyor. Çerkes Halkının da bu değişimi ve dönüşümü doğru okuması ve tavrını buna göre  belirlemesi gerekiyor.

Osman Baydemir, Ahmet Türk ve Gülten Kışanak'ın yaptığı Kürtçe konuşmalar alanın tamamını sarmaladı ve coşkuyu arttırdı. Cemil Bayık video konferans yöntemiyle mesajlarını iletti.

Abdullah Öcalan'ın Newroz mesajı Pervin Buldan tarafından Kürtçe, Sırrı Süreyya Önder tarafından Türkçe olarak okundu. Öcalan "Savaşırken nasıl korkmadıysak, barışırken de öyle korkmayacağız" diyerek barış konusundaki kararlılığını belirtti. Barışın hükümetlerle ve devletlerle değil, halklar arasında yapılacağını belirten Öcalan, hiçbir biçimde barışın önünün kesilemeyeceğinin altını çizdi.

Akşam saat dörtte biz alandan ayrılırken,Newroz bütün coşkusu ile devam ediyordu. Newroz'un akşam 10’a  kadar süreceğini söylediler.

Uçağımızla İstanbul'a doğru uçarken, aynı coşkuyu, kitleyi ve mücadele azmini, 21 mayıslarda Çerkeslerin de göstermesini diliyoruz, gıptayla.

Gönlümüzün yarısını mücadelesini başarmış insanlara bırakarak İstanbul'a dönüyoruz.



Paylaş | | Yorum Yaz
2732 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi