• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam99
Toplam Ziyaret560009
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Haksızlığın Hukuk Olduğu Yerde, Direniş Haktır!
03/08/2012

 

Tunus’tan başlayan Arap Baharı, Mısır’ı, Yemen’i, Libya’yı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni vurduktan sonra Suriye’ye dayandı. Ancak Suriye’de yaşanan süreç Libya’da yaşananlardan çok daha kanlı ve uzun süreceğe benziyor. Suriye’de babadan oğla geçmiş çok köklü bir diktatörlük ve arkasında Rusya, Çin ve İran’ın durduğu bir yapı mevcut. "Zulüm ile abâd olanın sonu berbad olur" atasözünde belirtildiği gibi, hiç bir diktatörlük de sonsuza dek yaşayamaz. Beşar Esad yönetimi de elbette diğer diktatörlükler gibi tarihin çöplüğüne gidecektir.
Suriye’deki gelişmelerin biz Çerkesler için iki önemli boyutu var.
1-) Suriye’de yaşayan soydaşlarımızın durumu,
2-) Kuzey Suriye’de oluşan otonom Kürt yönetiminin Türkiye’deki demokratik gelişimi nasıl etkileyeceği...
Suriye’de yaşayan soydaşlarımızın  durumu  hiç de iç açıcı değildir. Bazen şerden hayır da çıkabilir derler.
Ancak şerri hayra dönüştürecek irade Çerkesler’de yoktur. Hitler Almanya’da Yahudileri yok etmeye başladığında, Siyonist örgütler bir milyonun üzerinde Yahudi’yi Filistin’e yönlendirdi. Daha önce
Filistin’e yerleşen öncü Yahudilerin hazırladığı yerleşim birimlerine yerleşerek İsrail Devletini kurdular.
Ancak, yeni yeni diaspora diyebilen, soykırım sözcüğünü telaffuz etmekten çekinen, her türlü yönlendirmeye açık ve kimlik bilinci olmayan Çerkes Halkının böylesi bir durumda  refleks göstererek kitlesel bir dönüşü örgütlemesi mümkün olamıyor.
Tabi Suriye’deki Çerkeslerin durumu Yahudilerin durumuyla uyuşmuyor. Suriye’de direkt Çerkeslere yönelik bir saldırı söz konusu değil. Tüm Suriye Halkı Arap’ı, Kürd’ü, Çerkes’i, Türkmen’i, sünnisi, Hıristiyanı, Nusayrisi ile topyekün bir diktatörlük ile mücadele ediyor. Çerkeslerin bir kısmı Esad yönetiminin, bir kısmı da muhalefetin yanında yer alıyor. Hiçbir konuda ortak hareket edemeyen Çerkes Halkı Suriye’de de ortak hareket edemiyor. Çünkü Suriye Çerkeslerinin Ulusal bilinci ve kimlik bilinci Türkiye Çerkesleri gibi.
Perit Derneği’nin yaptığı açıklamaya göre 350 civarında soydaşımız anavatana ulaşmış. 1400 civarında soydaşımıza da davetiye gönderilmiş. Tabi anavatanda bu soydaşlarımızın konut, iş, aş ve yerleşim problemlerinin nasıl çözüleceği de bir muamma. Yugoslavya’dan dönüş yapmış olan soydaşlarımızın problemleri hala çözülebilmiş değil.
Dönüşçülerimizin "Anavatan kollarını açmış bizi bekliyor" söylemi de koskoca bir yalan. Çünkü Rusya Çerkeslerin geriye dönüşünü kesinlikle istemiyor. Dönüş yapacaklara her türlü engeli çıkarıyor. Geriye dönmüş olanlar için de ulusal bilinci olanları ve aktivistleri ya hizaya getiriyor, ya da sınır dışı ediyor.
Kaldı ki Rusya’nın sonuna kadar destek verdiği Suriye’den gelecek insanları kabul etmesi kendisiyle çelişmesi anlamını taşıyacaktır.
Tüm olumsuz koşullara rağmen Çerkes Halkı en büyük dayanışmayı göstererek Suriyeli kardeşlerine sahip çıkmalıdır.
Suriye’de Kürt otonom bölgesinin oluşması, Türkiye’de milliyetçi refleksleri harekete geçirip bölünme paranoyası yaratıyor. Kürtler de Ortadoğu coğrafyasının en fazla haksızlığa uğramış mazlum halkıdır.
Kürt halkının da varlığını geleceğe taşıma ve statü edinme hakkı vardır.
Türkiye Devleti’nin durumu doğru okuyup daha fazla kan dökülmeden soruna barışçı bir çözüm yolu bulabilmesidir. Türkiye’nin demokratikleşme çabalarından vazgeçip soruna askeri çözümlerle yaklaşması sorunu daha da zorlaştıracaktır. Barışın sağlanabilmesinin ve kanın durmasının yegane şartı ellerin tetiklerden çekilmesi ve müzakere ortamının sağlanmasıdır. Bu Türkiye Çerkesleri için hayati bir önem taşımaktadır.
Tabi bu coğrafyada Kürtler de, Türkler de, Araplar da, Türkmenler de kendilerine bir yol bulurlar. Ancak kendilerine bir çıkış yolu bulamayan, varlık iradesi gösteremeyen tek halk Çerkesler’dir.
Hiçbir konuda refleks gösterip irade ortaya koyamayan Çerkeslerin artık inisiyatif alıp varlıklarını gösterme zamanı gelmiştir.

***
ÇHİ Çerkes Sorununu görünür kılmak için meydanlara çıkmış ve ses getirmiştir.
ÇHİ artık sürekli periyodik eylemlilik kararı almıştır!
Çerkes meselesini siyasalaştıracak en önemli argüman Çerkes Soykırımını sürekli gündemde tutmak ve soykırımcıların peşine düşmekle olur.
Bunun için 21 Mayıstan yola çıkarak, her ayın 21’inde akşam saat 20.00’de İstanbul’da Galatasaray Lisesi’nin önünde toplanacağız. Pankartlarımızla, sloganlarımızla Rus konsolosluğuna yürüyeceğiz. Soykırımcılara suçlarını defalarca haykıracağız.
Bu eylemi ısrarla her ay tekrarlayacağız. Eylemimiz 2014 Soçi olimpiyatlarına kadar devam edecektir.
İlk olarak, Eylül'ün 21’inde Cuma günü akşamı
saat 20.00’da. Tüm duyarlı Çerkesleri ve Çerkes dostlarını, soykırımcılardan hesap sormaya Galatasaray Lisesi önüne bekliyoruz.
Haksızlığı hukuk haline getirenlere karşı direniş hakkımızı kullanacağız.
YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ!

 



Paylaş | | Yorum Yaz
3310 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi