• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam89
Toplam Ziyaret559999
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
'Dünyada Çerkesçe Bilen Kaldımı ki Acaba Diye Düşünürdüm'
16/05/2013

ÇHİ Çerkes meselesini görünür kılmak, çözüm yollarını göstermek ve çözüm politikalarını oluşturmak amacıyla kuruldu. Bugüne kadar da bu politikasını taviz vermeden sürdürdü.

Çerkes meselesi asimilasyon ve soykırım olmak üzere iki boyutludur. Bu temel iki boyut tüm açıklığıyla ortaya konup, dünyaya kabul ettirilme aşamasına getirilerek yol alınacaktır. Bu çalışmalar elbette "Çerkes ulusunun yeniden inşaası süreci" ile birlikte yürütülecektir.

Diasporada, Çerkeslerin asimilasyon sürecini yavaşlatılması ve kültürün yeniden üretilmesinin iklim ve koşulları yaratılmaktadır.

Dünyadaki en ağır soykırımlardan birine uğramış bir halkın evlatları senenin 364 günü yatıp sadece birgün 21 Mayıs’ta meydanlara çıkıp, bir yol alamazlar. ÇHİ “her ayın 21'i saat 21” eylemlerini ortaya koyarak Çerkeslerin tepki verebilen bir halk olduğunu gösteriyor. Tabii bu eylemlerden en fazla Rusya rahatsız oluyor. Kaderine razı olmuş Çerkeslerin yeni isyan ateşleri yakarak kendisini rahatsız etmesini istemiyor. Bunun için de "sahibinin seslerini" üzerimize salıyor. ÇHİ'nin, Rusya düşmanlığı yaparak Kafkasya’da Çerkeslere zarar verdiği yalanını yayıyorlar.

Bütün dünyada, ulusların menfaatleri çatıştığı zaman mücadele edilir.  Gerekirse savaşılır da.

Ama daha sonra oturup anlaşılır.

İki dünya savaşında Avrupa’da milyonlarca insan öldü. Ama dün savaşan Avrupa devletleri bugün Avrupa Birliği’ni oluşturup sınırlarını kaldırdı ve tek para birimine geçti.

Çerkeslere soykırım ve sürgünü uygulayan Çarlık Rusyası ve bu politikaların sürdürücüsü Rusya Federasyonu bizim dostumuz olamaz.
Bizi düşman olarak görüp yok etmeye çalışan bir yapı Çerkeslerin dostu olamaz.

Biz dosta dost, düşmana da düşman deriz!

Hiç kimse eğip-bükmeye çalışmasın!

Rusya ve Rusya’nın dostları bizim dostumuz değildir olamazlar da!

Rusya ve Rusyanın dostları bizim düşmanımızdır!

Bunu böyle ifade edemeyenlerin Çerkes Halkı adına söz söyleme hakkı yoktur ve olmayacaktır!

ÇHİ tüm gücüyle Türkiyede yaşanan demokratikleşme sürecine müdahil olup, eylemlerini sürdürüyor. Ancak bu süreçte bizi en fazla uğraştıran içimizdeki "Rusya Muhibleri"dir. Ahlat Mitingi öncesinde de malum çevreler Ahlat Derneği yöneticilerini arayıp dezenformasyonla baskı altına almaya çalışmışlar. Biz bunu Ahlat’a gidince öğrendik. Güneşin balçıkla sıvanmayacağını dost da düşman da öğrenecek elbet.

12 Mayıs’ta Bitlis Ahlat’ta, ÇHİ'nin, Ahlat Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği ile gerçekleştirdiği mitingden zenginleşmiş olarak çıktık. Tecrübe kazandık ve güçlendik. Artık halkımıza ve kendimize daha fazla güveniyoruz.

***

Ahlat mitinginde yaşadığımız güzellikleri ve mitingin perde arkasını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sitemiz yazarlarından Balkar Selçuk Çerkes halkının en hayırlı evlatlarındandır. Çerkeslerin 150 yıllık diyaspora tarihinde yapabildikleri dört hak arama mitinginden ikisinde onun ortaya koyduğu sağlam irade vardır. Eski bir Roma şehri olan Kayseri’de, binbir Bizans oyununu safdışı bırakıp Kayseri Mitingi’nin organize edilmesinde Balkar Selçuk'un ve organizasyon komitesini oluşturan değerli arkadaşlarımızın emeği çok büyüktür.

Balkar Selçuk Van 100. Yıl Üniversitesi’nin sosyoloji bölümünde öğretim görevlisidir. Nart Destanları, Ortadoğu Destanları ve Yunan Mitolojileri konusunda dünyanın sayılı otoritelerden biridir aslında. Çalışmaları günyüzüne çıkmayı bekliyor. İlgisi, enerjisi ve hareketliliği ile sıradışı bir karakter Selçuk. Alıştığımız soğuk, halka tepeden bakan, çok bilmiş ve kendini beğenmiş öğretim üyesi tipinden eser yoktur Balkar Selçuk’ta. Öyle olsaydı zaten, Van'a 2,5 saat mesafede olan Ahlat Çerkeslerini ve Ahlat Kafkas Derneği’ni dert edinip defalarca Ahlat’a gitmezdi.

Balkar Selçuk'un çabaları ve Ahlat Çerkeslerini tanıtan yazıları sayesinde "orada bir köy var uzakta" şiirindeki gibi yapmadan biz de Kürt coğrafyasındaki soydaşlarımızla kucaklaşmaya karar verdik.

Ahlat Çerkesleri, Balkar Selçuk arkadaşımız  sayesinde hiç görmedikleri ama fikirlerini tanıdıkları bir yapı olarak, yeni kurulan Çerkes-Fed'in kurucu üyesi oldular. 40-50 yıldır Kafkas Kültür Derneği bulunan onlarca şehri sollayarak Çerkeslerin dördüncü hak arama mitingini gerçekleştirme onurunu Ahlat'a taşıdılar.

Ocak ayından buyana Ahlat-İstanbul arasında bir iletişim köprüsü oluşturuldu. Yasal izinlerin alınması, program, sanatçılar, konuşmalar, ulaşım, afişler, yürüyüş güzergahı, her ayrıntı defalarca görüşüldü. Tek can sıkan mesele miting yaklaşırken günlerdir süren sağanak yağmurdu. Tedbir olarak Eren Üniversitesinin Ahlat’ta bulunan kültür merkezi salonu rezerve edildi.

11 Mayıs akşamı İstanbul Sabiha Gökçen’den havalanan ÇHİ miting grubu gece saat 01.00'de Van'a ulaştı. 2,5 saatlik yolculuktan sonra Ahlat’a vardı. Ahlat Derneği yöneticileriyle sabaha karşı kucaklaştık. Yağan yağmur sabah durmuştu. Öğretmen evinin bahçesinde Van Gölü’nün
kenarında açık havada yapmak istediğimiz kahvaltıyı tamamlayamadık. Ayaz üşütmüştü. Kahvaltımızı kapalı bölümde tamamladık. Miting için kapalı salonun rezerve edilmiş olmasının isabetli olduğunu düşündük.

Miting için Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan bütün illerdeki Çerkesler Ahlat'a gelmişti. Bingöl'den, Muş'tan, Adilcevaz'dan gelen birçok soydaşımızla tanışıp, kucaklaştık.

Havanın soğuk olması nedeniyle yürüyüşü dışarıda, konuşmaları, şarkıları ve halk danslarımızı salonda planladık. Oluşturulan yürüyüş kolu pankartlarla, bayraklarımızı sallayarak ve sloganlar eşliğinde kültür merkezine ulaştı. Kültür merkezinin önünden verilen Çerkes müziği Ahlat sokaklarını çınlattı. Kültür merkezi hınça hınç dolmuştu. Aralarda ve salonun arka tarafında bulunan insan sayısı koltuklarda oturanlardan fazlaydı. Tahmini olarak 700-800 arası bir katılım gerçekleşti.

Konuşmalar ve gösteriler muhteşemdi. Sunucumuz Billur Aktürk olağanüstü güzel bir sunum gerçekleştirdi. Ses sanatçısı arkadaşımız Sedat Sezan gerçek bir Adığece şarkı resital sundu. Reyda Halk Dansları ekibi, bir kısmı ilk defa Çerkes dansı seyreden coşkulu kitleden içten alkışlar aldı.

Ve benim en çok şaşırdığım şey, yapmış olduğum Adığece teşekkür konuşmasının müthiş bir alkış alması oldu. Salonda bulunanların % 99'u Adğece bilmiyordu belki de. Ama konuşulan Çerkescede köklerini yakalamış olmalılar ki hiç birşey anlamadıkları konuşmayı çılgınca alkışladılar.

Arkadaşımız Kenan Kaplan'ın "Nasıl varlığım Rus varlığına armağan olsun dememek için yüzyıllarca savaşıp, anavatanımızı terketmek zorunda kaldıysak; bugün de varlığım Türk varlığına armağan olsun demeyeceğiz ve çocuklarımızada dedirtmeyeceğiz" tespiti orada bir çok paradigmayı yerle bir etti.

Bir Çerkes dostu ve fahri Çerkes olan Abdurrahman Dilipak'ın konuşması, Çerkesler için yaptığı öneriler ve tespitler dikkat çekiciydi.

Ön sırada yanımda oturan  80 yaşın üzerindeki gözleri nemlenerek tolantıyı izleyen beyaz uzun sakallı amcayla toplantı sonrasında tanışıp Adığece konuşmaya başladım. "Biz unuttuk Adığeceyi" dedi Türkçe. Son kez askerlik için Ahlat’tan ayrıldığı belli oluyordu. Ne okuma yazma biliyordu, ne de internetten haberi vardı. Fakat sonra yıllardır konuşmadığı, unuttum dediği dilde sarih bir şapsığ lehçesiyle konuşmaya başladı. "Düneyem Adğebze zış'ere kıtenejığa s'ıo segupsışıstığ" (Dünyada Çerkesce bilen kaldı mı acaba diye düşünürdüm) dedi. Ahir ömrünü cami ile ev arasında geçiren yaşlı amca "İstanbul’dan Çerkesler gelecek diye duyunca kalktım geldim buraya" dedi.

Ve amcayla yaptığımız sohbetin sonunda "Derneğe gidip gençlerle Adığece konuşacağına dair" söz alarak tamamladık konuşmamızı.

Van Havaalanı’nda güzel bir Çerkes düğünü yapıp İstanbul’a doğru uçarken "Bu coğrafyada da Çerkes Kimlik bilincinin tohumlarının ekilmiş olduğunu görmenin huzuruyla" bütün yorgunluğumuzdan arındık.



Paylaş | | Yorum Yaz
3157 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi