• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret724683
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.43157.4613
Euro9.01689.0530
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
16/09/2019

Doğrusunu isterseniz Zaza partisi diye bir partinin varlığından, 4 Eylül 2019 tarihinde “Gazete Duvar” haber portalının DEZA-PAR Genel Başkanı Dilaver Eren'le yaptığı söyleşiyi okuyana kadar benim de haberim yoktu.

Bu partiyi bir yazı konusu yapmamın nedenlerinden biri, ÇDP ile ilgili olarak "Etnik Parti olur mu?" türündeki itirazlara cevap olması anlamında bir aydınlanma ihtiyacıdır.

Türkiye'deki partilerin % 90'ı Türkçü ve İslamcı partilerdir. Bu anlamda Türk etnisitesinin partileridir. Yine Kürt partilerinin sayısı da bir hayli fazladır.

KSP (Kürdistan Sosyalist Partisi), KDP (Kürdistan Demokratlar Platformu), PAK (Partiya Anadiya Kürdistan- Kürdistan Özgürlük Partisi), T-KDP(Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi), Hüda-Par (Hür Dava Partisi), HDP (Halkların Demokratik Partisi) gibi partilerdir. Bu partilerin bazıları Kürtçe isimleri ile İçişleri Bakanlığına başvuru yapmışlar, isim değiştirme ile ilgili süreleri verilmiş, davaları devam etmektedir.

ÇDP'de kurucuları Çerkeslerden oluşan (bir Laz kurucu ile beraber), merkezine özgül ağırlık olarak Çerkes meselesini koyan, diğer Türkiye Halklarının haklarının teslim edildiği çoğulcu bir Türkiye iklimi ve demokrasisi yaratmak isteyen bir Çerkes Partisi’dir.

Zaza partisi olarak kurulan "Demokrasi Zamanı Partisi"nin geçirdiği süreçleri özetledikten sonra, parti Genel Başkanı Dilaver Eren'le yapılan söyleşiden bölümler aktarırken, ne kadar da aynı şeyleri söylediğimizi tespit edeceğiz.

"Zaza Halk Partisi" ismiyle 2017 yılında yapılan kuruluş başvurusuna Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Bölge ve ırk esasına göre parti kurulamaz" cevabu üzerine "Yenilikçi ve Değişim Partisi” adı alınmış. 1 Eylül'de Ankara'da yaptıkları Kongre'de "Yenilikçi ve Değişim partisinin ismini, "Demokrasi Zamanı Partisi- DEZA-PAR" olarak değiştirerek Genel Başkanlığına Dilaver Eren'i seçmişler. 

"Yalnızca Zazaların değil, Zazalar gibi yok sayılan halkların kültürlerini, dillerini ve tarihlerini Anayasal güvence altına almak, yeni bir vatandaşlık sözleşmesi ile barışık bir şekilde yaşamak istiyoruz. Türkiye'de doğrudan demokrasiye geçilebilmesi, bu kavramın içselleştirilmesi için bu sorunlarla yüzleşmesi ve toplumun birbiriyle helalleşmesi gerekiyor" diyor Başkan Dilaver Eren.

"DEZA'nın Zazaca "Kuzen" anlamına geldiğini, bunu da sübliminal bir mesaj olarak bilinçli tercih ettiklerini belirten, Dilaver Eren sözlerine şöyle devam etti:

"Ana aksı Zazalar olan bir siyasi partiyiz. Ama biz zalimine benzemek istemeyen bir siyasal partiyiz. Biliyorsunuz mazlum biraz hak elde edince zalimine benziyor ve diğerlerini yok sayıyor. Mesela Kürt hareketi böyle oldu. Biraz siyasal ve sosyal haklarına kavuşunca Zazaları yok saydı.

Geçmişte de T.C. Kürtleri dağlı Türkler olarak tanımlıyordu. Şimdi de Kürt arkadaşlar Zazacayı Kürtçenin bir lehçesi olarak görüyorlar. Zaza Halkının varlığını önemsemediler. Önemseseydiler böyle bir siyasi harekete de gerek kalmazdı." 

Partinin en kısa zamanda en az 41 ilde örgütlenip seçimlere katılacağını belirten Eren şöyle devam etti: Bu süreç, çok sıkı bir şekilde ilerliyor.

Ben bu partinin genel başkanı olmadan 45 günlük süre vardı. Bu sürede Zaza coğrafyasının tamamına yakınını dolaştım. Müthiş bir beklenti olduğunu gördüm. Verdiğimiz doğru mesajlarla bu siyasi parti 41 ilde çok rahat örgütlenir. Sadece Zaza coğrafyasında değil bu mücadeleye saygı duyan bütün haklar, Kürt, Türk halkları ve Anadolu’da yaşayan bütün halklarla bu siyasi hareketi yürütmek istiyoruz. Çerkezi, Rum Pontusu, Ermenisi, Süryanisi...

Bu topraklarda yaşayan bütün kültürlerin tamamıyla birlikteyiz. Çok sıkı bir çalışmayla, mazbatalarımızı alır almaz il, ilçe teşkilatlarımızı hemen harekete geçireceğiz.

DEZA-PAR Türkiye'ye ne vaat ediyor sorusunu ise şöyle yanıtladı Başkan:

"DEZA-PAR Türkiye'ye insanlık vaat ediyor. Demokrasi vaat ediyor. Şu anda kutuplaşmış politikalar nedeniyle linç kültürü var. Bir tarafta Siyasal İslamcı bir bakış, diğer tarafta aslen Kürt tabanına dayanan ama sonrasında demokratik cumhuriye evrilen HDP var. Bir de öte yanda ırkçı söylemleri olan siyasi partiler var. Bütün bunlarla gördük ki, bu toplumların bir arada yaşayabilmesi, bu kutuplaşmadan kurtulabilmesi için böyle bir demokratik yol gerekiyor.

İşte biz böyle bir demokratik yoluz. Bu toplumların yapıştırıcısıyız. Her şeye rağmen kimseyle hesaplaşma içerisinde olmadan "Gelin insanlaşalım, doğuştan gelen hakları savunalım diyoruz". 

"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.

    Çoğulculuğu hedefleyen ÇDP yönetimi de insanlık ve demokrasi vaat eden bu seslere kulak vermelidir.


3094 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi