• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam269
Toplam Ziyaret724110
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.38257.4121
Euro8.95728.9931
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çocuklarımız Anadillerinde Rüya Görebilsinler Diye Yola Çıktık
26/11/2013

150 Yıldan bu yana sürekli kaybetmiş, dibe vurmuş, ne yapacağını bilmeyen, yıpranmış, moral değerlerini yitirmiş, kimlik bilinci kalmamış, hafızasını yitirmiş, soykırım travmasını atlatamamış bir halkın siyasi bir irade ortaya koyabilmesi gerçekten çok zor bir şeydir.

Ama bugün artık Çerkes Halkı da kendi siyasetini oluşturma anlamında ben de varım diyebiliyorsa bu çok önemli bir gelişmedir. Ve Çerkes Halkının tarihinde bir milattır.

Çoğulcu Demokrasi Hareketine (ÇDH)  ulaşabilmemiz, zorlu bir süreçten sonra hayata geçebildi. 2011 Yılının başında oluşumu gerçekleştirilen toplumsal-politik hareket ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) 12 Mart 2011’de meydanlara çıkarak Çerkeslerin tarihinde bir ilke imza attı. Peş peşe yapılmış olan Ankara, İstanbul, Kayseri, Ahlat mitingleri Çerkes Halkının kimlik mücadelesinin yükselmesinde çok önemli dönüşümler sağlıyordu.

2012 yılının Şubat ayında gerçekleştirilen Çerkes Çalıştayı (Lejen Xase)’nın sonuç bildirgesi tüm siyasi partilerin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin önüne konuyordu. Yıllardır yayınlanan AB ilerleme raporlarına nihayet Çerkesler de giriyor ve Çerkes meselesi görünür kılınıyordu.

On beşincisi düzenlenmiş olan Soykırım ve Soçi olimpiyatlarını protesto eylemleri her ayın 21'inde devam ederken, Çerkes Halkını tepki verebilen ve uğradığı haksızlığın hesabını sorabilen bir konuma taşıyordu.

Suriyeli Soydaşlarımızla yaratılan dayanışma, gerek anavatanda, gerek Türkiye’de, gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde takdirle karşılanıyordu.

Rusya ve Türkiye’nin manuple ettiği kurumlar dışında, Çerkes Halkından yana bağımsız Çerkes kurumları oluşturuluyor ve kimlik bilinci olan ve mücadele eden kitleler ortaya çıkıyordu.

Tüm bu süreçler yaşanmadan ÇDH (Çoğulcu Demokrasi Hareketi) ortaya çıkamazdı. Sürecin olgunlaştırılması tamamlanmış ve tam zamanında gerekli çıkış yapılmıştır. Çünkü Türkiye önümüzdeki iki yıl içerisinde üç seçim geçirecek. Ayrıca yaşanmakta olan demokratikleşme sürecinde, siyasi bir tavır ve örgütlülük ortaya koyarak talepte bulunmayanların görmezden gelineceğini de biliyoruz.

Onun için Çerkes Halkının davasına inanmış yürekli evlatları ve diğer etnik topluluklar içerisinde yaptığımız kamuoyu yoklamalarından sonra ÇDH (Çoğulcu demokrasi Hareketi)’nin manifestosu ve kuruluş bildirgesi yayınlanmıştır.

Bu manifesto yayınlanmadan önce formatlanmış, ya da Çerkeslik üzerinden bir konum elde etmiş olan hiç kimseye özellikle danışılmamıştır. ÇHİ'nin üç yıllık süreçte yürüttüğü siyasi mücadeleye sürekli takoz olanların ve yüreği yetmeyenlerin davamıza katacakları hiç birşey olmadığını biliyoruz.

ÇDH'ya manifesto yayınlanır yayınlanmaz, Çerkes Halkından, Türkiye Halklarından ve Dünyanın birçok yerinden binlerce destek mesajı akarken, Çerkeslik üzerinden konum elde etmiş olanların süreci görmezden gelme ve olumsuzlaştırma çabasına girişmeleri, tarihe ibret vesikası olarak geçmeye devam ediyor.

Türkiye coğrafyasında Kürtlerden sonra etnik siyasi kimlik talebiyle ortaya çıkma özelliğini gösteren ilk halk olan Çerkesler ÇDH'ya öncülük etmektedirler. Yaşanan bu süreçte Türkiye’de yaşayan tüm etnik topluluklar üzerinde yürütülen psikolojik savaş teknikleriyle yaratılmış Kürt düşmanlığı algısı nedeniyle, kimlik temelli siyasi gelişme sağlanamamaktadır. Bu algının aşılmasında ÇDH'ya önemli görevler düşmektedir.

Türkiye’nin demokratikleşme sürecindeki, etnik sorununu Kürtler üzerinden yürütmesi, diğer halkları ısrarla görmezden gelmesi, ÇDH'ya zorunlu olarak bir rol biçmektedir. Biz tarihin bize biçmiş olduğu bu rolü yerine getirmeye hazırız.

Süreçten dışlanan ve görmezden gelinen tüm halkların çocukları, anadillerinde rüya görebilsinler diye yola çıktık !

Birlikte başarabilmenin kıvancını hep beraber yaşayacağız !

Renkli ve çoksesli bir dünyada buluşmak isteyenler güç ve gönül birliğine!

YAŞASIN HALKLARIMIZ !

YAŞASIN DİLLERİMİZ !

YAŞASIN KÜLTÜRLERİMİZ !



3010 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi