• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret780738
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çocuklarımız Anadillerinde Rüya Görebilsinler Diye Yola Çıktık
26/11/2013

150 Yıldan bu yana sürekli kaybetmiş, dibe vurmuş, ne yapacağını bilmeyen, yıpranmış, moral değerlerini yitirmiş, kimlik bilinci kalmamış, hafızasını yitirmiş, soykırım travmasını atlatamamış bir halkın siyasi bir irade ortaya koyabilmesi gerçekten çok zor bir şeydir.

Ama bugün artık Çerkes Halkı da kendi siyasetini oluşturma anlamında ben de varım diyebiliyorsa bu çok önemli bir gelişmedir. Ve Çerkes Halkının tarihinde bir milattır.

Çoğulcu Demokrasi Hareketine (ÇDH)  ulaşabilmemiz, zorlu bir süreçten sonra hayata geçebildi. 2011 Yılının başında oluşumu gerçekleştirilen toplumsal-politik hareket ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) 12 Mart 2011’de meydanlara çıkarak Çerkeslerin tarihinde bir ilke imza attı. Peş peşe yapılmış olan Ankara, İstanbul, Kayseri, Ahlat mitingleri Çerkes Halkının kimlik mücadelesinin yükselmesinde çok önemli dönüşümler sağlıyordu.

2012 yılının Şubat ayında gerçekleştirilen Çerkes Çalıştayı (Lejen Xase)’nın sonuç bildirgesi tüm siyasi partilerin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin önüne konuyordu. Yıllardır yayınlanan AB ilerleme raporlarına nihayet Çerkesler de giriyor ve Çerkes meselesi görünür kılınıyordu.

On beşincisi düzenlenmiş olan Soykırım ve Soçi olimpiyatlarını protesto eylemleri her ayın 21'inde devam ederken, Çerkes Halkını tepki verebilen ve uğradığı haksızlığın hesabını sorabilen bir konuma taşıyordu.

Suriyeli Soydaşlarımızla yaratılan dayanışma, gerek anavatanda, gerek Türkiye’de, gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde takdirle karşılanıyordu.

Rusya ve Türkiye’nin manuple ettiği kurumlar dışında, Çerkes Halkından yana bağımsız Çerkes kurumları oluşturuluyor ve kimlik bilinci olan ve mücadele eden kitleler ortaya çıkıyordu.

Tüm bu süreçler yaşanmadan ÇDH (Çoğulcu Demokrasi Hareketi) ortaya çıkamazdı. Sürecin olgunlaştırılması tamamlanmış ve tam zamanında gerekli çıkış yapılmıştır. Çünkü Türkiye önümüzdeki iki yıl içerisinde üç seçim geçirecek. Ayrıca yaşanmakta olan demokratikleşme sürecinde, siyasi bir tavır ve örgütlülük ortaya koyarak talepte bulunmayanların görmezden gelineceğini de biliyoruz.

Onun için Çerkes Halkının davasına inanmış yürekli evlatları ve diğer etnik topluluklar içerisinde yaptığımız kamuoyu yoklamalarından sonra ÇDH (Çoğulcu demokrasi Hareketi)’nin manifestosu ve kuruluş bildirgesi yayınlanmıştır.

Bu manifesto yayınlanmadan önce formatlanmış, ya da Çerkeslik üzerinden bir konum elde etmiş olan hiç kimseye özellikle danışılmamıştır. ÇHİ'nin üç yıllık süreçte yürüttüğü siyasi mücadeleye sürekli takoz olanların ve yüreği yetmeyenlerin davamıza katacakları hiç birşey olmadığını biliyoruz.

ÇDH'ya manifesto yayınlanır yayınlanmaz, Çerkes Halkından, Türkiye Halklarından ve Dünyanın birçok yerinden binlerce destek mesajı akarken, Çerkeslik üzerinden konum elde etmiş olanların süreci görmezden gelme ve olumsuzlaştırma çabasına girişmeleri, tarihe ibret vesikası olarak geçmeye devam ediyor.

Türkiye coğrafyasında Kürtlerden sonra etnik siyasi kimlik talebiyle ortaya çıkma özelliğini gösteren ilk halk olan Çerkesler ÇDH'ya öncülük etmektedirler. Yaşanan bu süreçte Türkiye’de yaşayan tüm etnik topluluklar üzerinde yürütülen psikolojik savaş teknikleriyle yaratılmış Kürt düşmanlığı algısı nedeniyle, kimlik temelli siyasi gelişme sağlanamamaktadır. Bu algının aşılmasında ÇDH'ya önemli görevler düşmektedir.

Türkiye’nin demokratikleşme sürecindeki, etnik sorununu Kürtler üzerinden yürütmesi, diğer halkları ısrarla görmezden gelmesi, ÇDH'ya zorunlu olarak bir rol biçmektedir. Biz tarihin bize biçmiş olduğu bu rolü yerine getirmeye hazırız.

Süreçten dışlanan ve görmezden gelinen tüm halkların çocukları, anadillerinde rüya görebilsinler diye yola çıktık !

Birlikte başarabilmenin kıvancını hep beraber yaşayacağız !

Renkli ve çoksesli bir dünyada buluşmak isteyenler güç ve gönül birliğine!

YAŞASIN HALKLARIMIZ !

YAŞASIN DİLLERİMİZ !

YAŞASIN KÜLTÜRLERİMİZ !



3151 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi