• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret780878
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ne Zamandan Beri İnsanlıktan Bu Kadar Çıktınız ?
09/06/2017

20 Eylül Adığe Günü Bayramını sevgili İmdat Kip'in 2014 yılının  Eylül ayında yazdığı uzun ve ironik yazıyla duymuştum ilk defa. İmdat'ın 20 Eylül Adığe Bayramı ile ilgili olarak bizimle kafa yaptığını yazının sonuna kadar anlayamamıştım.

Ama 20 Eylül Adığe günü bayramı bir gerçekti ve Kaberdey Parlamentosu’ndan geçerek bayram olarak ilan edilmişti.

Peki 20 Eylül'ün Çerkes dünyasında tarihi, coğrafi, sosyolojik ve kültürel olarak bir karşılığı var mıydı?

Volehi ben derinlemesine olarak yaptığım tüm aramalarıma karşılık 20 Eylül'ün Çerkeslerle bir bağlantısını keşfetme şerefine nail olamadım. Ama olsundu, Rusya ve Putin yönetimi 21 Mayısı ve soykırımı unutmamız karşılığında bizlere bir bayram ihsan etmişti; daha ne istiyorduk ki, belamızı mı?

Böylesi bir günün ve bayramın Çerkes dünyasında karşılık bulamayacağını ve unutulacağını, Kaberdey Parlamentosu’nun aldığı bu kararın bir utanç vesikası olarak tarihteki yerini alacağını düşünmüştüm.

20 Eylül Adığe Günü Bayramı’nın nasıl kutlandığını hatırlamıyorum. 2016 yılında da nasıl kutlandığına dair hiçbir fikrim yoktu. Ta ki 19 Ekim 2016 tarihinde Kaffed'in kendi web sitesinde, Kaffed Başkanı Yaşar Aslankaya'ya 2020 yılına kadar Rusya'ya giriş yasağı konulduğu haberini paylaşana kadar. 20 Eylül 2016 tarihinde bir Kaffed Heyeti, DÇB Olağanüstü Kongresi ve Çerkes Günü kutlamalarına katılmak için Nalçık'a gitmişler. Başarılı bir seyahat olmuş, çok önemli kararlar almışlar. Çerkes Günü kültürel etkinliklerine ve kutlamalarına iştirak etmişler.

Ancak dönerken, havaalanında Kaffed Başkanı Yaşar Aslankaya’nın iki saatlik bir alıkonulma ve sorgulama sürecinden sonra, 2020 yılına kadar Rusya'ya giriş yasağı olduğu tebliğ edilerek uçağa bindirilmiş.

Yaşar Aslankaya, herkesle uyumlu, son derece nazik ve düzgün bir biçimde Kaffed Başkanlığını yürüten bir soydaşımızdır. Kendisini sever ve sayarız. Bu olaydan sonra kendisini telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerimizi iletmiş ve olayın nedenleri hakkında fikir teatisinde bulunmuştuk. Ama bir sebep bulamamıştık.

Şimdi makarayı geriye dönük olarak sardığımızda, Yaşar Aslankaya'nın Rusya tarafından affedilmeyecek büyük bir suç işlediğini görüyoruz. Bizim gibi soykırımcı Rusya’nın muhaliflerine ve vicdanının sesine kulak veren Yaşar Aslankaya, 21 Mayıs 2016 tarihinde Kaffed'i Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği önüne götürmüş ve altına benim de imzamı atacağım gayet düzgün bir bildiri okumuştu.

Bu davranışıyla bizim de takdirimizi kazanmış olan Yaşar Aslankaya'nın, Rusya tarafından kalemi kırılmış ve ilk anavatan ziyaretinden sonra 2020 yılına kadar Rusya'ya giriş yasağı olduğu kendisine tebliğ edilerek yolcu edilmiş.

Bu yılki 21 Mayıs etkinliklerinde Yaşar Aslankaya'nın sağduyusunun Kaffed'e hakim olacağını düşünmüştük. Bunun için, ÇERKES-FED ama, fakat, lakin demeden ve hiçbir ön şart öne sürmeden, davet edilmediği halde Kaffed'in 13 Mayıs’ta Kefken'de düzenlediği etkinliğe katıldı. Aynı olgun davranışı samimiyetle Kaffed'den de bekledi.

Ama onlar 21 Mayıs 2016 tarihinde Ankara’nın Rusya Büyükelçiliği önünde açıklama yapınca başlarına gelenden gerekli dersi çıkarmış olmalılar ki, hiç oralı olmamayı tercih ettiler.

Değil Rus Konsolosluğu önüne gelmek, aynı gün Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneğine İstanbul Kartal'da etkinlik düzenleterek, Rus Konsolosluğu önüne gelinmesini engellemeye çalıştılar.

Bütün bunların hepsine eyvallah da, açılan bu kurukafa muhabbeti, insanlığın ve Çerkesliğin bittiği yerdir.

Arkadaşlar, saldırdığınız o kurukafaların bir zamanlar gözleri, kaşları, kulakları, saçları vardı. Ve bir gövde üzerinde bulunuyorlardı.

O kafalar, üzerinde bulundukları gövdelerden, General Zass denen alçağın köpekleri tarafından kesilmişti.

Yani o kurukafalar, sizin atalarınıza yapılan zulmü sembolize ediyordu!

Siz atalarınızı katledenlere değil de, atalarınızın hakkını savunmak için bu katliamı hatırlatanlara saldırmaya utanmıyor musunuz?

Siz ne zamandan beri insanlıktan bu kadar çıktınız?


2552 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi