• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret679543
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83846.8658
Euro7.67207.7028
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
‘Çerkes Milliyetçiliği’ Entegre (Kapsayıcı) Bir İdeolojidir
08/02/2018

Milliyetçilik fikri,1789 Fransız Burjuva devriminden sonra ortaya çıkmıştır. Burjuvazinin pazarı bütünleştirip ulus devletler yarattıkları yıllardı 1800’lü ve 1900’lü yıllar. Ancak kendi ulusal devletlerini yaratıp, uluslararası bir sömürü ağı oluşturabilen ulusal devletler, karşılarına çıkan milliyetçi akımları ve ulusal devlet fikrinde olanları aşağılamaya başlamışlardır. Çünkü yeni oluşacak ulusal devletler emperyalist aşamaya ulaşmış ulus devletlerin sömürüsü için bir engel teşkil edecekti.

1800’lü yıllarda ise Çerkesler, ne İngiltere'nin "Topraklarında güneş batamayan bir imparatorluk" olduğunun, ne Fransa'nın Afrika'yı sömürgeleştirdiğinin, ne İspanya'nın Güney Amerika'yı sömürgeleştirdiğinin,ne Rusya'nın Avrupa ile temasa geçip kendi rönesansını yarattığının, ne de Osmanlı'nın hızla çöktüğünün farkında bile değildiler.

Yine Çerkesler, ne milliyetçilik fikrinden, ne sanayi devriminden, ne sosyalizmden ne de emperyalizmden haberdardılar. Bunların hiç birinin farkında olamadıkları bir dönemde, Rusya prenslikten bir emperyal devlete dönüşmüştü. Bu emperyal hale gelmiş Rusya'nın, denizlerle buluşma emeli, Çerkesleri uluslaşamadan vatansız bırakmıştır.

Uluslaşamamış kabile toplulukları, üst olarak gördükleri milletlerin mensubu olmaya, onlara benzemeye pek hevesli olurlar. Çerkesler de bunun mümtaz örneklerinden birini teşkil ederler. Osmanlı'ya sürüldükten sonra, çok başarılı oldukları askerlikte hızla yükseldiler. Bir subay elbisesine Osmanlıcı ve İslamcı oldular. Oysa Osmanlı, Osmanlıcılıktan ve İslamcılıktan Türklüğü ve Türkçülüğü anlıyordu. Osmanlı neyi anlıyorsa onu anlamaya razı olup, Turancı da oldular.

Birinci Dünya Savaşı’nda dağılan Osmanlı'dan ortaya çıkan Türk ırkçısı Türkiye ve Ortadoğu’daki Arap Milliyetçisi devletlerde hakim ulus milliyetçiliği dışında, başka bir milliyetçiliği savunabilmek ve ortaya çıkarabilmek mümkün değildi. Yeni kurulmuş devletlerdeki ırkçı anlayışların, azınlıklara ve farklı olan kesimlere karşı geliştirdiği, inkar, imha ve asimilasyon politikaları tüm azınlık konumundaki halkları yok olma noktasına getirmiştir.

2009 yılında başlatılan "Demokratik açılım süreci" ile birlikte, Türkiye'de Türklerden başka etnisitelerin varlığı kabul edilmiştir. Bu süreç de negatif ayrımcılık dönemi olarak kabul edilmektedir. Çünkü sadece varlığını kabul eden, ancak bu kültürlerin yaşatılması için devletin bir katkı sunmadığı bir dönem yaşıyoruz. Maddi ve yasal desteğin sağlandığı  "pozitif ayrımcılık" yapılan bir döneme ulaşmayı umut ediyoruz.

Demokratik açılım sürecinden sonra kurumlarımızın adını Çerkes yapabildik. Ancak bu sürece tekabül eden dönemde mikrocu ve kabileci anlayışlar servis edilerek kafa karışıklıkları yaratıldı. Bugün Çerkesler herşey olabiliyorlar ama birtek "Çerkes Milliyetçisi" olamıyorlar.

Bugün sanal alemde bir gezindiğinizde, "Fenerbahçeli Çerkesler, Müslüman Çerkesler, anti-faşist Çerkesler, Çerkesya Yurtseverleri, Reyhanlılı Çerkesler, xabze vs." gibi yüzlerce sanal grubun birbiriyle uğraştığını görürsünüz. Ancak bu grupların hiç birinin öznesi Çerkeslik değildir. Çerkeslik formatlanılmış olan şeyin ilavesidir. Çünkü bir şeyin ilavesi olmak kolay olandır. Türk Milliyetçiliğinin, Arap Milliyetçiliğinin, Rus Milliyetçiliğinin karşısına, "Çerkes Milliyetçisi" olarak çıkabilmek riskli ve tehlikelidir. Tatlı su internet grupları, yürekleri yetiyorsa "Çerkes Milliyetçiliği" fikrini savunurlar ve onun etrafında birleşirler.

Çerkes tanımlamasında büyük Çerkes Milliyetçisi General İsmail Berkok'un "Şüphesiz ki her Adğe Çerkestir, fakat her Çerkes Adğe değildir" sözü rehberimizdir. Bu tanımlama hem etnik, hem siyasi, hem de kültürel bir tanımlamadır. Yani İsmail Berkok "Adğe olmadığı halde, kendini Çerkes olarak tanımlayanlar var" demektedir. Nasıl bugün Türkiye'de Türk olmadığı halde, kendini Türk olarak tanımlayanlar varsa, Çerkesya'da ve diasporalarda, Adğe olmadığı halde kendini Çerkes olarak tanımlayanlar vardır.

Millet kavramı sadece etnik bir kavram değildir. Aynı zamanda kültürel, siyasi ve coğrafi bir kavramdır. Kültürel ve siyasi olarak kendini Çerkes kavramı içerisinde görenleri biz de Çerkes olarak görüyoruz. Çerkes milleti kavramını sadece Adğe olarak tanımlayanlar, millet kavramının kültürel, siyasi ve coğrafi yönünü görmezden gelerek Çerkes Halkına kaybettirmeyi amaçlayanlardır. Cepheyi daraltmanın Rusya dışında hiç kimseye yararı olmayacağını bilmeyecek kadar siyasi öngörüsü olmayanlar ya da angaje olanlar ancak küçülmekten yana olabilirler.

Çerkes Halkına kazanım sağlayıp etrafında kenetlenmemizi sağlayacak "Çerkes Milliyetçiliği" fikri kapsayıcı, entegre bir ideolojidir.



1462 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi