• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret731894
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.13077.1592
Euro8.67138.7060
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
‘Çerkes Milliyetçiliği’ Entegre (Kapsayıcı) Bir İdeolojidir
08/02/2018

Milliyetçilik fikri,1789 Fransız Burjuva devriminden sonra ortaya çıkmıştır. Burjuvazinin pazarı bütünleştirip ulus devletler yarattıkları yıllardı 1800’lü ve 1900’lü yıllar. Ancak kendi ulusal devletlerini yaratıp, uluslararası bir sömürü ağı oluşturabilen ulusal devletler, karşılarına çıkan milliyetçi akımları ve ulusal devlet fikrinde olanları aşağılamaya başlamışlardır. Çünkü yeni oluşacak ulusal devletler emperyalist aşamaya ulaşmış ulus devletlerin sömürüsü için bir engel teşkil edecekti.

1800’lü yıllarda ise Çerkesler, ne İngiltere'nin "Topraklarında güneş batamayan bir imparatorluk" olduğunun, ne Fransa'nın Afrika'yı sömürgeleştirdiğinin, ne İspanya'nın Güney Amerika'yı sömürgeleştirdiğinin,ne Rusya'nın Avrupa ile temasa geçip kendi rönesansını yarattığının, ne de Osmanlı'nın hızla çöktüğünün farkında bile değildiler.

Yine Çerkesler, ne milliyetçilik fikrinden, ne sanayi devriminden, ne sosyalizmden ne de emperyalizmden haberdardılar. Bunların hiç birinin farkında olamadıkları bir dönemde, Rusya prenslikten bir emperyal devlete dönüşmüştü. Bu emperyal hale gelmiş Rusya'nın, denizlerle buluşma emeli, Çerkesleri uluslaşamadan vatansız bırakmıştır.

Uluslaşamamış kabile toplulukları, üst olarak gördükleri milletlerin mensubu olmaya, onlara benzemeye pek hevesli olurlar. Çerkesler de bunun mümtaz örneklerinden birini teşkil ederler. Osmanlı'ya sürüldükten sonra, çok başarılı oldukları askerlikte hızla yükseldiler. Bir subay elbisesine Osmanlıcı ve İslamcı oldular. Oysa Osmanlı, Osmanlıcılıktan ve İslamcılıktan Türklüğü ve Türkçülüğü anlıyordu. Osmanlı neyi anlıyorsa onu anlamaya razı olup, Turancı da oldular.

Birinci Dünya Savaşı’nda dağılan Osmanlı'dan ortaya çıkan Türk ırkçısı Türkiye ve Ortadoğu’daki Arap Milliyetçisi devletlerde hakim ulus milliyetçiliği dışında, başka bir milliyetçiliği savunabilmek ve ortaya çıkarabilmek mümkün değildi. Yeni kurulmuş devletlerdeki ırkçı anlayışların, azınlıklara ve farklı olan kesimlere karşı geliştirdiği, inkar, imha ve asimilasyon politikaları tüm azınlık konumundaki halkları yok olma noktasına getirmiştir.

2009 yılında başlatılan "Demokratik açılım süreci" ile birlikte, Türkiye'de Türklerden başka etnisitelerin varlığı kabul edilmiştir. Bu süreç de negatif ayrımcılık dönemi olarak kabul edilmektedir. Çünkü sadece varlığını kabul eden, ancak bu kültürlerin yaşatılması için devletin bir katkı sunmadığı bir dönem yaşıyoruz. Maddi ve yasal desteğin sağlandığı  "pozitif ayrımcılık" yapılan bir döneme ulaşmayı umut ediyoruz.

Demokratik açılım sürecinden sonra kurumlarımızın adını Çerkes yapabildik. Ancak bu sürece tekabül eden dönemde mikrocu ve kabileci anlayışlar servis edilerek kafa karışıklıkları yaratıldı. Bugün Çerkesler herşey olabiliyorlar ama birtek "Çerkes Milliyetçisi" olamıyorlar.

Bugün sanal alemde bir gezindiğinizde, "Fenerbahçeli Çerkesler, Müslüman Çerkesler, anti-faşist Çerkesler, Çerkesya Yurtseverleri, Reyhanlılı Çerkesler, xabze vs." gibi yüzlerce sanal grubun birbiriyle uğraştığını görürsünüz. Ancak bu grupların hiç birinin öznesi Çerkeslik değildir. Çerkeslik formatlanılmış olan şeyin ilavesidir. Çünkü bir şeyin ilavesi olmak kolay olandır. Türk Milliyetçiliğinin, Arap Milliyetçiliğinin, Rus Milliyetçiliğinin karşısına, "Çerkes Milliyetçisi" olarak çıkabilmek riskli ve tehlikelidir. Tatlı su internet grupları, yürekleri yetiyorsa "Çerkes Milliyetçiliği" fikrini savunurlar ve onun etrafında birleşirler.

Çerkes tanımlamasında büyük Çerkes Milliyetçisi General İsmail Berkok'un "Şüphesiz ki her Adğe Çerkestir, fakat her Çerkes Adğe değildir" sözü rehberimizdir. Bu tanımlama hem etnik, hem siyasi, hem de kültürel bir tanımlamadır. Yani İsmail Berkok "Adğe olmadığı halde, kendini Çerkes olarak tanımlayanlar var" demektedir. Nasıl bugün Türkiye'de Türk olmadığı halde, kendini Türk olarak tanımlayanlar varsa, Çerkesya'da ve diasporalarda, Adğe olmadığı halde kendini Çerkes olarak tanımlayanlar vardır.

Millet kavramı sadece etnik bir kavram değildir. Aynı zamanda kültürel, siyasi ve coğrafi bir kavramdır. Kültürel ve siyasi olarak kendini Çerkes kavramı içerisinde görenleri biz de Çerkes olarak görüyoruz. Çerkes milleti kavramını sadece Adğe olarak tanımlayanlar, millet kavramının kültürel, siyasi ve coğrafi yönünü görmezden gelerek Çerkes Halkına kaybettirmeyi amaçlayanlardır. Cepheyi daraltmanın Rusya dışında hiç kimseye yararı olmayacağını bilmeyecek kadar siyasi öngörüsü olmayanlar ya da angaje olanlar ancak küçülmekten yana olabilirler.

Çerkes Halkına kazanım sağlayıp etrafında kenetlenmemizi sağlayacak "Çerkes Milliyetçiliği" fikri kapsayıcı, entegre bir ideolojidir.



1624 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi