• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam141
Toplam Ziyaret559577
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Duran Dinçer'in Ardından
25/03/2018

Bizim Çerkes toplumunda, birileri önemli bir yerlere geldiği zaman kapısını çalan çok olur. Subay, emniyet müdürü, hakim, profesör, İşadamı gibi kendi çabalarıyla bir yerlere gelmiş insanlar, bu ilginin kariyerlerine zarar getireceğini düşünerek kendilerini toplumlarına kapatırlar. Emekli olup toplumlarını hatırlayıp, geri döndüklerinde, geçmişte kapısını çalanları gücendirdikleri için bir itibar görmezler.

24 Mart 2018 günü ebediyete uğurlanan rahmetli Duran Dinçer, bu kuralın dışına çıkmış değerli bir şahsiyetti. Askeri Hakim olan Rahmetli Duran Dinçer, içinde bulunduğu kurumun ve devletin kuralları dışına çıkmadan toplumuna faydalı olunabileceğini göstermiş ve bu uğurda elinden geleni esirgememiş bir büyüğümüzdü. O nerede olursa olsun soydaşlarını bulur, onların dertlerine çare arar ve bundan büyük bir zevk alırdı. Zaten görevdeyken de hep Çerkes toplumunun içindeydi.

12 Eylül askeri darbesinden sonra, sol örgütler içerisinde yer almış Çerkes gençlerinin, askeri mahkemelerde ceza almaması ya da az ceza alarak kurtulmaları için gösterdiği çabaları, o dönemi yaşamış arkadaşlarımdan dinlemişliğim vardır.

Emekli olduktan sonra, zaten içinden hiç çıkmadığı toplumunun kurumlarında aktif görevler almıştır. Kurulmasına öncülük ettiği Birleşik Kafkasya Konseyi’nin hep yönetim kurullarında bulundu. Birleşik Kafkasya Konseyi ayakta kalabilmişse, bunun en önemli taşıyıcılarından biri de, çok fazla öne çıkmayı sevmeyen mütevazi insanlarımızdan biri olan Duran Dinçer'dir.

***

Ebediyete intikal eden rahmetli Büyüğümüz Duran Dinçer'le yollarımız iki defa kesişmişti. Ömründe iki defa karşılaştığın ve yeterince tanımadığın bir kişiyi neden yazıyorsun diye soranlarınız olabilir aranızda. Ben tanıdığım ve değer verdiğim kısmını yazıyorum. Diğer kısımlarını da daha iyi bilen ve tanıyanlar yazarsa, toplumumuza değerli hizmetleri geçmiş büyüğümüzü unutulmaz kılarız.

Kişilerin görevleri esnasında soydaşları için yaptıkları destek ve yardımlar da çok önemlidir. Ama benim için önemli olan,kişilerin Çerkes meselesi karşısındaki duruşu ve tavırlarıdır. Duran Dinçer'i değerli kılan Çerkes meselesindeki duruşu ve tavrıdır.

2011 yılı Çerkes meselesinin en önemli kırılma zamanlarından biridir. Türkiye'de başlatılan Demokratik Açılım Süreci’nde sessiz kalan kurumlarımıza rağmen, açılım sürecinde Çerkeslerin görmezden gelinmesine tepki olarak, bir kısım Çerkes tarafından oluşturulan ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) harekete geçmişti. Amaç Çerkes Meselesini "Görünür Kılmak" ve çözüm yollarını üretmekti. Bu amaçla mitingler düzenlenmesi kararına varılmıştı.

Çerkeslerin diaspora tarihlerinde kendileri için meydanlara çıkıp taleplerini dile getirecekleri bu mitinglere, bütün Çerkes Kurumlarının katılımını ve desteğini çok önemsiyorduk. Onun için bir heyet oluşturup, kurumlarımızla görüşme kararı vererek Ankara'nın yolunu tuttuk. Randevu aldığımız Birleşik Kafkasya Konseyi’nin kapısını çaldık.

Heyetimizde benden başka, Kenan Kaplan ve Adnan Kaplan da bulunuyordu. Bizi Duran Dinçer ve Emekli Albay Hüseyin Akyol karşıladılar. Uzun ve tartışmalı bir görüşme gerçekleştirdik. İki emekli asker bizi adeta sorguya çekerek samimiyet testinden geçirdiler. Toplantının sonlarına doğru artık mitingin nasıl yapılması gerektiğini ve verilecek mesajları konuşmaya başlamıştık. Mitinge karşı çıkacağını düşündüğümüz bir kurumumuzu ikna etmiş olmanın mutluluğu bize yetmişti. Bu görüşmede Duran Dinçer'in sağ duyusunun ve milletine olan sevgisinin çok önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.

Birleşik Kafkasya Konseyinden ayrılırken Duran Dinçer'in sırtımızı sıvazlayıp "Bu saatten sonra bize, sizin arkanızda durmak yakışır, Allah yolunuzu açık etsin" sözü hala kulaklarımdadır.

Bazı ellerin devreye girmesi ile birlikte, Birleşik Kafkasya Konseyi de, diğer  kurumlarımız da, Çerkeslerin diaspora tarihinde ilk defa kendileri için olan taleplerini dile getirmek üzere yaptıkları o tarihi mitinglere katılmadılar.

Ama biz o süreçte Duran Dinçer'in o samimi sözlerini ve sırtımızı sıvazlayan dost ve sıcak elini hep yanımızda hissettik.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.



Paylaş | | Yorum Yaz
1190 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi