• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret780883
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Duran Dinçer'in Ardından
25/03/2018

Bizim Çerkes toplumunda, birileri önemli bir yerlere geldiği zaman kapısını çalan çok olur. Subay, emniyet müdürü, hakim, profesör, İşadamı gibi kendi çabalarıyla bir yerlere gelmiş insanlar, bu ilginin kariyerlerine zarar getireceğini düşünerek kendilerini toplumlarına kapatırlar. Emekli olup toplumlarını hatırlayıp, geri döndüklerinde, geçmişte kapısını çalanları gücendirdikleri için bir itibar görmezler.

24 Mart 2018 günü ebediyete uğurlanan rahmetli Duran Dinçer, bu kuralın dışına çıkmış değerli bir şahsiyetti. Askeri Hakim olan Rahmetli Duran Dinçer, içinde bulunduğu kurumun ve devletin kuralları dışına çıkmadan toplumuna faydalı olunabileceğini göstermiş ve bu uğurda elinden geleni esirgememiş bir büyüğümüzdü. O nerede olursa olsun soydaşlarını bulur, onların dertlerine çare arar ve bundan büyük bir zevk alırdı. Zaten görevdeyken de hep Çerkes toplumunun içindeydi.

12 Eylül askeri darbesinden sonra, sol örgütler içerisinde yer almış Çerkes gençlerinin, askeri mahkemelerde ceza almaması ya da az ceza alarak kurtulmaları için gösterdiği çabaları, o dönemi yaşamış arkadaşlarımdan dinlemişliğim vardır.

Emekli olduktan sonra, zaten içinden hiç çıkmadığı toplumunun kurumlarında aktif görevler almıştır. Kurulmasına öncülük ettiği Birleşik Kafkasya Konseyi’nin hep yönetim kurullarında bulundu. Birleşik Kafkasya Konseyi ayakta kalabilmişse, bunun en önemli taşıyıcılarından biri de, çok fazla öne çıkmayı sevmeyen mütevazi insanlarımızdan biri olan Duran Dinçer'dir.

***

Ebediyete intikal eden rahmetli Büyüğümüz Duran Dinçer'le yollarımız iki defa kesişmişti. Ömründe iki defa karşılaştığın ve yeterince tanımadığın bir kişiyi neden yazıyorsun diye soranlarınız olabilir aranızda. Ben tanıdığım ve değer verdiğim kısmını yazıyorum. Diğer kısımlarını da daha iyi bilen ve tanıyanlar yazarsa, toplumumuza değerli hizmetleri geçmiş büyüğümüzü unutulmaz kılarız.

Kişilerin görevleri esnasında soydaşları için yaptıkları destek ve yardımlar da çok önemlidir. Ama benim için önemli olan,kişilerin Çerkes meselesi karşısındaki duruşu ve tavırlarıdır. Duran Dinçer'i değerli kılan Çerkes meselesindeki duruşu ve tavrıdır.

2011 yılı Çerkes meselesinin en önemli kırılma zamanlarından biridir. Türkiye'de başlatılan Demokratik Açılım Süreci’nde sessiz kalan kurumlarımıza rağmen, açılım sürecinde Çerkeslerin görmezden gelinmesine tepki olarak, bir kısım Çerkes tarafından oluşturulan ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) harekete geçmişti. Amaç Çerkes Meselesini "Görünür Kılmak" ve çözüm yollarını üretmekti. Bu amaçla mitingler düzenlenmesi kararına varılmıştı.

Çerkeslerin diaspora tarihlerinde kendileri için meydanlara çıkıp taleplerini dile getirecekleri bu mitinglere, bütün Çerkes Kurumlarının katılımını ve desteğini çok önemsiyorduk. Onun için bir heyet oluşturup, kurumlarımızla görüşme kararı vererek Ankara'nın yolunu tuttuk. Randevu aldığımız Birleşik Kafkasya Konseyi’nin kapısını çaldık.

Heyetimizde benden başka, Kenan Kaplan ve Adnan Kaplan da bulunuyordu. Bizi Duran Dinçer ve Emekli Albay Hüseyin Akyol karşıladılar. Uzun ve tartışmalı bir görüşme gerçekleştirdik. İki emekli asker bizi adeta sorguya çekerek samimiyet testinden geçirdiler. Toplantının sonlarına doğru artık mitingin nasıl yapılması gerektiğini ve verilecek mesajları konuşmaya başlamıştık. Mitinge karşı çıkacağını düşündüğümüz bir kurumumuzu ikna etmiş olmanın mutluluğu bize yetmişti. Bu görüşmede Duran Dinçer'in sağ duyusunun ve milletine olan sevgisinin çok önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.

Birleşik Kafkasya Konseyinden ayrılırken Duran Dinçer'in sırtımızı sıvazlayıp "Bu saatten sonra bize, sizin arkanızda durmak yakışır, Allah yolunuzu açık etsin" sözü hala kulaklarımdadır.

Bazı ellerin devreye girmesi ile birlikte, Birleşik Kafkasya Konseyi de, diğer  kurumlarımız da, Çerkeslerin diaspora tarihinde ilk defa kendileri için olan taleplerini dile getirmek üzere yaptıkları o tarihi mitinglere katılmadılar.

Ama biz o süreçte Duran Dinçer'in o samimi sözlerini ve sırtımızı sıvazlayan dost ve sıcak elini hep yanımızda hissettik.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.



2050 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi