• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam60
Toplam Ziyaret680696
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84716.8745
Euro7.72467.7556
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Aydının Asıl Görevi Çarpıtılmış Gerçeklere Karşı Mücadele Etmektir
27/09/2011

Bilmeyen ahmak, bilip de dile getirmeyen suçludur.

Fransız Atasözü

Çerkesler, okumuş ve eğitim görmüş insan sayısı bakımından Türkiye toplum ortalamasından oldukça üsttedir. Elimizde bir istatistik olmamasına rağmen, bizdeki kadar avukatı, doktoru, mühendisi, gazetecisi, öğretim görevlisi, öğretmeni, maliyecisi, subayı, polisi bol bir toplum daha yoktur. Okumak, sınıf atlamanın ve yoksulluktan kurtulmanın en garantili yollarından biri olarak görüldü hep. Beyaz yakalı emekçi olmak, rahat yaşama yolunu açan bir anahtardı Çerkesler için.
Bunun en bariz örneklerinden birini Maykop Devlet Hastanesi'nde gözlemledik geçtiğimiz günlerde.
Maykop Devlet Hastanesi'nin, personel, doktor, hemşire ve idari kadrosunun % 80'i Adığelerden oluşuyor.

Bilindiği gibi Adığeler, Adıgey Özerk Cumhuriyeti nüfusunun ancak % 22'sini oluşturuyor. Normalde hastanedeki oranın da buna paralel % 20'ler civarında olması gerekmez mi?

Evet ama öyle değil işte.

Tek örnekten hareketle sonuca gidilmez ama toplumumuzu tanıyan geniş kesimlerin kanaatinin de bu yönde olduğunu bildiğimizden, bu örnekten hareketle okuma ve eğitim görme konusunda Çerkeslerle ilgili yapacağımız genelleme çok da yanlış bir kapıya çıkmaz.

Anavatanda yaptığımız bu gözlem diyaspora için de üç aşağı-beş yukarı aynıdır.

...
Yalnız şu var ki, okumuş olmak, bir üniversite bitirmiş olmak, bir konuda eğitim görmüş olmak cahilliği gidermiyor; kişiyi aydın yapmıyor...

Toplumda şöyle kabaca bir gözlem yaparsanız, kalp cerrahlarından bilgili motor ustalarını; cilt hastalıkları uzmanından bilgili kaportacıları; göz doktorundan bilgili oto elektrikçileri... görürsünüz.

Okumuş olmak sadece bilgiye ulaşmanın yollarını açar insana.

Çarpıtılmış bilgileri düzeltme ve gerçeklere ulaşmada öncülük rolü okumuş insana düşer.

Bu kadar okumuş, eğitim görmüş insanı olan bir halkın içinden, çarpıtılmış gerçeklere karşı mücadele edecek aydınların çıkamaması ne kadar acıdır?  
Çerkeslerin en önemli sorunu kimliklerinin yok edilmesi, asimile edilmeleri ve kimliksizleştirilmeleridir.  
Çerkes kurumları, aydınları, siyasi grupları bu basit tespiti yapıp, bu olguya karşı bir mücadele politikası, proje ve strateji geliştiremiyor.  
Politika geliştirmek şöyle dursun, geliştirmeye çalışanlara karşı canla başla mücadele bayrağı açıyorlar, ki insanı esas kahreden de budur.  
ÇHİ (Çerkes Hakları İnisiyatifi) sürecinde yaşadığımız olaylarla bu gerçekle bir kez daha yüzleştik.

Unutmayalım, tarih her yapılanı da, yapılmayanı da kaydeder.  
Bugün ufukta Çerkesler için, Çerkes meselesini bir problem olarak Türkiye ve dünya kamuoyuna taşımak, politika geliştirmek ve siyasallaştırmak dışında bir yol görünmüyor.

Son derece haklı, içten ve temel insan haklarını kapsayan ÇHİ'nin talepleri Çerkesler ve demokrat kamuoyunda büyük ilgi ve destek gördü. Ancak en büyük direnç ve karşı çıkışı da yine Çerkeslerden gördü. Bu, psikolojik savaş ve korkutma tekniklerinden Çerkeslerin ne denli etkilendiklerinin bir kanıtıdır. Bu kadar çok okumuş ve eğitilmiş insanı olan bir toplumda, "Bizi kürtlerle aynı kefeye koyduracaksınız" diye saldırıya uğruyoruz. Oysa Çerkeslerin yok olmasının nedeni ne Kürtlerdir, ne Ermenilerdir, ne Rumlardır, ne de Alevilerdir.  
Çerkeslerin yok olmasının asıl nedeni "Türkiye Cumhuriyetinin inkar, imha ve asimilasyon politikalarıdır."
Bunu bimemek ahmaklık, bilip de dile getirmemek ise suç ve ihanettir !



2692 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi