• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam142
Toplam Ziyaret559578
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Muhittin İzzet Kandur
10/07/2016

O aslında 1970'li yıllarda yüreklerimize dokunmuştu. Ama o zaman hiçbirimiz onun kim olduğunu bilmiyorduk. TRT'nin tek kanal ve siyah-beyaz olduğu dönemde "Bonanza"dizisinin yönetmeniydi. Bonanza dizisi Amerikan televizyon tarihinde 14 dönem oynayarak, en uzun süre oynamış ikinci televizyon dizisi ünvnına sahip.

Muhittin İzzet Kandur'un yönettiği Bonanaza dizisindeki Amarikalı kovboy ailesini ve özellikle atlarını çok sevmiştik.

Sonra 2010 yılıydı sanırım,"Çerkess filmi Monako film festivalinde 7 ödül birden aldı" haberini okuduk gazetelerde ve sosyal medyada. Yönetmeni ve yapımcısı Muhittin İzzet Kandur'muş. Büyük bir merakla oynadığı sinemayı bulup filmi izledim. Film bir aşk hikayesini anlatıyordu. Çerkeslerin Ürdün'e yerleşme döneminde bir Çerkes genciyle, bir Arap kızın aşk hikayesini ve iki toplum arasındaki çelişki ve uzlaşma serüvenini anlatıyordu. Aşkın evrenselliğini ve sınır tanımazlığını işliyordu. İçinde Çerkes teması olan ama dünyadaki her insanın izleyebileceği güzel bir aşk filmiydi Çerkess. Tabi bizim camiada "bir Çerkesle, bir Arap kızın aşkını anlatarak asimilasyona hizmet ediyor" şeklindeki karalamalar, Çerkess filmini iyi bir film olmaktan çıkarmıyor.

Bağlarbaşı Kafkas Kültür Derneği'ne konuk olarak davet edilen Muhittin İzzet Kandur'u dinlemeye gitmeden önce özgeçmişini okuduğumda, olağanüstü yetenekleri olan, dünya vatandaşı olmuş, Çerkes Davasına yürekten bağlı bir insanımızı gördüm.

Muhittin İzzet Kandur 1938 yılında Ürdün Amman’da, Ürdün Genel Kurmay Başkanı Hasan Kandur'un oğlu olarak dünyaya geldi. Lise ve üniversite eğitimini Amerika'da tamamladı. Stanford Üniversitesinde Master, Cleromond Üniversitesi’nde doktora yaptı. 1966 yılında Richmond İndiana Earham Collage'den mezun oldu. Çerkesce ile birlikte yedi dil bilen Kandur, 25 yıl Londra ve Newyork'taki çeşitli uluslararası şirketlerin yönetim kurullarında çalıştı. Avrupa ve uzak doğudaki pek çok firmada finansal danışmanlık yaptı.

Çok iyi bir binici olan Kandur aynı zamanda Avrupa ve Ortadoğu’da pek çok atçılık kulübünün üyesi ve at yetiştiricisi. Atlar hakkındaki geniş bilgisi nedeniyle, atçılık konusunda uluslararası bir otorite olarak kabul ediliyor. Ayrıca atıcılık sporunda da uluslararası hakem ünvanına sahip.

Bir dönem Hollywood'da da yaşamış olan Kandur yapımcı, yönetmen ve senaryo yazarıdır. Tüm dünyada Kafkasya romanlarının muhteşem yazarı olarak tanınmıştır.

1995 yılında Rusya Yazarlar Birliği'ne üye olarak kabul edilmiştir.

Çerkes kültürüne destek vermek için kurduğu "Cherkess fund-Çerkes fonu"nun Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Vakıf diasporadaki Kafkas folklörü ve kültürünü korumak ve geliştirmek için çeşitli çalışmalar yapmaktadır.

Kandur'un yazarlık, yönetmenlik ve sporculuk yönlerinin dışında bir de müzisyenlik yönü var. 1961 yılında ilk albümünü çıkarmış olan Muhittin İzzet Kandur aynı zamanda Keman çalıyor. Ve klasik batı müziğini de çok iyi biliyor.

Kısaltarak aktardığım Kandur'un yaşamı, "bir insan bu kadar farklı şeyi, bir ömre nasıl sığdırabiyor"sorusunu sordurdu bana, Bağlarbaşı Kafkas Kültür Derneği salonunda. Gülerek ve son derece mütevazi bir biçimde "James joyce, sevdiği şeyleri yapan insan mutludur der. Ben de ömrüm boyunca sevdiğim şeyleri yaptım. Bir sevdiğim şeyi yaparken yorulunca, bir diğerine geçtim ve hiç yorulduğumu hissetmedim" demişti.

Bir başka izleyicinin "Hollywood'a nasıl girdiniz?" sorusuna: “Film artisti ve yönetmen John Houston at biniciliğinden dolayı dostumdu. Bir gün ona "bu Yahudi ve Hıristiyan dünyası olan Hollywood'da bu müslüman dostuna yardım eder misin?"diye sordum. O da beni o zaman yönetmeni olduğu "Bonanza"dizisinde yönetmen yardımcısı yaptı. Bir buçuk yıl sonra John Houston sıkılıp diziyi bırakınca,yapımcılar diziyi bana teslim ettiler. Böylece Hollywood'a girdim" demişti. Çerkes meselesinde çok önemli bir araç olabileceğine inandığı sinemaya geçişini böylesine mütevazı bir biçimde anlatmıştı.

Daha sonra epey müddet "Çerkes Ethem"in filminin çekimi,yapımı ve senaryosu için Finansman oluşturulması meselesiyle uğraştı Türkiye'de. Başrolünü Mehmet Aslantuğ oynayacaktı. Altı milyon dolarlık bir finansmandan bahsediliyordu. Ancak Kültür Bakanlığının gerekli desteği vermemesi nedeniyle bu proje askıya alınmış görünüyor.

2012 yılında Kayseri'de yapılan "Çerkes Ethem Sempozyumu"nda konuşmacı olan Kandur, "Ethem'in Atatürk’le problemi yoktu, onun problemi İnönü ileydi" sözüne çok itiraz edildi. Ama o tezinden geri adım atmadı ve bunu İngiliz belgelerine dayandırdığını söyledi.

***

2015 yılında Erol Karayel Apra yayıncılık ltd. şirketini kurdu. Apra yayıncılık sadece Kafkasya kitapları yayınlayarak bir uzmanlaşma ve entellektüel derinlik yaratma amacı taşıyor. Yayınevinin kuruluşundan kısa bir süre sonra Erol Karayel, Muhittin Kandur'un kendisine ulaştığını ve artık Kandur'un kitaplarının Türkçe baskılarının  Apra Yayıncılık tarafından basılacağını söyledi. Bu habere çok sevindim, çünkü yeni kurulmuş bir yayınevi için, uluslararası tanınırlığı olan bir yazarın gelmesi çok önemliydi. Artık yollarımız bir biçimde kesişmişti.

Bundan iki ay kadar önce, Apra Yayıncılığa uğradığımda, Erol Karayel Muhittin Kandur'un yeni basılmış olan "Çerkes Kazbek"romanının Türkçe baskısını almak için uğrayacağını söyledi. Yılmaz Dönmez, Tsey Ramazan, Erol Karayel, ben ve Muhittin Kandur iki buçuk saat süren Çerkesce müthiş bir sohbet gerçekleştirdik. Bu kadar çok üretmiş, araştırmış, öğrenmiş, yazmış, film çekmiş bir insanın, asla ben bilirim tavrına girmeden, anlamaya ve öğrenmeye ve öğretmeye çalışması gerçekten ilginç bir şey.

Öncelikle Rusya, İngiliz ve Osmanlı arşivlerinde Çerkeslerle ilgili çok önemli araştırmalar yapmış ve yaptırmış bir kişi Muhittin Kandur. Bugüne kadar yazmış olduğu 26 kitabın en az yarısının teması Çerkeslerle ilgili. Hala ilk günkü gibi araştırma, yazma ve film çekme heyecanını taşıyor.

Bu uzun sohbette Muhittin Kandur'un "Çerkesler için ne yapılacaksa, Türkiye'de yapılacaktır." sözünü çok önemsediğimi belirtmeliyim. "Dünyanın neresinde bir Çerkes varsa oraya gittim" diyen, anavatanda ve Rusya’da ne yapılıp yapılamayacağını bilen ve oranın vatandaşı da olan bu çok değerli aydınımız ve yazarımızın bu sözü üzerinde kafa yormamız gerektiğini düşünüyorum.

Böylesine çok yönlü ve milletinin aşığı bir insanı ve sanatçıyı yakından tanımış olmak benim için çok büyük bir zenginliktir.

O anavatanda Rusaya’dan maaş alan ve beslenen yazar ve sanatçıların aksine, kendi özgür iradesi ve yarattığı imkanlarla üretmiş bir yazar ve sanat adamıdır. Bu yönüyle de çok değerli olduğunu düşünüyorum.

***

Bu bayramda İzzet Kandur'un Apra yayıncılık tarafından yayınlanmış, Kafkas Üçlemesi olarak tanımlanmış, birbirinin devamı olan "Çeçen Kılıçları", "Çerkes Kazbek" ve "Üçlü Kumpas"romanlarını okudum. Sinemacı bir yazarın romanını okumanın ayrı bir keyif olduğunu bu romanlarda keşfettim. Kandur'un bu üç romanında bir kitap okuyor değil de, bir film izliyormuşsunuz duygusuna kapılıyorsunuz. Gerçekten son derece sinematografik bir anlatımı ve yazımı var Kandur'un.

Çeçen dağlarına savrulmuş  Bir Kaberdey olan Kubanlı Ahmet'in ailesinin hayat hikayesi üzerinden tüm Çerkes-Rus mücadelesinin tarihi panaromasını izliyorsunuz.

Ahmet'in Küçük Kaberdey'e dönüşü, oğlu Kazbek'in kahramanlıkları, torunu Nako'nun hiç istemediği halde vatanını terk etmek zorunda kalışını içim burkularak izledim-okudum. Bu romanlarda aşkın güzelliğini, ihaneti, savaşın acımasızlığını, sürgünün acısını ve halkımızın siyasetsizliğini kahrolarak okuyacaksınız.

Bu romanları okumamış olanlar çok şey kaybeder. Bu romanlarla birlikte Apra Yayıncılık’tan, bugüne kadar yayınlanmış tüm kitapları da temin edebilirsiniz.

Apra Yayıncılık Türkiye’de bugüne kadar uygulanmamış kitap aboneliği sistemini geliştirdi. Bu sisteme üye olduğunuzda, iki ayda bir yayınlanan Kafkasya temalı bir veya iki kitap ile yanında hediye "Kafkasya Kitapları Bülteni" PTT kargo aracılığıyla adresinize gönderiliyor. Peşin ödeme diye bir şey yok. Kargo ücreti dahil 25 TL'yi kitaplarınızı teslim alırken kapıda ödüyorsunuz.

Bu kitapları aradan birkaç yıl geçtikten sonra bulabilmeniz mümkün değil. Örneğin İzzet Kandur'un daha önce yayınlanmış olan "Kafkas destanı" ve "Uçan süvari" kitaplarını tüm aramalarıma rağmen bulabilmiş değilim.

Hepinize iyi okumalar diliyorum.                      

 

(Ulaşmak isteyecekler için Apra Yayıncılık irtibat Telefonu: 0505 476 39 97-Erol Karayel)



Paylaş | | Yorum Yaz
2060 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi