• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam49
Toplam Ziyaret601780
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Önce Onları Yargılayacağız
21/03/2016

Sevgili Kardeşim Hatko Tarık Topçu,

Bu yazıyı hâlâ sana her şeye rağmen çok değer verdiğim için yazıyorum. Taraftarlara oynamak için beni “köpek” yapmaya çalışman hiçbir önem arz etmiyor. “Angajmanların gereği” bunu demek zorunda olduğunu düşünüyorum.

Bana cevap yetiştirebilmek için google'da alıntı yapmadığın yer kalmamış. Hem okuyucularını, hem de bizi lüzumsuz tekrarlarla boş yere yorma. Bir kamyon dolusu keçiboynuzunu önümüze döküp “içinde bal var” diye kimseyi kandırmaya çalışma. Bir kamyon keçiboynuzundan farkı olmayan yazından bir dirhem bal çıkmıyor; ama içine gizlediğin zehirler gani.

Diyorsun ki; "Putin... diasporada yaşayan insanlarımızın anavatanlarına dönebilmeleri için maddi ve manevi destek verirse, vatanımızda egemen bir halk olarak gelecek kaygısı olmadan yaşamamızı desteklerse, biz her şeyi unutmaya, RF içinde ve bugün vatanımız Çerkesya'daki halklarla birlikte barış ve huzur içerisinde yaşamaya,onların insan ve toplum olarak sahip oldukları haklara saygı duymaya hazırız. Bizim gelecek vizyonumuz budur!" demişsin (!)

İşte sevgili kardeşim, Halkımıza içirilmek istenen teslimiyet zehrini gelecek vizyonu olarak önüne koymuşsun.

Katilinden,soykırımcısından medet uman, Putin'in biryerlerini öperek bir yere  varılabileceğini zanneden bir zavallılığa düşmüşsün.

Dünya halklarının mücadele tarihinde, hangi dava mücadele edilmeden kazanılmış? Bu tavır Stockholm Sendromundan daha berbat bir durumdur. Bu halkımızı, katillerinin ve soykırımcılarının merhametine terk etmektir.

Uzuuun yazında geçmişte yaptıklarını ve yazdıklarını tekrarlayıp durmuşsun. Ama bunların artık hiçbirisinin bir hükmü yok. Asıl önemli olan bugün nerde durduğun ve yarın nerede olacağındır. Biz senin bugün durduğun yerden, yarın nerede olacağını çok net olarak görebiliyoruz.

Malesef Kardeşim, sen artık Rusya işbirlikçileri ile birlikte saf tutmuş ve bir Putinsever olmuşsun. Gerçek Yurtseverlere ve Çerkes Devrimcilerine saldıranlarla birlikte hareket ediyorsun.

Ama bilirsin, "Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele" dediği gibi büyük şairin, halkımızın teslim alınmasına asla müsade etmeyeceğiz. Bunu birlikte saf tuttuğun Rusya'nın ve işbirlikçilerinin aklına mıh gibi kazıyacağız.

Sevgili kardeşim, "Murat Abim bana küfretti, zaten en iyi bildiği iş odur" demişsin. Yazımı tekrar gözden geçirdim. Ama küfür sayılabilecek bir ifadeye rastlayamadım. Ama benim kötü bir huyum var. Lafı hiç eğip bükmeyi beceremem. "İşbirlikçiye işbirlikçi, haine hain, alçağa da alçak" derim. Onun için bu vasıflardan birine haiz olanlar, beni hiç sevmezler. Ama onların sevgisine ihtiyacım olmadığı için buna hiç aldırmam. "Çukurlaşmada sınır tanımama" ifadesini ise senin düştüğün durumu anlaman için kullandım. Senin düştüğün bu çukurdan kurtulmana yardımcı olabilirim.

Bu arada, Musa Anter  (Ape Musa) tanımaktan onur duyduğum ender insanlardan biridir. Rahmetli Ape Musa, halkı dışında hiçbir güce bel bağlamamak gerektiğini bilen insanlardandı. Ankara'da İnsan Hakları Derneği’nin düzenlediği bir konferansa birlikte katılmıştık. O konferansta yaptığım konuşmadan dolayı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde bir Çerkes Bölücüsü olarak yargılanırken, sen Filistinliler için hapiste yatıyordun.

Bende tıpkı rahmetli Ape Musa gibi halkımdan başka hiçbir güce güvenmemeyi öğrendim. Ne Rusya'ya, ne Türkiye'ye, ne A.B.D.'ye ne de başka bir dış güce güvenirim.

Sadece ve sadece halkıma güvenirim ve inanırım. Zannederim Ape Musa havlama lafını halkına inananlar için değil, tam da senin gibi Rusya ve Putin için havlayanlar için söylemiş. Allah Rahmet eylesin, nur içinde yatsın.

"Putin'i görüşme masasına nasıl oturtacaksın Murat Abi" diye sormuşsun. Ama ondan önceki cümlemi atlamışsın. "Onları önce katil ve soykırımcı olarak, insan hakları mahkemesinde yargılayacağız, sonra da görüşme masasına oturtacağız" demiştim. Tabi bu süreci anlatmak bu yazının boyutlarını aşar. Ama Rusya'yı İnsan hakları mahkemesinde yargılamadan önce, işbirlikçilerini yargılayarak işe başlayacağız. Senin de bu işbirlikçiler içinde yargılanmana gönlüm elvermiyor. Çünkü halkımızın düşündüğünü yazmaya çalışan insanı o kadar az ki. seni o alçaklara kaptırmış olmamızı hazmedemiyorum.

Senin durduğun yer, Putin'in, DÇB nin, Hafıtse Muhammedlerin, Necdet Hatamların durduğu yer olamaz.

Senin durduğun yer, Hatejuko Valerilerin, Yağan İbrahimlerin, İmdat Kiplerin, Khuade Adnanların yanı olmalıdır.

Diasporada ise durabileceğin tek yer bizim yanımızdır.

Kim sana ne vaad etti, kim ne dedi teferruatını bilemem. Ama bir Putinsever olarak bu alemde yaşıyor olmak sana hiç yakışmıyor.

Ben sana bir telefon mesafesi uzaklıktayım. Tıpkı Tiflis'te birlikte aynı sofrada yaptığımız uzun sohbetler gibi yine oturabilir, dostça konuşabiliriz. Bu sohbetimizde sen de özeleştiri yapıp yanlış kanala girdiğini kabul edersen, hem sen, hem de halkımız kazançlı çıkar.

Gözlerinden öpüyor, cevabını bekliyorum.



1182 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
SOYKIRIMCIDAN KORKANLAR, İNKARA YÖNELİRLER! - 27/05/2019
Soykırımcıdan korkarsanız, bir müddet sonra onun söylediklerini söylemeye başlar ve soykırım inkârcısı olursunuz.
Xabze ve Xase İle Bir Yere Varılır mı? - 17/04/2019
Çerkes halkının varlığını geleceğe taşıyacak olan xase, çelik bir irade ve yaptırım gücü olan siyasi partidir! Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek siyasi partiyi ise sizler biliyorsunuz…
Seçimlerden Türkiye'ye ve Çerkeslere Kalan… - 07/04/2019
Yani, Çerkes halkının siyasallaşması mücadelesinde önemli bir basamak teşkil eden 31 Mart yerel seçimlerinde iftihar listesine geçenler de, sınıfta kalanlar da var. Hepsi artık tarihin hafızasına emanet ve günü gelince tarih değerlendirecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi