• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam73
Toplam Ziyaret560111
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Gürcistan'ın Soykırımı Tanıması Siyasi Bir Kazançtır, Şimdi Sıra Türkiye Parlamentosunda
21/11/2011
Toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma konusunda oldukça çok
uzman var.
Son günlerde Facebook denen sosyal paylaşım ağında Gürcistan Diaspora
Bakanı ile yaptığımız görüşmeler üzerine bir hayli fırtınalar koparılmış.
Koparılmış diyorum çünkü, ne facebook hesabım var, ne de onları izleyecek zamanım. Arkadaşlarım tartışmaların bir kısmını bana ilettiler de oradan bilgi sahibi oldum.
Bu tartışmalarda ÇHİ'nin neyi yapıp, neyi yapmayacağına dair de fikir yürütmeler olmuş. Şunu hemen belirtelim ki, ÇHİ toplumsal-politik bir harekettir. ÇHİ Çerkes Halkı adına politikalar üretir ve bunları hayata geçirir. Asli misyonunu yitirmeden Çerkes Halkını ilgilendiren her konuya müdahil olma hakkı vardır. Bu bir kere iyi anlaşılmalı.
Gelelim diğer konuya...
Bir kez daha belirteyim ki, Gürcistan'da yapılacak soykırım anıtının seçiciler kuruluna ismen davet edildim.
Ve bu daveti, soykırımın tanınmasını siyasi bir kazanım olarak gördüğüm için kendi hür irademle kabul ettim.
Bu kurula şahsım adına katılışım, hem politik öngörülerimin; hem de farklı yapılarda kollektif çalışma yürüttüğümüz arkadaşlarıma duyduğum saygının bir sonucudur. Böylece muhtemel bir olumsuz gelişme halinde ismim üzerinden ÇHİ ile bağlantı kurulmasının da önünü geçmiş oldum.
...
Evet, İstanbul'da bir heyet olarak Gürcü Bakanla görüştük. Ay sonunda da Gürcistan'a gidip katılan eserleri değerlendirecek; ayrıca Anaklia kentine uğruyarak anıtın dikileceği yerde incelemelerde bulunacağız.
Devletlerin çıkarları vardır ve bu çıkarlarına göre politikalar üretir, uygularlar. Gürcistan'ın da, Rusya'nın da, Amerika'nın da, Türkiye'nin de, Abhazya'nın da çıkarları vardır. Ama hiç kimse unutmasın ki, Çerkesler'in de çıkarları vardır. Biz ilişkilerimizi "merkeze Çerkeslerin çıkarlarını koyarak" yürütüyoruz.
Yapılan görüşmede Gürcistan Diaspora Bakanı, alınan soykırım kararından, Çerkes Kültür Merkezi'nin açılmasından, soykırım anıtından ve düzenlenen yarışmadan bahsetti.
Bizler de bu yapılanlardan duyduğumuz memnuniyeti belirttik. Bölgede barışın ve kardeşliğin sağlanması gerektiğini dile getirdik.
Masada Abhazya hiç mevzu edilmedi. Ama masada Abhazya'nın olduğunu herkes görüyordu.
Zaten diplomasi ve politika dedikleri şey de böyle bir şey değil mi?
Doğru, Gürcistan Rusya'yı köşeye sıkıştırmak için böyle bir hamle yapıyor. Peki ama ne mahsuru var?
Bu hamle bizim dünyaya kabul ettirmek istediğimiz soykırım meselemizin de ilk ciddi adımını oluşturuyorsa gerçekten bunun ne mahsuru var?
Bu vesile ile artık "elde var sıfır" konumundan "elde var bir" durumuna terfi etmiş olmuyor muyuz?
Bu bir kazanım değil mi?
Atılan bu adımı desteklemek ve bu adımı atan Gürcistan Devletine teşekkür etmek de bizim vazifemizdir.
Ayrıca, Abaza kardeşlerimizin hassasiyetlerini de anlamaya çalışıyoruz.
Ancak, Rusya'nın, Abhazya'nın bağımsızlığını tanımış olması, onun Adığe ve Abazalar'a yaptığı soykırım suçunu affettirmez.
Biz Abazalar'ı da Çerkes tanımı dışında görmüyoruz.
Çünkü kendini Çerkes kabul edenleri biz de Çerkes kabul ediyoruz. Etmeyenlere de bir kırgınlığımız yoktur.
Bilinsin ki her zaman kardeşleri olarak yanlarında olacağız.
Unutmayalım, fille dans edenin sonunda ezilmesi kaçınılmazdır.
Abhazya'nın Rusya'yla sonsuza dek beraber olnası mümkün değildir.
Çok kişi gibi ben de Gürcistan'ın başına Rusya yanlısı bir yönetim gelirse Rusya'nın Abhazya'yı anında satacağını bir öngörü olarak hep söyledim. Ama o kadar bile beklemeye gerek kalmadan Abhazya bunun riskleriyle yüzleşmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Rusya, Gürcistan'ın DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) üyeliğini onaylamasına karşılık, Abhazya sınırlarında -Abhazya'nın muhalefetine rağmen- Gürcistan'ın isteği doğrultusunda düzenlemeler yapılmasına rıza gösterdi. Rusya böylece, Abhazya'nın bağımsızlığına hiçbir saygı duymadığını da belgelemiş oldu.
Abhaz kardeşlerimizin bu realiteyi ıskalamaması lazım.
Abhazya için tek yol Gürcistan'la kalıcı bir barışı temin etmenin yolunu bulup, Rusya'nın vesayetine ihtiyacı kalmayacak bir duruma gelmeye çalışmaktır.
Biz hep bölgede barışın sağlanması gerektiğini savunacağız ve barışın tesis edilmesini isteyeceğiz.
Araya kan girmiş olması, şehitler verilmesi, Gürcüler'in Abhazya'daki mallarına el konmuş olması, barışın önünde engel değildir. Bunun böyle olmadığının en önemli örneği de Avrupa Birliği'dir.
Biliyorsunuz, İkinci Dünya Savaşı 1945 yılında sona erdi. 1951 yılında Çelik ve Kömür Birliği, 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu, 1992 yılında
Avrupa Birliği kuruldu. İki dünya savaşında birbirini boğazlamış milyonlarca insan Avrupa Birliği çatısı altında aynı para birimini kullanıp, sınırları ve gümrükleri kaldırıp, barış içinde bir arada yaşar hale geldiler.
Kafkasya'da da barışın tesisi, emperyal güçlere rağmen mümkündür.
Biz buna inanıyoruz ve bunun için çalışacağız.
Kimse bize gönül koymasın ve engel olmaya çalışmasın.
Çünkü tarih herşeyi kaydediyor.
Gürcistan'ın Çerkes Soykırımı'nı kabul etmiş olması, altın değerinde siyasi bir kazanımdır.
Bundan sonraki öncelikli görevimiz Çerkes Soykırımı'nı önce Türkiye Parlamentosu'na, sonra da başka ülkelerin parlamentolarına taşımaktır.


Paylaş | | Yorum Yaz
1941 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi