• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret780738
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Gürcistan'ın Soykırımı Tanıması Siyasi Bir Kazançtır, Şimdi Sıra Türkiye Parlamentosunda
21/11/2011
Toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma konusunda oldukça çok
uzman var.
Son günlerde Facebook denen sosyal paylaşım ağında Gürcistan Diaspora
Bakanı ile yaptığımız görüşmeler üzerine bir hayli fırtınalar koparılmış.
Koparılmış diyorum çünkü, ne facebook hesabım var, ne de onları izleyecek zamanım. Arkadaşlarım tartışmaların bir kısmını bana ilettiler de oradan bilgi sahibi oldum.
Bu tartışmalarda ÇHİ'nin neyi yapıp, neyi yapmayacağına dair de fikir yürütmeler olmuş. Şunu hemen belirtelim ki, ÇHİ toplumsal-politik bir harekettir. ÇHİ Çerkes Halkı adına politikalar üretir ve bunları hayata geçirir. Asli misyonunu yitirmeden Çerkes Halkını ilgilendiren her konuya müdahil olma hakkı vardır. Bu bir kere iyi anlaşılmalı.
Gelelim diğer konuya...
Bir kez daha belirteyim ki, Gürcistan'da yapılacak soykırım anıtının seçiciler kuruluna ismen davet edildim.
Ve bu daveti, soykırımın tanınmasını siyasi bir kazanım olarak gördüğüm için kendi hür irademle kabul ettim.
Bu kurula şahsım adına katılışım, hem politik öngörülerimin; hem de farklı yapılarda kollektif çalışma yürüttüğümüz arkadaşlarıma duyduğum saygının bir sonucudur. Böylece muhtemel bir olumsuz gelişme halinde ismim üzerinden ÇHİ ile bağlantı kurulmasının da önünü geçmiş oldum.
...
Evet, İstanbul'da bir heyet olarak Gürcü Bakanla görüştük. Ay sonunda da Gürcistan'a gidip katılan eserleri değerlendirecek; ayrıca Anaklia kentine uğruyarak anıtın dikileceği yerde incelemelerde bulunacağız.
Devletlerin çıkarları vardır ve bu çıkarlarına göre politikalar üretir, uygularlar. Gürcistan'ın da, Rusya'nın da, Amerika'nın da, Türkiye'nin de, Abhazya'nın da çıkarları vardır. Ama hiç kimse unutmasın ki, Çerkesler'in de çıkarları vardır. Biz ilişkilerimizi "merkeze Çerkeslerin çıkarlarını koyarak" yürütüyoruz.
Yapılan görüşmede Gürcistan Diaspora Bakanı, alınan soykırım kararından, Çerkes Kültür Merkezi'nin açılmasından, soykırım anıtından ve düzenlenen yarışmadan bahsetti.
Bizler de bu yapılanlardan duyduğumuz memnuniyeti belirttik. Bölgede barışın ve kardeşliğin sağlanması gerektiğini dile getirdik.
Masada Abhazya hiç mevzu edilmedi. Ama masada Abhazya'nın olduğunu herkes görüyordu.
Zaten diplomasi ve politika dedikleri şey de böyle bir şey değil mi?
Doğru, Gürcistan Rusya'yı köşeye sıkıştırmak için böyle bir hamle yapıyor. Peki ama ne mahsuru var?
Bu hamle bizim dünyaya kabul ettirmek istediğimiz soykırım meselemizin de ilk ciddi adımını oluşturuyorsa gerçekten bunun ne mahsuru var?
Bu vesile ile artık "elde var sıfır" konumundan "elde var bir" durumuna terfi etmiş olmuyor muyuz?
Bu bir kazanım değil mi?
Atılan bu adımı desteklemek ve bu adımı atan Gürcistan Devletine teşekkür etmek de bizim vazifemizdir.
Ayrıca, Abaza kardeşlerimizin hassasiyetlerini de anlamaya çalışıyoruz.
Ancak, Rusya'nın, Abhazya'nın bağımsızlığını tanımış olması, onun Adığe ve Abazalar'a yaptığı soykırım suçunu affettirmez.
Biz Abazalar'ı da Çerkes tanımı dışında görmüyoruz.
Çünkü kendini Çerkes kabul edenleri biz de Çerkes kabul ediyoruz. Etmeyenlere de bir kırgınlığımız yoktur.
Bilinsin ki her zaman kardeşleri olarak yanlarında olacağız.
Unutmayalım, fille dans edenin sonunda ezilmesi kaçınılmazdır.
Abhazya'nın Rusya'yla sonsuza dek beraber olnası mümkün değildir.
Çok kişi gibi ben de Gürcistan'ın başına Rusya yanlısı bir yönetim gelirse Rusya'nın Abhazya'yı anında satacağını bir öngörü olarak hep söyledim. Ama o kadar bile beklemeye gerek kalmadan Abhazya bunun riskleriyle yüzleşmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Rusya, Gürcistan'ın DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) üyeliğini onaylamasına karşılık, Abhazya sınırlarında -Abhazya'nın muhalefetine rağmen- Gürcistan'ın isteği doğrultusunda düzenlemeler yapılmasına rıza gösterdi. Rusya böylece, Abhazya'nın bağımsızlığına hiçbir saygı duymadığını da belgelemiş oldu.
Abhaz kardeşlerimizin bu realiteyi ıskalamaması lazım.
Abhazya için tek yol Gürcistan'la kalıcı bir barışı temin etmenin yolunu bulup, Rusya'nın vesayetine ihtiyacı kalmayacak bir duruma gelmeye çalışmaktır.
Biz hep bölgede barışın sağlanması gerektiğini savunacağız ve barışın tesis edilmesini isteyeceğiz.
Araya kan girmiş olması, şehitler verilmesi, Gürcüler'in Abhazya'daki mallarına el konmuş olması, barışın önünde engel değildir. Bunun böyle olmadığının en önemli örneği de Avrupa Birliği'dir.
Biliyorsunuz, İkinci Dünya Savaşı 1945 yılında sona erdi. 1951 yılında Çelik ve Kömür Birliği, 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu, 1992 yılında
Avrupa Birliği kuruldu. İki dünya savaşında birbirini boğazlamış milyonlarca insan Avrupa Birliği çatısı altında aynı para birimini kullanıp, sınırları ve gümrükleri kaldırıp, barış içinde bir arada yaşar hale geldiler.
Kafkasya'da da barışın tesisi, emperyal güçlere rağmen mümkündür.
Biz buna inanıyoruz ve bunun için çalışacağız.
Kimse bize gönül koymasın ve engel olmaya çalışmasın.
Çünkü tarih herşeyi kaydediyor.
Gürcistan'ın Çerkes Soykırımı'nı kabul etmiş olması, altın değerinde siyasi bir kazanımdır.
Bundan sonraki öncelikli görevimiz Çerkes Soykırımı'nı önce Türkiye Parlamentosu'na, sonra da başka ülkelerin parlamentolarına taşımaktır.


2374 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi