• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret680700
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84716.8745
Euro7.72467.7556
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Kaynar'da ‘Çerkeslik ve İnsanlık Kazandı, Şantajcılar Kaybetti’
27/07/2017
Yaz ayları Çerkes dünyasında büyük şehir derneklerinin boşalıp ıssızlaştığı, faaliyetlerinin neredeyse sıfıra indiği zamanlardır. Yazın Çerkes dünyasının faaliyetleri Anadoluya ve festivallere kayar. Bu festivallerin en uzun soluklu olanı bu yıl 17’ncisi düzenlenen geleneksel Güney Marmara Çerkes kültür şölenidir. Geçmiş dönemin Merzifon Tavşan Dağı Çerkes Kültür Festivali de unutulmazlar arasındadır. 
Bu yıl, Kayseri Uzunyayla Kaynar Nahiyesi’nde 22-23 Temmuz tarihlerinde düzenlenen "Uluslararası Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali" de gelenekselleşip devamlılığı sağlanırsa tarihe geçecek festivallerden biri olmaya şimdiden adaydır. Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali, Kayseri'de yaşayan soydaşlarımızın oluşturduğu STK'lardan ve muhtarlardan oluşan bir komite tarafından düzenlendi. Komitenin başında bulunan Kayseri Birleşik Kafkasya Derneği Başkanı sayın İzsan Baykal'a ve emeği geçen herkese ayrı ayrı sonsuz şükranlarımızı sunuyorum. Kayseri BKD başkanı sayın İzhan Baykal'ın toplumumuzun tamamını kucaklayıcı tavrı ayrıca takdire şayandır. Toplumumuzda bulunan bütün STK'lar istisnasız tek tek aranarak davet edilmiş ve davetiye gönderilmiştir. Bu çerçevede ben de Maltepe Çerkes Derneği başkanı olarak sayın İzhan Baykal tarafından bizzat aranarak festivale davet edildim. Ancak daha önce Erbaa Çerkes Derneği’nin aynı tarihe denk gelen gecesine katılmak üzere söz verdiğim için bu muhteşem festivale katılamadım. 
Bu tür organizasyonların finansmanı kamu kurumları, yerel yönetimler ve sponsorlar tarafından karşılanır. Uzunyayla festivalinin sponsorları da Kültür Bakanlığı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Pınarbaşı Belediyesi idi. Onlara da teşekkür ediyoruz. Bazı arkadaşlarımızın sosyal medyada bu festival AKP festivali mi, yoksa Çerkes festivali mi diye sorular sorarak bu muhteşem organizasyonu itibarsızlaştırmaya çalışmaları son derece sığ yaklaşımlardır. Çünkü Kültür Bakanlığı da, belediyeler de bizim verdiğimiz vergilerle faaliyetlerini yürütürler. O vergilerden bugüne kadar payımıza düşeni hizmet olarak almamış olmamız eksikliktir ve yanlıştır. Doğru olan Kayseri Belediyesi ve Kültür Bakanlığı’nın yaptığıdır. Aynı desteği İstanbul, İzmir, Adana, Samsun ve diğer belediyelerden de bekliyoruz. Aynı desteği alabilme becerisini de diğer şehirlerde yaşayan STK yöneticilerinin gösterebilmesi doğru olandır.
***
Ancak bu festivalde kamuoyuna fazla yansımayan, fakat Organizasyon Komitesini de son derece üzen ve zor durumda bırakan bir şantaj hadisesi yaşanmıştır. Bu şantaj hadisesini hiç dillendirmeyebilirdik. Ama "kol kırılır yen içinde" diyerek kolun çürümesine ve etrafa kötü kokular yaymasına müsaade edemeyiz, etmemeliyiz. 
Bu hadisede yaşanan olayları taraflarla konuşarak son derece objektif bir dille anlatıp meseleyi kamuoyu vicdanına havale edeceğiz. Kimseyi ne karalamak, ne de hakaret etmek gibi bir niyetimiz yoktur. Yapmaya çalıştığımızın adı "Toplumsal eleştiri"dir.
Uzunyayla Festivali’ne bütün STK'larımız gibi, Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı sayın Dr. Nusret Baş da, festival yürütme komitesi başkanı sayın İzhan Baykal tarafından aranarak bizzat davet edilmişti. Baş da, yapılan davete icabet etmiş ve uçakla Kayseri'ye inip çalan telefonunu açtığında arayanın festival komitesi başkanı İzhan Baykal olduğunu görür. İçinden, "Acaba bir araba gönderip aldırmak için mi arıyorlar, bu telaş içinde buna gerek yok, ben bir araç temin eder giderim" diye düşünür. Ama olay hiç de düşündüğü gibi değildir. Onu ısrarla ve büyük ricalarla festivale davet etmiş olan İzhan Baykal bu sefer tam tersini söylemektedir. Telefonda "Nusret Bey, lütfen festivale katılmasanız; çünkü Kaffed, siz katılırsanız festivalden ekiplerini çekeceğini ve festivalin tehlikeye gireceğini söylüyor" der ezilerek.
Ancak zaten Kayseri'ye inmiş olan Nusret Baş, bu konunun konuşularak çözülebileceğini söyleyerek İzhan Baykal'ı yatıştırmış ve Kaffed yetkilileriyle temas kurmaya çalışmıştır. Kaffed başkanı Yaşar Aslankaya, Nusret Baş ve Emine Aslandok'un ısrarlı aramalarına rağmen telefonunu açıp cevap verme cesaretini gösterememiştir. Yani, Kaffed yaptığı şantajı savunacak yürekliliği gösterememiştir.
Bunun üzerine yapılan istişarelerde Dr. Nusret Baş'ın festivale katılarak protokoldeki yerini alması kararına varılmıştır ve öyle de yapılmıştır. Bir sürü can sıkıcı detayı anlatarak mevzuyu uzatmak niyetinde değilim. Nihayetinde festival halkımızın birlik ve beraberliğine büyük bir katkı sağlayacak şekilde başarıyla gerçekleştirilmiştir. 
Buradan Kaffed yönetimine ve kamuoyuna bazı sorularım olacak.
1-Siz, büyük bir yükün altında olan festival komitesini, “ekiplerimizi çekeriz” diye tehdit ederek o güzel insanları bunaltmaya ve daraltmaya utanmadınız mı?
2-Siz toplumda birlik ve beraberlik olmasını istemiyor musunuz?
3- Sizden farklı düşünenlere tahammül etmeyi öğrenmeye ne zaman başlayacaksınız?
4- Siz misafir olduğunuz yerde, kuralları ev sahibinin koyduğunu bilmeyecek kadar Çerkeslikten uzak mısınız?
5- Siz madem bir söz söyleyip ortalığı gerdiniz, neden sözünüzün gereğini yapamadınız?
6-Siz, sözünüzün arkasında durup ekiplerinizi çekseydiniz, yarattığınız skandalın altından kalkabilecek miydiniz?
7-Siz çekeriz dediğiniz ekiplerinize sözünüzü geçiremediniz mi?
8- Siz maç başlamışken kuralların değiştirilemeyeceğini bilmeyecek kadar usül ve erkandan uzak mısınız?
9- Siz, yarattığınız gerilim politikasından kurumunuza ve toplumumuza bir yarar sağlayacağınızımı umuyorsunuz?
10- "Birlikteysek güçlüyüz" sözünü duymadınız mı? Toplumumuzu bölmekten, birlik oluşmasını engellemekten ne zaman vazgeçeceksiniz?
 11- Siz "Çerkeslik İnsanlıktır" sözünü bilmiyor musunuz? Ne zaman insan ve Çerkes olmayı öğreneceksiniz?
Son söz; Kaynar'da Çerkeslik ve insanlık kazanmıştır, şantajcılar kaybetmiş ve küçülmüştür.


9791 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi