• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam147
Toplam Ziyaret732813
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.36577.3952
Euro8.93578.9715
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Kaynar'da ‘Çerkeslik ve İnsanlık Kazandı, Şantajcılar Kaybetti’
27/07/2017
Yaz ayları Çerkes dünyasında büyük şehir derneklerinin boşalıp ıssızlaştığı, faaliyetlerinin neredeyse sıfıra indiği zamanlardır. Yazın Çerkes dünyasının faaliyetleri Anadoluya ve festivallere kayar. Bu festivallerin en uzun soluklu olanı bu yıl 17’ncisi düzenlenen geleneksel Güney Marmara Çerkes kültür şölenidir. Geçmiş dönemin Merzifon Tavşan Dağı Çerkes Kültür Festivali de unutulmazlar arasındadır. 
Bu yıl, Kayseri Uzunyayla Kaynar Nahiyesi’nde 22-23 Temmuz tarihlerinde düzenlenen "Uluslararası Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali" de gelenekselleşip devamlılığı sağlanırsa tarihe geçecek festivallerden biri olmaya şimdiden adaydır. Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali, Kayseri'de yaşayan soydaşlarımızın oluşturduğu STK'lardan ve muhtarlardan oluşan bir komite tarafından düzenlendi. Komitenin başında bulunan Kayseri Birleşik Kafkasya Derneği Başkanı sayın İzsan Baykal'a ve emeği geçen herkese ayrı ayrı sonsuz şükranlarımızı sunuyorum. Kayseri BKD başkanı sayın İzhan Baykal'ın toplumumuzun tamamını kucaklayıcı tavrı ayrıca takdire şayandır. Toplumumuzda bulunan bütün STK'lar istisnasız tek tek aranarak davet edilmiş ve davetiye gönderilmiştir. Bu çerçevede ben de Maltepe Çerkes Derneği başkanı olarak sayın İzhan Baykal tarafından bizzat aranarak festivale davet edildim. Ancak daha önce Erbaa Çerkes Derneği’nin aynı tarihe denk gelen gecesine katılmak üzere söz verdiğim için bu muhteşem festivale katılamadım. 
Bu tür organizasyonların finansmanı kamu kurumları, yerel yönetimler ve sponsorlar tarafından karşılanır. Uzunyayla festivalinin sponsorları da Kültür Bakanlığı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Pınarbaşı Belediyesi idi. Onlara da teşekkür ediyoruz. Bazı arkadaşlarımızın sosyal medyada bu festival AKP festivali mi, yoksa Çerkes festivali mi diye sorular sorarak bu muhteşem organizasyonu itibarsızlaştırmaya çalışmaları son derece sığ yaklaşımlardır. Çünkü Kültür Bakanlığı da, belediyeler de bizim verdiğimiz vergilerle faaliyetlerini yürütürler. O vergilerden bugüne kadar payımıza düşeni hizmet olarak almamış olmamız eksikliktir ve yanlıştır. Doğru olan Kayseri Belediyesi ve Kültür Bakanlığı’nın yaptığıdır. Aynı desteği İstanbul, İzmir, Adana, Samsun ve diğer belediyelerden de bekliyoruz. Aynı desteği alabilme becerisini de diğer şehirlerde yaşayan STK yöneticilerinin gösterebilmesi doğru olandır.
***
Ancak bu festivalde kamuoyuna fazla yansımayan, fakat Organizasyon Komitesini de son derece üzen ve zor durumda bırakan bir şantaj hadisesi yaşanmıştır. Bu şantaj hadisesini hiç dillendirmeyebilirdik. Ama "kol kırılır yen içinde" diyerek kolun çürümesine ve etrafa kötü kokular yaymasına müsaade edemeyiz, etmemeliyiz. 
Bu hadisede yaşanan olayları taraflarla konuşarak son derece objektif bir dille anlatıp meseleyi kamuoyu vicdanına havale edeceğiz. Kimseyi ne karalamak, ne de hakaret etmek gibi bir niyetimiz yoktur. Yapmaya çalıştığımızın adı "Toplumsal eleştiri"dir.
Uzunyayla Festivali’ne bütün STK'larımız gibi, Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı sayın Dr. Nusret Baş da, festival yürütme komitesi başkanı sayın İzhan Baykal tarafından aranarak bizzat davet edilmişti. Baş da, yapılan davete icabet etmiş ve uçakla Kayseri'ye inip çalan telefonunu açtığında arayanın festival komitesi başkanı İzhan Baykal olduğunu görür. İçinden, "Acaba bir araba gönderip aldırmak için mi arıyorlar, bu telaş içinde buna gerek yok, ben bir araç temin eder giderim" diye düşünür. Ama olay hiç de düşündüğü gibi değildir. Onu ısrarla ve büyük ricalarla festivale davet etmiş olan İzhan Baykal bu sefer tam tersini söylemektedir. Telefonda "Nusret Bey, lütfen festivale katılmasanız; çünkü Kaffed, siz katılırsanız festivalden ekiplerini çekeceğini ve festivalin tehlikeye gireceğini söylüyor" der ezilerek.
Ancak zaten Kayseri'ye inmiş olan Nusret Baş, bu konunun konuşularak çözülebileceğini söyleyerek İzhan Baykal'ı yatıştırmış ve Kaffed yetkilileriyle temas kurmaya çalışmıştır. Kaffed başkanı Yaşar Aslankaya, Nusret Baş ve Emine Aslandok'un ısrarlı aramalarına rağmen telefonunu açıp cevap verme cesaretini gösterememiştir. Yani, Kaffed yaptığı şantajı savunacak yürekliliği gösterememiştir.
Bunun üzerine yapılan istişarelerde Dr. Nusret Baş'ın festivale katılarak protokoldeki yerini alması kararına varılmıştır ve öyle de yapılmıştır. Bir sürü can sıkıcı detayı anlatarak mevzuyu uzatmak niyetinde değilim. Nihayetinde festival halkımızın birlik ve beraberliğine büyük bir katkı sağlayacak şekilde başarıyla gerçekleştirilmiştir. 
Buradan Kaffed yönetimine ve kamuoyuna bazı sorularım olacak.
1-Siz, büyük bir yükün altında olan festival komitesini, “ekiplerimizi çekeriz” diye tehdit ederek o güzel insanları bunaltmaya ve daraltmaya utanmadınız mı?
2-Siz toplumda birlik ve beraberlik olmasını istemiyor musunuz?
3- Sizden farklı düşünenlere tahammül etmeyi öğrenmeye ne zaman başlayacaksınız?
4- Siz misafir olduğunuz yerde, kuralları ev sahibinin koyduğunu bilmeyecek kadar Çerkeslikten uzak mısınız?
5- Siz madem bir söz söyleyip ortalığı gerdiniz, neden sözünüzün gereğini yapamadınız?
6-Siz, sözünüzün arkasında durup ekiplerinizi çekseydiniz, yarattığınız skandalın altından kalkabilecek miydiniz?
7-Siz çekeriz dediğiniz ekiplerinize sözünüzü geçiremediniz mi?
8- Siz maç başlamışken kuralların değiştirilemeyeceğini bilmeyecek kadar usül ve erkandan uzak mısınız?
9- Siz, yarattığınız gerilim politikasından kurumunuza ve toplumumuza bir yarar sağlayacağınızımı umuyorsunuz?
10- "Birlikteysek güçlüyüz" sözünü duymadınız mı? Toplumumuzu bölmekten, birlik oluşmasını engellemekten ne zaman vazgeçeceksiniz?
 11- Siz "Çerkeslik İnsanlıktır" sözünü bilmiyor musunuz? Ne zaman insan ve Çerkes olmayı öğreneceksiniz?
Son söz; Kaynar'da Çerkeslik ve insanlık kazanmıştır, şantajcılar kaybetmiş ve küçülmüştür.


10037 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi