• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam133
Toplam Ziyaret615847
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.82625.8496
Euro6.49246.5184
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
SOYKIRIMCIDAN KORKANLAR, İNKARA YÖNELİRLER!
27/05/2019

Korku insani bir duygudur.

Korkunun psikolojik ve travmatik bir çok sebebi vardır. Bu sebepler teşhis edilip tedavi edilmediği takdirde, insana fiziki anlamda da büyük zarar verir. Kişilik bozukluğu, sesini yükseltememe, hakkını arayama ma, haksızlığa uğradığında kavgaya girememe gibi tavırlar insanı esir alır.

Korkunun bir toplumun tüm bireylerini esir alması ise toplumsal korkuyu oluşturur. Toplumsal korkuya kapılmış bir halk da kişisel korkuları olan insanlar gibi tepki veremez, kendisine yapılan haksızlıklara boyun eğer ve kendisine yapılmış kötülükleri haklı görmeye başlar.

Toplumsal korkuyu iliklerine kadar yaşayan halklardan biri de Çerkeslerdir. Türkler için, Araplar için, Müslümanlar için, Ruslar için her türlü fedakarlığı ve kahramanlığı yapan Çerkesler sıra kendilerine gelince korkaklaşır, kılını kıpırdatmaz ve toplumsal bir hareketlilik gösteremez. Çünkü Çerkes Halkını da toplumsal korku esir almıştır.

İşte böylesi bir korku atmosferi içerisinde olan Çerkeslerin en önemli aylarından biri olan mayıs ayına bir projeksiyon tutacağız.

***

Birinci dünya savaşından sonra, Osmanlının ve Çarlık Rusya'sının yıkılmasıyla oluşan Türkiye, Sovyetler Birliği ve Baascı Arap rejimleri birer diktatörlüktüler. Diktatörlükler baskı, zulüm ve soykırımlarla ayakta kalabilirler. Yaşanan bu korku düzenleri halklar üzerinde büyük travmalar yaratmıştır. Çerkes halkı da soykırumcı Rusya ve kültürel soykırımcı Türkiye'ye göre şekil alıyor. Her iki diktatörlükten korkuyor. Tavır, eylem ve söylemlerini Türkiye'nin ve Rusya'nın hassasiyetlerine göre belirliyor.

Mayıs ayının en önemli olaylarından biri de, Gönen-Manyas Çerkes sürgünüdür. 2 Mayıs 1923 tarihinde Gönen-Manyas bölgesinde bulunan Çerkes köylerinin cami kapılarına asılan İçişleri Bakanlığı tamiminde "Osmanlı Anadolu İhtilal Komitesi" mensuplarını barındıran köylerin Anadolu içlerine sürüleceği belirtiliyordu. Bu tamimden sonra 14 Çerkes köyü sürülmüş, 30 Çerkes köyüne de sürgün tebligatı yapılmıştı. Sürgüne tabi tutulanlar yaşadıkları korku ve travma yüzünden adeta dillerini yutmuşlardı. Yaşanan bu acıların üzerine adeta beton dökülmüş ve bu güne kadar hiç dillendirilmemişti. Hiçbir Çerkes kurumu ve Çerkes yazar çizer takımı da neredeyse bu konuya değinmemişti. Bu yıl Süha Baytekin, Yenemiko Dorcan ve benim de katkılarımla sosyal medya üzerinden toplumsal bir duyarlılık oluşturuldu. Bu yıl ilk defa Maltepe Çerkes Derneğinde, Adapazarı'nda ve Samsun'da konferans anma toplantısı düzenlendi. Gönen-Manyas Çerkes sürgünü konusunda toplumumuzun korkularını yenerek kendisiyle yüzleşmeye başladığı bir yıl olarak tarihe geçmiş oldu 2019 mayıs ayı. Gelecek yıllarda başta Gönen ve Manyas'ta olmak üzere tüm Türkiye Çerkes diasporasında bu konuda anma ve etkinliklerin yapılmasını diliyoruz.

Mayıs ayı, Çerkes tarihi içerisinde çok önemli kilometre taşlarından birini oluşturan 11 Mayıs 1918 Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’ni de içinde barındırır. Aslında çok önemli bir tarihsel gerçeklik olan 11 Mayıs Çerkeslere ve Tüm Kuzey Kafkasyalılara unutturulmuştur. Dönüşçü arkadaşlarımızın Rusya'nın istemediği şeyleri hatırlamama ve hatırlatmama gibi bir misyonları var. Solcu arkadaşlarımızın da Sovyetler Birliğine karşı bir hareket olarak algılayarak, karşı devrimcilikle suçlayarak görmezden gelmektedirler. Bu tavır içerisinde olan tüm kişi ve kurumlar halklarına karşı ihanet içerisindedirler. Malesef halkımızı ve STK'larımızı esir almış olan özgürlük düşmanı zihniyet 11 Mayıs anmasının hiçbir kurumda yapılmamasını sağlamıştır. Feriköy Mezarlığında yatan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Pşimaho Kotse'nin ziyareti ile yad edilen 11 Mayıs Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümü çok daha görkemli anmaları hak ediyor.

21 Mayıs ise Anavatanda, Türkiye'de ve tüm dünyada dalga dalga yayılarak hem kimlik bilinci oluşturuyor, hem de Çerkes Halkının unuttuğu mücadele geleneğini inşa ediyor. Soykırım anmalarının merkezi anavatan'da Nalçık, diasporada ise İstanbul'du. Anavatan'da yapılan etkinlikleri sosyal medya üzerinden izledik. Bu eylemlilik Çerkes Özgürlük mücadelesinin kıvılcımlarını çakıyor.

Diasporadaki Çerkes soykırımı ve sürgünü protesto ve anmaları, Soykırımcı Rusya'ya sorumluluklarını hatırlatma ve yüzleşmeye çağrı için muhatabın karşısına çıkarken, bir kısım anmalarda soykırımcıdan kaçarak, kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde yapılarak yasak savılmıştır.

Soykırım ve sürgünün 155. yılında, Çerkes Soykırımının artık bir simgesi oldu. Ermeni soykırımının simgesi hüzün çiçeği gibi, Çerkes Soykırımının simgeside Jugede-Karahindiba çiçeği oldu. Bütün yapılan kötülükleri gören jugede, Çerkes soykırımının şahidi olarak, uçuşarak başımıza geleni bütün dünyaya anlatacak.

Muhatabın karşısına, gerçeği eğip bükmeden, soykırımcıya soykırımcı, katile katil diyerek çıkan anlayış Rusya'yı fazlasıyla rahatsız ediyor. O yüzden bazı kullanışlı kişileri, Taksim eylemini itibarsızlaştırmak için bağımsız Çerkes siyasetini ve duruşunu oluşturanların üzerine salıyor. Ama onların nafile saldırılarının hiç bir kıymeti yoktur. Soykırımcı Rusya'nın karşısına yakılmış olan özgürlük ateşi her geçen büyüyerek hedefine ulaşacaktır.

***

Bu yıl İstanbul'da gerçekleştilen Çerkes soykırımı protesto eylemine devlet tarafından kısıtlama getirilmiş olması,Türkiye'ye olan gücenikliğimizi arttırmıştır. Her yıl Galatasaray Lisesi önünde toplanarak Rusya konsolosluğuna yürünmesine bu yıl İçişleri bakanlığınca izin verilmemiştir. Eylem İstiklal Caddesinin arka caddesi olan Meşrutiyet Caddesinden Rusya Konsolosluğu’na doğru yürüyüş şeklinde gerçekleşmiştir. Bu anti-demokratik kısıtlamadan dolayı Türkiye hükümetini kınıyor ve protesto ediyorum. Soykırımcı Rusya’nın, kardeşi Türkiye’den ufak bir ricada bulunduğu için bu kısıtlamanın geldiğini tahmin ediyoruz. Bunu da buraya bir not olarak düşüyoruz.

Meşrutiyet Caddesine kurulmuş olan stand da soykırım çiçeği görselleri ile birlikte soykırım gerçeği dört dilde (Türkçe, Rusça, Arapça ve İngilizce) tüm İstanbul halkına anlatıldı. Çerkesce ve Türkçe yürütülen programın konuşmaları, Çerkesce ağırlıklı sloganları ile tam bir milli Çerkes duruşu sergilenmesine vesile oldu. 21 Mayıs İstanbul protesto eylemi, katılanların daha çok bilendiği ve mücadele azminin yükseldiği bir gün olarak tarihteki yerini aldı.

Çerkes Soykırımı’nın görünür kılınması ve tüm dünyaya duyurulması için, Rusya temsilciliklerini ve kent merkezlerini hedefleyen bir anlayışın adım adım yerleşmekte olduğunu artık açık seçik görüyoruz.

***

Polemik başlatmak için değil,ama Çerkes halkının enerjisini kuş uçmaz kervan geçmez yerlere taşıyarak Çerkes soykırımını, Soykırımcı Rusya'nın istediği gibi, görünmez kılmak ve unutturmak için uzak sahillere taşıyanların nafile çabalarına acıdığımı belirtmek istiyorum. Samimiyetle oraya giden insanlara saygı duyuyorum. Ama Çerkes soykırımını görünmez kılmak için çabalayan zihniyete saygı duymuyorum.

Rusya temsilciliklerinin karşısına çıkmaktan korkuyorsanız, lütfen kent merkezlerinde, insanların ve medyanın görebileceği yerlerde etkinlikler yaparak meselemizin görünür kılınmasını sağlayarak halkımıza hizmet edin.

Soykırım demekten korkmayın. Biliyoruz, bu tanımlamaya Rusya da, Türkiye de soğuk bakıyor. Ama mücadelemiz onların hassasiyetleri üzerine değil, bizim davamızın haklılığı üzerine inşa edilecektir.

Soykırımcıdan korkarsanız, bir müddet sonra onun söylediklerini söylemeye başlar ve soykırım inkârcısı olursunuz.

Ama karanlıklara kibrit çakan fedakar evlatlarının mücadelesi, Çerkes Halkının yolunu aydınlatacak ve korku dağlarını yıkacaktır.



521 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi