• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam143
Toplam Ziyaret779834
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.27809.3151
Euro10.816110.8594
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Direniş Özgürleştirir !
23/06/2013

En son Çarlık Rusyası’nın Kafkasya’yı işgal politikalarına karşı amansızca direnmiş, fakat 21 Mayıs 1864’te teslim olmak zorunda kalmış ve vatanlarından sürülmüşlerdir.

Çerkesler vatanlarını savunmak için Ruslarla giriştikleri savaşta destanlar yazmıştır. Ancak güçler o kadar orantısız ve dünya bu savaşın o kadar dışındaydı ki, Ruslar cennet ülke Kafkasya’yı adım adım işgal etti. Tıpkı bugün olduğu gibi tüm dünya Çerkes meselesi karşısında o gün de suskun, sağır, kör ve dilsizdi.

Ne Osmanlı, ne İngiliz, ne de Fransız değil yardım etmek, kılını bile kıpıdatmadı. Hiçbir devlet Çerkesler için Ruslarla bozuşmayı göze alamadı.
Rusya yenilmiş ama teslim alınamamış bir halkı Osmanlı topraklarına sürmüştü.

Osmanlı, içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetine göre çok daha hoşgörülü bir toplumdu. Ama Osmanlı’da da oyun çoktu. Çerkesler Balkanların ve Anadolunun en sorunlu bölgelerine iskan edildiler. Çerkesler Osmanlı-Rus Savaşına Osmanlı lehine müdahil oldular.

1879 Berlin anlaşması gereği, yeniden bir sürgüne tabi tutularak Ortadoğu coğrafyasına gönderildiler.

Ancak Osmanlının yıkılmasıyla ortaya çıkan şovenist Türkiye Cumhuriyeti ve Ortadoğudaki Baasçı rejimler Çerkeslerin içindeki isyankar ve direnişçi ruhu teslim aldı. O direnişçi halktan işbirlikçiler devşirilerek Türkiye’de Türk, Ortadoğu’da Arap, Rusya’da Ruslaştırıldı Çerkesler.
Aradan 149 yıl geçti.

Başına gelenin tarifini yapıp bunu dünyaya anlatma konusunda hiçbirşey yapamadı Çerkesler.

Soyumuzu kırdılar diyemediler.

Soyunu kıranlarla bir hesaplaşmaya giremediler.

Anavatanda bir avuç bile değildiler.

Diyasporada ise yeni kurulan baskıcı ve şoven devletler tüm farklı kesimlere karşı kurulan eritme kazanları ile Çerkesleride asimile edip yok ettiler.

İçine kapanıp "aman bizi görmesinler" anlayışı ile yaşamaya çalışarak varlık sürdürülemiyor.

Asimilasyon süreci hızla işliyor ve sona doğru yaklaşılyor.
Bu durumda ne yapılabilir?

Bu durum nasıl tersine çevrilebilir?

Bunun için yapılması gereken, durum tespitini yapıp, politikaları oluşturarak, direniş ve özgürlük mücadelesini başlatmaktır!

Direnişi ve mücadeleyi göze alanlar özgürdürler.

Kimliğimizle, dilimizle, kültürümüzle her şartta ve ortamda biz varız diyebildiğimiz için biz özgürüz.

Hiç kimseye diyet borcumuz olmadığı için özgürüz.

Onun için web sitemizin ismi de "Özgür Çerkes".

Bu platformu oluşturan Ç.H.İ.Kadroları "asimilasyonculara ve soykırımcılara" karşı bir hesaplaşma başlattı.

Diyasporada ve Anavatanda kaybolmuş olan "kimlik bilinci"ni oluşturmak için mitingler düzenlendi. 150 yıldır bitmiş gözüyle bakılan Çerkes meselesinin bitmediği dosta da düşmana da gösterildi. Artık tüm dünya Çerkeslerin meselesi ve talepleri olduğunu biliyor.

Çerkes meselesinde soykırım ve asimilasyon birbirinin içine geçmiş ayrılmaz parçalardır. Soykırıma uğradığımız için bugün asimile olup yok oluyoruz.

Asimilasyonu durdurup kimlik bilinci oluşturabildiğimiz ölçüde de soykırımcılarla bir hesaplaşmaya girebiliriz.

149 yılın son üç beş yılında, sadece 21 Mayıslarda meydanlara yılda birkez çıkarak Çerkes davasının dünyaya anlatılması mümkün olamazdı.
Bunun ÇHİ "her ayın 21'i, saat 21’de" Rusya Konsolosluğu önünde toplanıp suçluya suçunu hatırlatıp hesap vermesini istiyor.

Ve 21 Haziran 2013 tarihinde saat 21.00’de onuncusu gerçekleşti 21 eylemlerinin gezi direnişinin dumanları arasında. Ve artık bir gelenek oluştu. Rusya’da biliyor,Türk devleti de biliyor, Çerkesler ve Çerkes dostları da biliyor her ayın 21'inde toplanılıp Rusya’ya cürmü hatırlatılacak.
2014 yılına ulaşmamıza altı ay kaldı. 2014 yılı hem Soçi olimpiyatlarının yapılacağı yıl, hem de Çerkes Soykırımının 150. yılının yıldönümü. Soçi’ye ve soykırıma karşı yürüyen ve periyodik olarak devam eden tek eylemliliğimiz malesef ve üzülerek belirtiyorumki 21 eylemleri.

Buradan asla polemik yaratmak gibi bir niyet taşımadan tüm dostlara sesleniyoruz. 21 eylemlerine destek olun. Bundan hem Çerkes Halkı, hem de gruplarınız karlı çıkacaktır. Kafkasya Forumcuları, Jinepsciler, Çerkesya Yurtseverleri, Sosyalist Çerkesler, Müslüman Çerkesler, Kaffed, Birkaf, Kafkas Vakfı, Çerkes-Fed, Abhaz-fed, Bağlarbaşı Kafkas Kültür Derneği... hiçbir önşartımız olmadan hepinizi 21 Temmuz ve daha sonraki eylemlerimize bekliyoruz.

Çünkü tarih yaptıklarımızı kaydettiği gibi, yapmadıklarımızı da kaydediyor.

Gelin Çerkeslerin direnişinde omuz omuza verelim ve hepbirlikte özgürleşelim!

YAŞASIN ÇERKESLERİN DİRENİŞİ!

YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ!



2473 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi