• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam61
Toplam Ziyaret725125
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.37847.4080
Euro8.95348.9893
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Direniş Özgürleştirir !
23/06/2013

En son Çarlık Rusyası’nın Kafkasya’yı işgal politikalarına karşı amansızca direnmiş, fakat 21 Mayıs 1864’te teslim olmak zorunda kalmış ve vatanlarından sürülmüşlerdir.

Çerkesler vatanlarını savunmak için Ruslarla giriştikleri savaşta destanlar yazmıştır. Ancak güçler o kadar orantısız ve dünya bu savaşın o kadar dışındaydı ki, Ruslar cennet ülke Kafkasya’yı adım adım işgal etti. Tıpkı bugün olduğu gibi tüm dünya Çerkes meselesi karşısında o gün de suskun, sağır, kör ve dilsizdi.

Ne Osmanlı, ne İngiliz, ne de Fransız değil yardım etmek, kılını bile kıpıdatmadı. Hiçbir devlet Çerkesler için Ruslarla bozuşmayı göze alamadı.
Rusya yenilmiş ama teslim alınamamış bir halkı Osmanlı topraklarına sürmüştü.

Osmanlı, içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetine göre çok daha hoşgörülü bir toplumdu. Ama Osmanlı’da da oyun çoktu. Çerkesler Balkanların ve Anadolunun en sorunlu bölgelerine iskan edildiler. Çerkesler Osmanlı-Rus Savaşına Osmanlı lehine müdahil oldular.

1879 Berlin anlaşması gereği, yeniden bir sürgüne tabi tutularak Ortadoğu coğrafyasına gönderildiler.

Ancak Osmanlının yıkılmasıyla ortaya çıkan şovenist Türkiye Cumhuriyeti ve Ortadoğudaki Baasçı rejimler Çerkeslerin içindeki isyankar ve direnişçi ruhu teslim aldı. O direnişçi halktan işbirlikçiler devşirilerek Türkiye’de Türk, Ortadoğu’da Arap, Rusya’da Ruslaştırıldı Çerkesler.
Aradan 149 yıl geçti.

Başına gelenin tarifini yapıp bunu dünyaya anlatma konusunda hiçbirşey yapamadı Çerkesler.

Soyumuzu kırdılar diyemediler.

Soyunu kıranlarla bir hesaplaşmaya giremediler.

Anavatanda bir avuç bile değildiler.

Diyasporada ise yeni kurulan baskıcı ve şoven devletler tüm farklı kesimlere karşı kurulan eritme kazanları ile Çerkesleride asimile edip yok ettiler.

İçine kapanıp "aman bizi görmesinler" anlayışı ile yaşamaya çalışarak varlık sürdürülemiyor.

Asimilasyon süreci hızla işliyor ve sona doğru yaklaşılyor.
Bu durumda ne yapılabilir?

Bu durum nasıl tersine çevrilebilir?

Bunun için yapılması gereken, durum tespitini yapıp, politikaları oluşturarak, direniş ve özgürlük mücadelesini başlatmaktır!

Direnişi ve mücadeleyi göze alanlar özgürdürler.

Kimliğimizle, dilimizle, kültürümüzle her şartta ve ortamda biz varız diyebildiğimiz için biz özgürüz.

Hiç kimseye diyet borcumuz olmadığı için özgürüz.

Onun için web sitemizin ismi de "Özgür Çerkes".

Bu platformu oluşturan Ç.H.İ.Kadroları "asimilasyonculara ve soykırımcılara" karşı bir hesaplaşma başlattı.

Diyasporada ve Anavatanda kaybolmuş olan "kimlik bilinci"ni oluşturmak için mitingler düzenlendi. 150 yıldır bitmiş gözüyle bakılan Çerkes meselesinin bitmediği dosta da düşmana da gösterildi. Artık tüm dünya Çerkeslerin meselesi ve talepleri olduğunu biliyor.

Çerkes meselesinde soykırım ve asimilasyon birbirinin içine geçmiş ayrılmaz parçalardır. Soykırıma uğradığımız için bugün asimile olup yok oluyoruz.

Asimilasyonu durdurup kimlik bilinci oluşturabildiğimiz ölçüde de soykırımcılarla bir hesaplaşmaya girebiliriz.

149 yılın son üç beş yılında, sadece 21 Mayıslarda meydanlara yılda birkez çıkarak Çerkes davasının dünyaya anlatılması mümkün olamazdı.
Bunun ÇHİ "her ayın 21'i, saat 21’de" Rusya Konsolosluğu önünde toplanıp suçluya suçunu hatırlatıp hesap vermesini istiyor.

Ve 21 Haziran 2013 tarihinde saat 21.00’de onuncusu gerçekleşti 21 eylemlerinin gezi direnişinin dumanları arasında. Ve artık bir gelenek oluştu. Rusya’da biliyor,Türk devleti de biliyor, Çerkesler ve Çerkes dostları da biliyor her ayın 21'inde toplanılıp Rusya’ya cürmü hatırlatılacak.
2014 yılına ulaşmamıza altı ay kaldı. 2014 yılı hem Soçi olimpiyatlarının yapılacağı yıl, hem de Çerkes Soykırımının 150. yılının yıldönümü. Soçi’ye ve soykırıma karşı yürüyen ve periyodik olarak devam eden tek eylemliliğimiz malesef ve üzülerek belirtiyorumki 21 eylemleri.

Buradan asla polemik yaratmak gibi bir niyet taşımadan tüm dostlara sesleniyoruz. 21 eylemlerine destek olun. Bundan hem Çerkes Halkı, hem de gruplarınız karlı çıkacaktır. Kafkasya Forumcuları, Jinepsciler, Çerkesya Yurtseverleri, Sosyalist Çerkesler, Müslüman Çerkesler, Kaffed, Birkaf, Kafkas Vakfı, Çerkes-Fed, Abhaz-fed, Bağlarbaşı Kafkas Kültür Derneği... hiçbir önşartımız olmadan hepinizi 21 Temmuz ve daha sonraki eylemlerimize bekliyoruz.

Çünkü tarih yaptıklarımızı kaydettiği gibi, yapmadıklarımızı da kaydediyor.

Gelin Çerkeslerin direnişinde omuz omuza verelim ve hepbirlikte özgürleşelim!

YAŞASIN ÇERKESLERİN DİRENİŞİ!

YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ!



2384 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi