• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam144
Toplam Ziyaret781164
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Millete Hizmet Etmek İstiyorsan, Elinden Gelen İşle Başla!
22/09/2016

Yazımızın başlığını oluşturan cümle, Kırım Tatar davasının ve Türk dünyasının birliğinin sağlanmasında en önemli ideolojik katkıları olan fikir ve dava adamı yazar İsmail Gaspıralı'ya aittir.

Aslen “Çerkes kökenli” olan İsmail Gaspıralı'yı tanıdıktan sonra “neden Çerkeslerin de bir İsmail Gaspıralı'sı yok” diye çok üzüldüğümü belirtmek isterim. Tuhaf bulacağınız bir cümle kurduğumun farkındayım ancak dayanaksız değil. Bir sohbet esnasında, İsmail Gaspıralı’nın “Çerkes kökenli” olduğunu söyleyen kişi Kırım Tatarlarının yaşayan ünlü temsilcilerinden Prof. Dr. Hakan Kırımlı’nın bizzat kendisidir. 
     Bu fikir ve dava adamını sizlere kısaca tanıttıktan sonra, yazımızın başlığına uygun basit ve somut bazı önerilerimi dile getireceğim.

İsmail Gaspıralı, 20 Mart 1851 tarihinde Kırım'ın Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy'de doğdu. Babasının doğum yeri olan Gaspıra'dan dolayı, Gaspıralı soyadını aldı. İlköğrenimini Bahçesaray Müslüman Mektebi’nde aldıktan sonra sonra, orta öğrenimine Akmescit Ortaokulu’nda devam etti. Ardında Voronej'deki askeri okula ve sonra da Moskova Harp okuluna girdi. Altıncı sınıftayken, Girit isyanını bastırmak isteyen Osmanlı ordusuna yardım etmek için okuldan kaçtı. Odesa'da yakalandı. Askeri öğrencilik dönemi noktalandı.

1868'de daha 17 yaşındayken, Bahçesayda Zincirli Medresede Rusça öğretmenliğine başladı. Öğretmenliği sırasında, Rus edebi ve felsefi eserlerini okudu. 1872 yılında öğretmenlikten ayrılarak, İstanbul, Viyana. Stutgart üzerinden Paris'e gitti. Paris'te bulunduğu iki yıl süresince ünlü Rus edebiyatçı İvan Turgenyev'in yardımcılığı ile birlikte tercümanlık yaptı.

1878 yılında Bahçesaray Belediye Başkan Yardımcılığı’na seçilen Gaspıralı, bir yıl sonra başkanlığa getirildi ve görevi 1884 yılına kadar sürdürdü. 1881 yılında Akmescit'te çıkarılmakta olan Tavrida gazetesinde “Genç Molla” takma adıyla  daha sonra kitap haline getirilen, "Rusya Müslümanlığı" adını taşıyan yazı dizisini yayınladı. Türkçe bir yayın organı çıkarmak için yaptığı bütün resmi girişimler reddedilmiş, ancak gazetenin bütün içeriğinin Rusçası ile birlikte yayınlanması şartıyla Türkçe bir gazete çıkarma izni alabilmişti. 22 Haziran 1883'te Bahçesaray’da haftada bir gün yayınlanan bu gazete, Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval'inden esinlenerek, Tercüman-ı Ahval-i Zaman adını aldı.1903 yılında haftada iki gün, 1912 yılından itibaren günlük olarak yayınlanmaya başladı. Gaspıralı bir yandan gazete çıkarmaya gayret ediyor, bir yandanda "usul-i cedid" okulları üzerinde çalışıyordu. Bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında pek çok ziyarette bulundu. 24 Eylül 1914 tarihinde Bahçesaray’da vefat etti.

Türk dünyasının en önemli ideologlarından kabul edilen Gaspıralı İsmail, "Dilde, fikirde, işte birlik"sözüyle net ve basit bir biçimde yapılması gerekenleri kavramış ve hayata geçirmiş bir dava adamıydı.

***

"Millete hizmet etmek istiyorsan,elinden gelen işle başla" sözüne uygun etrafımızda o kadar çok iş var ki. Bu işleri yapmak için asil ve kahraman olmak da gerekmiyor. Sadece samimiyetle birlikte biraz gayret gerekiyor.

Bu kadar basit.

Şimdi sizlere rastgele bir sıralama yapıyorum. Bunlara siz de birçok ilave yapabilirsiniz.

Bir derneğe üye olabilirsin: Sayıları yüz civarında olan Türkiye’deki Çerkes-Kafkas Derneklerinden birine üye olabilirsin en kısa zamanda. Derneklerimiz hala bizim nefes borusu işlevimizi görüyor. 100 derneğimizin üye sayısı hala on beş bin civarında bulunuyor. Oysa internette dolaşan Çerkes kimlikli insan sayısı en az yüz bin kişi civarında. İnternette boy göstermek en kolay olanı; ama gidip bir dernekte somut bir işin ucundan tutabilmek çok daha önemlidir.

ÇDP'ye üye olabilirsin: Ben kültürel çalışmalardan hoşlanmıyorum, ben politika yapmak istiyorum diyorsan, Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek parti olan ÇDP'ye üye olabilirsin. Çerkes kimlik bilincinin oluşumuna ve Çerkeslerle birlikte tüm görmezden gelinenlerin haklı mücadelesine politik yoldan katkı sunabilirsin.

Jineps'e Abone olabirsin: Beş milyonuz diye övünen Çerkeslerin Türkiye'deki basılı tek yayın organı jineps'in tirajı beş yüz civarındadır. Asil ve kahraman olan Çerkes milletine bu tiraj yakışıyor mu? Hemen yarın Jineps'e abone olarak bu ayıptan kurtulabilirsin.

Apra'nın Kitap Aboneliğine Katılabilirsin: Kitabı ve entellektüel sermeyesi olmayan toplumlar yok olmaya mahkumdur. Halkımıza ait yayınlanmış kitapların tirajı ve satışı da acınacak boyutlardadır.

Yeni kitapların yayınlanması için mevcutların satılması gerektiğini bilecek kadar zeki olduğunuzu düşünüyorum. Apra yayıncılığı arayıp, kitap abonesi olup, her ay yeni çıkmış dumanı tüten bir Kafkasya kitabını zevkle okuyabilirsin.

Kaf-Dav'a kitap Siparişi verebilirsin: Çerkes Diaspora tarihinin en fazla ve en hacimli yayın kuruluşu olan Kaf-dav'ın depolarında kitap koyacak yer kalmadı. O kitaplar depolarda dursun diye de basılmadı. Sizlerin okuyup aydınlanmasına katkı sunmak için büyük emekler sarf ederek yayınlandı. Öğrenmek ve aydınlanmak için Kaf-Dav'ın sitesine girip, hangi konuda aydınlanmak istiyorsan, onunla ilgili bir kitabın siparişini vereceksin. Yapman gereken hepsi bu.

10 TL Dernek aidatını ödeyebilirsin: Böylece yıllardır gidip geldiğin derneğinin, ödemediğin aidatını ödeyerek, yöneticilerin güç bela ayakta tutmaya çalıştığı kurumuna destek olursun. Bu kadarcık parayı vermekle asla yoksullaşmazsın, tam tersine gönlün zenginleşir. Toplumumuzdaki dayanışma duygusunun artmasına vesile olursun.

Danef TV ve Radyo'yu izleyebilirsin: Devletten Çerkesce yayın yapacak bir televizyon ve radyo istiyoruz biliyorsunuz. Ama bu tv ve radyo yayınını Adğe Dil Derneği başardı. Danef Tv ve Radyo şu anda internet üzerinden 24 saat Çerkesce yayın yapıyor. Birçoğunuzun bundan ya haberi yok, ya da hala bu yayınları izlemediniz. Hemen cep telefonuna bu programları indirerek izlemenizin önünde hiçbir  engel yok. Engel sadece sizin vurdum duymazlığınızdır.

Çerkesce bir sesli kitap dinleyebilirsin: Anavatanımızda  yaratılmış ölümsüz romanlar, bir proje kapsamında, Adığe Dil Derneği tarafından seslendirilerek internet ortamına yüklendi. Herbiri profosyonel tiyatrocular tarafından seslendirilmiş romanlarımızı Çerkesce dinleyerek dilimizin zenginliğini ve güzelliğini keşfedebilirsiniz.

Çerkesce Okuma yazma öğrenebilirsin: Bir dilin gelişmesi tabii ki, o dilin eğitim, sanat ve edebiyat dili olması ile mümkündür. Anavatanımızda dilimize ve halkımıza sosyalist dönemde verilmiş destekle, dilimiz bir sanat ve edebiyat dili oldu. Ama bu eserlere ulaşabilmen, senin anadilinde okuyup yazıyor olmanı gerektiriyor. Bu günümüz koşullarında hiç de zor bir şey değil.Yapman gereken hemen bir kursa katılmaktır.

Çocuklarına her gün bir kelime Çerkesce öğretebilirsin: Eğer çocuğuna her gün bir kelime Çerkesce öğretirsen, bir yılda 365 kelime öğretmiş olursun. Günlük konuşmalarda kullanılan kelime sayısı ise sadece iki yüz kelimedir. Bir yıl çocuğuna üşenmeden zaman ayırıp üç yüz altmış beş kelimeyi sen öğret, gerisini o tamamlar.

Çerkesce bir şarkı öğrenebilirsin: Dilin en önemli taşıyıcılarından biri de şarkılar ve müziktir. Çerkesce bir şarkı öğrenerek ve söyleyerek dilimizin yaşayan ve gelişen bir varlık olduğunu tüm dünyaya haykırabilirsin. Bir araya gelince, hemen Türkçe şarkılara kaymak yerine, kendi dilimizde birbirinden güzel şarkıları hep birlikte söyleyebiliriz. Ama bunu yapabilmemiz için senin önce birkaç Çerkesce şarkı öğrenmen gerekiyor.

Çerkesce bir şiir ezberleyebilirsin: Kaç kişi ezbere bir şiir biliyor diye bir soru sorsam neredeyse kimse parmak kaldırmayacak. Neden toplantılarımızda birbirinden güzel Çerkesce şiirlerimiz okunamıyor ? Çünkü Çerkesce şiir bilen insan sayısı o kadar az ki, bunu düşünüp uygulayamıyorlar. Hadi hem kendinize, hem halkımıza bir güzellik yapın ve hemen Çerkesce bir şiiri ezberleye başlayın.

O da kim oluyormuş demeyebilirsin: Bir öneri getiren, bir proje geliştiren insanlarımızı "o da kim oluyormuş" diyerek küçümsemek, örgütlenmemizin ve gelişmemizin önündeki en büyük engeldir. Bunu yapmayalım. Kim iyi bir şey söylemişse ve yapmışsa, hiç gocunmadan gidip yanında durarak bir güç ve sinerji yaratalım.

En az bir kez anavatanını ziyaret edebilirsin: Yüz küsur yıldır farklı rejimlerde yaşıyor olmak anavatanımızı bizlere “kaf dağının ardı” olarak hayal ettirdi. Şimdi uçağa bindikten iki saat sonra ana vatanındasın. Her yıl tatile bir yerlere gidiyorsunuz. Bir kez de tatilinizi anavatanınızdan yana kullanın, inanın çok mutlu olacaksınız.

Bir büyüğünüzün anlattıklarını cep telefonunuza kaydedin: Halen Çerkes kültür hazinesinin taşıyıcılarından pek çok sağ insan var. Bu kültürün en nadide parçalarına her an rastlama ihtimalin çok yüksek. Bu değerlerin kaybolmaması için kayıt altına alınmaları gerekiyor. Elindeki akıllı telefona kaydedip paylaşırsan, bir gün mutlaka birileri onları değerlendirir.

Çocuğunu Setenay anaokuluna gönderebilirsin: Setenay Ana Okulu bir sınıfını Çerkes çocuklarına ayırdı. İsteyen ailelerin çocuklarına Çerkesce eğitim veriliyor. Her şeyi devletten beklemenin alemi yok. Bunu başarmış olan kurumumuza çocuklarımızı göndererek, çocuklarımızın anadilini öğrenmesini sağlayabiliriz.

Adığey Milli Marşını öğrenebilirsin: 5 Ekim tarihi Adığey Özerk Cumhuriyetinin 25. kuruluş yıldönümüdür. Adığey Milli Marşı’da anavatanımızda 25 yıldan beri söylenmeye devam ediyor. Peki Adıgey milli marşını kaç kişi ezbere söyleyebilir? Tıs sesinden başka bir cevap duyamıyorum o taraftan. Bu kadar az sayıda insanın milli marşımızı biliyor olması da büyük bir ayıptır. Hemen internetten ulaşarak milli marşımızı öğrenmeye başlayabilirsin.

Sevgili okuyucularım,

Rastgele sıralamış olduğum somut şeyler, hepinizin hiç zorlanmadan yapabileceği işlerdir. Milletinize hizmet etmek istiyorsanız, bu kadar kolay ama önemli şeyleri yaparak, fikri manevi anlamda zenginleşin.

    Aynı zamanda milletinizin varlığını ve kültürünü çoğaltarak zenginleştirin.


2427 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi