• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam88
Toplam Ziyaret559998
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Soykırımı, 21 Mayıs ve Medet Önlü Suikastı Üzerine
28/05/2013

Çerkes Soykırımı,21 Mayıs ve Medet Ünlü Suikastı Üzerine  

Çerkes meselesi uluslararası bir sorundur. Ancak Çerkes muhalefeti, mevcut sorunu uluslar arası anlamda bilinen, görünen ve kabul edilen bir düzeye getirememiştir.

Bunun için yapılması gereken, daha çok mücadele etmek, daha çok çalışmak, daha çok terlemek, daha fazla kaynağı bir araya getirmek, daha çok dostlar kazanmak, daha fazla kitleselleşebilmek, daha fazla risk almaktır.

Halkı için mücadele edenler onurlandırılmalı, teşvik edilmeli, desteklenmeli, yanlarında olunmalı yüreklendirilmelidirler.

Çerkes meselesi için mücadele etmenin bugünkü dünyada, siyasi, maddi ve kariyer olarak bir karşılığı yoktur. Tamamen gönülden, hiçbir karşılık beklemeden, Çerkes halkı için mücadele yürütenleri karalamak, çelmelemeye çalışmak ve dedikodular üretmek tek kelimeyle ahlaksızlıktır.
Çerkes toplumunun ne geçmişte, ne de bugün politik bir önderlik yaratamamış olmasının nedeni bireycilik ve toplumsal anlamda bir şeyler yapmaya çalışmış insanlarını boğup yok etmede gösterdiği beceridir. Bu habis hastalığımızı kesip yok etmediğimiz sürece alabileceğimiz fazla bir yol yoktur. Bu hastalığımız yüzünden davamızı her gün büyüteceğimize, ısrarla ve inatla küçültüyoruz.

Dünyada hiçbir devletin ciddiye almadığı Çerkesleri, sadece Rusya -negatif etkileme anlamında- çok fazla ciddiye almaktadır. Kurumlarımızı manuple ederek yanlış hedeflere yöneltmekte, karartmalar yapmaktadır. 21 Mayıs son dönemde anavatanda "Kafkas Savaşlarında ölenleri anma” şekline dönüştürüldü. Ne demek "Kafkas savaşlarında ya da Kafkas-Rus savaşlarında ölenleri" anmak?

Kafkas savaşlarında Çerkes kabileleri birbirlerini mi öldürdü de onları anacağız? Yoksa Kafkas-Rus savaşında işgalci ve soykırımcı Rus askerlerini de mi anacağız?

Bunlar soykırım gerçeğini gizlemek için Rusya’nın uydurduğu yeni argümanlardır.

Hiç kimse bu yalanlara itibar etmemeli, bu yalanlar söyleyenlerin yüzüne çarpılmalı ve dünyaya haykırılmalıdır.

Hayat bazen insanlara ve uluslara beklemedikleri fırsatlarda sunar. 2014 Soçi Kış Olimpiyatları da Çerkesler için böyle fırsatlardan biridir. 2014 yılı Çerkes Soykırımının 150. yılıdır aynı zamanda. Çerkesler öncelikle kendilerinin de yeni yeni öğrenmeye başladıkları "Çerkes Soykırımı" gerçeğini bütün dünyaya anlatabilirler. Önümüzde 7 aylık bir süre var. Bu süreci çok iyi değerlendirip Çerkes meselesini bütün dünyaya anlatabiliriz.

Rusya’yı Soçi’de olimpiyat yaptığına da, yapacağına da pişman edebiliriz.

Bununla ilgili olarak ÇHİ, başlatmış olduğu "Her ayın 21'i saat 21de Rusya konsolosluğu önünde” protesto eylemlerini ısrarla büyüterek sürdürecektir. Hiçbir kurum ve grup ayırmaksızın, tüm duyarlı Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu eylemlere destek vermeye davet ediyoruz.

2014’ün Ocak ayında Taksim’e “Soçi soykırım çadırı”nı kuracağız. Ve en az bir milyon protesto bildirisini İstanbul’a dağıtacağız.

Hayat insanlara ve uluslara bazen beklemedikleri fırsatlar sunar demiştik. Bu 21 Mayıs’ta Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı sürgün anıtının açılışına mesaj gönderdi. Oysa aynı Başbakan iki buçuk yıl önce “şimdide Çerkesler başladı” diyordu. Ana muhalefet partisinin başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 21 Mayıs’taki grup toplantısında “Çerkeslerin acılarını paylaştığını” açıklıyordu. Daha geçen yıl CHP grup başkanvekili Muharrem İnce, “Bırakın bu işleri “diyordu. BDP’nin, “Bu Meclis’in sıralarına Çerkes kimliğiyle bir milletvekili taşıyacağız” açıklaması ve meclise soykırımla ilgili önerge vermesi başlı başına bir öneme sahiptir. Ayrıca Çerkeslerin düzenledikleri en küçük sürgün ve soykırımı anma toplantılarına dahi Belediye başkanlarının ve siyasi parti temsilcilerinin katılıyor olması da son derece önemlidir. Çerkesler soykırımı uluslararası boyuta taşıyamadılar ama Türkiye ölçeğinde bundan sonra Çerkeslerin de denklemde yer alacağının sinyallerini verdiler. Ancak bu gelişmeler kendiliğinden olmamıştır. Çerkes davasının politikleştirilmesi ve görünür kılınma çabalarının sonucudur bu geldiğimiz nokta. Bundan sonra da bu çabalar aynı kararlılıkta arttırılarak sürdürülecektir.

Bütün bunlar yaşanırken Çerkes Kurumları ve örgütlenmeleri de, birbirinin enerjisini tüketme, birbirini yok farz etme, kendi yapmadığını görmeme, kendi düşünmediğini düşünceden saymama üzerine kurdukları argümanlarla Çerkes Davasını küçültmeye devam ediyorlar. Politika üretmenin, hele Çerkeslerin politikasını üretebilmenin çok zor, meşakkatli ve uzun soluklu bir yolculuk olduğunu bilmeyenler, küçük olsun benim olsun mantığıyla hareket ediyorlar.

18 Mayıs tarihinde İstanbul’da üç ayrı 21 Mayıs etkinliği gerçekleştirildi. Doğrusu her bir etkinliğe onbinlerin, yüzbinlerin katılmış olmasını canı gönülden isterdim. Ama neyazık ki Kafkasya Forumu’nun başı çektiği eylemde eyleminde 500-600 kişi, Kaffed’in etkinliğinde 300-500 kişi, Çerkesya Yurtseverlerinin eyleminde de birkaç yüz kişi vardı. Yani herkesin sitelerinde gerinerek ve şişinerek fotoğraflarını paylaştığı eylemler bu kadardı.

İstanbulda yapılan anketlerde halkın % 6.2’sinin kendini Kafkas kökenli olarak tanımladığını biliyoruz. Bu rakam bir milyon kişiye tekabül ediyor.

Bu mudur İstanbul’da yaşayan Çerkesler?

Bu mudur örgütlülüğümüzün gücü?

Kral çıplak beyler!

Herkes aklını başına almalıdır !

Ben en büyüğüm, benden başkasını tanımam, benden başkasıyla konuşmam, ben en önde yürürüm, bir şey yapılacaksa ben yaparım anlayışı ve çocuklukların Çerkes halkını düşürdüğü zavallı durumu görmemekte inat edenlere, Çerkes Halkı dersini de boyunun ölçüsünü de verecektir.

21 Mayıs 2013 günü “Her ayın 21’i, saat 21de Rusya Konsolosluğu önünde” eylemlerinin dokuzuncusu gerçekleştiriliyordu. ÇHİ dokuzuncusu gerçekleştirilen eylemin ÇERKES-FED Çerkes Dernekleri Federasyonu öncülüğünde yapılmasını memnuniyetle kabul etti. Ve ÇERKES-FED’in pankartı arkasına geçerek ÇHİ bin civarında her görüşten ve gruptan Çerkesi ve Çerkes dostunu toplamayı başardı. Tabi olması gereken ve gönlümüzden geçen çok daha kitlesel bir eylemdi. Ancak biz başlatmış olduğumuz eylemi ve hareketi ölçülebilir bir biçimde büyüttüğümüzü biliyoruz ve görüyoruz.

Kim ki Çerkes Halkının mücadelesinin ve birliğinin önünde engel olacak tavırlarını devam ettirecek olursa tasfiye olacaktır!

Artık oyunun şekli ve oyuncular değişmiştir!

Herkes hesabını buna göre yapsın!

 VE MEDET ÜNLÜ SUİKASTI ÜZERİNE.

 İnsan plan yaparmış hayat gülermiş.

23 Mayıs Perşembe sabahı işe gitmeden önce sabah haberlerini dinlerken birden dondum kaldım. ”Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü işyerinde gerçekleştirilen suikast sonucu öldürüldü” diyordu haberlerde.

Hemen filmi geriye sardım. En son ne zaman görüşmüştük sevgili dostumuzla?

2011 yılının şubat ayında ÇHİ oluşturulduğunda Çeçenlerin de sürece destek vermesi anlamında ilk aklımıza gelen isim Medet Önlü’ydü. Bir Çeçen arkadaş grubuyla Ankara’da görüşmüştük. Ellerinden geleni yapacaklarını ve yanımızda olacaklarını söylemişlerdi. Rahmetliyle son görüşmemizmiş demek ki.

Soğukkanlı olmamız ve hızlı hareket etmemiz gerekiyordu. Arkadaşlarımızla telefonlaştık. Bir protesto bildirisi hazırlayıp sitemizde yayınladık. Hükümet, emniyet, siyasi partiler ve medya nezdinde girişimlerde bulunarak olayın takipçisi olacağımızı belirttik.

Hızla hareket geçerek Ankara Kocatepe Camiindeki cenaze namazına yetişmeye çalıştık. Ancak uçağın kalkışındaki gecikme yüzünden namaz bitip cenaze kaldırılırken yetişebildik. Ve maalesef şehidimizin cenazesi Büyük Birlik Partililerin siyasi şovuna dönüşmüştü. Cenazede başından beri bulunan KAFFED yönetimini bu tutuma karşı tavır geliştirmeyişi inisiyatif alamaması ibret vericiydi.

Cenaze Maraş’ın Çardak Beldesi’ne götürüldü. Biz de ÇHİ heyeti olarak Maraş’ın Çardak Beldesi’ne hareket ettik. Burada da cenazenin BBP’lilerin ve ülkü ocaklarının propaganda zeminine dönmesi ihtimali vardı. Yaptığımız girişimler sonucu bu durumu engelledik.

Cenazeevi önünde oluşturulan taziye merasiminde, Çerkes Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Kenan Kaplan ve Londra’dan telefonla bağlanan Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti Başbakanı Zakayev’in şehidimizi ve davasını anlatan konuşmaları ona layık bir cenaze töreni olmasını sağladı.

Medet Önlü’ye yapılan suikast tarihsel bir dönemeci ifade etmektedir. Rusya ilk defa TC vatandaşı olan bir Çeçeni hedef almıştır. Dolayısıyla sıkılan kurşun hepimizedir. Ve devamının gelmesi beklenmelidir.

Sıkılan kurşun yükselen tüm Kafkasya ve Çerkes muhalefetinedir. Ve olayın 21 Mayıs’a denk getirilmesi çok manidardır. Rusya kaba tehditlerini cinayete dönüştürmüştür.

Rusya’ya karşı karnından konuşup net tavır almayanlar da akıllarımı başlarına almalıdır. Rusya bu cinayeti işleyerek yangına benzin sıkmıştır. Bu yangın Rusya’yı yakar ve artık korkması gereken Rusya’dır, biz değil.



Paylaş | | Yorum Yaz
2915 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi